Aramaya Dön

14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2023/464
Karar No
K. 2023/938
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Sigorta Hukuku

T.C.

İSTANBUL

14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2023/464 Esas
KARAR NO: 2023/938 Karar
DAVA: Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)
DAVA TARİHİ: 13/07/2023
KARAR TARİHİ: 28/11/2023

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu dava dilekçesini özetle; Davalı ... ... Sigorta Şirketi uhdesinde sigortalı ... plakalı sayılı araç ile müvekkil ...'ya ait ... plakalı araç 24/04/2015 tarihinde kaza yaptığını, bu kaza neticesinde .... Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/... esas sayılı dosyada 06/07/2018 tarihli karar uyarınca müvekkili adına ... İcra Dairesi 2018/... esas sayılı icra takibi ile 10.000,00 TL hasar bedeli ve 5.006,95 TL temerrüt faizi olamak üzere toplam 15.006,95 TL ödendiğini, söz konusu melağ ve faizi ile müvekkilimizin alacağı vaktinde tahsil edemediğinden ekonomik şartlarda farkın yüksek olduğunu, müvekkilinin zorunlu mali mesuliyet sigortasından kaynaklı alacığını vaktinde tahsil edememesinden kaynaklanan TBK md. 122 uyarınca uğradığı munzam zararının belirsiz alacak davası hükümlerince, zarara miktarı belli olduğundan artırılmak üzere şimdilik 10,00 TL üzerinden karşılanmasına, vekalet ücreti ve yargılama giderinin davalıya yüklenmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu cevap dilekçesini özetle; Dava konusu kazaya karıştığı ifade edilen ... plakalı aracın sigortalı şirket tarafından tanzim edilen 11/07/2014-2015 zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, davacının talepleri zamanaşımına uğradığını, müvekkil şirketin yalnızca sigortalının kusuru ve poliçe teminat limitleri bakımından sorumluluğu olduğunu, dava konusu kaza kapsamında teminat dahilinde bulunan zararın karşılandığını, zamanaşımı sebebiyle davanın reddini, müvekkil şirket yapılan ödemelerle poliçeden kaynaklı sorumluluğunu giderdiğinden davanın reddini, teminat dışı olan munzam zarar taleplerinin reddi, davacı tarafın iddiasını somut delillerle ispatlayamadığından davanın reddini, teminat dışı olan sair gider taleplerinin reddini, haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini, mahkeme masraf ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenilmesin talep etmiştir.

Dava TBK 122. maddesinde düzenlenen aşkın zarar istemine ilişkindir. 6098 sayılı TBK.nın aşkın zararı düzenleyen 122. maddesinde “Alacaklı, temerrüt faizini aşan bir zarara uğramış olursa, borçlu kendisinin hiçbir kusuru bulunmadığını ispat etmedikçe, bu zararı da gidermekle yükümlüdür. Temerrüt faizini aşan zarar miktarı görülmekte olan davada belirlenebiliyorsa, davacının istemi üzerine hâkim, esas hakkında karar verirken bu zararın miktarına da hükmeder.” Şeklinde düzenleme yapılmıştır.

Kanun hükmünün açık lafzından da anlaşılacağı üzere, munzam zarar; borçlunun temerrütü nedeniyle uğranılmış olan ve temerrüt faizini aşması nedeniyle borçlu tarafından karşılanmayan zarardır. Alacaklı, temerrüt nedeniyle uğradığı ve temerrüt faizini aşan bakiye zararının borçludan tahsilini talep edebilir. Munzam zarar sorumluluğu, kusur sorumluluğuna dayanır. Kural olarak munzam zarar alacaklısı, öncelikle temerrüde uğrayan asıl alacağının varlığını, bu alacağın geç veya hiç ifa edilmemesinden dolayı temerrüt faizi ile karşılanmayan zararını, zarar ile borçlu temerrüdü arasındaki uygun illiyet bağını ispat etmekle yükümlüdür. Diğer bir anlatımla fiilen uğranılan zararın somut veri ve belgelerle tevsik edilmesi gerekir. Zira munzam zarar, alacaklının öz varlığından, ekonomik ve sosyal faaliyetlerinden, toplum içerisindeki statüsünden, başına gelen olaylardan kaynaklanan, somut olgular nedeniyle uğramış olduğu fiili zarardır (HGK'nın 31.10.2007 tarih ve 2007/11- ... E.-2007/... K. ilamı).

Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde,

Davacı tarafından 24/04/2014 tarihinde meydana gelen trafik kazasında hasar bedeline ilişkin alacağın .... Asliye Ticaret mahkemesinin 06/07/2018 tarihli kararı neticesinde 10.000 TL hasar bedeli ve 5.006,95 TL faiz olmak üzere toplam 15.006,95 TL olarak ödendiği, davacı tarafın faizi aşan zararı talep ettiği anlaşılmıştır.

Davacı tarafından faizi aşan munzam zararının tazmini talep edilmiş ise de yerleşik Yargıtay içtihatları da nazara alındığında TBK’nın 122. maddesinde karşılanması öngörülen faizi aşan aşkın (munzam) zararın, genel ekonomik olumsuzlukların (ülkede cari enflasyon oranı, yüksek ve değişken döviz kurları, mevduat faizleri, paranın satın alma gücünde meydana gelen azalma) dışında davacının durumuna özgü somut vakıalarla ispatlanması gerekir. Burada kanıtlanacak olgular; ekonomik şartlar sonucu ortaya çıkan olumsuzluklar gibi genel ve soyut hususlardan ziyade geç ödeme nedeniyle davacının kendisinin, şahsen ve somut olarak uğradığı zarardır. Davacının sadece yüksek enflasyon, serbest piyasadaki faiz oranlarının yüksek oluşu hususları alacaklının faizi aşan zarar iddiasına ilişkin ispat yükünü ortadan kaldırmayacağı, davacının kendi duruma özgü şekilde somut olarak zararını ispat etmesi gerektiği, (Yargıtay HGK., 2021/11-938E., 2022/401K; Yargıtay 11.HD., 2019/101 E., 2022/7803K.,. Yargıtay 11. HD., 2021/4165E., 2022/8361K. Yargıtay 11.HD., 2021/4970 E. , 2022/8362 K.), davacının somut olarak gerçek zararını ispata yönelik delil sunmadığı, bunun yanında davacı İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/288 Esas sayılı dosyası ile geçirilen safahat kapsamında davanın makul süreden fazla bir sürede sonuçlanması nedeniyle hak ettikleri tazminata geç ulaştıklarından bahisle munzam zarar isteğinde bulunsa da yargılamanın uzun sürmesi davalının sorumluluğunu gerektiren bir neden sayılamayacağından (İzmir BAM., 4.HD., 2018/2276E., 2019/153K. ve bu kararı onayan Yargıtay 4.HD., 2021/16775E., 2021/4920K.) bunun dışında somut bir zarar oluştuğunu gösteren delil de bulunmadığına göre, davacı yanca munzam zarar isteminin ispatlanamadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davanın reddine,

2.Kafi miktarda harç alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığını,

3.Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-13-14 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.120,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,

4.Davalı taraf kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince 10,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

5.Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,

6.Tarafların gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog