16. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2022/1468 Esas
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 06/06/2022
NUMARASI: 2021/561 E, 2022/471K.
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkili hakkında İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile ... Şubesi ... seri nolu ve 21.000,00 TL bedelli ve 28.02.2012 Keşide Tarihli çeke dayalı olarak 28.453,54 TL tutar üzerinden başlatılan derdest takip olduğunu, çek üzerindeki imzanın müvekkilinin eli ürünü olmayan sahte bir imza olduğunu, takibin kesinleştiğini ve derdest olduğunu bu nedenle davada hukuki yarar mevcut olduğunu, bu nedenlerle Müvekkilinin takip dayanağı çek ve takip nedeniyle borçlu bulunmadığının tespiti ile takibin ve çekin iptaline, icranın eski hale iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasında alacaklı olan ... Bankası A.Ş. alacağını, Beyoğlu ... Noterliği'nin 29.06.2016 tarih ve ... yevmiye numaralı alacak temlik sözleşmesi ile müvekkili şirkete temlik edildiğini, İcra dosyası borçlusu ... temlik eden bankanın Ümraniye/Çarşı Şubesinden 2.000.000 TL bedelinde kredi kullandığını ve genel kredi sözleşmesi akdedildiğini, yine davacı/borçlu ... tarafından ... Ltd. Şti.'ne verilen ve ... Ltd. Şti.'ne ciro edilen 21.000 TL bedelli, 28.02.2012 tarihli, ... çeki ile ilgili olarak, alacağın tahsili amacıyla İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından borçlulara karşı kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip başlatıldığını, davacının arabuluculuk şartını yerine getirmeden dava açıldığından davanın öncelikle usulden reddine, olmadığ takdirde esastan reddine, Huzurdaki davanın kötü niyetli olarak açılması sebebiyle, müvekkili şirketin uğrayacağı herhangi bir zararda dava açma hakkımızın saklı kalmak kaydı ile her türlü mahkeme masrafının davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: "1-Davanın kabulü ile İstanbul ... İcra Dairesi ... Esas sayılı takip dosyası ve bu dosyadan takip konusu yapılan çek yönünden davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine,2-Mahkememizce 1 nolu madde ile verilen karar davacı için aynı hukuki sonucu doğurduğundan ve mahkememiz yetki alanına girmediğinden davacı vekilinin çekin iptali ve icranın eski haline getirilmesi talepleri hakkında karar verilmesine yer olmadığına," şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; rapora karşı itirazların değerlendirilmediğini,çekin kaybolduğuna ya da çalındığına dair başvurularının olup olmadığı hususunun netleştirilmesi gerektiğini, savcılığa, sahteciliğe ilişkin şikayette bulunulmadığını, çek üzerindeki imzanın şahsına ait olmadığını savunan davacının 2013 yılından bugüne şikayetçi olmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu,
Bilirkişi raporunda davacının evlenme izin belgesi,30.07.2013 yılına ait imza beyannamesi, genel vekaletname gibi evraklar incelendiğini, eksik inceleme yapıldığını, Ticari defterlerinde ilgili lehtar ile cari hesaplarında bir ticaretin olup olmadığı, Ticaret sicil gazetesinden kıymetli evrak tanzimi ve/veya şirketin borçlandırılma yetkisinin davacıdan başka kişiye verilip verilmediği, İlgili ... ŞUBESİNDEN davacının ödenmiş, ilgili şubeye ya da başka şubelere ibraz edilmiş, çekinin bulunup bulunmadığı sorulmadan eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
İNCELEME
Dava konusu İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı (eski esas ... olup 10.10.2017 Tarihinde dosya yenilenmiştir) dosyası incelendiğinde; dava dışı temlik eden ... BAnaksı AŞ tarafından davacı ile dava dışı ... şirketleri aleyhine 21.000TL bedelli ... seri nolu 28.02.2012 tarihli çeke dayalı alacağın tahsili talebi ile takip başlatıldığı anlaşılmaktadır. Dava dilekçesi ekinde de bir sureti olan dava konusu ... A Ş. ... Şubesi'ne ait, 28.02.2012 keşide tarihli 21.000TL bedelli ... seri numaralı çekin Keşidecisine atfen ..., lehtarın ....ŞTİ, ... ŞTİ'den, ... şti'ye ciro edildiği, ... şirketinin ise ... Bankası AŞ ye ciro ettiği, çek altında çek TTk daki zorunlu unsurlara uymadığından iade edildi şeklinde ... bank AŞ kaşesi olduğu görülmüştür.Grafolog bilirkişi raporunda neticeten; "İnceleme konusu imza, müstakil ’...” ve “..” harflerini müteakip aşağı ve yukarıya doğru çekilen hatlar ile oluşturulan gramaların bitimlerinde " P " harfinin oluşturulması ile ikmal edilmiş bir imza olduğu, Mukayese imza, sol yanına “A” harfi görünümündeki şekil ile sağ yanına " ... " harfi görünümündeki yapmın tersim edildiği, imza ortasında oluşturulan gramalann alt kısmına konulan noktalama işareti ile tamamlanan bir imza olduğu,Ayrıca, inceleme konusu keşideci imzası ile mukayese imzalar arasında, genel şekil ve genel yapı, imzaların işleklik derecileri, kalem yürütme itiyatları ile diğer kaligrafîk ve grafolojik özellikler bakımından da farklılıkların mevcut olduğu, çek aslının ön yüzündeki keşideci imzasının mukayese imzalarına kıyasla davacı ... eli mahsulü olmadığı " yönünde görüş bildirilmiştir.
GEREKÇE Dava, imza inkarına dayalı menfi tespit davasıdır.İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bu karara karşı davalı vekili süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf İncelemesi HMK 355 maddesi gereğince kamu düzenine ilişkin ilkeler ve davalının istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılmıştır.İmza defi mutlak defi olup herkese karşı ileri sürülebilir. Somut uyuşmazlıkta mahkemece alınan bilirkişi raporunda senetten önceki ve sonraki tarihli resmi evrak asılları çek aslı ile usulünce karşılaştırılmış ve imzanın davacı eli ürünü olmadığı tespit edilmiştir.
Alacağı temlik eden banka ile davacı arasında çekte görünürde temel ilişki olmadığından ticari defter incelemesi yapılmaması yerinde olduğu gibi, davalı yanca süresinde bildirilip toplanmayan bir delil bulunmadığı da dikkate alındığında ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık görülmemiş davalının istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.