Aramaya Dön

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2020/312
Karar No
K. 2020/735
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

T.C.

GAZİANTEP

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO: .....
KARAR NO: .....
DAVACI: ... - ... ...
VEKİLLERİ: .....
DAVALI: ... - ... ...
VEKİLİ: .....
DAVA: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 17/07/2020
KARAR TARİHİ: 20/06/2023

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: 23/06/2023

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

İDDİA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkilinin Gaziantep .....otelinin işletmecisi olduğunu, davalının ..... Spor Kulübünün deplasman konaklama işlerini organize eden organizasyon firması olduğunu, davalının elektronik posta ile 09/09/2019 tarihinde teklifte bulunulduğunu 18/09/2019 tarihinde taraflar arasında anlaşma sağlandığını, otelin %70 oranında odaları toplantı ve yemek salonları tam pansiyon konaklama şeklinde davalı tarafından rezerve edildiğini, elektronik postayla onay alındığını, ayrıntıların ve bedelin onaylanarak kesin anlaşma sağlandığını, odaların satışa kapatıldığını, organizasyondan 1 hafta önce anlaşmanın gerekçesiz olarak iptal edildiğini, turizm ilişkileri yönetmeliği 35 ve 36 maddelerine göre hesaplanacak 26.500 TL nin yapılan ihtarata rağmen sonuçsuz kalması nedeniyle rezervasyon giriş tarihi olan 08/11/2019 tarihinden işleyecek ticari faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Söz konusu uyuşmazlığın ..... SK nın deplasman maçı konaklaması için alınan bir fiyat teklifi sebebi ile meydana geldiğini, 1 gecelik konaklama içn 09/09/2019 tarihinde davacının işlettiği oteli ile iletişime geçildiğini fiyat teklifi alındığını ancak takımın daha sonra başka bir otelde konaklama yapmaya karar verdiğini, davacıya 30/10/2019 tarihinde otellerinde konaklama yapılmayacağının yazılı olarak bildirildiğini, fiyat teklifi alınmasının otel sözleşmesini meydana getirmeyeceğini, zarara ilişkin delil sunulmadığını, Turizm ilişkileri yönetmeliğinin 7 ve 9. Maddeleri gereği acentanın teklifinin otel işletmesi tarafından kabul edilmesi ile tamamlanacağını, e mail ile 18/10/2019 tarihinde fiyatların detayları tarih yaklaştığında paylaşılacak olmak ile kabul ettiğini bildirdiğini, teklifin kabul edildiğine dair geri bildirimde bulunulmadığını, yönetmeliğini 7 ve 8 maddeleri gereği e posta yazışmaları incelendiğinde otel sözleşmesinin koşullarının oluşmadığının tespit edileceğini, otelin herhangi bir zararının bulunmadığını, sezon dışı tarihteki otel doluluk oranlarının belirlenmesi gerektiğini, taraflar arasında bir sözleşmenin kurulmadığını, davacının ihtarı 2020 ocak ayında dava açılışının 2020 ağustosu beklemesinin kötüniyetini gösterdiğini, tüm bu nedenlerle davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

DELİLLER

1.Tarafların iddia ve savunmaları,

2.E-mail yazışmaları ve teklif formları,

3.Davacı tarafça dosyaya ibraz edilen belgeler,

4.Dosyada mündemiç bilirkişi heyet raporu,

5.İlgili yasal mevzuat ve yargısal kararlar,

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.

Mahkememizce verilen 2020/312 Esas, 2020/735 Karar sayılı ve 08/10/2020 Tarihli karar davacı vekilinin süresi içerisinde istinafa başvurması neticesinde, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nin 2021/423 Esas, 2022/1219 Karar sayılı ve 30/06/2022 Tarihli ilamı ile "...Dava, otel rezervasyon iptalinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece taraflar arasında sözleşmenin kurulduğunun ispat olunamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 12/11/2009 tarih, 2008/2040 Esas, 2009/11770 Karar sayılı kararında; "Taraflar arasındaki hizmet ilişkisinin, bazı dönemlerde karşılıklı imzalanan sözleşmeler ile, bazı dönemlerde de davalı kurum tarafından gönderilen sipariş mektupları ile yazılı bir sözleşme imzalanmadan kurulduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Her iki durumda da, tarafların hak ve yükümlülüklerinin, taraflarca imzalanan yazılı sözleşme hükümlerine, böyle bir sözleşme imzalanmamış olsa bile davalı kurum tarafından gönderilen sipariş mektuplarında yazılı hükümlere (sipariş mektuplarının ihtirazi kayıtsız olarak davacı tarafından yerine getirilmesi nedeniyle, sipariş mektuplarında yazılı koşullarda sözleşme kurulmuş sayılacağından) göre belirlenmesi gerekmektedir. " denilmiştir.

Somut olayda, davalı firma tarafından elektronik posta yolu ile 09.09.2019 tarihinde davacıya ait otelde konaklama konusunda teklif verilmesi ve ön rezervasyon talebinde bulunulmuştur. 10/09/2019 tarihinde davacı tarafından davalıya fiyat belirtilmek suretiyle taleplerin kabul edildiği bilgisi iletilmiştir. 08/10/2019 tarihinde davacı firma yetkilisi tarafından yazılan elektronik posta içeriğinde ve devam eden yazışmalarda davacının davalıya rezervasyon isteğini kabul ettiğini defaten bildirdiği açıkça görülmektedir. Nitekim davalı firma yetkilisi tarafından 18/10/2019 tarihinde yazılan elektronik posta içeriğinde "Takımımız otelinizde konfirmedir." denilmiş olmakla taraflar arasında sözleşmenin kurulduğu dosya kapsamı ile sabittir.

Bu durumda mahkemece, dosyanın alanında uzman bilirkişiye tevdii ile; Turizm İşletmelerinin Bakanlıkla, Birbirleriyle ve Müşterileriyle İlişkileri Hakkında Yönetmelik'in 5 nci maddesinde düzenlenen; "Acente ile otel arasında yapılacak otel sözleşmelerinde akit serbestisi esastır. Böyle bir özel sözleşme olmaması halinde veya özel sözleşmede yer verilmeyen tüm konularda bu yönetmelik hükümleri uygulanır." hükmüne istinaden, ilgili Yönetmelik hükümleri değerlendirilmek suretiyle ve özellikle taraflar arasında elektronik posta ile belirlenen birim fiyatlar ve otel kayıtları da incelenerek, kararlaştırılan hizmet bedelleri, rezervasyon tarihlerinde otelin doluluk oranı ve geçmiş yıllardaki doluluk oranı, iptal edilen odaların bu dönemde boş kalıp kalmadığı ve davacının bu nedenle oluşmuş zararı bulunup bulunmadığının tespiti ile tüm deliller birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekir.

İlk derece mahkemesince davanın esasına yönelik uyuşmazlığın giderilmesi için gerekli olan deliller toplanmamış ve bu konuda her hangi bir değerlendirme yapılmamış olması bakımından davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-a-6. maddesi uyarınca kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, yukarıda belirtildiği şekilde delillerin toplanarak oluşacak sonuca göre karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir... ''denilerek kaldırılmıştır. Kaldırma sonrasında dosya mahkememizin 2022/598 esasına kaydedilmiş ve taraflar usulünce davet edildikten sonra kaldırma ilamında belirtildiği şekilde yargılamaya devam olunmuştur.

