9. Ceza Dairesi
9. Ceza Dairesi 2021/4896 E. , 2023/5778 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.12.2014 tarihli ve 2014/409 Esas, 2014/497 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 16.02.2018 tarihli ve 14-2015/118316 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Dairemize Tevdii edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafii Temyiz İsteminde
Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, mağdurun yaşını on sekiz olarak beyan ettiğine bu nedenle sanığın mağdurenin yaşı konusunda hataya düştüğünü, şikâyetçi olmadığını ve mağdurun anne ve babasının da şikâyetçi olmadıklarına, sanığın suç işleme kastının olmadığına, mahkûmiyet kararının bozulmasına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
İlk Derece Mahkemesi;'' 5237 sayılı TCK'nın 103/1. maddesinde 15 yaşını tamamlamamış veya tamamlamış olmakla birlikte fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş çocuklar yönünden kanun koyucu bu yaştaki çocukların kendilerine karşı cinsel davranışta bulunmaya karşı rızalarının olmayacağını kabul etmiş ve bunlara karşı işlenen cinsel istismar eylemlerinin mefruz cebir altında işlendiğini kabul etmesi, mağdurenin celp edilen doğum mernis tutanağından anlaşılacağı üzere mağdurenin hastahane doğumlu olup, eylem tarihi itibariyle 15 yaşından küçük olduğu (mağdurenin 13/10/1999 doğumlu olup, 31/12/2013 tarihinde 15 yaşından küçük olduğu), eylemin rızaya dayalı olarak gerçekleşmiş olmakla birlikte mağdurenin rıza açıklama ehliyetinin bulunmaması karşısında sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 103/2 maddesi kapsamında anılı suçu oluşturduğu vicdani kanaatine varılmıştır. Her ne kadar sanık aşamalardaki savunmalarında mağdurenin yaşının 18 den büyük olduğunu, bu nedenle cinsel birliktelik yaşadığını beyanla dar anlamda hata hükümlerinden faydalanmaya yönelik savunmada bulunduğu anlaşılmış ise de, mağdure ... ...'ın Çorlu C.Başsavcılığı tarafından alınan 14/02/2014 tarihli hazırlık beyanı da gözönüne alındığında suç tarihinden önce mağdure ile sanığın duygusal anlamda arkadaşlıklarının bulunup, sık sık bir araya gelip görüştüklerinden sanığın mağdurenin gerçek yaşını bilmediği savunmasının hayatın olağan akışına ve hakimlik mesleğinin gerektirdiği tecrübeye aykırılık teşkil ettiği gibi duygusal birliktelikleri olan mağdur ve sanığın aynı mahallede de oturmaları yine mağdurenin suç tarihinde öğrenci oluşu da gözönüne alındığında eğitim çağına göre mağdurenin gerçek yaşının sanık tarafından bilinebilecek durumda olması karşısında mağdurenin hastane doğumlu olması nedeniyle bu yöndeki savunmalarına itibar edilmemiştir. Mağdur ... ... ile sanık ...'nin aynı mahallede oturmaları nedeniyle birbirlerini tanıdıkları, daha sonra aralarında duygusal birliktelik başladığı ve arkadaşlıklarının ilerlediği, sanık ...'ın 2013 Yılı Mayıs ayında askere gittiği, 2013 yılı sonunda hava değişimi alarak askeriyeden izne geldiği, yılbaşı gecesi mağdur ile sanığın buluştukları, dışarıda gezip sonra gece saatlerinde sanığın mağduru ilçemiz ... Mahallesinde bulunan Kaleye götürerek üzerlerine atılı cinsel amaçlı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği, sanığın üzerine atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği sabit olduğundan eylemine uyan TCK nun 109/1 maddesi gereğince aynı yasanın 61. maddesinde belirtilen suçun işleniş biçimi, eylemin tipikliği, suçun işlendiği zaman ve yer, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suç tarihinde mağdurun yaşı ile mağdur açısından meydana gelen sonuçta göz önüne alınarak cezalandırılmasına karar verilmiştir.'' gerekçesi ile hükümler kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
Sanığın aşamalarda mağdurenin yaşını on sekiz olarak bildiği yönündeki savunmaları, mağdurenin sanık savunmasını doğrular duruşma beyanları ile tüm dosya içeriği nazara alındığında, olayda 5237 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçe ile yazılı şekilde hükümler kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.12.2014 tarihli ve 2014/409 Esas, 2014/497 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.10.2023 tarihinde karar verildi.