Esas No
E. 2020/2096
Karar No
K. 2023/1572
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KALDIRILMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2020/2096 Esas

KARAR NO: 2023/1572

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 20/11/2019

NUMARASI: 2016/235 E. - 2019/1103 K.

DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 14/12/2023

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:

ASIL DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Şirketin muhasebe işlemleri için muhasebe müdürü davalı ...'ye 12/03/2015 tarihinde vekaletname verildiğini, ancak vekilin bazı hatalı işlemlere yöneldiğinin tespit edilmesi üzerine 14/10/2015 tarihinde azledildiğini, söz konusu azil namenin 15/10/2015 tarihinde bizzat kendi imzasına tebliğ edildiğini, azledilme durumunun Türkiye genelinde yayın yapan ulusal gazetelerde ilan edilerek üçüncü kişilerin bilgisine sunulduğunu, azledilen vekilin müvekkilinden habersiz olarak şirket adına ... Bank İkitelli Şube Müdürlüğünden, ... Bankası Beykent Şube Müdürlüğünden ve ... Bankası Hadımköy Şube Müdürlüğünden çek karnesi aldığını ve bu karnelere ait çekleri imzalayarak irtibat içinde bulunduğu kişiler eliyle piyasaya arz ettiğinin öğrenildiğini, azledilen vekil hakkında sahtecilik eyleminden dolayı suç duyurusunda bulunduğunu, Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 20I5/39744 soruşturma sayılı dosyası ile takibat başlatıldığını, soruşturma dosyasındaki ifadeler incelendiğinde suç nitelikli eylemler ile müvekkiline ne denli zarar verildiğinin anlaşılacağını, ...'dan alınan çeklerden ... numaralı olan 40.000 TL bedelle doldurulup bankaya ibraz edilmesi üzerine menfi tespit talebiyle dava açmak gerektiğini, takibe konu çekin müvekkil şirket yetkilisinin imzasını içermediğini, çekteki imzanın müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını, sahtecilik iddiasının mutlak def'ilerden olduğunu ve herkese karşı ileri sürülebileceğini, yetkisiz kişi ile yapılan işlemin müvekkilini sorumluluk altına sokmayacağını, davalı lehtarın iyi niyet savunmasında bulunamayacağını, HMK m. 208/4 gereğince sahte imzanın sahibi ...'nün de davalı olarak gösterildiğini, HMK m. 209 gereğince teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ettiklerini, çekin ciro silsilesi bilinmediğinden diğer cirantalara karşı davalı sıfatı ile dava açma hakları veya dahili davalı olarak davaya dahil etme haklarını saklı tuttuklarını beyanla , davalı ... lehtar ve hamili göründüğü ... Beykent Şubesi'nin 12/12/2015 keşide tarihli, ... nolu ve 40.000 TL. bedelli çekten dolayı davalılara borçlu olmadıklarının tespitine ve davaya konu çekin müvekkiline teslimine, dava konusu çekin %20' sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatlarına hükmedilmesine, dava sonucu verilecek karar kesinleşinceye kadar müvekkili hakkında açılacak icra takibinin, ihtiyati tedbir yolu ile teminatsız olarak durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

BİRLEŞEN DAVALAR Birleşen Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/877 esas 2016/196 karar sayılı dosyasında aynı çek nedeniyle aynı davacı tarafından farklı davalılar aleyhine menfi tespit davası açıldığı, Aynı Mahkemenin 2016/593 esas 2017/262 karar ve Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/496 esas 2016/460 karar sayılı dava dosyalarında, dava konusu, sebebi ve taraflarının aynı olduğu davanın açıldığı, bu davaların eldeki dava dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği görülmüştür.

CEVAP Davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin ... tarafından ciro edilmiş olan, keşidecisi ... İnşaat, 12/02/2016 tarihli ... çek numaralı, 40.000TL bedelli çekin karşılıksız çıkması sonucunda İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile takip başlattığını, davacının iş bu davayı açtığını, her ne kadar davaya konu çekin tanzim ve ibraz tarihi 12/02/2016 olarak gözükse de müvekkili şirket tarafından takibe konu çekin 02/06/2015 tarihli tahsilat makbuzu karşılığında teslim alındığını, yani çekin keşide ve teslim alma tarihi, davacı şirket muhasebe müdürü ...'yü azletmesinden önceki tarihe ait olduğunu, müvekkilinin söz konusu ilişkide çekin meşru hamili olmak ile birlikte iyiniyetli üçüncü kişi olduğunu beyanla davanın reddine ve davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

Birleşen Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/877 esas 2016/196 karar sayılı dosyasında davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının kötü niyetli olduğunu, davacının asıl niyetinin şirket muhasebecisi olan diğer davalılardan ... tarafından piyasaya sürülen çeklerin ödenmesinin engellenmesi yönünde olduğunu, ...'nün yaklaşık 10 yıldır davacı şirkette çalışmakta olduğunu ve muhasebe işlemleri için belirtilen tarihten önce de imzaya yetkili çalışan olduğunu, davacının sahtecilik iddiasının da yerinde olmadığını, yürütülen soruşturmayı bu davaya esas göstermesinin hukuken uygulanabilir olmadığını, kaldı ki söz konusu soruşturmanın halen devam etmekte olduğunu ve şikayet edilenler hakkında herhangi bir ceza davasının açılmadığını, çekteki imzanın sahte olmadığını, davalılardan ...'ye ait olduğunu, ... tarafından piyasaya bugüne kadar şirket adına bir çok çek sürülmesinin ve bunun davacı tarafından bilinmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılamaya ve toplanan delillere göre; davanın kısmen kabulü ile; ... Beylikdüzü Şubesine ait, keşidecisi ... Güm. Nak. Hiz. ve Tic. Ltd. Şti., lehdar ... yan. San. ür. Ltd. şti olan, 12/02/2016 keşide tarihli, 40.000TL bedelli, ... no'lu çek yönünden davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine,İcra inkar tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ... işletmeciliği vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davalı şirkete ... San. Tic. Ltd. Şti. Tarafından ciro edilmiş olan, keşidecisi ...hiz.ve Tic. Ltd. Şti. Keşide tarihi 12/02/2016 çek numarası ..., çek tutarı 40.000,00 TL olan çekin müvekkili firma tarafından bankaya ibraz edilmiş olup karşılıksız çıktığını, akabinde müvekkili şirketin İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...

E. Sayılı dosyası ile kambiyo senedine dayalı takip başlatıldığını, davacının ise yerel mahkemede açılan dava ile borçlu olmadıklarının tespitini talep ettiğini, Davanın ispatı yönünde başka delillere dayanma haklarını kullanarak ibraz belgesini ve ... Bankasına kredi teminatı amaçlı olarak 11/06/2015 tarihinde ilgili çeki bu bankaya teslim ettiklerine dair alındı belgesine dayandıklarını, bu belgenin Mahkeme tarafından bankadan istenilmiş olup gelen yazı cevabında sehven 11/06/2016 tarihi yer aldığını, bu tarihte bankadan çek teslim bordrosu alınmasının imkansız, hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, o tarih itibariyle işbu davanın açıldığını, Banka tarafından yapılan bu hatanın düzeltilmesi için yerel mahkemece bankaya tekrar müzekkere yazılmış fakat yazı cevabı gelmeden hazırlanan bilirkişi raporuna göre karar verilmiş olduğunu, çekin bankaya teslim edildiği tarihin 11/06/2015 olduğunu, imza sahibi ...'nün vekalet ilişkisine dayanarak davacı şirketin çek düzenlemeye yetkili şirket çalışanı olduğunu, ...' nün şirket tarafından azlinin 14/10/2015 tarihinde gerçekleştiğini, dolayısıyla keşidecinin, şirketi temsil yetkisinin bu tarihlere göre belirlenmesi gerektiğini, çekin ileri tarihli olarak düzenlenebileceğini ve keşidecinin şirketi temsil yetkisinin tahsilat makbuzuna veya somut olayda da ileri tarihli olarak düzenlenmiş ve de tahsilat makbuzu ve çek teslim bordrosuna göre şirket adına çek düzenleme yetkisi olan kişi tarafından keşide edilmiş bir çek söz konusu olduğunu, Müvekkilinin ilgili çekin ciro yoluyla iyi niyetli 3. lehdarı olduğunu, çekle ilgili esasa girildiğinde çekin "illiyetten mücerret", hukuki ve resmi bir belge olduğunu, çeki keşide eden imza sahibi nama veya hamiline bu çeki yazmakla ve imzalamakla çek üzerinde gösterilen meblağ kadar borcu kayıtsız şartsız kabul etmekte olduğunu, çekte alacaklı ile yani hamil ile keşideci arasında borca ilişkine dayanak aramanın çek yasasını ve çekin hukuki niteliğini yok saymak demek olduğunu, çek şekil şartları yasaya uygunsa ve imza inkarı ispatlanamamışsa kayıtsız şartsız bir ödeme aracı olduğunu, keşidecinin ancak şekil şartları eksikliğine ve de imzanın kendisine ait olmadığı hususunda itiraz edebileceğini, bunun dışında keşide edilerek dolaşıma sunulan bir çeke itiraz mümkün olmadığını, davada keşideci imza sahibinin, davacı şirketin vekalet verdiği muhasebecisi ... olduğunu, ilgili vekaletname incelendiğinde davacı şirketin vekaletname verdiği muhasebecisine çek keşide etme yetkisi verdiğini, keşide edilen çekler için meblağ sınırlaması konulmadığını, bu çeklere itiraz etmenin mümkün olmadığını, bu çeklerin herhangi bir tarihli olabileceğini, çek yasasında çeklerde sadece keşide tarihinin bulunması zorunluluğu getirildiğini beyan ederek, Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava, kambiyo senedinden kaynaklanan menfi tespit davası olup, davacı; şirket temsilcisi davalı ...'nün azledilmesinden sonra, yetkisiz temsille piyasaya çek keşide ettiğini iddia ederek, davaya konu (... seri nolu 40.000 TL meblağlı) çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... tarafından davacı adına keşide edilen çekler nedeniyle açılan çok sayıda dava dosyasının Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/1060 esas sayılı dava dosyasında birleştirildiği, daha sonra her bir çek yönünden dosyaların tefrik edilerek ayrı bir esasa kaydedildiği, eldeki asıl davanın tefrikle Uyap sistemine kaydedildiği, ancak hangi dosyadan tefrik edilerek ayrı bir esasa kaydedildiğinin anlaşılamadığı, diğer yandan, aynı Mahkemenin 2016/593 esas 2017/262 karar ve Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/496 esas 2016/460 karar sayılı dava dosyalarında eldeki davaya konu aynı çekle ilgili aynı taraflar arasında aynı davanın açıldığı, bu dava dosyalarının eldeki dava dosyası ile birleştirildiği, tefrikine ilişkin bir kayda rastlanmadığı, yine Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/877 esas 2016/196 karar sayılı dosyasında aynı çekle ilgili olarak farklı davalılar aleyhine dava açıldığı, bu dava dosyasının da eldeki dava dosyası ile birleştirildiği, tefrikine ilişkin bir kayda rastlanmadığı, açıklanan nedenlerle; eldeki dava dosyasının birleşen bu dava dosyaları açısından derdestlik teşkil edip etmediğinin denetlenemediği, Mahkemece öncelikle belirtilen hususlar aydınlatıldıktan sonra esasa dair bir karar verilmesi gerektiği, dosyanın geçirdiği safahat da dikkate alınarak, hangi dosyanın hangi dosyadan tefrik edildiği, hangi dosyanın hangi dosya ile birleştirildiği, mükerrer dava olup olmadığı hususlarında dosyanın da bir düzene sokulması gerektiği gözetilere, varılacak sonuç dairesinde bir hüküm kurulması gerekirken, yazıl şekilde karar verilmiş olması yerinde görülmemiştir.Yukarıda açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince esasa münhasır delil toplanmadan, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalı olarak karar verilmesinin, usul ve yasaya aykırı olması ve ilk derece mahkemesi kararının tüm istinaf sebepleriyle birlikte değerlendirilmesinin gerekmesi karşısında, istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün bulunmamakla 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-6 maddesi gereğince kararın kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davalı vekilinin istinaf isteminin resen gözetilen sebeplerle KABULÜ ile; 2- Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/11/2019 tarih, 2016/235 E. 2019/1103 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-4-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4- İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-4-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 14/12/2023

Karar Etiketleri
KALDIRILMASINA ISTINAFHUKUK HUKUK Genel Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu HMK md.353/1 K6100 md.6 K6100 md.355
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog