9. Ceza Dairesi
9. Ceza Dairesi 2023/7624 E. , 2023/6748 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
Sanık müdafiinin usulüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 291 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen kanunî süre içerisinde dosyaya özgülenebilecek temyiz sebebi içermeyen dilekçe ile temyiz isteminde bulunduğu anlaşılmıştır.
Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükümlerin; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.12.2021 tarihli ve 2021/208 Esas, 2021/486 Karar sayılı kararı ile, sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarına teşebbüs suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 35 inci maddesi uyarınca 12 yıl hapis cezası, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (f) bendi ve 109 uncu maddesinin beşinci fıkrası uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 11.03.2022 tarihli ve 2022/160 Esas, 2022/347 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurusunun çocuğun nitelikli cinsel istismarına teşebbüs suçundan kurulan hüküm yönünden esastan reddine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküm açısından ise istinaf başvurusunun hükümdeki mahkûmiyete dair bölümün çıkarılarak yerine sanığın bu suçtan beraatine karar verilmesi suretiyle düzeltilerek esastan reddine, sanık müdafiinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
3.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesi kararının sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 26.10.2022 tarihli ve 2022/9344 Esas, 2022/9519 Karar sayılı kararı ile, İlk Derece Mahkemesi kararının istinaf edilmesi üzerine, başvurunun kanunî süresinde yapılıp yapılmadığının 5271 sayılı Kanun'un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca dosya üzerinde gerçekleştirilen ön inceleme neticesinde verilen kararla tespit edilip, anılan maddeye göre Bölge Adliye Mahkemesince verilen istinaf başvurusunun süre yönünden reddine dair kararın itiraz kanun yoluna tabi olduğu ve kanunda yazılı bu usul dışında mahkemece esasa ilişkin hükümle birlikte süreden ret kararı verilmesinin yapılan işlemin mahiyeti ile kanun yolunu değiştirmeyeceği nazara alındığında, mahkemece süre yönünden verilen ret kararına yönelik itirazla ilgili kanun yolu işletildikten sonra verilecek karar da nazara alınarak dosyanın esası hakkında karar verilmesi gerekirken yapılan istinaf incelemesi neticesinde esasa dair kurulan hükümle birlikte sanık müdafiinin kanunî süresinden sonra yaptığı istinaf başvurusunun da reddedilmesinin kanuna aykırı olduğundan bahisle bozulmasına karar verilmiştir.
4.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 24.02.2023 tarihli ve 2022/1381 Esas, 2023/322 Karar sayılı kararı ile, sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarına teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 35 inci maddesi uyarınca 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
5.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 22.05.2023 tarihli ve 9-2023/53682 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Sanığın mağdureyi cami tuvaletine kilitlemek suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediğine, mağdurenin beyanlarının samimi olduğuna, mağdure ile sanık arasında husumet bulunmadığına, sanık hakkında takdiri indirim uygulanmaması ve en üst hadden ceza verilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Mağdure beyanı, tanık beyanları ve kamera görüntüleri nazara alındığında sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan da cezalandırılması gerektiğine, diğer atılı suçtan ise hakkında takdiri indirim yapılmaksızın karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
Bölge Adliye Mahkemesince, "olay tarihinde mağdurenin sanık ... tanıklar ile buluşup birlikte alkollü içki içtikleri, mağdurenin fenalaşıp yakındaki caminin tuvaletine gitmesi üzerine sanığın arkadan gittiği, tuvalet ve lavabo kısmının kapısını kapatmak suretiyle yerde yatar vaziyetteki mağdurenin üzerine çıkan sanığın mağdureyi dudağından öptüğü, bir süre sonra içeriye bir kız çocuğu ile erkeğin girdiği, erkek şahsın sarılarak kızı öpmeye çalıştığı, kızın rıza göstermeyip direndiği, sanığın kızı öpmeye çalıştığı, kızın izin vermeyip başını öne eğdiği, bunun üzerine sanığın kız çocuğunun saçından tutup geriye doğru çekerek öpmeye çalıştığı ve kızı yere yatırmak için kuvvet uyguladığı, kızın direndiği, kızın ayakta güçlükle durduğunun görüldüğü, sanığın kızı yere yatırmaya çaba sarf ettiği ve yatırdığı, üstüne çıktığı, alt eşofmanını kalça kısmı çıplak kalacak şekilde aşağıya sıyırdığı, diğer kıyafetlerini çıkarmaya çalıştığı, yerdeyken mağdurenin üzerine yattığı daha sonra 4 kişinin gelip kıza müdahale ettikleri ve yardımcı oldukları, sanığı engelledikleri, sanığın onlara bıçak çekerek tepki gösterdiği, tanıkların ambulans çağırmaları üzerine mağdurenin hastaneye kaldırıldığı ve soruşturma başladığı" kabul edilmiştir.
Ayrıca kendiliğinden cami tuvaletine giden mağdurenin peşinden giden sanığın mağdureye saldırıp rızası dışında yukarıda belirtilen şekilde cinsel davranışlarda bulunduğu, eylemlerine devam ederken haklarındaki soruşturma evrakı tefrik edilen tanıklar ..., ..., ..., ...'un yanlarına gelip mağdureye yardım etmeleri ve sanığı engellemeleri nedeniyle sanığın eylemini tamamlayamadığı, tanıkları engel olmamaları için bıçakla tehdit ettiği, mağdurenin alt kıyafetlerini kısmen sıyırmak ve mağdureyi soyundurmaya çalışmak suretiyle, organ sormak suretiyle cinsel istismarda bulunmayı amaçladığı ancak tanıkların gelip engel olması nedeniyle icra hareketlerini tamamlayamadığı, mağdurenin genital muayenesinde cinsel suç bulgusu tespit edilemediğine ilişkin doktor raporununda bu durumu doğruladığı, bu nedenle eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı Bölge Adliye Mahkemesince kabul edilmiştir.
Sanığın alıkoyma eyleminin cinsel istismarı teşebbüs eylemi ile sınırlı olduğu, mağdurenin tuvalete kendiliğinden gittiği, sanığın istismar süresini aşacak bir biçimde mağdureyi olay yerinde tutmadığı Bölge Adliye Mahkemesince kabul edilerek unsurları oluşmadığından sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraatine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
Sanık müdafiinin usulüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 291 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen kanunî süre içerisinde dosyaya özgülenebilecek temyiz sebebi içermeyen dilekçe ile temyiz isteminde bulunduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle Tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
B. Sanık Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmanın toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Sanık Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarına Teşebbüs Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmanın toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2.Mağdurenin aşamalardaki ifadeleri, savunma ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında, Bölge Adliye Mahkemesince sanığın on beş yaşından küçük mağdureye organ sokmak suretiyle nitelikli cinsel istismarda bulunmaya teşebbüs ettiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmayıp, mevcut haliyle sabit olan eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde düzenlenen çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek aynı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 35 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
3.Yukarıda açıklanan nedenle Tebliğnamedeki onama görüşüne iştirak edilmemiştir. V. KARAR
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin vakî temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle, REDDİNE,
B. Sanık Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 24.02.2023 tarihli ve 2022/1381 Esas, 2023/322 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekili ile katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
C. Sanık Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarına Teşebbüs Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenle, katılan mağdure vekili ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 24.02.2023 tarihli ve 2022/1381 Esas, 2023/322 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca takdîren Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.10.2023 tarihinde karar verildi.