1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
Mahkememizde görülmekte olan Genel Kurul Kararının İptali - Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; usul ekonomisi gereği huzurdaki davanın tarafları arasındaki benzer hususları içerir ve huzurdaki itilafı aydınlatacak tüm bilgi ve belgelerin .... Esas sayılı dosyasında bulunduğunu ve bu dosyanın tekemmül aşamasına yakın olması hususları gözetilerek bu dosyanın tensiben Mahkememize ait .... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini, müvekkilinin davalı kooperatifin uzun süredir iki pay sahibi paydaşı ve üyesi olduğunu, davalı kooperatifin 2012 yılı Olağan Genel Kurul toplantısında davalı kooperatife ek arsa alımı konusunda karar verildiğini ve her pay için 10.000,00-TL genel kurul kararı ile tespit edilerek ancak arsa alımında herhangi bir şaibe olmaması için kooperatif üyelerinden oluşan bir meclisin oluşturulması ve bu meclisin huzurunda ve gözetiminde arsa alımının gerçekleştirilmesinin kararlaştırıldığını, sonrasında 2013 yılı Olağan Genel Kurul toplantısında arsa alımının kararlaştırılan komisyon gözetimi ve marifetiyle alımından bahsedilmeyerek arsa alındığını ve bu nedenle her pay için 10.0000,00-TL ödenmesi gerektiğinin genel kurulca kararlaştırıldığını, bugüne kadar müvekkiline tüm bildirimlerin yapılırken bu hususa dair hiçbir şekilde tebliğ edilmediğini, müvekkilinin 2013 yılı genel kuruluna usulüne uygun davetiye ile davet edilmediği gibi 2013 yılı genel kurulu kararının da herhangi bir şekilde yasal mevzuata uygun bilgilendirilmediğini, sonrasında bildirim yapılmadığı ve tebliğ edilmediği iddia edilen aynı adrese, bu kez müvekkiline arsa alımı nedeni ile her pay için 10.000,00-TL ödemesi gerektiği, ancak bunun müvekkilince ödenmediği bildirimlerinin yapıldığını, öncelikle arsa alımına dair 2012 yılındaki genel kurul kararına uyulmadığını, 2013 yılında apar topar alınan bu arsaya ve diğer hususlara ilişkin yönetim kurulu genel kurulca oy çokluğu ile ibra edildiğini, davalı kooperatifin 2013 yılındaki arsa alımına ilişkin kararın 2012 yılındaki kararda belirtildiği şekilde komisyon marifetiyle alınmadığını, bu nedenle yönetim kurulunun arsa alımı konusunda ibra edilemeyeceğini, bu durumun şaibeli olduğunu belirterek arsa alımına dair karara şafi ve yazılı olarak itiraz ettiklerini, en son bu taleplerini .... Esas sayılı dosyası kapsamında dava konusu yapması neticesinde müvekkilinin davalı kooperatifçe 17.10.2014 tarih ve 15 sayılı kararı ile kooperatif üyeliğinden çıkarıldığını, buna dair .... Noterliği’nin 20.10.2014 tarih ve ... yevmiye nolu ihraç ihtarnamesi ile kararın müvekkiline tebliğ edildiğini, müvekkilinin hiçbir şekilde arsa alımından haberdar olmadığından, arsa alımına ilişkin ibra kararının da kendisine bildirilmediğinden ve yine 2013 yılı genel kurul kararı ve faaliyet raporunun kendisine tebliğ edilmediğinden borcunun doğduğundan habersiz olduğunu, müvekkiline faaliyet raporları ve genel kurul kararının tebliğ edilmediği iddia edilen aynı adresine bu kez müvekkilinin iki pay sahibi olduğu ve bu nedenle 20.000,00-TL borcunun olduğu ve bu borca %3 faiz yürütüldüğü kooperatif bildirim yazısı ile bildirildiğini, ayrıca bunun üzerine müvekkilinin ihraç edildiği bildirim ile kendisine tebliğ edildiğini, arsa bedelinin ödenmediğinden bahisle ihraç edilen müvekkilinden ihracın hukuka aykırı olduğunun davalı yanca kabul edilerek ihtarname ile ihraç edildiğini ve buna yönelik işlemlerin yapıldığının kendisine tebliğ edildiğini, bu durumun dahi söz konusu arsa alımının hukuka aykırı olduğu ve en azından genel kurul kararında belirtilen yol ve yöntemle arsanın alınmadığını ortaya koyduğunu, bugüne kadar da kararda belirtilen nitelikteki bir arsanın karar