Esas No
E. 2022/811
Karar No
K. 2023/9526
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

8. Ceza Dairesi         2022/811 E.  ,  2023/9526 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI: 2018/132 E., 2018/867 K.
SUÇ: Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Nazilli Cumhuriyet Başsavcılığının 06.01.2017 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.

2.Nazilli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.10.2017 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesinin yedinci ve sekizinci fıkraları uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

3.Nazilli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.10.2017 tarihli kararı ile ilgili katılan tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, duruşma açılarak, 26.04.2018 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılanın istinaf başvurusu kabul edilip hüküm 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kaldırılarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesinin yedinci ve sekizinci fıkraları uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanığın temyiz isteği, atılı suçu işlemediğine, hükmün aleyhe bozma yasağı kapsamında olduğuna, eşinin şikayetten vazgeçtiğinin ve müşterek çocuklarının kovuşturma aşamasında tanıklıktan vazgeçtiğinin ve bu hususların değerlendirilmediğine, cezalandırma yoluna gidilecekseydi de ilk derece mahkemesince tehdit suçundan beraat hükmü verildiğine, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası yerine birinci fıkrası gereğince ceza verilmesi gerektiğine, alkollü olması sebebiyle şahsi cezasızlık sebebi olan 5237 sayılı Kanun'un 34 üncü madde hükmünün uygulanmadığına, "şüpheden sanık yararlanır" ilkesinin göz önünde bulundurulmadığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre; dava konusu olay, sanığın olay tarihinde oğlu olan K.'nın elinde tablet bilgisayar görmesi üzerine resmi nikahlı eşi mağdurla tartışmaya başladığı, tartışmanın kavgaya dönüştüğü, sanığın mağdura tokat attığı, mağdurun çocuk odasına geçtiği, sanığın arkasından gelip mağduru yatak odalarına götürdüğü, olayın tanığı müşterek çocukları M.'nin sanıktan sakinleşmesini istediği ancak sanığın tanığı yatak odasından dışarıya çıkartarak mağdur ile odada yalnız kaldığı ve kapıyı kilitlediği, mağdurun burnuna yumruk ile vurduğu, müşterek çocuk M.'nin oda kapısını çalıp sanıktan kapıyı açmasını istemesi üzerine sanığın kapıyı açarak odadan çıktığı, mağdurun 155'i araması üzerine sanığın evin ışıklarını söndürerek kapıları kilitlediği ve mağdura hitaben "kapıdan çıkanın beynini patlatırım" dediği, evden çıkmasına müsaade etmediği, mağdurun alınan hekim raporu uyarınca basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde yaralandığının tespit edildiği, tanık M.'nin sanığın eylemlerini doğruladığı, bu suretle sanığın eşine karşı cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

1.İlk Derece Mahkemesince sanığın eşine karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği kabul edilerek mahkûmiyet kararı verildiği anlaşılmıştır.

2.İlk Derece Mahkemesince sanığın olay anında sarf ettiği "kapıdan çıkanın beynini patlatırım" şeklindeki cümle tehdit suçuna vücut vermekle 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi uyarınca sanık hakkında tehdit suçundan ayrıca hüküm verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve tehdit suçundan kurulan mahkûmiyet kararlarının, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kaldırılarak sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası kapsamında kaldığı belirtilerek mahkumiyet hükmü kurulduğu anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE

Olayın intikal şekli ve zamanı, mağdurun beyanları, tanık beyanları, sanığın olay tarihinde resmi nikahlı eşi olan mağduru tehdit etmek suretiyle atılı suçu işlediği gözetilerek; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanığın atılı suçu işlemediğine yönelik temyiz talepleri reddedilmiş ve sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 26.04.2018 tarihli ve 2018/132 Esas, 2018/867 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve kasten yaralama suçundan verilen hapis cezasının temyize konu edilmemesi nedeniyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Nazilli 4. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.12.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.