9. Ceza Dairesi
9. Ceza Dairesi 2021/6351 E. , 2023/5108 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Balıkesir Cumhuriyet Başsavcılığının 06.01.2015 tarihli iddianamesi ile sanığın sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2.Balıkesir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.03.2015 tarihli ve 2015/45 Esas, 2015/139 Karar sayılı kararı ile sanığın sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun'un 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 59 uncu maddesi ile değişik 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, delil takdirinde hata yapıldığına, sanık aleyhine şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı hiçbir delil olmadığına, sanığın lehine olan delillerin dikkate alınmayıp gerekçede de yer verilmediğine, maddi hata yapıldığına, mağdurenin beyanlarında çelişkiler olduğuna, Tanık ....'nin görgüye dayalı bilgisi olmadığına ve beyanlarında çelişkiler olduğuna, tanıklar .... ve ....'nin beyanlarına neden itibar edilmediğinin gerekçede açıklanmadığına, delil olarak kabul edilen kamera kaydının olayı göstermediğine ve sanık lehine olan raporun nazara alınmadığına, mağdurenin içinde bulunduğu psikolojik durum nedeniyle sanık aleyhine beyanda bulunmuş olabileceğine, soruşturma aşamasındaki teşhis işleminde mağdurenin suçu işleyen kişinin sanık olup olmadığını hatırlamadığına söylediğine, teşhis işleminin de usulüne uygun olmadığına ve delil olarak kabul edilemeyeceğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin nazara alınması gerektiğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemenin kabulü;
1.Olay tarihinden önce sanığın Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde uzman çavuş olarak çalıştığı ve astsubaylık kursu için Balıkesir'e geldiği, yine Balıkesir'e gelen arkadaşı ....'nin da Balıkesir'e Astsubay Meslek Yüksek Okulu'nda okumak için Balıkesir'e geldiği, diğer arkadaşları ....'nin ise ziyaret amacıyla onların yanına geldiği, olay günü sanık ve arkadaşlarının gezmek amacıyla Balıkesir şehir merkezine çıktıkları, bu sırada dershanede iken hava almak için dışarı çıkan katılan mağdure ve arkadaşı Sena ile karşılaştıkları, sanığın mağdurenin yanından geçerken yanında durduğu, mağdurenin rahat geçebilmek için yan döndüğü sırada sanığın ona doğru dönerek sağ eli ile mağdurenin cinsel organını eliyle okşadığı, mağdurenin de irkilip kenara çekildiği ve "ne yapıyorsun sen" diye bağırdığı, sanığın da arkasına bakmadan yürümeye devam ettiği, sanığın bu suretle çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği katılanın samimi ifadesi, bu ifadeyi doğrulayan tanık Sena'nın anlatımı ve olayla ilgili doğrudan görüntüler kayıtlı olmamakla birlikte katılanın iddiasını doğrulayan görüntü kayıtları ile tüm dosya kapsamından anlaşıldığı belirtilmiştir.
2.Sanık suçlamayı en başından beri ret etmiş ve yanında bulunan arkadaşları tanık olarak dinlenen Gürsel ile Yalçın'ın sanıkla aynı ifadeyi verdikleri anlaşılmış ise de, olay günü dershanede arada hava almak için dışarıya çıkan, sanığı tanımayan ve sanığa suç atması için herhangi bir sebep de bulunmayan mağdurenin eylemi istikrarlı bir şekilde anlatması ve bu anlatımı tanık Sena'nın da doğrulaması dikkate alındığında sanığın savunmalarına itibar edilmemiştir. Öncelikle mağdure soruşturma sırasında sanığı olay günü kendilerinin karşısına çıkan üç kişiden biri olarak teşhis ettiği, ancak kendisine eylemi gerçekleştiren kişinin sanık olup olmadığını bilemediğini iddia etmiş ise de, duruşmada sanığı açıklıkla teşhis etmesi ve de katılanın olaydan yedi saat sonra poliste vermiş olduğu ifadesinde kendilerinin karşısına çıkan şahıslardan birisinin siyah ceketli 20-25 yaşlarında, 170-175 boylarında, esmer tenli, zayıf yapılı olduğunu, diğer kişinin beyaz kazaklı, esmer tenli, diğer kişinin ise kırmızı kazaklı, altında kot pantolon olan esmer tenli, kısa saçlı 170-175 boylarında zayıf yapılı kişiler olduğunu söylemesi ve kendisine eylemi gerçekleştiren kişinin siyah ceketli olduğunu belirtmesi ve bu ifadeden yaklaşık beş gün sonra (...) Restaurantta tespit edilen sanık ve arkadaşlarına ilişkin görüntülerin olaydan yaklaşık bir ay sonra mağdureye izlettirildiği ve görüntülerdeki şahıslarda da katılanın tarif ettiği renkte kıyafetlerin bulunduğunun tespit edildiği, bu nedenle sanıkların o an için ne giydiklerini bilmesi mümkün olmayan mağdurenin Balıkesir şehir merkezinde birlikte gezen üç kişinin binlerce varyasyon şeklinde olasılık varken renkleri birebir uyan kişileri tarif etmesi karşısında mağdurenin ve tanığın ifadelerinin samimi olduğu kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tüm dosya kapsamı ve gerekçe içeriğine göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından hükümde hukuka aykırılık bulunmamış, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Balıkesir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.03.2015 tarihli ve 2015/45 Esas, 2015/139 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.09.2023 tarihinde karar verildi.