Esas No
E. 2023/10264
Karar No
K. 2023/6758
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Cinsel Suçlar

9. Ceza Dairesi         2023/10264 E.  ,  2023/6758 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI: 2020/441 E., 2020/410 K.
SUÇ: Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.12.2019 tarihli ve 2017/221 Esas, 2019/462 Karar sayılı kararı ile sanığın;

a)Katılan mağdure ...'ye yönelik çocuğun cinsel istismarı suçundan 6545 sayılı Kanunla değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (c) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 13 yıl 12 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

b)Katılan mağdure ...'ya yönelik çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 10.06.2020 tarihli ve 2020/441 Esas ve 2020/410 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan mağdure ... vekili, katılan Bakanlık vekili, o yer Cumhuriyet savcısı ile sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

3.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesi kararının katılan mağdure vekili ve katılan Bakanlık vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 13.04.2022 tarihli ve 2021/19595 Esas, 2022/3515 Karar sayılı kararı ile mağdure ...'ye yönelik kurulan hükmün, sonuç cezanın 14 yıl 22 gün yerine 13 yıl 12 ay 22 gün olarak belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayini hususunda temyiz dilekçelerinde herhangi bir temyiz sebebi gösterilmemesi nedeniyle bu durumun 5271 sayılı Kanun'un 294 üncü maddesinin birinci fıkrası nazara alınarak bozma nedeni yapılamayacağı eleştirisi ile onanmasına; mağdure ...'ya yönelik kurulan hükmün ise İlk Derece Mahkemesince Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141 ve 5271 sayılı Kanun'un 230 uncu maddesinde belirtildiği şekilde gerekçe içermeyen karar verilmesi karşısında, anılan hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi suretiyle aynı Kanun'un 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (g) bendine muhalefet edilmesi nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20.Ceza Dairesine gönderilmesine karar verilmiştir.

4.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 09.06.2022 tarihli ve 14-2021/19132 sayılı İtiraznamesi ile mağdure ...'ye yönelik kurulan hükme ilişkin verilen onama kararına münhasır olmak üzere itiraz yoluna gidildiği, sonuç cezanın eksik hesaplanmasına yönelik temyiz sebebinin bulunduğu, dolayısıyla bu durumun eleştiri konusu yapılmak yerine bozma nedeni yapılabileceği ileri sürülerek Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 13.04.2022 tarihli ve 2021/19595 Esas, 2022/3515 Karar sayılı onama kararına itiraz edilmiştir.

5.Yargıtay 9.Ceza Dairesinin 05.10.2022 tarihli ve 2022/9106 Esas, 2022/8640 Karar sayılı kararı ile Dairenin onama ilamı usul ve kanuna uygun görülüp,

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ileri sürülen itiraz nedenleri yerinde görülmediğinden reddiyle Yargıtay Ceza Genel Kurulunca incelenmesi için dosyanın Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine karar verilmiştir.

6.Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.05.2023 tarihli ve 2023/9-41 Esas, 2023/247 Karar sayılı kararı ile katılan mağdure vekili ile katılan Bakanlık vekilinin ayrı ayrı temyiz dilekçelerinde sanık hakkında alt hadden ceza verilmesi ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayin edildiğine dair temyiz nedenine yer verdikleri, eksik ceza tayinine dair temyiz nedeninin hesap hatası sonucu sonuç cezanın eksik belirlenmesi hususunu da kapsadığı değerlendirilerek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının kabulüne, Yargıtay 9.Ceza Dairesinin 13.04.2022 tarihli ve 2021/19595 Esas, 2022/3515 Karar sayılı onama kararının kaldırılmasına, dosyanın katılan mağdure vekili ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz başvurularının incelenmesi için Yargıtay 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdii edilmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Sanığın eylemini vücuda organ sokmak şeklinde gerçekleştirdiğine, azami hadden ceza tesis edilerek meydana gelen zarar nazara alınarak takdiri indirim hükmünün uygulanmaması gerektiğine ilişkindir.
B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Sanığın mağdureye ...'ye yönelik eylemini organ sokma suretiyle gerçekleştirdiğine, alt sınırdan eksik ceza tayin edilerek takdiri indirim hükmünün uygulanmasının yerinde olmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesi, "...Sanığın öz kızı ... ...'ya yönelik eylemi açısından ... ...'nın 10/12/2003 doğumlu olduğu, sanığın kendisine cinsel organını ilk sürtme eyleminin 9 yaşında iken yaz aylarında olduğunu belirttiği, bu tarihin de 2013 yılına tekabül ettiği, yine ikinci sürtünme eyleminin 5.sınıfta iken 11 yaşında iken olduğunu belirttiği, yine mağdurun tutarlı anlatımına göre son eylem olan sanık ile sırtı dönük yatarken sanığın cinsel organını kendisinin cinsel organına sokmak istediğini ancak kıpırdaması nedeniyle sokamadığını belirttiği eylemin ise 2016 yılı eylül ayına tekabül ettiği, bu eylemin de mahkemece vücuda organ sokmaya teşebbüs olarak değerlendirilmediği, yine sürtünme olarak değerlendirildiği ve cinsel istismar boyutunda kaldığı..." şeklindeki gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar vermiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE

1.Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, İlk Derece Mahkemesinin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdiriyle anılan hükme ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı nazara alındığında yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.

2.Sanık hakkında atılı suçtan dolayı 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, üçüncü fıkrasının (c) bendi ve 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenen 16 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası üzerinden aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile 1/6 oranında indirim yapıldığında 14 yıl 22 gün yerine 13 yıl 12 ay 22 gün hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle sonuç cezanın eksik belirlenmesi, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen bir hukuka aykırı olarak kabul edilmiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılan mağdure vekili ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 10.06.2020 tarihli ve 2020/441 Esas, 2020/410 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin verdiği yetki uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükümde 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrasının uygulandığı fıkrada yer alan " ..13 yıl 12 ay 22 gün...." ibaresinin çıkartılarak yerine "..14 yıl 22 gün ..." ibaresinin eklenmesi suretiyle Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.10.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.