8. Ceza Dairesi
8. Ceza Dairesi 2021/16758 E. , 2023/8699 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Sanık hakkında Kilis Cumhuriyet Başsavcılığının 12.04.2018 tarihli iddianamesi ile köy tüzel kişiliğine ait veya köylünün ortak yararlanmasındaki taşınmazlara tecavüz suçundan cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2.Kilis 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.09.2017 tarihli kararı ile sanık hakkında köy tüzel kişiliğine ait veya köylünün ortak yararlanmasındaki taşınmazlara tecavüz suçundan 5 ay hapis ve doğrudan verilen 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3.Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 23.12.2019 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve katılan vekilinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek sanığın mahkûmiyetine ilişkin kararın kaldırılmasına ve sanığın beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Hazine vekilinin temyiz isteği; eksik inceleme ile hatalı karar verildiğine, sanığın atılı suçtan cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Sanığın, kamu orta malı olarak geçen mera parseline 244,75 metrakare büyüklüğünde yapı yapmak suretiyle atılı suçu işlediği iddiasıyla kamu davası açılmıştır.
2.İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Dosyada bulunan bilirkişi raporunda suça konu yapının kullanılmadığının, sadece 1 odasında saman depolandığının, biriket duvarlarının sıvasız olduğunun, kapı ve pencerelerinin olmadığının, pencere kısımlarındaki duvarların bir kısmının yıkıldığının ve yapıda tesisat iş kalemi olarak herhangi bir imalata rastlanılmadığının tespit edilmesi, suça konu binanın fotoğraflarının incelenmesinde ise binanın bir kısmının yıkık ve terkedilmiş bir vaziyette olduğunun, sanığın İlk Derece Mahkemesinde kamu davası açılmadan önce suça konu yapıyı yıkarak terkettiği ve sonrasında da kullanmadığının anlaşılması karşısında, sanığın üzerine atılı suçu işlemediği gerekçesiyle beraatine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. İlk Derece Mahkemesi'nce yargılama konusu suçun işlendiği kabul edilerek kurulan mahkûmiyet hükmüyle ilgili istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi'nce İlk Derece Mahkemesi'nin suçun gerçekleşme şekline dair kabulünden farklı bir gerekçeyle yapılan değerlendirmenin suçun sübutuna ilişkin olması ve delil takdirini gerektirmesi nedeniyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamına girmediği ve bu husustaki değerlendirmenin aynı Kanunun 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca duruşmalı yapılarak, keşif ve dinlenecek tanık beyanlarına göre söz konusu mahkumiyet hükmünün yerinde olup olmadığı hususunda karar verilmesi gerekirken dosya üzerinde yapılan eksik inceleme neticesinde sanık hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
B. Kabule göre de;
1.5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 154 üncü maddesinde düzenlenen hakkı olmayan yere tecavüz suçunda korunan hukuki değerin mülkiyet hakkı ve zilyetlik olduğu gözetildiğinde; sanığın suça konu yapıyı fiilen kullanıp kullanmadığı hususunun suçun oluşumu açısından önem taşımadığı bu itibarla iddianame ile gerçekleşen hukuki kesintiden sonra sanığın ilgili yapısının aynı yerde bulunması suretiyle hakkı olmayan yere tecavüz eylemine devam etmesinin yeni bir suç oluşturacağı gözetilmeksizin sanık hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
2.Anayasa Mahkemesi'nin, 02.08.2022 gün ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 21.04.2022 gün ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan "... kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış..." ibaresinin "... seri muhakeme usulü..." yönünden Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması ve yargılama konusu suçun seri muhakeme usulüne tabi olması karşısında, sanık hakkında aynı Kanun'un 250 nci maddesinde düzenlenen seri muhakeme usulünün uygulanabilmesi için yerel mahkemece dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığı'na tevdii edilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Katılan Hazine vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 23.12.2019 tarihli kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.11.2023 tarihinde karar verildi.