çerçevesinde görevlendirilen kooperatif üyelerince kooperatif adına satın alınmadığını, bu nedenle öncelikle arsa alımına dair genel kurul kararının iptalini, bunlardan sonra davalı kooperatifin müvekkili aleyhine tanzim edilen 10.06.2016 tarih ... yevmiye nolu .... Noterliği'nin kooperatif üyeliğinden ihraç konulu .... Esas sayılı yazısında belirtilen 21.740,15-TL anapara ve 8.849,67-TL gecikme payı faizi olmak üzere toplam 30.589,82-TL borç çıkarıldığını, müvekkilinin davalı kooperatife bulunmadığını, arsa alımı konusunda 24.01.2014 tarihinde yapılan genel kurulda, 26.05.2013 tarihli genel kurulda alınan kararın aynen uygulanmasına karar verildiği, kararın da müvekkiline tebliğe çıkarıldığını ve tebligatın bila tebliğ iade olunduğunu, genel kurulda 12 eşit taksitte ödenmesine karar verilen her pay için 10.000,00-TL tutarındaki arsa bedelinin müvekkilinin hesabına Haziran 2013 tarihinde tahakkuk ettirildiğini, genel kurul kararları doğrultusunda yeniden tahakkuk yapmak gerektiğini, müvekkilinin herhangi bir borcunun bulunmadığını beyanla; müvekkili aleyhine tanzim edilen 10.06.2016 tarih, ... yevmiye nolu .... Noterliği’nin kooperatif üyeliğinden ihraç konulu ...
E. Sayılı yazısında belirtilen 21.740,15-TL ana para, 8.849,67-TL gecikme payı faizi olmak üzere toplam 30.589,82-TL borçlu olmadığının tespitine, müvekkilinin gerçekte davalı kooperatife ne kadar borçlu olduğu miktarın tespitine, borcun dayanağı olan kooperatif adına arsa alımına dair genel kurul kararının iptaline dair karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; davayı ve iddiaları kesinlikle kabul etmediklerini, öncelikle 2013 yılı Olağan Genel Kurul raporunda belirtilen karar gereği arsa alımı borçlarının Haziran 2013 tarihinden başlayarak Temmuz 2014 tarihine kadar 14 taksit ödemesi kararlaştırıldığı halde haksız davacının bu bedelleri ödemediğini, kendisine usulüne uygun tüm bildirimlerin yapılmasına karşın müvekkili kooperatife olan borçlarını ödemediğini, dolayısıyla kanunların ve kooperatifin vermiş olduğu karara ilişkin davacı müvekkili kooperatiften ihraç edildiğini, müvekkili kooperatifin 2012 ve 2013 yılı Olağan Genel Kurul toplantı tutanaklarında mevcut arsaya ilave olarak ek arsa alınması ve her pay için üyelerden 10.000,00-TL para toplanması ödemelerinin 2013 yılı Genel Kurulu kararında belirtildiği gibi Haziran 2013 ayından başlayarak Temmuz 2014 ayına kadar 14 ay içinde taksitler halinde ödenmesinin karara bağlandığını, davacının da 25.05.2013 tarihli Genel kurul toplantısına fiilen katıldığını ve hazirun cetvelinde de imzasının olduğunu, ayrıca genel kurul sonuçlarının 24.01.2014 tarih ve .... sayılı yazılarının kendisine duyurulduğunu, bu sebeple toplantı sonucundan haberdar olmamasının mümkün olmayacağını, arsa alınması 2012, 2013 yıllarında yapılan olağan genel kurul toplantılarında arsa alınmasının her pay için 10.000,00-TL tahsil edilmesinin süresi içerisinde ödenen arsa bedelleri ile süresi içinde ödeme yapmayan ortaklar arasında hak ve yükümlülüklerin korunması eşitliğin tesis edilmesi kararı alındığını, buna karşın davacının borcunu zamanında ödemediğini, kooperatifi mağdur duruma düşüren ve parasal yükümlülüklerini yerine getirmeyen davacının ihraç işlemlerinin tamamen ana sözleşmeye ve 1163 Kooperatif Kanunu’nun 27. maddesine göre yapıldığını beyanla; haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Davanın tarafları arasındaki uyuşmazlık hukuki niteliği itibari ile; davalı Kooperatifin 19.01.2014 tarihinde yapılan Genel Kurulu'nda alınan kararların iptali ve borçsuzluğun tespiti talebinden ibarettir. Davanın ve talebin hukuki dayanağı; 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 53. maddesi ile İİK.'nun 72. maddesinden ibarettir.
Somut olayda davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; müvekkilinin davalı kooperatifte iki pay sahibi olarak ortak olduğunu, kooperatifçe 19.01.2014 tarihinde Genel Kurul yapıldığını, genel kurulda alınan kararların kanuna, ana sözleşme hükümlerine ve iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu, bu genel kurula dayalı müvekkilinden .... Noterliği'nin 10.06.2016 tarih, ... yevmiye numaralı ihtarı ile aidat alacağı ve gecikme zammı alacağının talep edildiğini beyanla; genel kurulda alınan kararların iptaline ve ihtarla istenilen alacaklar ile ilgili müvekkilinin borçsuzluğunun tespitine karar verilmesini talep etmiş, davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; genel kurulda alınan kararların kanun, ana sözleşme ve iyi niyet kurallarına aykırı olmadığını, genel kurulda alınan karar gereği alacak talep edildiğini beyanla; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davanın tarafları arasında, davacı tarafın davalı kooperatifte iki pay sahibi olarak ortak olduğu, kooperatifin 2013 yılı Olağan Genel Kurulunun 19.01.2014 tarihinde yapıldığı konusunda bir uyuşmazlık yoktur.
Uyuşmazlık, davalı kooperatifin 2013 yılı Olağan Genel Kurulunda alınan kararların kanun, ana sözleşme ve iyi niyet kurallarına aykırılık içerip içermediği, davacı tarafın davalı kooperatife aidat ve gecikme cezası bulunup bulunmadığı, varsa miktarı noktasında toplanmaktadır. Dosya, mahkememizin .... Esas sayılı dosyası ile açılan dava dosyasından tefrik edilerek esasa kaydedilmiş ve tefrik edilen talepler ile ilgili yargılama yapılmıştır.