Mahkememizin 25/10/2022 tarihli 1 nolu celsesi ile kaldırma ilamında belirtildiği şekilde Turizm İşletmelerinin Bakanlıkla, Birbirleriyle ve Müşterileriyle İlişkileri Hakkında Yönetmelik'in 5 nci maddesinde düzenlenen; "Acente ile otel arasında yapılacak otel sözleşmelerinde akit serbestisi esastır. Böyle bir özel sözleşme olmaması halinde veya özel sözleşmede yer verilmeyen tüm konularda bu yönetmelik hükümleri uygulanır." hükmüne istinaden, ilgili Yönetmelik hükümleri değerlendirilmek suretiyle ve özellikle taraflar arasında elektronik posta ile belirlenen birim fiyatlar ve otel kayıtları da incelenerek, kararlaştırılan hizmet bedelleri, rezervasyon tarihlerinde otelin doluluk oranı ve geçmiş yıllardaki doluluk oranı, iptal edilen odaların bu dönemde boş kalıp kalmadığı ve davacının bu nedenle oluşmuş zararı bulunup bulunmadığının tespiti için dosyanın 1 mali müşavir, 1 turizm bilirkişisi ve 1 nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişilerin hazırlamış olduğu 11/05/2023 tarihli bilirkişi raporunu dosyaya ibraz ettikleri görülmüştür.

Bilirkişilerin 11/05/2023 tarihli hazırlamış oldukları bilirkişi raporunda özetle; Yüksek mahkemelerince davacının iptal edilen odalar sebebiyle zararının yönetmelik hükümlerine göre değerlendirilmesi gerektiği kabul edilirse, davalı tarafından yapılan rezervasyonun iptal tarihine göre ihbar süresinin 9 gün önce olduğu ve iptal talebinin grubun %50'sini aştığı görülmüştür. Somut olayda, davalı seyahat acentesi, iptal bildirimini yönetmelik hükümleri uyarınca yerine getirmediği değerlendirilmiştir.

İlgili yönetmeliğin 36. Maddesine göre zararın: “Rezervasyonu iptal edilen her bir müşteri ile ilgili tazminat, otel sözleşmesinde ayrı bir miktar tespit edilmemişse sözleşmede yer alan koşullar ve özel fiyat üzerinden ısmarlanmış olan hizmetlerin toplamının üçte ikisidir” şeklinde düzenlendiğini, buna göre davacının ilgili yönetmeliğin 36. Maddesine göre zararının 26.500,00 TL olduğunu rapor etmişlerdir. Hazırlanmış olan bilirkişi raporu incelendiğinde kaldırma ilamında belirtildiği şekilde raporun düzenlendiği, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenlerle de verilen kararda hazırlanmış olan bilirkişi raporu Mahkememizce hükme esas alınmıştır. Bu açıklamalar doğrultusunda da davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davanın KABULÜ ile; 26.500,00 TL tazminatın dava tarihi olan 17/07/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

2.Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca davanın kabul edilen değeri olan 26.500,00 TL üzerinden alınması gereken 1.810,22 TL ilam harcından davacı tarafından yatırılan 452,56 peşin hacın mahsubu ile bakiye 1.357,66‬ TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

4.Davacı tarafından yatırılan 54,40 TL başvurma harcı ve 452,56 TL peşin harcın toplamı olan 506,96 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

5.Davacı tarafından yargılama nedeniyle sarf edilen toplam 2.650,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

6.Davalı tarafından yargılama nedeniyle sarf edilen toplam 11,00 TL yargılama giderinin davalının kendi üzerinde BIRAKILMASINA ,

7.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT hükümleri uyarınca hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

8.Dava açılmadan önce başvurulan arabuluculuk dava şartı nedeniyle hazineden karşılanmış olan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin 02/06/2018 Tarihli ve 30439 Sayılı resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiş olan Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği m.26/4 hükmü uyarınca davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

9.Karar kesinleştiğinde artan avansın 6100 sayılı HMK m.333 hükmü uyarınca resen yatıran tarafa İADESİNE,

Dair; davacı vekili yüzüne karşı ve davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu AÇIK olmak üzere karar verildi. 20/06/2023

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog