8. Ceza Dairesi
8. Ceza Dairesi 2023/3564 E. , 2023/9953 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
Sanık hakkında kurulan hükmün, temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 12.11.2021 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında iftira suçundan cezalandırılması için kamu davası açılmıştır.
2.Kayseri 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.09.2022 tarihli kararı ile sanığın iftira suçundan beraatine karar verilmiş, kararın Cumhuriyet savcısı ve katılan vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi (7). Ceza Dairesinin 15.03.2023 tarihli kararı ile ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılmasına karar verilerek sanığın iftira suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz istemi, suçun unsurları itibariyle oluşmadığına, sanığın Anayasal şikayet hakkını kullandığına ve suç kastının bulunmadığına yöneliktir. III. OLAY VE OLGULAR
1.Dava konusu olay, sanığın 08.08.2016 tarihinde kendi E-Devlet hesabından BİMER'e, kardeşi katılanın Fetö'nün (Fetullahçı Terör Örgütü) toplantılarına katıldığını, maaşından söz konusu terör örgütüne bağışta bulunduğunu ve örgütün propagandasını yaptığından bahisle ihbarda bulunduğu, bu nedenle katılan hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/18473 sayılı soruşturma evrakı kapsamında soruşturma yürütüldüğü, yapılan soruşturma kapsamında katılanın BYLOCK kullanmadığının, Bank Asya Katılım Bankasında hesabının bulunmadığının ve herhangi bir dernek üyeliğinin bulunmadığının tespit edildiği anlaşıldığından katılan hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, bu suretle sanığın işlemediğini bildiği halde katılana yönelik isnatta bulunarak katılana yönelik iftira suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.
2.Sanık, 13.12.2019 tarihinde tanık sıfatıyla verdiği beyanında; ... hakkında 15 Temmuzda gerçekleşen kalkışmanın heyecanıyla ihbarda bulunduğunu, aslında ...'ın terör örgütü ile iltisaklı olup olmadığını bilmediğini beyan etmiştir.
3.Tanık N.Ü aşamalardaki beyanlarında; sanığın E-Devlet hesabına kendisinin girmediğini beyan etmiştir.
IV. GEREKÇE
1.Sanığın adli sicil kaydında yer alan Kocaeli Sulh Ceza Mahkemesinin 17.12.2010 tarih ve 2010/754 Esas, 2010/273 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın mahkumiyet niteliğinde bulunmadığı gözetilerek, suç tarihinde engel adli sicil kaydı bulunmayan sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin altıncı fıkrasının (b) bendi uyarınca, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda oluşan kanaate göre hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
2.Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin iftiraya yönelik BİMER' e ihbar tarihi olan 08.08.2016 olarak gösterilmesi yerine 21.09.2021 tarihi olarak gösterilmesi,
3.Kabul ve uygulamaya göre de; sanık hakkında hükmolunan sonuç ceza adli para cezası olmasına rağmen 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki hak yoksunluğu hükümlerinin sanık hakkında uygulanmasına karar verilmesi suretiyle 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasına muhalefet edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 15.03.2023 tarihli kararına yönelik sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi'ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.12.2023 tarihinde karar verildi.