Aramaya Dön

3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2023/143
Karar No
K. 2023/945
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2023/143 Esas
KARAR NO: 2023/945
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 27/02/2023
KARAR TARİHİ: 28/11/2023

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket nezdinde trafik sigortalı ------- plakalı araç ile davalı şirkette trafik sigortalı ------- plakalı araç 05.05.2012 tarihinde çift taraflı yaralanmalı trafik kazasına karıştığını, kaza tarihinde -------- plakalı araç sigortacısı -------- şirketinde olup ------- şirketi ------- şirketi Tarafından devralındığını, işbu kazada yaralanan yaya -------- tarafından maluliyet tazminatı talepli davada, müvekkili şirket ve davalı şirkete yönelik müşterek müteselsil olarak ikame edildiğini, ------- kararı ile davalı şirket ile müvekkili şirket aleyhine -------- verilmek üzere müşterek ve müteselsil olarak 59.244,29-TL asıl alacak ve ferilerine hükmedildiğini ve kesinleştiğini, iş bu karar ------- E. Sayılı dosyası ile müvekkili şirket ve davalı şirket borçlu gösterilmek suretiyle icra takibine konu edildiğini, müvekkili şirket tarafından bu icra dosyasına tüm borç miktarı olan 89.063,95-TL'nin 29.11.2019 tarihinde ödendiğini, müvekkili şirket tarafından ödenen ve davalı şirketin sorumluluğunda olan %70 kusura göre belirlenen miktar için davalı tarafa başvuruda bulunulduğunu ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını bunun üzerine müvekkili şirkete ödenmeyen 72.612,83-TL tutar (62.344,00-tl si asıl alacak ve 10.268,83-tl faiz) için davalı (borçlu) aleyhine --------- E. sayılı dosyasından ilamsız icra takibi yapıldığını, yapılan takibe davalı tarafından itiraz edildiğini ve takibin durduğunu açıklanan nedenlerle davalının icra takibine yaptığı haksız itirazın iptali ile İ.İ.K.mad. 67 gereğince alacağımızın %20’ından aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin sigortalısının söz konusu olayda hiçbir kusurunun bulunmadığını, yapılan ödemelerin kendi üzerlerinde kalması gerektiğini, müvekkili şirket nezdinde sigortalının ve müvekkilinin kusurunu kabul etmediklerini, müvekkilinin sorumluluğunun poliçe limiti teminatı ile sınırlı olduğunu, davacının taleplerinin sigorta genel şartları uyarınca teminat dışı haller kapsamında kaldığından davanın reddi gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün kazada kusurunun bulunmadığını, kaza sebebiyle bedensel zarara uğradığı iddia edilen kişinin kabul anlamına gelmemekle birlikte bir zararı mevcut ise de mezkur kaza ile arasında illiyet bağı bulunmadığından reddi gerektiğini, davacının kötü niyetli olarak icra takibi başlatmış olduğu müvekkili sigorta şirketinin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, bu sebeple davacının icra takibinin konusu olan meblağın %20’sinden aşağı olmamak üzere %20 kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesi gerektiğini açıklanan nedenlerle haksız davanın sigorta şirketine başvuru yapılmamış olması sebebi ile usulden reddine, --------- başvurulması gerekirken usul ekonomisine aykırı olarak dava açılmış olması sebebiyle davanın usulden reddine, takibin iptaline, icra inkar tazminatı taleplerinin reddine, icra takibinin konusu olan meblağın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, taleplerin haksız ve hukuki gerekçelerden uzak olması sebebiyle davanın esastan reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava; hukuki niteliği itibariyle 05/05/2012 tarihinde -------- plakalı araç ile -------- plakalı araç arasında meydana gelen trafik kazası nedeniyle yaralanan dava dışı ------- yapılan ödeme dolayısıyla rücuen alacak istemli davalı aleyhine başlatılan-------- E. Sayılı icra dosyasının davalı tarafça yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.Mahkememizce -------- Asliye Hukuk Mahkemesine yazılan müzekkereye verilen cevapta kararın kesinleştiğinin bildirildiği, davacı vekili duruşmadaki beyanında, müvekkili şirketin -------- icra dairesine ödeme yaptığını beyan etmiştir.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;Davacı şirket nezdinde trafik sigortalı -------plakalı araç ile davalı şirkette trafik sigortalı --------- plakalı araç 05.05.2012 tarihinde çift taraflı yaralanmalı trafik kazasına karıştığı,dava dışı --------- tarafından -------- Asliye Hukuk Mahkemesinde davacı ve davalı şirketler aleyhine tazminat talepli dava açıldığı, -------- karar ile davalı şirket ile davacı şirket aleyhine ------- verilmek üzere müşterek ve müteselsil olarak 59.244,29-tl asıl alacak ve ferilerine hükmedildiği ve yerel mahkeme kararı istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiği anlaşılmıştır.Dava dışı --------- tarafından işbu karar -------- E. Sayılı dosyası ile davacı şirket ve davalı şirket borçlu gösterilmek suretiyle icra takibine başlanıldığı, davacı şirket tarafından bu icra dosyasına tüm borç miktarı olan 89.063,95-tl 29.11.2019 tarihinde ödendiği görülmüştür. Müteselsil borçluluk, mahiyeti itibariyle bölünebilen bir edimin birden fazla borçlusundan her birinin edimin tamamını ifa etmekle yükümlü bulunduğu bir birlikte borçluluk çeşididir. Diğer bir deyişle, edimin bölünmesi mümkün olduğu hâlde alacaklı, edimin tamamını borçlulardan dilediği birinden talep edebilmek yetkisine sahip bulunuyor ve borçlulardan birisi tarafından bir defa ifa edilmekle diğer borçlular için de sona eriyorsa, bu hâlde borçlular arasında teselsül hâli, yani “müteselsil borçluluk” var demektir(TBK 162 vd) Müteselsil borçluluk hâlinde alacaklılar ile borçlular arasındaki dış münasebet ve borçlular arasındaki iç münasebet bulunmaktadır. Alacaklıyı tatmin eden borçlu, kendisine isabet eden hisseden fazla bir ödemede bulunduğu takdirde, bu fazlalık oranında diğer borçlulara başvurabilecektir. Bu, bir borçlunun alacaklıyı tatmin etmesi hâlinde, diğer borçluların alacaklının tatmin edilmesi oranında borçtan kurtulmalarının da tabi bir neticesidir. Anılan husus BK’nın 146 ncı maddesinde (TBK 167) “…Ve hissesinden fazla tediyede bulunan, fazla ile diğerlerine rücu hakkını haizdir…” şeklinde düzenlenmiştir. Kanun koyucu kendi hissesinden fazla ödemede bulunan bir borçluya tanıdığı rücu hakkını kuvvetlendirmek, başka bir deyimle, bu borçlunun rücu hakkından tam manasıyla istifade edebilmesini sağlamak gayesiyle müteselsil borçlulukta “halefiyete” yer vermiştir. Gerçekten, BK’nın (TBK 168) 147 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca “Rücu hakkından istifade eden müteselsil borçlulardan her biri, tediye ettiği miktar nispetinde alacaklının haklarına halef olur”. Müteselsil borçlulukta halefiyet, alacaklıya ait hakların onu tatmin eden bir müteselsil borçluya sahip olduğu rücu hakkı oranında geçmesi demektir. Alacaklıya ait haklar rücu hakkı oranında borçluya intikal eder. Rücu hakkına sahip bulunan borçlu halefiyet sayesinde alacalının hakkına ve özellikle bu hakkı temin etmek üzere tesis edilmiş olan rehin ve kefalet gibi feri haklara da sahip olacaktır Yukarıda belirtilen yasal mevzuata karşısında somut olay değerlendirildiğinde; kesinleşen ve ilamlı icraya konu olan -------- kararında karşı taraf nezdinde sigortalı araç olan --------- plakalı araç sürücüsü kazanın gerçekleşmesinde 70 oranında kusurludur. O halde davacı taraf yaptığı ödemeden karşı tarafın kusuruna tekabül eden oranda rücu talebinde bulunmaya hakkı vardır.

Davacı tarafın yukarıda sözü edilen icra dosyasına 29.11.2019 tarihinde 89.063,95 TL ödeme yaptığı dosya arasındaki ödeme dekontundan (Tahsilat Mahbuzu) anlaşılmaktadır. Bu tutarın %70 ine tekabül eden 62.344,55 TL yi davalı taraftan isteyebilir. Yine davacı tarafın ödeme tarihinden takip tarihine kadar geçen sürede yasal faiz talep etmesinde yasal bir engel yoktur.

Davacı tarafın ödemeyi 29.11.2019 yılında yaptığı, takip tarihinin ise 30.09.2021 olduğu aradan geçen 671 günlük sürede işlemiş faizin 10.315,03 olduğu (Talep 10.268,83 TL) nazara alınarak davanın kabulü ile itirazın kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. Takip talebine konu edilen alacak likit olduğundan davacının icra inkar tazminatı talebinin de kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davanın KABULÜ ile; --------esas sayılı icra takibinde davalı tarafça yapılmış icra takibine itirazın İptali ile Takibin aynen DEVAMINA,

2.Takipteki asıl alacak miktarı olan 62.344,00 TL nin %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine

3.Alınması gerekli 4.258,72-TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 876,99-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 3.381,73-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,

4.Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 179,90-TL başvurma harcı, 876,99-TL peşin harç toplamı olan 1.056,89-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5.Davacı tarafından sarfedilen toplam 36,25-TL yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

6.Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

7.6325 Sayılı Kanun'un 18-A/13. bendi uyarınca -------- tarafından karşılanan 3.200,00-TL zorunlu arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir olarak kaydedilmesine,

8.Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine, Dair, Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 28/11/2023

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.