Mahkememizce tüm taraf delillerinin toplanmasından sonra, davaya konu davalı kooperatifin 2013 yılına ilişkin 19.01.2014 tarihinde yapılan Genel Kurulunda alınan kararlara karşı davacı tarafın iptal başvuru koşullarının oluşup oluşmadığı, alınan kararların kanun, sözleşme ve iyi niyet kurallarına aykırılık içerip içermediği konularının değerlendirilmesi, ayrıca davacı tarafın davalı kooperatife ihtarlara konu asıl alacak ve gecikme cezası borcunun bulunup bulunmadığı konularının yerleşik ve kararlık kazanmış ... kararları da dikkate alınarak değerlendirilip hesaplanma yapılması amacıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi ... tarafından sunulan 31.01.2018 tarihli raporda özetle; 19.01.2014 tarihli Genel Kurul toplantısına ait çağrı listesinde davacının genel kurul toplantısına davet edildiği, ancak mektubunun iade edildiği, davacının genel kurul toplantısına katılamadığı, bu sebeple davacının genel kurul kararlarına karşı iptal davası açma hakkının bulunduğu, ancak 19.01.2014 tarihinde yapılan Genel Kurul toplantısında alınan kararlara karşı 1 aylık hak düşürücü sürenin fazlasıyla geçirildiği, genel kurulda alınan kararların batıl ya da yok hükmünde olmasını gerektirecek bir durumun bulunmadığı, kararların kanun, ana sözleşme hükümleri ve iyi niyet esaslarına aykırı olmadığı, .... Noterliği'nin 10.06.2016 tarihli ihtarı ile istenilen gecikme cezasının 7.383,59-TL olarak hesaplandığı beyan edilmiştir. Sunulan rapora davacı vekilince itiraz edilmiş ise de, raporun dosya kapsamı dikkate alınarak düzenlendiği, denetime elverişli olduğu anlaşılmakla, itiraza itibar edilmemiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmesi sonucu, davacının dava tarihi itibari ile davalı kooperatiften iki pay sahibi olarak ortak olduğu, davaya konu 2013 yılına ilişkin Olağan Genel Kurul'un 19.01.2014 tarihinde yapıldığı, davacının çağrı listesinde yer aldığı ancak davetiyenin bila tebliğ iade edildiği, genel kurula katılamadığı, bu sebeple muhalefet şerhi aranmaksızın davacının dava açma hakkının bulunduğu, ancak davanın 1163. sayılı Kanunun 53. maddesi ile düzenlenen 1 aylık hak düşürücü süreden sonra açıldığı, ayrıca alınan kararların kanun, ana sözleşme ve iyi niyet kurallarına aykırılık içermediği, yerleşik ve kararlık kazanmış ... uygulamalarına göre, davacıdan ... Noterliği'nin 10.06.2016 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile gecikme cezası olarak 7.383,59-TL istenilmesi gerekirken, 8.849,67-TL gecikme cezası talep edildiği, ana para olarak 21.740,15-TL davacı borcunun bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Yukarıdan beri açıklanan maddi ve hukuki olgular karşısında davacının genel kurul kararlarının iptali talebi ile açtığı davanın reddine, borçsuzluğun tespiti talebi ile davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verildiği, söz konusu mahkememiz kararının ... Dairesi'nin 17/05/2023 tarih, .... sayılı kararı ile davacının sair tüm itirazlarının reddi ile "... davacı tarafından açılan ihraç kararının iptali davası işbu davadan tefrik edilerek, dava takipsiz bırakıldığından davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Karar tarihi itibari ile davacının davalı kooperatif üyesi olmadığı anlaşılmakla, üyelikten kaynaklı hak niteliğindeki menfi tespit istemi yönünden taraf ehliyetinin (aktif husumet ehliyetinin) bulunmadığından davanın reddine karar vermesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün resen bozulması gerekmiştir." şeklinde mahkememiz kararının bozulduğu ve yukarıdaki yeni esasına kaydedildiği görülmüştür.
Mahkememizce yapılan yargılama sonunda, mahkememizce ... Dairesi'nin bozma ilamına uyulduğu, bozma ilamında davacının sair temyiz itirazlarının da reddedildiği göz önüne alınarak önceki kararımız doğrultusunda genel kurul kararının iptaline yönelik talebinin reddine, yine menfi tespit talebinin ise, ... bozma ilamı doğrultusunda davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığından reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
1.Davacı tarafça davalı kooperatif aleyhine açılan genel kurul iptali talepli davanın reddine,
2.Davacı tarafça davalı kooperatif aleyhine açılan menfi tespit talepli davanın reddine,
3.Alınması gereken 269,85 TL maktu harcın, peşin alınan 25,20-TL harçtan mahsubu ile bakiye 244,65-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
4.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
5.Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6.Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın HMK'nun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde temyizi kabil olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 21/12/2023 Başkan ...
(e-imzalıdır)
Üye ...
(e-imzalıdır)
Üye ...
(e-imzalıdır)
Katip ...
(e-imzalıdır)