Esas No
E. 2020/1752
Karar No
K. 2023/1920
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KALDIRILMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2020/1752

KARAR NO: 2023/1920

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 16.01.2020

NUMARASI: 2019/221 E. - 2020/19 K.

DAVANIN KONUSU: İpoteğin Fekki

Taraflar arasındaki davanın ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen usulden reddine ve kısmen esastan kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava dışı ... Ltd.Şti. ve ... Tic.Ltd.Şti. ile davalı arasında ayrı ayrı akdedilen akaryakıt bayilik sözleşmesinin teminatı için maliki olduğu bağımsız bölümler üzerine davalı şirketler lehine ipotekler tesis ettiğini, ipotek tesisinden sonra sözkonusu bayilik sözleşmelerinin feshedildiğini, davalıların bayilik sözleşmesinden kaynaklanan herhangi bir alacaklarının bulunmamasına rağmen ipoteği tapudan terkin ettirmediklerini belirterek, sözkonusu ipoteklerin fekkine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın konusunun ticari ve tarafların tacir olması nedeniyle görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, taraflar arasında yetki sözleşmesinin bulunduğunu, Bakırköy Mahkemeleri ve İcra Müdürlüklerinin yetkili kılındığını, davacının dava dışı .... Tic. Ltd. Şti.'nin bayilikten kaynaklanan borçlarına karşılık azami 40.000 TL kısmının teminatını teşkil etmek üzere müvekkili şirket lehine ipotek tesis ettiğini, dava dışı ... Ltd. Şti.'nin bayilikten kaynaklanan borçlarına karşılık ise azami 100.000 TL kısmının teminatını teşkil etmek üzere müvekkili şirket lehine ipotek tesis ettiğini, dava dışı şirketlerin müvekkiline olan bayilik sözleşmesinden kaynaklanan borçları nedeniyle ipoteğin fekkinin talep edilmesinin mümkün olmayacağını, davacının müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak ipotek verdiğini, fesih tarihinden sonra geriye kalan sözleşme süresince satın alınması gereken malın alınmaması sonucu dava dışı şirketlerin müvekkiline cezai şart borcu bulunduğunu, söz konusu borcun ticari defterlerin incelenmesinden sonra yapılacak bilirkişi incelemesi ile tespit edilebileceğini, ayrıca ... Ltd.Şti.'nin müvekkili şirkete bulunan borcuna ilişkin olmak üzere Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe geçildiğini, davacı ve dava dışı şirketin 29.720 TL borcu bulunduğu gerekçesiyle itiraz edildiğini, daha sonra dosya hesabı yaptırılarak borçluların borçlarını icra dosyasına yatırdığını, davacının dava konusu taleplerinin haksız olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.İstanbul Anadolu 14. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/373 Esas, 2018/117 Karar ve 01.03.2018 tarihli kararı ile verilen hükmün istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 2018/1172 Esas, 2019/930 Karar ve 03.07.2019 tarihli kararı ile davaya bakma görevinin asliye ticaret mahkemesinde olduğu gerekçesiyle HMK'nın 353/1.a.3 maddesi uyarınca kararın kaldırılmasına ve dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine karar verilmiş, eldeki istinaf incelemesine konu karar, görevli mahkemece verilmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... taraflar arasında mevcut 22.01.2010 tarih ... yevmiye nolu 100.000,00-TL bedelli ipotek teminat ipoteğidir. Söz konusu ipotekle ilgili ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi yapıldığı, resmi akit tablosundaki sözleşme hükümlerine göre borcun süresinde ödendiği, anapara dışında davalının isteyebileceği gecikme faizi bulunmadığı anlaşılmış olup alacak sona erdiği halde alacaklı davalının, terkin taahhüdünü iradesiyle yerine getirmeği, taşınmaz malikinin ipoteğin fekkini (kaldırılmasını) dava yolu ile istediği ve ipoteğin kaldırılmasının şartları mevcut olmakla davanın kabulüne ve ipoteğin (terkinine) kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Borcun ödenmesinden sonra ipotek alacaklısınca Tapu Müdürlüğüne bildirildiğinde ipoteğin kaldırılması gerekir. Yani ipotek sözleşmesine göre davalının borç ödendiğinde ipoteği kaldırma yükümlülüğü mevcuttur. Borç ödendiğine göre ipoteğin kaldırılması borcu muaccel hale gelmiştir. Davacının borcu ödedikten sonra ipoteğin kaldırılması için ayrıca davalı ipotek alacaklısına ihtar çekmeleri gerekmez. Dolayısıyla borç ödendiği halde muaccel hale gelen ve borcu yerine getirmeyen ipotek alacaklısına terkin taahhüdünü iradesiyle yerine getirmediğinden taşınmaz maliki ipotek borçlusunun ipoteğin fekkini (kaldırılmasını) dava yolu ile istemekle dava açmakta haklıdır. Bu nedenle de davacının davaya karşı açtığı davada yargılama giderleri ve vekalet ücreti talep etmesi mümkündür. İpoteğin kaldırılması istemi ile açılan davada dava değeri tapu kaydında belirlenen ipotek bedelidir (Yargıtay 14. HD, 25.06.2014, E: 2014/4301, K: 2014/8495). Davacının dava konusu 28.10.2002 tarih ... yevmiye nolu 40.000,00-TL bedelli ipotek yönünden hukuki yarar dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verildiğinden davalı yararına vekalet ücreti takdir edilmiş, dava konusu 22.01.2010 tarih ... yevmiye nolu 100.000,00 TL bedelli ipotek yönünden davanın kabulüne karar verildiğinden davacı yararına vekalet ücreti takdir edilerek..." gerekçesiyle, dava konusu 28.10.2002 tarih ... yevmiye nolu 40.000,00 TL bedelli ipotek yönünden HMK'nın 114/h ve 115/2. maddeleri uyarınca hukuki yarar dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine, dava konusu 22.01.2010 tarih ...yevmiye nolu 100.000,00 TL bedelli ipotek yönünden davanın kabulüne, ... ili, ... ilçesi, ... mahallesi, ... parsel, ... blok, ... kat ... nolu bağımsız bölümde 22.01.2010 tarihli ve ... yevmiye nolu resmi senetle davalı ...AŞ lehine konulan ipoteğin tapudan terkinine, karar verilmiştir.

Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; sektör bilirkişisi olmadan hazırlanan rapora göre verilen kararın hatalı olduğunu, akdi faizin göz ardı edildiğini, davacı lehine delil teşkil etmeyen ticari defter kaydına göre borçlu olmadığının ispat edilemediğini, son yıla dair cezai şart alacağının hesaplanmamış olduğunu, icra takip dosyasındaki alacağın baz alınarak sözleşmesel hakların irdelenmediğini, Yargıtay kararları göz önüne alınarak akaryakıt sektörü uzman bilirkişisinden rapor alınmasının talep edildiğini, asıl borçlu şirkete 03.03.2014 tarihli ihtarname ile 506.171,00 TL borç bildiriminin yapıldığını, taraflar arasındaki ihtilafın yalnızca icra takibine konu alacağın faizi olmadığını, sözleşmeye dayalı cezai şart, kar mahrumiyeti gibi alacak kalemlerininde varlığının araştırılmasının gerektiğini, dava konusu ipoteğin bahsedilen sözleşmenin teminatı için tesis edildiğini ve sözleşmeye dayalı her türlü alacağın teminatını teşkil eden bir ayni hak konumunda olduğunu, sözleşme kapsamsında borçlu olmadığının tespit edilmesi gerekirken sadece icra dosyasına yapılan ödemenin baz alınarak kabul kararının isabetsiz olduğunu, dava dışı şirket ile müvekkili arasında akdedilen bayilik sözleşmesinde faiz oranının belirlendiğini, hem bayilik sözleşmesinde hem de ipotek resmi senedinde temerrüt halinde borcun aylık %10 temerrüt faizi ile tahsil edileceğinin kararlaştırıldığını, son kapak hesabının 101.005,80 TL olduğunu, borçlular tarafından 34.740,00 TL ödemenin yapıldığını, 16.06.2015 tarihi itibariyle icra dosyasında 66.265,80 TL bakiye borç bulunduğunu, mahkeme tarafından 16.06.2015 tarihinden ek raporun hazırlanacağı tarihe kadar asıl alacak yönünden işleyen temerrüt faizinin hesaplanması bu yönde yeni bir rapor tanzim edilmesi gerekirken acele şekilde hüküm kurulmasının eksik inceleme ve değerlendirme ile karar verildiğinin kanıtı olduğunu,

TTK 1530.maddesinde ticari hükümlerle geç ödemenin sonuçlarının düzenlendiğini, dava dışı borçlu şirketin ticari defterlerinin kapanış tasdiklerinin yapılmamış olması nedeniyle delil vasfını taşımadığını, rapordaki müvekkili şirketin satışlarının yerine getirilmemesinin sonucu olarak cezai şart alacağı talebinde bulunulamayacağına ilişkin tespitin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, bayilik sözleşmesinin teslim ve ayıp ihbarı üst başlıklı 4.maddesinde düzenlemenin söz konusu olduğunu, müvekkili şirkete iletilmiş mal talep formunun bulunup bulunmadığı, bulunması halinde müvekkili şirkete gönderilip gönderilmediğinin araştırılması gerektiğini, yazılı mal talep formu ve mal bedeli gönderilmemişken bu doğrultuda bayilik sözleşmesinin feshinin kötü niyetli olduğunu, haksız feshin ortada olduğunu, sözleşmenin 12. maddesine göre cezai şart ve kar mahrumiyeti talep etme hakkının doğduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE Dava, akaryakıt bayilik sözleşmesinin teminatı olarak tesis edilen iki adet ipoteğin fekki istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın usulden reddine ve bir kısım talep yönünden kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflara arasında, dava konusu 40.000,00 TL bedelli ipotekle ilgili olarak ipoteğin dava tarihinden önce kaldırılmış olduğu, davalı ile dava dışı şirket arasında akaryakıt bayilik sözleşmesine istinaden davacı tapu maliki tarafından taşınmazı üzerine ipotek tesis edilmiş olduğu konularında herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir. Uyuşmazlık, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun usul ve yasaya uygun bulunup bulunmadığı, davalı şirketin ipotek kapsamında cezai şart ve diğer alacak kalemlerinin mevcut olup olmadığı ile kararın usul ve yasaya uygun bulunup bulunmadığına ilişkindir. Dosya kapsamından, davalı şirket ile dava dışı ... Ltd Şirketi arasında 17.12.2009 tarihinde akaryakıt bayilik sözleşmesi (istasyonsuz) akdedildiği, sözleşmede dava dışı ... Şirketinin bayi olarak yer aldığı, sözleşmenin 11.maddesinde, feshin düzenlendiği, bayinin sözleşme ve ayrılmaz parçası olan ek sözleşmelerde yer alan hükümlerden herhangi birini kısmen ve tamamen ihlal ettiği veya borç veya taahhütlerini yerine getirmediği takdirde şirketin bayiye uygun bir süre vererek sözleşme ve şartlarına uymasını yazılı olarak ihtar edeceği, mal teslimatını bir süre durduracağı, zarar ziyan ve kararlaştırılmışsa cezai şartı talep edeceği, sözleşmeyi derhal ve süresinden önce tek taraflı olarak feshedeceği, bayinin sözleşmenin başlangıç tarihinden sözleşme süresinin sonuna kadar geçecek dönemde satın alınması gereken malın alınmaması sonucu aradaki farktan doğan şirketin uğradığı kar mahrumiyetini hiçbir itirazda bulunmaksızın herhangi bir mahkeme kararı gerekmeksizin derhal ve defaten ödeyeceği, teminatların derhal irat kaydedileceği hususlarına yer verildiği, 10.maddede, sözleşmenin 5 yıl süreyle yürürlükte kalacağı, 12.maddede, temerrüt hali başlığı ile bayinin muacceliyet tarihinden itibaren aylık %10 oranında temerrüt faizi ve yasal yollara başvurulması halinde %15 nispetinde avukatlık ücreti ile yargılama gideri ve icra takiplerinin tamamını ödeyeceğini kabul ve taahhüt ettiğinin belirtildiği, 16.maddede, sözleşmeye ek olarak akdedilecek protokol, sözleşme, taahhütnameler, muvafakatnameler vb bayilik sözleşmesinin ayrılmaz parçaları olduğu, sözleşmede yer almayan hususların ek protokol ve sözleşmelerdeki hükümleri tamamlayıcı ve geçerli olduğunun belirtildiği, 17.12.2009 tarihli dava dışı bayi tarafından imzalı olan asgari mal alım taahhütnamesi ve cezai şart başlıklı belgede, bayi tarafından 100.000 ton malın alınmaması sonucu taahhüttün altında her yıl için değişik ürünler kapsamında cezai şartın belirlendiği, 2. paragrafta bayilik sözleşmesi ve ayrılmaz parçalarında yer alan herhangi bir hükmün kısmen veya tamamen ihlali halinde sözleşmenin süresinden önce feshine sebebiyet verildiğine veya haksız surette sözleşmenin feshedilmesi durumunda fesih tarihinden sonra geriye kalan sözleşme süresince de satın alınması gereken malın alınmaması sonucu satış taahhütnamesine göre yazılı miktarlar üzerinde hesaplanacak cezai şartın hiçbir itirazda bulunmaksızın herhangi bir mahkeme kararı veya derhal ve defaten şirkete ödeneceğinin belirtildiği, davacıya ait ... ili ... ilçesi ... ada adan mevcut bağımsız bölüm olan mesken niteliğindeki taşınmaz tapu kaydı üzerine 22.01.2010 tarihinde davalı şirket adına 100.000,00 TL bedelli yıllık %10 faiz ile ikinci dereceden ipotek tesis edildiği, ipotek resmi senedinde, asıl borçlu için borcun faturalarda, çeklerde, bonolarda veya sair belgelerinde gösterilen vadelerde ödenmemesi halinde veya şirketin ilk yazılı talebi üzerine derhal muaccel hale gelen borcun kefil olarak ipotek veren için de aynı zamanda muaccel hale geleceği, şirketin muaccel alacağı için herhangi bir ihtara ve ihbara lüzum kalmaksızın rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapabileceği, kefil olarak ipotek verenin takip öncesi muacceliyet ihbarı yapılmadığından bahisle takibe itiraz etmeyeceği, 4.bentte, borç ödeninceye kadara faturalarda, bonolarda veya sair belgelerde yazılı vadelerden, çeklerde keşide tarihinden itibaren ayda %10 temerrüt faizi yürütüleceği, ipotek resmi senedinin aynı zamanda cari hesap anlaşması mahiyetinde olacağı ve aynı faiz oranının ipotek resmi senedine de geçireleceği hususlarına yer verildiği, resmi senedin üst bölümünde dava dışı ... Şirketinin davalı şirketten almış olduğu ve alacağı petrol ürünlerinin bedelleri, krediler ariyeten almış olduğu teçhizat ve mevcut veya akdedilecek sözleşmedeki hükümler, şartı cezalar ve alacakların faizleri dahil her ne sebep ve suretle olursa borçlu bulunduğu ve ileride borçlanacağı meblağların azami 100.000,00 TL kısmının teminatını teşkil etmek üzere %10 faizi, fekki şirket tarafından bildirilinceye kadar süreli olmak üzere ayrıca ipotek verenin ipotek limiti tutarında müşterek müteselsil borçlu ve kefil olarak davacı adına kayıtlı taşınmaz üzerinde ikinci derecede ipotek tesis edilmesini kabul ve taahhüt etmiş olduğunun belirtildiği, dava dışı bayi ... Ltd şirketi tarafından davalı şirkete, Kadıköy ... Noterliğinde düzenlenen 31.08.2012 tarihli ihtarname gönderilerek, 17.12.2009 tarihli bayilik sözleşmesinin tek taraflı olarak feshedildiği, teminat olarak verilen çeklerin iadesinin talep edildiği, ihtarname içeriğinde ,davalı şirketin taahhüt ettiği vadeli satışları yerine getirmediği, şirketin satışlarını yerine getirememesi nedeniyle zor durumda kaldığı, bu durumun 06.01.2012 tarihli ihtarname ile belirtildiği, ayrıca şirkete verilen boş çeklerin mal teslimi olmamasına rağmen davalı şirket tarafından kredi faaliyetleri için kullanıldığı, bu nedenle şirketin bankalar nezdindeki ticari kredileri ve faaliyetlerinin olumsuz etki ettiği belirtilerek 7 gün içinde 6 adet çekin iade edilmesi ve teminat olarak verilen taşınmaz üzerindeki ipoteğin kaldırılması, bu şartlarla şirkete olan 30.676,01 TL ticari borcun ödenerek tüm ticari faaliyetlerin sonlandırılmak istenildiğinin belirtildiği, dava dışı bayi tarafından davalı şirkete gönderilen 06.01.2012 tarihli ihtarnamede, 17.12.2009 tarihli bayilik sözleşmesine istinaden teminat amacıyla verilen çeklerin teslim alındığı, çeklerin iade edilmesinin gerektiği, bayilik sözleşmesine aykırı olarak mal verilmesinin kesilmiş olduğu şirketin sözleşmeye güvenerek birçok iş aldığı, mal verilmesinin kesilmesinden sonra malların zamanında teslim edilemediği, ticari itibarının zedelendiği hususlarına yer verilerek 7 adet çekin tesliminin belirtildiği, davalı şirket tarafından, dava dışı bayi ... Ltd şirketi adına 04.07.2013 tarihli bayilik sözleşmesinin satış taahhüdüne istinaden cezai şart bedelinin kısmen tahsiline ilişkin KDV hariç 508.171,58 TL tutarında irsaliyeli fatura düzenlendiği, 03.03.2014 tarihinde davalı şirket tarafından dava dışı ... Şirketine Bakırköy .... Noterliğinde düzenlenen ihtarname gönderilerek sözleşmenin tek taraflı olarak herhangi bir sebebe dayanmadan feshedildiği, haksız fesihten dolayı 04.07.2013 tarihli bayilik sözleşmesine göre asgari mal alım taahhütnamesi ceza şart başlıklı ek protokole göre ödeneceğinin beyan ve taahhüt ettiği belirtilerek toplam 506.171,58 TL cezai şart borcunun doğduğunu, 3 gün içerisinde ödenmesinin talep edildiği ve davalı şirket tarafından Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 20.02.2014 tarihinde dava dışı bayi ve davalı hakkında 100.000,00 TL ipotek limitinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla 22.01.2010 tarihli ipotek resmi senedi ve 04.07.2013 tarihli bayilik sözleşmesine istinaden ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi başlattığı, icra takibinde takip tarihi itibariyle 113.475,26 TL olan asıl alacağın ipotek miktarı ile sınırlı olmak üzere tahsil edilmediği takdirde taşınmazın satılarak paraya çevrilmesinin talep edildiği, borçluların itirazı üzerine davalı şirket tarafından Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/129 Esas sayılı dosyasında itirazın iptali davasının açıldığı, mahkemenin 2016/249 Karar sayılı dosyasında 25.03.2016 tarihli kararı ile; HMK 150.maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, davacının söz konusu karar sonrasında 07.09.2016 tarihinde iş bu davayı açmış olduğu anlaşılmıştır. Görevsiz olduğu kabul edilen mahkeme tarafından bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. 02.12.2017 tarihli bilirkişi heyet raporunda; 01.10.2013 tarihli ... nolu fatura kesildiği ve bu faturanın muhteviyatının” Bayilik sözleşmesi ve satış taahhüdüne istinaden cezai şart bedelinin kısmen tahsiline ilişkin bedel"” açıklamalı 508.171,58.-TL tutarındaki faturanın, 05.07.2012 vadeli 30.000,00.-TL'lik ... Ltd. Şti borçlusu olan senedin dava dosyasında bulunduğu, dava dosyasına sunulan ... Ltd. Şti in muavin defter kayıtlarında ... A.Ş.'nin cari hesap bakiyesi, 01.10.2013 tarihinde 29.725,00.-TL alacak bakiyesi verdiğinin tespit edildiği, davalı şirketin yasal defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal sürede yapıldığı, davacı, ... İpotek borçlusu şirket ... Ltd. Şti.” in ... Pazarlama A.Ş. ile yapmış olduğu, 04.07.2013 tarihli Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi (İstasyonsuz) ile ... adına kayıtlı, ... İli, ... İlçesi, ..., ... Mahallesi, ... Dağ Yolu Mevkii ... pafta ... parselde kayıtlı ... arsa paylı ... Blok ... Kat ... numaralı taşınmaz ipotek olarak vermiş olduğu , davalı, ... A.Ş. “ye 04.07.2013 tarihli Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi'nin (İstasyonsuz) tarafı olan ...Ltd. Şti. tarafından 31.08.2012 tarihli Kadıköy .... Noterinin ... yevmiye nolu ihlarname ile; 6 adet çekin iade edilmesini teminat olarak verdiği taşınmaz üzerindeki ipoteğin kaldırılmasını talep etmiş olduğu, taşınmazın üzerindeki ipolteğin kaldırılması ve çeklerin iade edilmesi şartıyla davalı ... A.Ş' ne olan 30.676,01.-TL ticari borcunu ödeyerek tüm ticari faaliyetlerini sonlandırmak istediği, ... Ltd.Şti.'nin muavin defter kayıtlarında ... A.Ş.'nin cari hesap bakiyesinin 01.10.2013 tarihi itibariyle 29.725,00.-TL olduğu ... Ltd. Şti. ile ... A.Ş. arasındaki 04.07.2013 tarihli Akaryakıt Bayilik Sözleşmesindeki Fesih Başlığı ile maddesinin (C) bendinde bayi aleyhine yer alan zarar ziyan ve kararlaştırılmışsa ceza-i şart talep cder”” ve (D) bendinde ” Sözleşmeyi derhal ve süresinden önce tek taraflı olarak fesih eder. Bayi sözleşmesinin başlangıç tarihinden sözleşme süresinin sonuna kadar geçecek dönemde satın alınması gereken malların alınmaması sonucu aradaki farktan doğan şirketin uğradığı kar mahrumiyetine hiçbir itirazdan bulunmaksızın herhangi bir mahkemc kararı gerekmeksizin derhal ve defaten öder'” hükmüne karşın, ... A.Ş. tarafından satışların yerine getirilememesi sonucu davalı ... A.Ş.'nin cezai şart alacağı talebinde bulunamayacağını, davalı, ... A.Ş.' in cari hesap bakiyesi, 01.10.2013 tarihi itibariyle, ... Ltd. Şti den 29.725,00.--TL alacaklı olduğu, bu alacağın tahsil edildiğinde, Davacı ...'ın Pafta No:... Parsel No:... taşınmazındaki ipoteğin kaldırılması ve fek edilmesinin şartlarının oluştuğu belirtilmiştir.Davacı vekili tarafından bilirkişi raporuna karşı verilen beyan dilekçesinde, dava dışı ... Şirketi tarafından 01.10.2013 tarihi itibariyle cari hesaptan davalıya olan 29.725,00 TL borcun davalı şirket tarafından Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasıyla yapılan icra takip dosyasında 16.06.2015 tarihinde takip giderleri ile birlikte 34.747,00 TL olarak ödemek suretiyle kapattığını, icra dosyasının celbi halinde görüleceğini belirterek dekont örneğini ibraz etmek suretiyle sonuç olarak, 100.000,00 TL bedelli ipoteğin tapudan terkinini, 40.000,00 TL ipoteğin ise kayıtlara göre 25.06.2010 tarihinde terkin edilmiş olduğunun anlaşılması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığı şeklinde hüküm tesisini talep etmiştir. Davalı vekili bilirkişi raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçesinde, dava dışı borçlu ... Şirketinin ticari defterlerinin kapanış tasdikleri yapılmadığından delil niteliği taşımadığını, rapordaki müvekkili şirketin satışları yerine getirmemesi sonucu olarak cezai şart alacağı talebinde bulunamayacağına ilişkin tespitin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkili şirkete iletilmiş yazılı bir mal talep formunun bulunup bulunmadığı ve şayet yazılı bir mal talep formu var ise müvekkili şirkete gönderilip gönderilmediğinin araştırılmasının gerektiğini, bunlardan sonra müvekkili şirkete usulüne uygun şekilde ihtarnamenin çekilmesi gerektiğini, bayilik sözleşmesinin feshinin kötü niyetli olduğunu, ek bir rapor ile müvekkili şirketin bayilik sözleşmesi kapsamında hak kazanmış olduğu son yıla ait cezai şart alacağının hesaplanması gerektiğini, dava dışı şirketten 29.725,00 TL tutarında alacaklı olduğu yönündeki kanaatin eksik ve hatalı olduğunu, ipotek resmi senedinde aylık %10 temerrüt faizi talep edebileceğinin belirtildiğini, ayrıca bayilik sözleşmesinde de bu yönde düzenleme bulunduğunu, icra takibinin bilinen son kapak hesabının 101.005,80 TL olduğunu, ancak borçlular tarafından %10 oranında temerrüt faizi hesaplanmadan 34.740,00 TL ödeme yapıldığını, 16.06.2015 tarihi itibariyle 66.265,80 TL bakiye borç bulunduğunu belirterek son yıla ait cezai şart alacağı ve faiz hesabı yapılmak üzere ek rapor alınmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Görevsiz mahkeme tarafından ek rapor alınma talebi reddedilerek kısmen davanın usulden reddine ve 100.000,00 TL bedelli ipotek yönünden ise davanın kabulüne karar verilmiştir. Dairemizin görev yönünden kaldırma kararı sonrasında ise görevli mahkemece herhangi bir inceleme ve değerlendirme yapılmaksızın önceki rapora istinaden 40.000,00 TL bedelli ipotek yönünden davanın usulden reddine, 100.000,00 TL bedelli ipotek yönünden ise davanın kabulü ile ipoteğin tapudan terkinine karar verilmiştir. Dosya kapsamından, dava dışı bayi ile davalı şirket arasında 17.12.2009 tarihli bayilik sözleşmesinin imzalanmış olduğu, dosya içerisinde her ne kadar 04.07.2013 tarihli bayilik sözleşmesi ibraz edilmiş ise de, dava dışı şirket tarafından davalı şirkete cevaben gönderilen 20.03.2014 tarihli Kartal ... Noterliğinde düzenlenen ihtarname ile 04.07.2013 tarihli sözleşmenin imzalanmadığının beyan edildiği anlaşılmaktadır. Davacı vekili tarafından dava dilekçesinde, ipoteğin fekkine dair iş bu dava 17.12.2009 tarihli bayilik sözleşmesine istinaden açılmıştır. Yukarıda yer verildiği üzere taraflar arasında imzalanan bayilik sözleşmesine istinaden düzenlenen ipotek resmi senedine göre davacının dava dışı bayi ile davalı şirket arasında gerçekleştirilen sözleşmedeki hükümler, şartı cezalar ve bu alacakların faizleri dahil her türlü borçtan ve ileride borçlanacağı meblağlardan 100.000,00 TL azami limitle teminat verdiği anlaşılmaktadır. Taraflar arasında imzalanan bayilik sözleşmesinin 16. maddesinde sözleşmenin ayrılmaz parçalarına yer verilmiştir. Bunlardan birinin ise dava dosyasında yer alan 17.12.2009 tarihli asgari mal alım taahhütnamesi olduğu anlaşılmaktadır. Bu kapsamında, dava dışı şirketin bayilik sözleşmesinin feshine dair ihtarname içeriğindeki iddialarının yerinde olup olmadığı, davalı şirketin sözleşme kapsamında edimlerini yerine getirip getirmediği hususu üzerinde durularak, sözleşme tarihinden itibaren ürün satışına ilişkin incelemelerin gerçekleştirilmesi, dosya içerisindeki tüm delillerin değerlendirilmesi ve davalı tarafın davaya cevap ve bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesi dikkate alınmak sureti ile dosya kapsamına uygun, yeterli ve gerekçeli şekilde alınacak bilirkişi raporuna göre uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, görevsiz mahkemece alınan ve dava konusu olmayan dava dışı bayi tarafından kabul edilmeyen davacının dava konusu yapmadığı 04.07.2013 tarihli sözleşme kapsamında dosya kapsamına uymayan davalı itirazlarının cevaplandırılmadığı bilirkişi raporuna göre hüküm tesisi isabetli görülmemiştir. Bu anlamda mahkeme gerekçesinin yeterli ve dosya kapsamına uygun olduğunun kabulü de mümkün olmamıştır.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesini istinafa konu kararının kaldırılmasına dair aşağıdaki karar verilmiştir.

KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, 2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Davalı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davalıya iadesine,4-İİK'nın 36. maddesi uyarınca yatırılan teminatların, yatıran taraflara iadesine, 5-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine dair;HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.30.11.2023

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.