12. Ceza Dairesi
12. Ceza Dairesi 2021/6721 E. , 2023/5543 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin davalı vekiline 25.04.2019 tarihinde tebliğ edilmesinin ardından, davalı vekilinin sunduğu 25.04.2019 tarihli dilekçesinin katılma yoluyla temyiz niteliğinde olduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.
Davacı vekili 05.04.2018 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan 16.08.2016-27.09.2016 tarihleri arasında gözaltında ve tutuklu kalan davacı hakkında yapılan yargılama sonunda beraat kararı verildiğinden bahisle davacının maddi ve manevi zararlarının tazmini için 1.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden, 100.000,00 TL manevi tazminatın 16.08.2016 tarihinden işleyecek faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.
2.
Davalı vekili 04.05.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın yasal süre içerisinde açılıp açılmadığının mahkemece re’sen incelenmesi gerektiğini, istenilen manevi tazminatın yüksek olduğunu ayrıca davacının kendi kusurlu ve ihmali hareketleri sonucu tutuklanmasına sebebiyet verdiğini, aynı konu ve haksız tutuklama nedenine dayalı olarak davacı hakkında birden fazla dava açılıp açılmadığının tespitinin gerektiğini, zarara yönelik belge sunulmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
3.Konya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.11.2018 tarihli ve 2018/154 Esas, 2018/388 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4.Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 28.03.2019 tarihli ve 2019/343 Esas, 2019/455 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı ve davacı vekillerinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 28.09.2021 tarihli 2019/50126 sayılı tebliğnamesi ile temyiz talebinin esastan reddiyle hükmün onanması talep edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Davacı vekilinin temyiz istemi; maddi tazminatın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ve hükmedilen manevi tazminat miktarının yetersiz olduğuna ilişkindir.
2.Davalı vekilinin temyiz istemi; hükmedilen manevi tazminat miktarının fazla olduğuna ve davalı lehine ne vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. III. DAVA KONUSU Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü:
Mahkeme gerekçesinde "... Davacının gözaltında ve tutuklu kaldığı süre içinde çalışamadığını ve bu nedenle maddi zararının bulunduğunu beyan ederek maddi zararının giderilmesi talebinde bulunduğu, ancak mahkememiz huzurunda alınan beyanında görevine iade edildiğini ve çalışamadığı dönemlere ait tüm özlük haklarını kurumundan aldığını beyan ettiği yine Konya Cumhuriyet Başsavcılığı İdari İşler Müdürlüğü tarafından da davacının maaş bordrolarının gönderildiği, bu sebeple davacının çalışamadığı dönemler için maddi tazminata esas bilirkişi incelemesi yapılmasına gerek olmadığı... Tüm bu değerlendirmeler ışığında davacı ...'in maddi zararı bulunmadığı için maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerektiği, davacı için 2.200,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınıp davacıya verilmesi gerektiği, ayrıca davacı vekili tarafından tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte ödemesi talep edilmiş olmakla, taleple bağlı kalınarak manevi tazminata dava tarihi olan 05/04/2018 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanması gerektiği,
Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden 694 sayılı KHK 144. madde ile değişik CMK 142. maddesi gereği hükmedilen toplam tazminat miktarı üzerinden nisbi avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiği, ancak bu şekilde hesaplanan nisbi vekalet ücreti Sulh Ceza Hakimliğinde takip edilen işler için belirlenen maktu vekalet ücreti tutarından az olduğundan hükmedilecek vekalet ücretinin Sulh Ceza Hakimliğinde takip edilen işler için belirlenen maktu vekalet ücreti olan 845,00TL'ye tamamlanması gerektiği sonuç ve kanaatleri mahkememize hasıl olmakla usul ve kanuna uygun aşağıdaki hükme varılmıştır." denilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü: Bölge Adliye Mahkemesi tarafından hükmedilen manevi tazminat için gözaltı tarihinden itibaren faiz talebinde bulunulduğundan faiz başlangıç tarihininin 16.08.2016 şeklinde düzeltilerek esastan ret kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE
Tazminat davasının dayanağını oluşturan Konya 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/286-2017/134 sayılı ceza dava dosyası kapsamında davacının silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan 16.08.2016-27.09.2016 tarihleri arasında 42 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonucunda davacının beraatine hükmedildiği, hükmün 05.01.2018 tarihinde kesinleştiği, gözaltına alınma ve tutuklama tarihi itibariyle davanın 5271 sayılı Kanunun 142 nci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı, kanunda öngörülen yasal koşulların gerçekleştiği anlaşılmıştır.
A. Davacı vekilinin maddi tazminata yönelik temyiz istemi yönünden;
Tutuklandığı tarihte kamu görevlisi olan ve maaşını almaya devam eden davacının maddi kaybı bulunmadığı, maaşından yapılan kesintilerin de koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasına konu edilmesinin mümkün olmadığı anlaşıldığından maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
B. Davacı ve davalı vekillerinin manevi tazminata yönelik temyiz istemi yönünden;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına ve tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, hukuka aykırı bulunmuş, bu nedenle davalı vekilinin manevi tazminatın fazla olduğuna ilişkin temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.
C. Davalı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz istemi yönünden;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.03.2007 gün ve 2 Esas, 63 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davalarında, ancak davanın tamamen reddi halinde davalı lehine vekalet ücretine hükmolunabileceğinden, davanın kısmen kabulü halinde davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 28.03.2019 tarihli ve 2019/343 Esas, 2019/455 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Konya 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.12.2023 tarihinde karar verildi.