Esas No
E. 2022/1130
Karar No
K. 2023/933
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE
Hukuk Alanı
Genel Hukuk
Aramaya Dön
BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

E. 2022/1130 K. 2023/933 T.
Karar Sonucu KABULÜNE
Resmî Atıf BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ, E. 2022/1130, K. 2023/933, T. 16.10.2023
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Daire
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Esas No
2022/1130
Karar No
2023/933
Karar Tarihi
16.10.2023
Dava Türü
DIGER
Hukuk Alanı
Genel Hukuk
Karar Sonucu
KABULÜNE
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2022/1130 Esas
KARAR NO: 2023/933
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 08/12/2022
KARAR TARİHİ: 16/10/2023

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: 16.11.2023

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin faturaya bağlı cari hesap alacağının tahsili amacı ile Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı dosyası ile 15.03.2022 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı-borçlu şirkete işbu dosyadan çıkarılan ödeme emrinin 29.03.2022 tarihinde tebliğ edildiğini, davalı-borçlu şirketin, 31.03.2022 tarihinde itiraz dilekçesi sunarak; borca ve ferilerine itiraz ettiğini, davalı-borçlunun itirazının, haksız ve kötüniyetli olduğunu, müvekkilinin alacağına kavuşmasını engellemek amacı ile yapıldığını, davalı-borçlunun, Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu haksız itirazın iptali gerektiğini, davacı müvekkili şirket ile davalı- borçlu arasında uzun yıllardır ticari alım/satım ilişkisinin mevcut olduğunu, bu ticari alışveriş sonucu müvekkili şirketin, davalı-borçlu şirketten faturalara ve cari hesabına dayalı 35.283,75 TL alacağı mevcut olduğunu, bu nedenlerle davanın kabulü ile davalı-borçlunun Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 35.283,75 TL'lik kısmı yönünden iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, tüm yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı-borçluya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalının cevap dilekçesi sunmadığı ve duruşmalara katılmadığı anlaşılmıştır.

Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin, davalı şirket aleyhine 35.283,75-TL cari hesap alacağı ve 1.855,29-TL takip öncesi faiz olmak üzere toplam 37.139,04-TL alacağının tahsili, asıl alacağa işleyecek %15,75 ticari reeskont faizi ile birlikte, vekalet ücreti ve icra masraflarının birlikte tahsili için icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde itiraz ettiğini belirterek takibin durmasına sebebiyet verdiği, icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Usulüne uygun duruşma açılmış, ön inceleme aşamasında uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.

Mahkememizce tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, dosya kapsamı belgeler ve her iki tarafa ait ticari defter ve kayıtlar incelenmek sureti ile takip tarihi itibari ile davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı konusunda bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup, bilirkişi mali müşavir ......'ın 10/07/2023 tarihli raporunda özetle; Dava konusunun, davacının, davalı ile olan ticari ilişki dolayısıyla oluşan cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatmış olduğu takibe yapılan itirazın iptali talebinden ibaret olduğu, davacı 2021,2022 yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, davacının davalı şirket ile olan cari ekstresine göre takip tarihi (21.03.2022) itibariyle davalı şirketten 44.027,05- TL alacaklı olduğu, davacının cari alacağını teşkil eden faturalardan 24.09.2021 tarihli ...... no.lu 2.573,12 TL tutarlı faturaya ait sevk irsaliyesinde teslim alan bölümünde isim veyahut imzanın bulunmadığı, mezkur fatura içeriğinin davalı yana teslimi hususunun davacının ispatına muhtaç olduğu, davacının düzenlemiş olduğu faturalara ait sevk irsaliyelerinde teslim alan bölümünde bulunan isim ve imzaların davalı yan yetkilisine ait olup olmadığı hususunda takdirin mahkemeye ait olduğnu, mahkemenin sevk irsaliyelerinde teslim alan bölümünde bulunan imzaların davalı yan yetkilisine ait olduğu yönünde kanaate varması halinde davacı yanın takip tarihi itibariyle davalı yandan 35.282,89-2.573,12 =32.709,77 TL alacaklı olduğu, neticeten davacının “16.11.2021 vade tarihli cari alacağından” dolayı takip tarihi itibariyle davalı yandan 32.709,77- TL cari alacağının bulunduğu sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. TÜM DOSYA MUHTEVİYÂTI KÜLLÎYEN TETKÎK EDİLDİĞİNDE; Dava; taraflar arasında ticari ilişki olduğundan bahisle alacak olduğuna dair yapılan icra takibine itirazın iptali davasıdır.

Öncelikle ispat müessesesini açıklamakta fayda var. Bilindiği üzere, hakim, davada hangi vakıaların ispat edilmesini tespit ettikten sonra, bu vakıaların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği sorusuyla karşılaşır; buna ispat yükü denir. Kendisine ispat yükü düşen taraf için, bu bir yükümlülük(mükellefiyet) değil, sadece bir yüktür(külfettir). Taraf kendisinin ispat etmesi gerektiği vakıayı ispat edemezse karşı taraf ve mahkeme onu mutlaka ispat etmesini isteyemez, bilakis kendisine ispat yükü düşen taraf , o vakıayı ispat edememiş sayılır.(Kuru, Medeni Usul Hukuku, 2016, sy 319)

Dava dosyamızda ispat yükü alacaklı olduğunu iddia eden davacı üzerinde olup tarafların iddiaları doğrultusunda delilleri toplanarak taraf defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına dair ihtaratlı ara karar kurulmuş inceleme günü sadece davacı defterlerini incelemeye esas olacak şekilde dosyamıza sunmuştur.

