8. Ceza Dairesi
8. Ceza Dairesi 2023/2866 E. , 2023/9703 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Ardahan Cumhuriyet Başsavcılığının 25.06.2013 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında mağdurlara karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ayrı ayrı cezalandırılması talebiyle dava açılmıştır.
2.Ardahan Asliye Ceza Mahkemesinin 09.04.2015 tarihli kararı ile sanık hakkında üç mağdura karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 5 ay 5 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3.Ardahan Asliye Ceza Mahkemesinin 09.04.2015 tarihli kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 27.04.2022 tarihli kararı ile mağdur sayısınca suç oluşması, suç vasfında hataya düşülmesi ve 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendinin uygulanmaması ile (f) bendinin gösterilmemesi nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
4.Ardahan Asliye Ceza Mahkemesinin 12.04.2023 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mağdur ...'e yönelik 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) ve (e) bentleri, 62 nci maddesi uyarınca 3 yıl 7 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, mağdur ...'ye yönelik 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) ve (f) bentleri, 62 nci maddesi uyarınca 3 yıl 7 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, mağdur ...'a yönelik 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve sonuç olarak 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son hükmü gereği sanığın 2 yıl 5 ay 5 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafiinin temyiz isteği;
1.Hükmün gerekçesiz olduğuna,
2.Çelişkili mağdur beyanlarına dayanılarak hüküm kurulduğuna,
3."Şüpheden sanık yararlanır" ilkesinin uygulanmadığına,
4.Atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, sanığın ikna yöntemini kullanması nedeniyle hukuka aykırılık unsurunun gerçekleşmediğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
1.Dava konusu olay, sanığın mağdurlara yönelik cebir kullanmak suretiyle hürriyetlerinden alıkoyduğu iddiasına ilişkindir.
2.a. Mağdur ...'ın, sanığın, olay esnasında ablasını önce hortumla vurmaya başladığını, kendisinin araya girdiğini, Iğdır'a dönmek üzere eşyalarını hazırladığı sırada sanığın kendilerine "evden gidin geldiğimde evde olursanız sizi öldürürüm" dediğini, taksi ile Kars iline doğru yola çıkmışken sanığın başka bir taksi ile arkalarından gelip kendilerini yakaladığını ve zorla araçtan indirdiğini, tekrar Ardahan'a ... Köyüne varmadan bilmedikleri bir dağda taksicinin indirdiğini, burada küçük bir barakanın olduğunu, sanığın ablasını arazideki bir dereye doğru götürdüğünü ve taş sopa ile dövdüğünü, bu arada kendisine de sopa ile vurduğunu, kendisini vururken kucağında da 10 aylık kızının olduğunu, ona da sopa ile vurduğunu, kendisinin kaçıp köye geldiğini beyan ettiği,
b)Mağdur ...'in, sanığın hortum ile kendisine vurmaya başladığı sırada kardeşi ...'ın araya girerek kendisini kurtardığını, sanığın evden ayrılırken "evden gidin geldiğimde evde olursanız sizi öldürürüm" dediğini, kız kardeşi ile taksi ayarladıklarını, Kars iline 15 dakika kala sanığın arkadan başka bir taksi ile gelip kendilerini zorla araçtan indirdiğini ve diğer taksiye bindirdiğini, Ardahan'a geri getirip ... Köyüne varmadan bilmediği bir dağda kendilerini indirdiğini, kendisine "hadi önüme düş" dediğini, korkudan önüne düşüp gittiğini, kız kardeşinin de arkadan geldiğini, sanığın kendisine bir arazide taş sopa ile saldırdığını, sopa üzerinde kırılana kadar kendisini dövdüğünü, sonra da kız kardeşi ...'ı ve kucağındaki 10 aylık ...'ye vurduğunu, kardeşinin sanığın elinden kurtulup kaçtığını, kendisinin kaçamadığını, bir süre daha darp ettiğini, sanığın kız kardeşinin kaçarken birisini aradığını gördüğünü, peşine düştüğünü ancak bulamadığını, o gün gece saat 02.00'ye kadar kendisini arazide dövdüğünü, kanaması olunca taksiye bindirdiğini ve köydeki eve getirdiğini beyan ettiği belirlenmiştir.
3.Ardahan Devlet Hastanesinin 23.06.2013 tarihli raporları ile;
a)Mağdur ...'nin, sağ yanakta 1 cm ve 3 cm ebatlarında çizik bulunduğu, yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilir nitelikte olduğu,
b)Mağdur ...'ın, sol gluteal bölgede 10 x 30 cm'lik ekimoz, sol baldır arka kısmında 15 x 5 cm'lik ekimoz bulunduğu, yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilir nitelikte olduğu,
c)Mağdur ...'in, başta yaygın hassasiyet, sol alında 6 adet 3 cm'lik çizik, sol kürek kemiği üzerinde 20 x 30 cm'lik ekimoz, sol omuz üzerinde 2 adet 10 x 2 cm'lik ekimoz, sağ kürek kemiği üzerinde 3 adet 20 x 3 cm'lik şerit şeklinde ekimoz, sağ el sırtında 0.5 cm'lik çizik, sol uyluk arka kısmında 40 x 30 cm'lik ekimoz, sağ uyluk arka kısmında 10 x 5 cm'lik ekimoz bulunduğu, yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilir nitelikte olduğu belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
1.Mağdurların soruşturma aşamasındaki birbiriyle tutarlı anlatımları ve bu anlatımları destekleyen doktor raporları ve sanığın kısmi ikrarı ile dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanığın mağdurları cebir ve silahtan sayılan aletler kullanmak suretiyle hürriyetlerinden alıkoyduğunun anlaşılması karşısında, sanık hakkında kurulan hükümlerde bir isabetsizlik görülmemiştir.
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
3.Sanık hakkında kurulan hükümde,1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son hükmü uyarınca kazanılmış hak nedeniyle cezasının 2 yıl 5 ay 5 gün hapis cezası üzerinden infaz olunacağının belirtilmesi ile yetinilmesi gerekirken, sonuç cezanın 2 yıl 5 ay 5 gün hapis cezası olarak belirlenmesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir. V. KARAR
Gerekçe bölümünde (3) numaralı bentte açıklanan nedenle Ardahan Asliye Ceza Mahkemesinin 12.04.2023 tarihli kararına yönelik sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm fıkrasının dördüncü bölümünde yer alan "SONUÇ OLARAK 2 YIL 5 AY 5 GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA" ibaresinin çıkarılarak yerine "1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca kazanılmış hak nedeniyle sanığın cezasının 2 yıl 5 ay 5 gün hapis cezası üzerinden İNFAZINA" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.12.2023 tarihinde karar verildi.