Esas No
E. 2023/1682
Karar No
K. 2023/5544
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Cinsel Suçlar

9. Ceza Dairesi         2023/1682 E.  ,  2023/5544 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI: 2021/2328 E., 2021/1821 K.
SUÇ: Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Giresun Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.02.2021 tarihli 2021/412 Esas sayılı iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin son cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 58 inci maddesi uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.

2.Giresun 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.09.2021 tarihli ve 2021/67 Esas, 2021/208 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanunu’nun 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi yollamasıyla 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, sanığın gözaltında ve tutuklulukta geçirmiş olduğu sürenin 5237 sayılı Kanunu’nun 63 üncü maddesi uyarınca mahsubuna karar verilmiştir.

3.Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 17.11.2021 tarihli ve 2021/2328 Esas, 2021/1821 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilerek sanık hakkında çocuğa sarkıntılık düzeyinde kalan cinsel istismar suçundan, 5237 sayılı Kanunu’nun 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi yollamasıyla 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığın üzerine atılı suçlamayla ilgili suçun niteliği, tutuklu kaldığı süre, sanık hakkında verilen sonuç ceza miktarı, tutuklamanın bir güvenlik tedbiri olması nazara alınarak sanığın bir başka suçtan tutuklu ya da hükümlü değil ise müsnet suçtan tahliyesine, sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca yurt dışına çıkamamak şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir.

4.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 31.01.2023 tarihli 9-2023/2062 sayılı bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Sanık Müdafinin Temyiz İstemi Şüphe uyandıracak beyanlara sahip tanıkların ve aralarında husumet bulunan şahısların tanıklığına itibar edilerek hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.

B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Meydana gelen olayda sanığın mağdureye yönelik eylemlerinin kesintililik ve anilik arz etmediği, aksine sanığın eylemlerinin devamlılık arz eden cinsel duyguları tatmine yönelik eylemler olduğu, dava dosyasında Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince; "Sanık ... ile katılan ...'nin babası olan ... ile aynı ceza infaz kurumunda bulunmaları nedeniyle tanıştıkları, tahliye olduktan sonra sanığın katılan ...'nın evinin tuğla ve sıva işlerini yapmak üzere yatılı olarak evinde kalmaya başladığı, sanığın katılan ...'ye ''Seni çok özledim, seni seviyorum'' dediği ve sarılarak yanağından öptüğü, yine başka bir gün katılan ...'ye ''Sen çok güzelsin, gözlerin çok güzel'' diyerek yanağından öptüğü, bir gün sonra katılanın sanığa çay götürdüğü esnada katılan kolundan tutarak dudağından öptüğü, katılan ...'nin olanları kuzenleri tanık ... ve ...'e anlattığı, tanıkların kendisine inanmadığı, bunun üzerine aynı gün 3-4 saat sonra tekrar sanığa çay götürdüğü esnada tanıklar ... ve ...'in kapı aralığından kendilerini izlediği, sanığın katılan ''Seni nasıl öptüm bak gördün mü, gel bu işi uzatmayalım'' diyerek dudağından ve boynundan öptüğü, sonrasında katılanı yatağa ittiği, tanıklar ... ve ...'in ses yapması üzerine sanığın eylemlerine son verdiği anlaşılmış ve maddi olay Mahkemece bu şekilde kabul edilmiştir. (...)

Somut olayda sanığın aynı evde yaşadığı katılana karşı evde bulunduğu farklı zamanlarda ''Seni çok özledim, seni seviyorum'' diyerek sarılıp öpmesi, ''Sen çok güzelsin, gözlerin çok güzel'' diyerek yanağından öpmesi, kolundan tutarak dudağından öpmesi, ''Seni nasıl öptüm bak gördün mü, gel bu işi uzatmayalım'' diyerek ve dudağından ve boynundan öpmesi, sonrasında katılanı yatağa itmesi şeklindeki eylemlerinin sarkıntılık düzeyini aştığı, eylemlerin ani ve kesik hareketler şeklinde olmayıp devamlılık arz ettiği, belirli bir yoğunluğa ulaştığı ve bu haliyle sanığın mağdura yönelik eylemlerinin Mahkememizce TCK'nın 103/1-1. cümlesinde düzenlenen çocuğun basit cinsel istismarı suçu kapsamında kaldığı kanaatine varılmıştır.

Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; her ne kadar sanık aşamalardaki beyanında üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiş ise de, katılan ...'nin yaşı itibariyle sanığa iftira atmasını gerektirir herhangi bir husumetinin bulunmaması, katılanın aşamalarda verdiği beyanlarının birbiriyle uyumlu olması, tanık beyanlarının olayları doğrular nitelikte olması, sanığın suçtan kurtulmaya yönelik itibar edilmeyen ve tanık beyanları ile örtüşmeyen beyanları ve tüm dosya kapsamı göz önüne alındığında sanığın mağdura yönelik olarak cinsel istismar eylemlerini gerçekleştirdiği, sanığın eylemini aynı kasıt altında ve bir suç işleme kararının icrası kapsamında farklı zamanlarda 14 yaşındaki katılan ...'ye karşı birden fazla defa işlediği anlaşıldığından TCK.nun 43/1. maddesi uyarınca hakkında zincirleme suç hükümleri uygulanmıştır.'' gerekçeleriyle sanık hakkındaki hükmü tesis etmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesince; "Sanığın evlerinde kaldığını, 3-4 günlüğüne bir iş alıp evden gittiğini, geri geldiğinde kendisinin boynuna sarılarak yanağından öptüğünü ve ''Seni çok özledim, seni seviyorum'' dediğini, bu sırada evde kimsenin olmadığını, 2 gün sonra ''Sen çok güzelsin, gözlerin çok güzel'' dediğini ve yanağından öptüğünü, 1 gün sonra ise sanığın kendisinden çay istediğini, götürdüğü esnada kolundan tutarak dudağından öptüğünü, yaşananları kuzenleri ... ve ...'ya anlattığını, fakat kendisine inanmadıklarını, bunun üzerine sanığa aynı gün tekrar çay götürmeye gittiği sırada, tanıklar ... ve ...'in kapıdan kendilerini izlediğini, sanığın kendisine ''Seni nasıl öptüm bak gördün mü, gel bu işi uzatmayalım'' diyerek dudağından ve boynundan öptüğünü, kendisini yatağa ittiğini, tanıklar ... ve ...'in ses yapması üzerine sanığın ''Evde birileri var sus'' diyerek eylemlerine son verdiğini, kendisinin de odadan ayrıldığını beyan ettiği, somut olayın örgüsünün bu şekli ile gerçekleştiği mahkemece bu şekilde kabul edilmiştir. Katılan mağdur ... ve tanıklar ... ve ...'in kovuşturma aşamasında alınan beyanlarında; sanığın işlediğini iddia ettikleri son eyleminin 2-4 ... kadar sürdüğünü beyan ettikleri anlaşılmıştır.

Sanığın bir süre aynı evde yaşadığı katılan mağdura karşı evde bulunduğu farklı zamanlarda, ''Seni çok özledim, seni seviyorum'' diyerek boynuna sarılıp yanağından öpmesi, ''Sen çok güzelsin, gözlerin çok güzel'' diyerek yanağından öpmesi, kolundan tutarak dudağından öpmesi, ''Seni nasıl öptüm bak gördün mü, gel bu işi uzatmayalım'' diyerek ve dudağından ve boynundan öpmesi ve sonrasında katılanı yatağa itmesi şeklindeki fiziksel temas içeren eylemlerinin kısa süreli, ani, kesintili olması ve fiillerin kendiliğinden sonlandırılması da göz önüne alındığında eylemlerin sarkıntılık düzeyinde kaldığı kabul edilmiştir. Bu hususun düzeltilmesi için yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç bulunmadığı ve CMK'nın 280/1-a maddesi delaletiyle 303/1-a maddesi kapsamında Dairemizin bu hukuka aykırılığı giderme yetkisinin bulunduğu kanaatine varılmakla, hükmün 1. maddesinin çıkartılarak, sanığın sarkıntılık yapmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan cezalandırılmasına" şeklindeki gerekçe ile karar vermiştir.

IV. GEREKÇE

Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde;

1.5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289 uncu maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ve sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz dilekçelerinde belirttiği nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, sanık hakkında kurulan hükümde, delillerin ve olguların açıklandığı ve ilişkilendirildiği, buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmış, bu kapsamda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde kurulan hükme yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

2.5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve Devletin kanundan kaynaklanan koruma yükümlülüğünü yerine getirdiği nazara alınarak katılan Bakanlık vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiştir.

3.Bölge Adliye Mahkemesi kararının suçun vasfını değiştirdiği; delil takdirine ilişkin olmadığı anlaşıldığından Tebliğname'de bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 17.11.2021 tarihli ve 2021/2328 Esas, 2021/1821 Karar sayılı kararında sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Giresun 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.09.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.