Yapılan inceleme neticesinde davacı defterlerine göre davacının davalıdan alacaklı olduğu tespit edilmiş fakat davalı defterlerini incelemeye esas olacak şekilde ibraz etmemiştir. Rapor neticesinde incelenen davacı defterlerine göre davacının davalıdan faturalar karşılığında 44.027,05- TL alacaklı olduğu anlaşılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu' nun 222/3. maddesinin 22/07/2020 tarih ve 7251 sayılı yasa ile değiştirilmeden önceki hali " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. " şeklindedir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu' nun 222/3. maddesinin 22/07/2020 tarih ve 7251 sayılı yasa ile değiştirildikten sonraki hali " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." şeklindedir. 7251 sayılı yasanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu' nun 222/3. maddesindeki değişikliği düzenleyen 23. maddesine ait Türkiye Büyük Millet Meclisi gerekçesi " Maddeyle, Kanunun ticari defterlerin ibrazı ve delil olmasına ilişkin 222 nci maddesinde değişiklik yapılmaktadır. Mevcut metne göre diğer tarafın defter kayıtlarında ilgili hususta hiçbir kayıt bulunmaması halinde, ibraz eden tarafın ticari defterindeki kayıtlar, sahibi lehine delil olarak kabul edilebilmektedir. Ticari defteri ibraz edenin tek taraflı işlemiyle oluşturduğu kayıtların, bu kayıtlardan hiçbir şekilde haberi olmayan karşı taraf aleyhine delil teşkil ediyor olması hakkaniyete aykırı sonuçlar doğurabileceği gibi hukuk güvenliği ilkesine de aykırılık teşkil edebilmektedir. Bu sebeple maddede yapılan değişiklikle, ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için öngörülen unsurlardan biri olan, diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtların “ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi” hali, madde metninden çıkarılmaktadır. Kural tersine çevrilmekte ve karşı tarafın maddede belirtilen usule uygun olarak tuttuğu ticari defterini ibraz ettiği halde ileri sürülen hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterin, sahibi lehine delil olarak kullanılamayacağı açıkça hükme bağlanmaktadır. Madde metni dışına çıkarılan “ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi” durumunun yerine, “diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi” durumu maddeye ilave edilmektedir. Buna göre ticari defterde yer alan herhangi bir kaydın, sahibi lehine delil teşkil edebilmesi için diğer tarafın ticari defterini ibraz etmemesi gerekecektir. Bu düzenlemenin hakkaniyete ve hukuk güvenliği ilkesine uygun olduğu düşünülmektedir. Zira ticari defteri ibraz edenin defterinde yer alan ve diğer tarafı muhatap alan kayıt, diğer tarafa sunulmakta ve diğer tarafın kendi defterindeki kayıtlara dayanarak karşı delilini ileri sürmesi beklenmektedir. Diğer tarafın ticari defterini ibraz etmemesi hali, ileri sürülen delili hükümden düşürecek başka herhangi bir kayda sahip olmadığı anlamına gelecektir. Belirtilmelidir ki defter ibraz etmeyen tarafın, diğer tarafın ticari defterindeki kayıtların aksini senet veya diğer kesin delillerle ispatlama hakkı saklıdır." şeklindedir.

Kanun değişikliği sonrasında madde gerekçesi içeriğinden anlaşıldığı üzere, davalı defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının HMK'nın 222/3. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu 2. maddesi ile 6100 sayılı HMK' nın 29. maddesi kapsamında dürüstlük-hakkaniyet ilkesine aykırı bir şekilde engel olduğundan, sunulmayan ticari defterlerinde de davacının alacaklı olduğuna dair kayıtların mevcut olduğu halde sunulmadığının, davacı tarafça ileri sürülen delili hükümden düşürecek başka herhangi bir kayda sahip olmadığının ve bunun sonucunda da davacı incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun kabulü gerekir.

Bu durumda davacının ticari defter kayıtları ile alacağın varlığının ispatlandığı, defterlerdeki kayıtlara göre davacı alacağının takibe konu miktardan daha fazla göründüğü, fatura teslim olgusunun artık ispatının gerekmeyeceği kabul edilerek açılan davanın kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

Yaptırılan bilirkişi incelemesine göre alacağın ticari defterlerde belli olduğu, yani likit olduğu anlaşıldığından, davalının ayrıca icra inkar tazminatına da mahkum edilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1.DAVANIN KABULÜ İLE;

-Davalının aleyhine yapılan Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİNE, -Takibin aynen DEVAMINA, -Asıl alacağın %20'sine tekabül eden icra inkar tazminatının davalıdan alınarak DAVACIYA ÖDENMESİNE,

2.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gerekli 2.410,23-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 416,86-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.993,37-TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAD KAYDINA,

3.Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 1.322,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,

4.Davacının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 17.900,00-TL ücreti vekaletin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,

5.Davacı tarafından ödenen 80,70-TL başvurma harcı, 416,86-TL peşin harç, 1.645,00-TL tebligat ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.142,56-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

6.Gider avansından artan olur ise karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,

Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/10/2023 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

İlgili Mevzuat & Etiketler
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog