Esas No
E. 2021/7667
Karar No
K. 2023/6472
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Cinsel Suçlar

9. Ceza Dairesi         2021/7667 E.  ,  2023/6472 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2015/168 E., 2015/190 K.
SUÇLAR: Reşit olmayanla cinsel ilişki, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER: Düşme, beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 24.04.2015 tarihli iddianamesiyle suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından açılan davada, İstanbul 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.06.2015 tarihli ve 2015/168 Esas, 2015/190 Karar sayılı kararı ile eylemine uyan reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 73 üncü maddesinin dördüncü fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği kamu davasının düşürülmesine; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca beraate karar verilmiştir.

2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcığınca tanzim olunan 02.01.2019 tarihli ve 14-2015/275820 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi

Mağdurenin 18.06.2001 doğumlu olduğu ve suç tarihi olan 21.03.2015 tarihinde henüz on beş yaşını doldurmadığı, mağdurenin huzurda gözlenen halinin, nüfus kaydında yer alan yaşını doğruladığı, mağdurenin yaşına ilişkin olarak, suça sürüklenen çocuğa karşı yanıltıcı beyanda bulunmadığı anlaşılmakla suça sürüklenen çocuk hakkında hata hükümleri tatbik edilmeden, çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkumiyet hükümleri kurulması gerektiğine göneliktir.

III. OLAY VE OLGULAR

Doğum tutanağına göre 18.06.2001 doğumlu olduğu anlaşılan mağdurenin kendi rızası ile isteyerek herhangi bir cebir ve tehdit olmaksızın suça sürüklenen çocuk ile normal yoldan cinsel ilişkiye girdiği ve suça sürüklenen çocuktan şikayetçi olmadığı anlaşılmış olup; her ne kadar suç tarihinde mağdurenin on beş yaşını doldurmadığı görülmüş ise de mağdurenin suça sürüklenen çocukla tanıştıkları sırada Facebook uygulamasında yaşını on sekiz olarak yazarak suça sürüklenen çocuğu yaşı konusunda yanılttığı, hataya düşürdüğü ve gerçek yaşını bilerek yazmadığı, mağdurenin alınan ifadesinde uygulama üzerinde yaşını on sekiz olarak yazdığını kabul ettiği, suça sürüklenen çocuğun arkadaşlarıyla konuştuğunda da arkadaşlarının mağdurenin yaşını on beş olarak söylediklerini ve mağdurenin on beş yaşından büyük gösterdiğini belirttiği, suça sürüklenen çocuğun mağdurenin yaşını ilk kez karakolda öğrendiğini ve tamamen mağdurenin rızası ile eylemin gerçekleştiğini söylediği, bu nedenle suça sürüklenen çocuğun 5237 sayılı Kanun’un 30 uncu maddesi kapsamında suçun unsurlarına etki eden hataya düştüğü ve bu hatasından yararlanmasının gerekeceği, suça sürüklenen çocuğun eyleminin bu nedenle 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasına uyan suçu değil, aynı Kanun’un 104 üncü maddesinin birinci fıkrasına uyan suçu oluşturacağı ve bu suçun takibinin şikayete bağlı olduğu, mağdurenin velayeti üzerinde olan kanuni temsilcisi annesinin suça sürüklenen çocuktan şikayetçi olmaması nedeniyle suça sürüklenen çocuk hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan kamu davasının düşmesine karar verilmiş ve açıklanan nedenlerle suça sürüklenen çocuk hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesinin ikinci fıkrası ve 30 uncu maddesi göz önüne alınarak beraatine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

İlk Derece Mahkemesinin gerekçesi, dosya içerisinde bulunan mağdureye ait sosyal paylaşım sitesinde bulunan fotoğraf görüntüsü, mağdurenin sosyal paylaşım sitesinde yaşını on sekiz olarak belirtmesi, Mahkemenin gerekçesinde mağdurenin on beş yaşından büyük gösterdiğine ilişkin gözlemi, suça sürüklenen çocuğun mağdure ile ilişkiye girdiğinde mağdurenin on beş yaşından büyük olduğunu bildiği yönündeki savunması ve tüm dosya kapsamına göre 5237 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin birinci fıkrası gereğince suça sürüklenen çocuk hakkında hata hükümleri uygulanarak Mahkemece kabul ve takdir kılınmış düşme ve beraat hükümleri usul ve kanuna uygun bulunduğundan, o yer Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle Tebliğnamede hükümlerin bozulmasını isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.06.2015 tarihli ve 2015/168 Esas, 2015/190 Karar sayılı kararında o yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, üye ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

18.10.2023 tarihinde karar verildi. Karşı Oy

Nüfus kaydına göre 18.06.2001 doğumlu olan mağdurenin, suça sürüklenen çocuk ile rızası dahilinde 21.04.2015 intikal tarihinden yaklaşık bir ay önce cinsel ilişkiye girdiği ve ilişkiye girdikleri tarih itibariyle mağdurenin mevcut nüfus kaydına göre olay tarihinde 13 yaş 9 aylık olduğu anlaşılmış olup; her ne kadar mahkeme suça sürüklenen çocuğun mağdurenin yaşı hususunda kaçınılmaz hataya düştüğünü gerekçe göstererek suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanun’un 30 uncu maddesinde düzenlenen hata hükümlerini tatbik etmiş ise de; mütalaa savcısının temyiz talebinde, mağdurenin fiziki görünümüne ilişkin gözlemiyle alakalı olarak mağdurenin nüfus kaydındaki yaşı ile uyumlu bir görünüme sahip olduğunu belirtmesi, suça sürüklenen çocuk ile mağdurenin tanışıp sevgili oldukları tarih ile intikal günü arasında geçen 4,5 aylık süreç içerisinde suça sürüklenen çocuğun, mağdurenin gerçek yaşından haberdar olmamasının mümkün olmayacağı ve mağdurenin de suça sürüklenen çocuğa gerçek yaşını yanıltacak bir söylemde bulunduğuna dair beyanının da bulunmadığı, bu nedenle suça sürüklenen çocuğun hata yönündeki savunmasına itibar edilmemesi ve suça sürüklenen çocuk hakkında atılı suçlardan mahkumiyet hükmü kurulması gerektiği kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.