Esas No
E. 2022/9586
Karar No
K. 2023/6524
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
İcra İflas Hukuku

4. Hukuk Dairesi         2022/9586 E.  ,  2023/6524 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2021/1836 E., 2022/332 K.
HÜKÜM/KARAR: Kabul/Kısmen Kabul

İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 11. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2019/413 E., 2021/179 K.

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davalı ... hakkında açılan davanın reddine, diğer davalılar arasındaki davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... hakkında yaptıkları takipler sırasında borçlarını karşılayacak haczi kabil mallarının bulunmadığını, alacaklılardan mal kaçırma amacıyla dava konusu 2697 ada 68 parsel 70 nolu bağımsız bölümü 20.03.2019 tarihinde davalı ...'a, 4802 ada 8 parsel 4 nolu bağımsız bölümü 17.01.2019 tarihinde davalı ...'a sattığını belirterek, bu tasarrufların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEME KARARI

İlk Derece Mahkemesi, dosya içerisinde bulunan bilgi ve belgeler neticesinde borçlu adına kayıtlı hiçbir menkul/gayrimenkulün olmadığı, davalılar arasında yapılan taşınmaz satış işlemlerinin muvaazalı olduğu, dava konusu taşınmazlara ait resmi satış senetlerinin incelenmesinde, 70 nolu bağımsız bölümün 20.03.2019 tarihli satış bedelinin 325.000,00 TL, 4 nolu nolu bağımsız bölümün 17.01.2019 tarihli satış bedelinin 200.000,00 TL, 01.02.2019 tarihli satış bedelinin ise 201.000,00 TL olduğu, mahkememizce yapılan keşif ve aldırılan bilirkişi raporu neticesinde 70 nolu bağımsız bölümün 20.03.2019 tarihi itibariyle gerçek satış bedelinin 520.000,00 TL, 4 nolu bağımsız bölümün 17.01.2019 tarihi itibariyle gerçek satış bedelinin 350.000,00 TL, 2. satış tarihi olan 01.02.2019 tarihi itibariyle ise 371,00,00 TL olarak hesaplandığı, bu nedenle taşınmazın satış değerleriyle gerçek değerleri arasında fahiş fark olduğu, 23/01/2020 tarihli kolluk tutanağına göre 70 nolu bağımsız bölümde hala davalı borçlunun ikamet ettiği, dinlenen tanık beyanları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, sgk ve vergi kayıtları göz önünde bulundurulduğunda borçlunun ekonomik durumunun davalılarca bilindiği ve tasarrufların alacaklıya zarar verme kastıyla yapıldığı kanaatine varılarak , 70 nolu bağımsız bölüm meskenin davalı ... tarafından 20.03.2019 tarihinde davalı ...'a devrine ilişkin yapılan tasarrufun iptaline, 4 Nolu Bağımsız Bölümün davalı ... tarafından 17.01.2019 tarihinde davalı ...’a devrine ilişkin yapılan tasarrufun iptaline, taşınmazın 01.02.2019 tarihli satış sözleşmesiyle devredildiğinden, davalı ... tarafından üçüncü kişiye devredildiği 01.02.2019 tarihindeki bilirkişilerce tespit edilen bedeli olan 350.000,00 TL tazminatın, takip dosyalarındaki alacak ve ferilerini geçmemek üzere davalı ...’dan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ...

vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; bilirkişi raporunun yanlış olduğunu, esasen fahiş bir fark bulunmadığını, emsal satışlar bildirdiklerini, müvekkilinin bu yeri 200 bin liraya satın aldığını, banka dekontunu sunduklarını, bedelin piyasa rayicine uygun olduğunu, müvekkilinin çocuğunun özel eğitim ihtiyacı için burayı satın aldığını, buna ilişkin belgeleri sunduklarını, sonra başka bir okul bulunca taşınmaktan vazgeçtiği için başkasına sattığını, müvekkilinin kuyumcu olduğunu, bu yüzden borçluyu tanıdığını, başka bir ilişkileri bulunmadığını, ayrıca davacının alacağının devirden sonra doğduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile , davalı ...'a satılan yerin tapuda gösterilen satış bedelinin 200 bin lira olduğu, bilirkişi raporunda taşınmazın satış tarihindeki rayiç değerinin 350.000,00 TL olarak bildirildiği, Yargıtay uygulamalarına göre tasarrufun iptaline karar verilebilmesi için en azından bir misli fark olması gerektiği, misli fark oluşmadığına göre satışın bu sebepten iptal edilmesi hukuka aykırı olduğu, tanık beyanları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, SGK ve vergi kayıtları göz önünde bulundurularak borçlunun ekonomik durumunun ve mal kaçırma kastıyla hareket ettiğinin bilindiği kanaatine varılmış ise de davalı ... yönünden bu kanaate varılmasını gerektiren yeterli delil bulunmadığı, ayrıca davalı ...'ın sunduğu delillerin savunmasını doğrular nitelikte olduğu, dolayısıyla bu davalı yönünden davanın reddi gerektiği kanaatine varıldığı gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılarak, davalı ... yönünden davanın reddine, davalılar Kadir ve Yasemin arasındaki tasarrufun iptaline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalı ...'a yapılan satışda da misle yakın bir bedel farkı olduğu, ödemenin 1 hafta sonra yapılmasının makul olmadığı, anılan davalının duruşma sırasında borçluyu tanıdığını ifade ettiğini belirterek, kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369, 370 ve 371 inci maddeleri.

2.2004 sayılı İcra ve İflas Kanun'un 277 ve devamı maddeleri.

3.Değerlendirme

1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı ...'ın duruşma sırasında borçluyu simaen tanıdığı yönündeki beyanının borçlu Kadir'in mali durumu ve alacaklılarından mal kaçırma amacını bildiğine dair somut bir delil niteliğinde bulunmamasına, davalı ...'ın kötü niyetinin davacı tarafından somut delilerle ispatlanmamış olmasına göre davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin Bursa Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

16.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog