Esas No
E. 2022/237
Karar No
K. 2023/239
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

T.C.

İSTANBUL

1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO: 2022/237 Esas
KARAR NO: 2023/239
DAVA: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 24/10/2022
KARAR TARİHİ: 20/12/2023

Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin 2010 yılından itibaren "..." üretmekte olduğunu, nargile alanında yarattıkları bu devrim sayılacak buluş ile piyasada kısa sürede tanındıklarını, "..." ve "...", "..." adı altında üretip sattıklarını, bitkisel nargile melası ile Türkiye'de ve dünyada bitkisel nargile melası denilince akla ilk gelen ve en çok tercih edilen firmalardan biri olduklarını, bu nedenle Türk Patent Kurumu nezdinde ... Tescil no, ... tescil no ve ... tescil no ile markalarının usulüne uygun olarak tescil edildiğini, davalının ... ve ... markalarını kullanmakta olduğunun tespit edildiğini, davalı tarafça birebir aynı tasarım kullanılarak iltibasa sebebiyet vermekte olduğunu ileri sürerek marka hakkına tecavüz oluşturup haksız rekabet teşkil eden kullanımın önlenmesine, durdurulmasına, refine ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA

Davalı 20/12/2023 tarihli duruşmadaki beyanında dava konusu olan ... ve ...adı altında tütünlerin iş yerinde kısmen bulunduğunu, ürünleri ...'tan alacağı karşılığında aldığını, ürünlerin taklit olup olmadığını bilmediğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.

Bilirkişiler 26/08/2023 tarihli bilirkişi raporlarında; davalı tarafın işyerinde tespiti yapılan ürünlerin üzerinde ölçü, renk, ve grafiksel açıdan küçük tasarımsal farklılıklar bulunmakla birlikte, ambalaj üzerinde davacı taraf adına tescili alınmış marka şekillerinin bulunduğunu, tasarımsal açıdan içerdikleri yazı, şekil ve görsellerin bir arada kullanımı ile genel görünümde benzer olduğunu, bu ürünlerin tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalllerinin bulunduğu ve benzer olarak algılandıklarından iltibasın olduğunu, davalıya ait ürünlerin davacıya ait orijinal ürünler olmadığını, davalının “...” ve “...” ibareli marka kullanımlarının, davacı ... adına tescilli ... sayılı “....” ve ...sayılı “...", davacı ....San.Ltd.Şti. adına tescilli ... sayılı “...", Markalarına karşı tecavüz eylemi oluşturduğunu, davalı eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğini, mali incelemenin davalının rapor tarihi itibari ile defter incelemesi için dava dosyasına bir beyanı olmaması sebebi ile gerçekleştirilemediğini bildirmişlerdir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava konusu uyuşmazlığın; marka hakına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması ve önlenmesine ilişkin olarak açıldığı görülmüştür.

Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; davalı tarafın işyerinde tespiti yapılan ürünlerin üzerinde ölçü, renk, ve grafiksel açıdan küçük tasarımsal farklılıklar bulunmakla birlikte, ambalaj üzerinde davacı taraf adına tescili alınmış marka şekillerinin bulunduğu, tasarımsal açıdan içerdikleri yazı, şekil ve görsellerin bir arada kullanımı ile genel görünümde benzer olduğu, bu ürünlerin tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalllerinin bulunduğu ve benzer olarak algılandıklarından iltibasın olduğu, Davalıya ait ürünlerin davacıya ait orijinal ürünler olmadığı, Davalının “...” ve “...” ibareli marka kullanımlarının, davacı tarafın tescilli ..., ... ve ... markalarına karşı tecavüz eylemi oluşturduğu aynı zamanda davalı eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiği, davalı yanın ürünlerin 3. Kişiden alındığı, sahte olduğunu bilebilecek durumda olmadığı yönündeki savunması ise tecavüzün tespiti istemli dava yönünden kusur aranmaması, kusurun ancak tazminat isteminin var olması halinde değerlendirilebileceği, davacı yanın tazminat isteminin de bulunmadığı nazara alındığında davalı savunması yerinde görülmemiş, zira marka hakkına tevacüzün varlığı noktasında üretici yahut satıcı olması arasında bir farkın bulunmadığı anlaşılmakla; marka hakkına tecavüz oluşturup haksız rekabet teşkil eden kullanımların önlenmesine, durdurulmasına ve ref'ine ve HMK 389 vd. maddeleri gereğince tedbiren; dosya kapsamında bulunan değişik iş dosyasında sunulu bilirkişi raporu ve iş bu dosyada alınan raporlar muvacehesinde davalıya ait iş yerinde yer alan "..." ve "... " ibaresi yer alan 12 cm boyutundaki davacı tarafça üretilmeyen tütün ihtiva eden ürünlerin toplatılmasına, davacı tarafça belirlenecek yed-i eminde muhafaza edilmesine, dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM

1.Açılan davanın Kabulü ile; -Davalı tarafın işyerinde tespiti yapılan ürünlerin üzerinde ölçü, renk, ve grafiksel açıdan küçük tasarımsal farklılıklar bulunmakla birlikte, ambalaj üzerinde davacı taraf adına tescili alınmış marka şekillerinin bulunduğu, tasarımsal açıdan içerdikleri yazı, şekil ve görsellerin bir arada kullanımı ile genel görünümde benzer olduğu, bu ürünlerin tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalllerinin bulunduğu ve benzer olarak algılandıklarından iltibasın olduğu, Davalıya ait ürünlerin davacıya ait orijinal ürünler olmadığı, Davalının “...” ve “...” ibareli marka kullanımlarının, davacı tarafın tescilli ..., ... ve ...markalarına karşı tecavüz eylemi oluşturduğu , davalı eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiği anlaşılmakla; marka hakkına tecavüz oluşturup haksız rekabet teşkil eden kullanımların önlenmesine, durdurulmasına ve ref'ine, -HMK 389 vd. maddeleri gereğince tedbiren; dosya kapsamında bulunan değişik iş dosyasında sunulu bilirkişi raporu ve iş bu dosyada alınan raporlar muvacehesinde davalıya ait iş yerinde yer alan "..." ve "... " ibaresi yer alan 12 cm boyutundaki davacı tarafça üretilmeyen tütün ihtiva eden ürünlerin toplatılmasına, davacı tarafça belirlenecek yed-i eminde muhafaza edilmesine,

2.6100 sayılı HMK'nın 393/1 maddesi gereğince iş bu kararın verildiği günden itibaren 1 hafta içinde kararın infazı için ilgili icra dairesine başvurulmaması durumunda tedbirin kendiliğinden kalkmış sayılacağının ihtarına,

3.6100 sayılı HMK'nın 393/2 maddesi gereğince iş bu tedbirin İstanbul Nöbetçi İcra Müdürlüğü aracılığıyla infazına,

4.Davacılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki tarifeye göre hesaplanan 25.500 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine,

5.Alınması gereken 269,85 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 80,70 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye kalan 189,15 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

6.Davacı tarafça iş bu davada yapılan başvurma harcı, peşin harç, posta ve bilirkişi ücretlerinden oluşan 6.500,65 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,

7.Arta kalan gider ve delil avansının kararanı kesinleşmesi ile yatıran tarafa iadesine, Dair karar davacı vekili ile davalı asilin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İSTİNAF YASA YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 20/12/2023 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog