Aramaya Dön

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2020/618
Karar No
K. 2023/817
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KALDIRILMASINA
Hukuk Alanı
İş Hukuku

T.C. İZMİR

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2020/618
KARAR NO: 2023/817
DAVA: Tazminat (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 11/11/2020
KARAR TARİHİ: 19/10/2023

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili Mahkememize verdiği 10/11/2020 tarihli dava dilekçesinde; davacı ...'in 20.07.2012 tarihli genel kurul toplantısında alınan ve İzmir ... Noterliğince 20.07.2012 tarihinde ... yevmiye numarası ile onaylanan karar doğrultusunda 26.07.2012 tarihli ...sayılı Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlandığı üzere bu tarihten beri tek ortağı olduğu ... Yayıncılık San. Ve Tic. A.Ş.'de bulunan 750 adet payının tamamını davalı ...'a devrettiğini, taraflar arasında 05.09.2018 tarihinde anonim şirket hisse devir sözleşmesi yapıldığını, hisse devrinin, 19.09.2018 tarihli ve 9663 sayılı Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlandığını, bu tarihten itibaren davalı ...'ın, davalı şirketin tek ortağı, yönetim kurulu başkanı ve temsilcisi olduğunu, taraflar arasında "Anonim Şirket Hisse Devir Sözleşmesi " başlıklı sözleşmenin 05.09.2018 tarihinde imzalandığını, sözleşme ile; sözleşme tarihine kadarki SGK ve Maliye vergi yapılandırmaları ile yapılandırmadan sonra sözleşme tarihine kadarki güncel SGK ve vergi borçlarının alıcı tarafından ödeneceği, isim hakkı ve markanın şirket devrinden sonra aynen kalacağı, ... plakalı 2016 model Fiat Fiorino marka araç ve ... plakalı 2000 model BMC kamyonetin 31.03.2019 tarihine kadar alıcı ... tarafından kullanılacağı ve bu tarihte ...'e devredileceği ayrıca ... plakalı 2016 model Fiat Fiorino aracın ise yine 31.03.2019 tarihine kadar alıcı ... tarafından kullanılacağı ve bu tarihte dava dışı ...'e devredileceği, sözleşme ekindeki ödemelerin alıcı tarafından yapılacağı , ...Nazilli Şubesine ait 31.01.2019 tarihli 50.000 TL ve 28.02.2019 tarihli 50.000 TL çek verildiği ve bu çeklerin vadesinde ödenmediği takdirde satıcının sözleşmeden ihtara gerek kalmaksızın döneceği ve alıcının bu tarihe kadar yaptığı ödemelerin kendi üzerine kalacağının kararlaştırıldığını, davacının sözleşmeye uygun olarak üzerine düşen edimleri yerine getirdiğini, 750 adet payını (şirketin tüm hisselerini) ...'a devrettiğini, devrin 19.09.2018 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlandığını, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 3. Maddesi gereğince ... plakalı 2016 model Fiat Fiorino marka araç ve ... plakalı 2000 model BMC kamyonetin 31.03.2019 tarihine kadar alıcı ... tarafından kullanılacağı ve bu tarihte ...'e devredileceği ayrıca ... plakalı 2016 model Fiat Fiorino aracın ise yine 31.03.2019 tarihine kadar alıcı ... tarafından kullanılacağı ve bu tarihte dava dışı ... devredileceği kararlaştırılmışsa da daha sonra 15.04.2019 tarihinde ...'in satıcı,

...Yayıncılık A.Ş.'nin alıcı olduğu "Satış Sözleşmesi" başlıklı sözleşmenin, ... Yayıncılık A.Ş.'yi temsilen ... arasında imzalanması ile 05.09.2018 tarihli Anonim Şirket Hisse Devir Sözleşmesinin 3. Maddesinde konu olan ve 31.03.2019 tarihinde devredilmesi gereken ancak bu tarihe kadar ... tarafından sözleşme ile devri üstlenilmesine rağmen devredilmeyen taşıtların sözleşmede belirtilen şartların yerine getirilmesi halinde davalıya devri hususunda anlaşıldığını ayrıca taraflar arasında imzalanan anonim şirket hisse devrine ilişkin sözleşmenin esaslı unsurları olan, ...Nazilli Şubesine ait 31.01.2019 tarihli 50.000 TL ve 28.02.2019 tarihli 50.000 TL çek verilmesi ve bu çeklerin vadesinde ödenmesi, sözleşme tarihine kadarki SGK ve Maliye vergi yapılandırmaları ile yapılandırmadan sonra sözleşme tarihine kadarki güncel SGK ve vergi borçlarının alıcı tarafından ödenmesi, matbaalar, personel kıdem tazminatı, personel temmuz maaş bakiyeleri ve ağustos maaşları vd. içerir tabloda mevcut ödemelerin alıcı tarafından yapılması, edimlerinin de alıcı ... tarafından yerine getirilmediğinden davacının sözleşmede belirlendiği üzere sözleşmeden dönme ve buna bağlı haklarını kullanması için gerekli hukuki durum ve koşulların ortaya çıktığını, bunun yanında taraflar arasındaki sözleşme gereğince alıcı tarafından ödeneceği kararlaştırılmış olan personel alacaklarının ödenmemiş olması sebebi ile personel tarafından açılan ve İzmir ...İş Mahkemesinin ... E., İzmir ... İş Mahkemesinin ... E., İzmir ... İş Mahkemesinin ... E., İzmir... İş Mahkemesinin ... E., İzmir ... E., İzmir ... İş

Mahkemesinin ... E., İzmir ... İş Mahkemesinin ...

E. Sayılı dosyalarında derdest davaların davalı şirkete yöneltildiği ve davacıya da ihbar edildiğini, bu sebeble taraflar arasında 05.09.2018 tarihli iki tarafa borç yükleyen sözleşme gereğince davacının üzerine düşen edimi yerine getirdiği açık olmasına rağmen davalı ...'ın üzerine düşen edimleri taraflar arasında ifa için belirlenen kesin tarihte yerine getirmediğinden ihtara gerek bulunmaksızın sözleşmeden dönerek davalıya devrettiği şirket hisselerinin davacıya devri ile davacı adına tescil edilmesi yanında davacının sözleşmenin hükümsüz kalması sebebi ile uğradığı zararın tazmini için dava açma zorunluluğu doğduğunu, davacı şirketin tek ortaklı bir şirket olup yetkilisinin ... olduğu gibi şirket organlarının da davacı ile devir sözleşmesini imzalayan ve davacının tüm paylarını elinde bulunduran ...'dan oluştuğunu, dolayısı ile davalı şirketin tamamen davacı ile imzaladığı sözleşme gereğince üzerine düşen edimleri yerine getirmeyen kişinin iradesinde yönetildiğini, oysa davacı tarafından sözleşmeden dönülmesi ile hukuki durumun sözleşmenin imzalanmasından önceki hale gelmesi ile şirket üzerinde yalnızca davacının hak sahibi olacağını, bu sebeple hukuki durumun taraflar arasındaki sözleşmenin imzalanmasından önceki haline dönmesi ve davalıya devredilen şirket paylarının davacıya ait olduğunun tescil edilmesi talebi ile açılan davanın devamı sırasında şirketin, altından kalkılamayacak borçlar altına sokulması, devredilmesi, şirketin ve davacının geri dönülemez ticari kayıplara uğraması ve bu şekilde şirketin ve davacının ticari mahvına yol açılması tehlikesi bulunduğundan davalı şirkete yönetim kayyumu atanması şeklinde ihtiyati tedbir kararı verilmesinin talep edildiğini belirtmiş , ihtiyati tedbir talebinin kabul edilmesi ile davalı şirkete yönetim kayyumu atanması şeklinde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davanın kabulü ile davacı tarafından davalı ...'a devredilen davalı şirket hisselerinin davacıya iadesine, davalı tarafından şirket hisselerinin devralınmasından davacıya iade edileceği tarihe kadar geçen süreçte şirketin borçlandırılmış veya zarara uğratılmış olması durumunda ortaya çıkmış zararlar dahil olmak üzere davacının sözleşme yapılması sebebi ile uğradığı fiili zarar ile yoksun kalınan kardan fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili Mahkememize verdiği 31/12/2020 tarihli cevap dilekçesinde; davalı ile davacı arasında ... MERSİS nolu ...'nin hisse devrinin gerçekleştiğini, bu hisse devrinden önce davacı taraf ile davalı ... arasında devre ilişkin sözleşme yapıldığını, sözleşmenin 05.09.2018 tarihinde taraflar arasında imzalandığını, 19.09.2018 tarihinde ise hisse devrinin ... sayılı Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlandığını, davalının sözleşme kurulduğu tarihten itibaren sözleşmeye bağlı kaldığını, sözleşmenin gereklerini yerine getirdiğini, sözleşme doğrultusunda davalı ...'ın , ...nin tek hissedarı olduğunu, davalının sözleşme ve ekinde bulunan davacı tarafça hazırlanmış borç tablosu uyarınca; ...'nin tüm paylarını aldığı ve ekte bulunan borç çizelgesindeki borçlarını üstlendiği ancak davacı tarafından hazırlanan sözleşmenin ekinde tablo halinde belirtilen şirketin 25 maddeden oluşan borç tablosunun kesinlikle gerçeği yansıtmadığını, sözleşmenin eki niteliğindeki borç tablosunda şirketin mevcut borcunun 2.223.768,64-TL (İki Milyon İki Yüz Yirmi Üç Bin Yedi Yüz Altmış Sekiz Türk Lirası Altmış Dört Kuruş) olarak belirtilmesine rağmen şirketin sözleşme tarihindeki mevcut borcunun yaklaşık 6.000.000,00-TL olduğunu, davacının, şirketin mevcut borcunu gizleyerek az gösterdiği ve davalının iradesini sakatladığını, mevcut borçların davalı tarafından ödendiği ve halen ödenmeye devam edildiğini ,"I. Dürüst davranma " başlıklı 4721 sayılı TMK'nın 2. Maddesi; ''Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz.'' hükmü ile amir olduğunu, davacının ağır kusurlu ve kötü niyetli olması nedeniyle davanın haksız, yersiz ve kötü niyetli olduğunu, davalının sözleşmenin esaslı tüm unsurlarından doğan tüm yükümlüklerini yerine getirdiği ve getirmeye devam ettiğini, davalının şirket hisselerinin devrine ilişkin olarak ve bu hususu dekontun açıklamalar kısmında belirtmek suretiyle davacı tarafa 2 parça halinde toplam 350.000-TL ödeme yaptığını, bu ödemelere ilişkin banka dekontlarının bilahare sunulacağını, davacı tarafın 10.10.2020 tarihli dava dilekçesinde ileri sürdüğü ve davalının yerine getirmediğini iddia ettiği borçlara ilişkin olarak, davacının sözleşme tarihine kadarki SGK ve maliye vergi yapılandırmaları ile yapılandırmadan sonra sözleşme tarihine kadarki güncel SGK ve vergi borçlarının ödenmediğini iddia ettiğini, sözleşmenin eki niteliğindeki borç tablosunda vergi ve SGK borçlarının toplam 1.579.003,64-TL olduğunun belirtildiğini ancak mevcut borcun bundan çok daha fazla olduğunu, gün geçtikçe hisse devrinden önceki dönemlere ait yeni borçlar çıktığını, buna ilişkin olarak; SGK'dan ve vergi dairelerinden şirketin sözleşme tarihine kadarki borçlarını gösterir belgelerin ve şirkete ilişkin tüm kayıt/belgelerin celbinin talep edildiğini ayrıca davalının mevcut SGK ve vergi borçlarını ödediği ve ödemeye devam ettiğini, davacının, ...Nazilli Şubesine ait 31.01.2019 tarihli 50.000-TL ve 28.02.2019 tarihli 50.000-TL çeklerin vadesinde ödenmediğini iddia ettiğini, bu çeklerin vadesinde ödendiğini ve davacı tarafından tahsil edildiğini ,bu hususun ilgili bankadan sorulabileceğini, davacının , taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 3. maddesi gereğince... plakalı 2016 model Fiat Fiorino markalı araç, ... plakalı 2000 model BMC markalı kamyonet ve ...plakalı Fiat Fiorino markalı aracın 31.03.2019 tarihinde davacı tarafa devredilmesi kararlaştırılmasına rağmen devrin davalı tarafından yapılmadığını iddia ettiğini ,davalının belirtilen 31.03.2019 tarihinde araçların devri için notere gittiğini ancak araçların üzerinden şirket hisselerinin devrinden önceye ait rehin ve hacizlerin olduğunu gördüğünü ,belirtilen rehin ve hacizler nedeniyle; mezkur araçlara ilişkin devirlerin yapılamadığını ,davacının bu durumdan haberdar olduğunu , araçlara ilişkin rehin işlemlerinin davacı tarafından hisse devrinden önce yapıldığını, hisse devrine ilişkin sözleşmede araçların üstündeki rehin ve hacizlerden kesinlikle bahsedilmediğini, davacının bu işlemleri davalıdan gizlediğini ve şimdi bu durumu kendi lehine gerekçe olarak göstermeye çalıştığını, araçlar üstünde bulunan rehin ve hacizlerin davacı tarafından hisse devrinden önce yapıldığı hususunun açıklık kazanması amacıyla Emniyet Müdürlüğüne araç kayıtlarının celbi için müzekkere yazılmasının talep edildiğini, bu araçların devirleri gerçekleşemeyince tarafların, 15.04.2019 tarihli satış protokolü ile araçların bedellerini toplam 90.000,00-TL olarak belirlediğini, bu meblağa ilişkin olarak davalı tarafından 15.000-TL peşin, geri kalan 75.000-TL için 7 ayrı senet olmak üzere bono düzenlenip davacı tarafa teslim edildiğini, davalının araçların satış protokolüyle belirlenen ödemelerine devam ettiği ve hatta 2 senedi de geri aldığını, bonoların davacı tarafa teslim edildiğine dair teslim tesellüm tutanağı ile 15.04.2019 tarihli satış protokolünün dosyaya daha sonra sunulacağını, davacının, matbaalar ve diğer piyasa borçlarının davalı tarafından ödenmediğini iddia ettiğini, mahkemece sözleşmenin eki niteliğindeki borç tablosunda adı geçen matbaa ve şirketlere müzekkere yazılarak sözleşme tarihi itibariyle mevcut borçların ödenip ödenmediği hususunun sorulmasının talep edildiğini, davacının, personel kıdem tazminatı ve maaş bakiyelerinin davalı tarafından ödenmediğini iddia ettiğini, sözleşmenin eki niteliğindeki borç tablosunda belirtilen tazminat ve maaş borçlarının belirtilen miktardan çok daha fazla olduğunu, davacının hisse devrinden önce davalıya işçilerin tüm alacak kalemlerinin ödendiğini sadece kıdem tazminatı ile maaşların ödenmesi gerektiğini belirttiğini, bu durumun hisse devir sözleşmesi ile de sabit olduğunu, davalının personelden talep edenlere kıdem tazminatlarını ödemek için işlemlere giriştiğinde; personel alacaklarının sadece kıdem tazminatı olmadığını; ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti, yıllık izin ücreti, UBGT ücreti vb işçilik alacakları taleplerinin olduğunu belirttikleri ,davacının dava dilekçesinde belirtiği iş davalarına ilişkin mahkemelerinden dosyalar celp edildiğinde bu hususun açık şekilde görüleceğini ,dolayısıyla işçilerin talep ettiği ücretlerin; sözleşmenin eki niteliğindeki borç tablosunda belirtilen 345.826.00-TL'den çok daha fazla olduğunun açık olduğunu, davalı şirkete karşı ikame edilen davaların sebebinin de bu olduğunu, kaldı ki; hesaplamaya dahil edilmeyen işçilerin de her geçen gün davalı aleyhine iş davası ikame ettiklerini, dolayısıyla davalı şirket aleyhine ikame edilen bu davalar eğer mahkemelerince kabul edilecek olur ise; sözleşmenin eki niteliğindeki borç tablosunda belirtilen 345.826.00-TL'den çok daha fazla bir ücretin davalı tarafından ödeneceğinin sabit olduğunu, mahkemeden davalı şirket aleyhine ikame edilen işçilik alacaklarına ilişkin, İzmir ... İş Mah... E., İzmir ... İş Mahkemesi ...E., İzmir ...İş Mahkemesi ...E. , İzmir ...İş Mahkemesi ...E., İzmir... İş Mahkemesi ... E., İzmir ...İş Mahkemesi ... E., İzmir ... İş Mahkemesi ... E., İzmir ... İş Mahkemesi ... E., İzmir ... İş Mahkemesi ... E., İzmir ... İş Mahkemesi ... E. ve İzmir ...İş Mahkemesi ...E. sayılı dosyalarının celbinin talep edildiğini, davacının ,davalı şirkete kayyum atanması şeklinde ihtiyati tedbir talep ettiğini, talebin haksız, yersiz ve hukuki mesnetten yoksun olduğunu , dava ikame edilmeden önce davacı tarafın İzmir ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... D.İş sayılı dosyasında aynı istemli ihtiyati tedbir talep ettiğini ve talebin reddedildiğini, Türk Ticaret Kanunu'nda anonim şirketlere kayyum atanmasına ilişkin özel bir düzenlenme olmadığını, bu nedenle TMK'nın md. 403, md. 426/3 ve 427/4 hükümlerinin uygulanması gerektiğini, bu maddelerde; kayyumun hangi şartlar altında atanabileceğinin tek tek sayıldığını, madde içeriklerinden anlaşılacağı üzere anonim şirketlerde yönetim kayyımı atanmasının temel dayanak maddesinin TMK 427/4. Maddesi olduğunu, zira şirketin bir tüzel kişi olarak ticari hayatının devamı ve gerekli idari ve yönetimsel işlemlerin icra edilmesinin şirketin organları vasıtasıyla mümkün olduğunu, bu organların görev yapamaz hale gelmesi halinde ise TK 427/4 maddesi uyarınca yönetim kayyımı atanması yoluna gidilmesi gerektiğini, bununla birlikte; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu Kapsamında sermaye şirketlerine kayyım atanmasına ilişkin düzenlemelerin,

TTK 235. Maddesi ile Kollektif Şirketler,

TTK 339, 401, 403, 412 ve 441. Maddeleri ile Anonim Şirketler hakkında olmak üzere oldukça sınırlı olduğunu, 6102 sayılı TTK kapsamında şirkete mahkemece yönetim kayyımı atanmasına olanak sağlayan açık bir kanun hükmü bulunmadığını, bu konuda kanun kapsamında yer alan başlıca düzenlemenin TTK 412. Maddesi olup kanun metni; “Pay sahiplerinin çağrı veya gündeme madde konulmasına ilişkin istemleri yönetim kurulu tarafından reddedildiği veya isteme yedi iş günü içinde olumlu cevap verilmediği takdirde, aynı pay sahiplerinin başvurusu üzerine, genel kurulun toplantıya çağrılmasına şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi karar verebilir. Mahkeme toplantıya gerek görürse, gündemi düzenlemek ve Kanun hükümleri uyarınca çağrıyı yapmak üzere bir kayyım atar. Kararında, kayyımın, görevlerini ve toplantı için gerekli belgeleri hazırlamaya ilişkin yetkilerini gösterir. Zorunluluk olmadıkça mahkeme dosya üzerinde inceleme yaparak karar verir. Karar kesindir.” şeklinde düzenlendiğini ancak buradaki kayyımlığın şekil itibari ile bir yönetim kayyımlığı olmadığını, yönetim kayyımı atanabilmesi için öncelikle şirketin yönetim organından yoksun kalması ve bu yoksunluğun başka bir yolla giderilememesi gerektiği , davalı şirkete kayyum atanmasını gerektirecek bir durumun kesinlikle söz konusu olmadığını belirtmiş , öncelikle davacı tarafın kayyum atanması şeklindeki ihtiyati tedbir isteminin reddine, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Dosyanın incelenmesinde Mahkememizce yapılan yargılama sırasında 27/04/2023 tarihli celsede davacı vekilinin duruşma gün ve saatinden haberdar olduğu halde mazeretsiz olarak duruşmada hazır bulunmaması nedeniyle dosyanın HMK 150/1 maddesi gereğince işlemden kaldırılmasına karar verildiği, davacı vekili tarafından süresi içerisinde sunulan 27/07/2023 tarihli dilekçe kapsamında dosyanın yenilendiği, yenileme dilekçesi doğrultusunda duruşma günü verilerek taraflara usulüne uygun tebliğ edildiği, davacı vekilinin yeni duruşma gün ve saatinden haberdar olduğu halde mazeretsiz olarak duruşmada hazır bulunmadığı belirlenmiştir.

Toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda; davacı tarafça, davalı ...'a devredilen davalı şirket hisselerinin davacıya iadesine, davalı tarafından şirket hisselerinin devralınmasından davacıya iade edileceği tarihe kadar geçen süreçte şirketin borçlandırılmış veya zarara uğratılmış olması durumunda ortaya çıkmış zararlar dahil olmak üzere davacının sözleşme yapılması sebebi ile uğradığı fiili zarar ile yoksun kalınan kardan fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya ödenmesine yönelik olarak davalı hakkında Mahkememize dava açıldığı,

TTK 1521. Maddesi gereğince yargılamanın basit usule tabi olduğu,

HMK 320/4 maddesinde basit yargılama usulüne tabii davalarda işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dosyanın yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiğinin hüküm altına alındığı, davanın, davacı tarafça takip edilmeyerek bir kez işlemden kaldırıldığı ve söz konusu işlemden kaldırılmadan sonra da davanın davacı tarafından takip edilmediği, HMK' nın 320/4 Maddesi gereğince davanın ilk yenilemeden sonra takipsiz bırakıldığı ve aynı madde gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinin gerektiği incelenen tüm dosya kapsamı ile anlaşılmış, davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1.Davanın, ilk yenilemeden sonra takipsiz bırakılmış olduğu anlaşıldığından HMK' nın 320/4. maddesi gereğince davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA, Mahkememiz esasının bu şekilde kapatılmasına,

2.Peşin alınan harç fazla olduğundan 85,39-TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacı tarafa iadesine,

3.Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan 17.900,00-TL tek vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

4.Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına ,

Davalı tarafça yapılan 56,00 TL yargılama giderlerinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına , Dair tebliğden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar davalı vekili Av. ... in yüzüne karşı, davacı tarafın yokluğunda açıkça okunup, usulen anlatıldı.19/10/2023 Başkan ...

(e-imzalıdır)

Üye ...

(e-imzalıdır)

Üye ...

(e-imzalıdır)

Katip ...

(e-imzalıdır)

Karar Etiketleri
KALDIRILMASINA YERELHUKUK DIGER İş Hukuku 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 4721 sayılı TMK'nın 2. Maddesi; ''Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz.'' hükmü ile amir olduğunu, davacının ağır kusurlu ve kötü niyetli olması nedeniyle davanın haksız, yersiz ve kötü niyetli olduğunu, davalının sözleşmenin esaslı tüm unsurlarından doğan tüm yükümlüklerini yerine getirdiği ve getirmeye devam ettiğini, davalının şirket hisselerinin devrine ilişkin olarak ve bu hususu dekontun açıklamalar kısmında belirtmek suretiyle davacı tarafa 2 parça halinde toplam 350.000-TL ödeme yaptığını, bu ödemelere ilişkin banka dekontlarının bilahare sunulacağını, davacı tarafın 10.10.2020 tarihli dava dilekçesinde ileri sürdüğü ve davalının yerine getirmediğini iddia ettiği borçlara ilişkin olarak, davacının sözleşme tarihine kadarki SGK ve maliye vergi yapılandırmaları ile yapılandırmadan sonra sözleşme tarihine kadarki güncel SGK ve vergi borçlarının ödenmediğini iddia ettiğini, sözleşmenin eki niteliğindeki borç tablosunda vergi ve SGK borçlarının toplam 1.579.003,64-TL olduğunun belirtildiğini ancak mevcut borcun bundan çok daha fazla olduğunu, gün geçtikçe hisse devrinden önceki dönemlere ait yeni borçlar çıktığını, buna ilişkin olarak; SGK'dan ve vergi dairelerinden şirketin sözleşme tarihine kadarki borçlarını gösterir belgelerin ve şirkete ilişkin tüm kayıt/belgelerin celbinin talep edildiğini ayrıca davalının mevcut SGK ve vergi borçlarını ödediği ve ödemeye devam ettiğini, davacının, ...Nazilli Şubesine ait 31.01.2019 tarihli 50.000-TL ve 28.02.2019 tarihli 50.000-TL çeklerin vadesinde ödenmediğini iddia ettiğini, bu çeklerin vadesinde ödendiğini ve davacı tarafından tahsil edildiğini ,bu hususun ilgili bankadan sorulabileceğini, davacının , taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 3. maddesi gereğince... plakalı 2016 model Fiat Fiorino markalı araç, ... plakalı 2000 model BMC markalı kamyonet ve ...plakalı Fiat Fiorino markalı aracın 31.03.2019 tarihinde davacı tarafa devredilmesi kararlaştırılmasına rağmen devrin davalı tarafından yapılmadığını iddia ettiğini ,davalının belirtilen 31.03.2019 tarihinde araçların devri için notere gittiğini ancak araçların üzerinden şirket hisselerinin devrinden önceye ait rehin ve hacizlerin olduğunu gördüğünü ,belirtilen rehin ve hacizler nedeniyle; mezkur araçlara ilişkin devirlerin yapılamadığını ,davacının bu durumdan haberdar olduğunu , araçlara ilişkin rehin işlemlerinin davacı tarafından hisse devrinden önce yapıldığını, hisse devrine ilişkin sözleşmede araçların üstündeki rehin ve hacizlerden kesinlikle bahsedilmediğini, davacının bu işlemleri davalıdan gizlediğini ve şimdi bu durumu kendi lehine gerekçe olarak göstermeye çalıştığını, araçlar üstünde bulunan rehin ve hacizlerin davacı tarafından hisse devrinden önce yapıldığı hususunun açıklık kazanması amacıyla Emniyet Müdürlüğüne araç kayıtlarının celbi için müzekkere yazılmasının talep edildiğini, bu araçların devirleri gerçekleşemeyince tarafların, 15.04.2019 tarihli satış protokolü ile araçların bedellerini toplam 90.000,00-TL olarak belirlediğini, bu meblağa ilişkin olarak davalı tarafından 15.000-TL peşin, geri kalan 75.000-TL için 7 ayrı senet olmak üzere bono düzenlenip davacı tarafa teslim edildiğini, davalının araçların satış protokolüyle belirlenen ödemelerine devam ettiği ve hatta 2 senedi de geri aldığını, bonoların davacı tarafa teslim edildiğine dair teslim tesellüm tutanağı ile 15.04.2019 tarihli satış protokolünün dosyaya daha sonra sunulacağını, davacının, matbaalar ve diğer piyasa borçlarının davalı tarafından ödenmediğini iddia ettiğini, mahkemece sözleşmenin eki niteliğindeki borç tablosunda adı geçen matbaa ve şirketlere müzekkere yazılarak sözleşme tarihi itibariyle mevcut borçların ödenip ödenmediği hususunun sorulmasının talep edildiğini, davacının, personel kıdem tazminatı ve maaş bakiyelerinin davalı tarafından ödenmediğini iddia ettiğini, sözleşmenin eki niteliğindeki borç tablosunda belirtilen tazminat ve maaş borçlarının belirtilen miktardan çok daha fazla olduğunu, davacının hisse devrinden önce davalıya işçilerin tüm alacak kalemlerinin ödendiğini sadece kıdem tazminatı ile maaşların ödenmesi gerektiğini belirttiğini, bu durumun hisse devir sözleşmesi ile de sabit olduğunu, davalının personelden talep edenlere kıdem tazminatlarını ödemek için işlemlere giriştiğinde; personel alacaklarının sadece kıdem tazminatı olmadığını; ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti, yıllık izin ücreti, UBGT ücreti vb işçilik alacakları taleplerinin olduğunu belirttikleri ,davacının dava dilekçesinde belirtiği iş davalarına ilişkin mahkemelerinden dosyalar celp edildiğinde bu hususun açık şekilde görüleceğini ,dolayısıyla işçilerin talep ettiği ücretlerin; sözleşmenin eki niteliğindeki borç tablosunda belirtilen 345.826.00-TL'den çok daha fazla olduğunun açık olduğunu, davalı şirkete karşı ikame edilen davaların sebebinin de bu olduğunu, kaldı ki; hesaplamaya dahil edilmeyen işçilerin de her geçen gün davalı aleyhine iş davası ikame ettiklerini, dolayısıyla davalı şirket aleyhine ikame edilen bu davalar eğer mahkemelerince kabul edilecek olur ise; sözleşmenin eki niteliğindeki borç tablosunda belirtilen 345.826.00-TL'den çok daha fazla bir ücretin davalı tarafından ödeneceğinin sabit olduğunu, mahkemeden davalı şirket aleyhine ikame edilen işçilik alacaklarına ilişkin, İzmir ... İş Mah... E., İzmir ... İş Mahkemesi ...E., İzmir ...İş Mahkemesi ...E. , İzmir ...İş Mahkemesi ...E., İzmir... İş Mahkemesi ... E., İzmir ...İş Mahkemesi ... E., İzmir ... İş Mahkemesi ... E., İzmir ... İş Mahkemesi ... E., İzmir ... İş Mahkemesi ... E., İzmir ... İş Mahkemesi ... E. ve İzmir ...İş Mahkemesi ...E. sayılı dosyalarının celbinin talep edildiğini, davacının ,davalı şirkete kayyum atanması şeklinde ihtiyati tedbir talep ettiğini, talebin haksız, yersiz ve hukuki mesnetten yoksun olduğunu , dava ikame edilmeden önce davacı tarafın İzmir ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... D.İş sayılı dosyasında aynı istemli ihtiyati tedbir talep ettiğini ve talebin reddedildiğini, Türk Ticaret Kanunu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu TTK md.1521 HMK md.320/4 TTK md.339 K9663 md.3 K6102 md.412 TTK md.412 K4721 md.2 K6102 md.235 HMK md.150/1 TTK md.235
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.