Esas No
E. 2023/5717
Karar No
K. 2023/7016
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
İş Hukuku

10. Hukuk Dairesi         2023/5717 E.  ,  2023/7016 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2023/221 E., 2023/261 K.
KARAR: Esastan red

İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 15. İş Mahkemesi

SAYISI: 2015/670 E., 2022/254 K.

Taraflar arasındaki iş kazası nedeniyle vefat eden sigortalının yakınlarının maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ... Metal Demir Çelik Sanayi Ticaret Ltd. Şti. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... Metal Demir Çelik Sanayi Ticaret Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesi ile; 20.02.2015 tarihinde ... Metal Demir Çelik San. Tic. Ltd. Şti.'ne ait işyeri içerisinde, boşalan tüpleri alarak yerine yenilerini takma, kısaca tüp değiştirme işini üstlenen Grupgaz San. Tic. Ltd. Şti. şirketi bünyesinde çalışan müteveffa ... tüpleri değiştirmek üzere ... Metal Demir Çelik San. Tic. Ltd. Şti.'ne ait işyerine gittiğini, ancak ne tüp değiştirme işi ile iştigal eden davalı Grupgaz, ne de tüpleri değişecek olan ... Metal isimli işyeri ...'a forklift tahsis etmediğini, bunun üzerine bir şekilde orada bulunan başka bir işyerinden forklift getirtildiğini, kardan dolayı tüplere yanaşamayan forklift beklediğini, ... ise tüpleri forklifte yanaştırmak için çaba göstermeye başladığını, bu esnada forklift kullanıcısı tüplere yanaşmak üzere manevra yaptığı ve tüplerden fabrika sistemine giden bakır borunun kırılmasına, sebebiyet verdiğini, tüplerin çarpmanın ve basıncın etkisiyle ...’ın üzerine devrildiği ve kaza neticesinde müvekkillerin murisi ...’ın yaşamını yitirdiğini iddia ederek; maddi ve manevi tazminat alacaklarının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı Grupgaz San. Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, müteveffa ...’ın müvekkili şirkette çalışmakta iken elem bir kaza sonucu vefat ettiğini, müteveffanın 20.02.2015 günü müvekkili şirket müşterisi olan ... Metal Demir Çelik San. Tic. Ltd. Şti.’ne oksijen tüpleri götürdüğünü ve söz konusu kazanın bu işyerinde meydana geldiğini, oksijen tüplerinin 12’lik gruplar halinde bir manifoltun içerisinde taşındığını, manifolt kasa görevi görmekte olup; yaklaşık 1.250 kg ağırlığında olduğunu, manifoltun araçtan indirilmesinin müvekkili şirket tarafından yapılmadığını, 1250 kg ağırlığındaki bir manifoltun araçtan insan gücüyle indirilmesinin söz konusu olmadığını, ... Metal Demir Çelik San. Tic. Ltd. Şti.’ nin işyerinde de böyle bir düzenek bulunmadığı için, müşteri tarafından civardan bir forklift temin edilerek manifoltun indirilme işlemi yapıldığını, forkliftin yaptığı tek işin manifoltu araçtan alarak gerekli yere yerleştirmek olduğunu, bu işin, taşınan malın cinsi ile ilgili hiçbir uzmanlık gerektirmediğini, forklift tarafından araçtan alınan manifolt, bilinmeyen bir sebeple palette kayarak müteveffa ...’ın üzerine düştüğünü, kaza günü çok kar yağmış olması ve yerlerde de kar birikintileri bulunması sebebiyle forkliftin kaymış olmasının muhtemel olduğunu, davalı şirketin mevzuat uyarınca tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, tüm güvenlik önlemlerini aldığını, ancak kendisine ait olmayan bir işyerinde ve ayrıca kendisinin yükümlülüğü de olmayan bir konuda güvenlik önlemleri almanın davalının yükümlülüğünde olmadığını, davalı şirketin tüpleri araçtan indirme işini yüklenmediğini, müşterilerini bu hususta bilgilendirdiğini ve bu işi müşterilerinin sorumluluğuna bıraktığını, manevi tazminat ile mamelek hukukuna ilişkin bir zararın giderilmesi amaçlanmadığını, manevi tazminatın amacı, manevi yönden elem duyan kişinin bu elemini bir nebze de olsa hafifletmek olduğunu, miktarın lehine hükmedilen için bir zenginleşme sebebi olamayacağı gibi, aleyhine hükmedilen için de bir ceza niteliği taşımaması gerektiğini, talep edilen manevi tazminatın fahiş olduğunu, bu nedenlerle haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı ... Metal Demir Çelik San Tic. Ltd. Şti vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine ikame edilen dava haksız ve dayanaksız olduğunu, müvekkilinin diğer davalı Grupgaz’dan tüpgaz satın aldığını aralarındaki anlaşmaya ve mutad uygulamaya göre, tüplerin tamamen müvekkilinin dışında, Grupgaz tarafından temin edildiğini, taşınması, montajı ve değiştirilmesinin bu firma tarafından yerine getirildiğini, tüplerin değişim yapıldığı yerin, müvekkilinin işyeri adresinin içersinde olmadığını, müvekkilinin çalışanları, tüplerin (manifolt) bittiğini gördüklerinde tedarikçiye telefon edip durumu bildirdiğini, Grupgaz, kendi bünyesindeki elemanları ile tüplerin bittiğini kontrol edip, periyodik olarak değişimlerini yaptığını, müvekkilinin tüp temin etme, taşıma, değiştirme vs. hiçbir yetki ve sorumluluğu olmadığını, bu işin kurumsal bir firma olan Grupgaz Ltd. Şti.'ne verildiğini, Grupgazın, müvekkilin talep ve talimatıyla hareket etmediği gibi, alt çalışanı/taşeronu da olmadığını, davacıların murisinin de müvekkilinin işçisi ya da emir ve talimatı ile hareket eden biri olmadığını, öte yandan hadisenin meydana gelmesinde müteveffa, işveren ve forklift kullanıcısı ...'ın kusurlu olduğunu aşikar olduğunu, hadisenin meydana gelmesinde müvekkiline kusur atfedilemeyeceğinden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

3.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; kazanın meydana gelmesinde davalının herhangi bir kusuru bulunmadığından, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle;

1.)Davacılar tarafından asıl dosya ve birleşen dosyada açılan maddi tazminat davasının kabulü ile a-)665.793,01 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihi olan 20.02.2015 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte asıl dosya ve birleşen dosya davalılarından müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacı ...'a verilmesine, b-)86.598,54 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihi olan 20.02.2015 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte asıl dosya ve birleşen dosya davalılarından müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacı ...’a velayeten davacı ...’a verilmesine, c-)136.222,17 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihi olan 20.02.2015 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte asıl dosya ve birleşen dosya davalılarından müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacı ...’a velayeten davacı ...’a verilmesine,

2.)Davacılar tarafından asıl dosya ve birleşen dosyada açılan manevi tazminat davasının kabulü ile a-)90.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 20.02.2015 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacı ...’a verilmesine, b-)80.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 20.02.2015 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte asıl dosya ve birleşen dosya davalılarından müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacı ...’a velayeten davacı ...’a verilmesine, c-)80.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihi olan 20.02.2015 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte asıl dosya ve birleşen dosya davalılarından müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacı ...’a velayeten davacı ...’a verilmesine, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ...

Metal Demir Çelik Sanayi Ticaret Ltd. Şti. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı ... Metal Demir Çelik Sanayi Ticaret Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; Dava konusu iş kazasında kusurlarının bulunmadığını, diğer davalı ile aralarındaki anlaşma gereğince malzemenin temini, taşınması, montajı ve değiştirilmesinin Grupgaz Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'nin yaptığını, tüp değişimi yapılan yerin kendi işyerileri içinde olmadığını, müvekkilinin tüp temin etme, taşıma, değiştirme vs. hiçbir yetki ve sorumluluğu olmadığını, bu işin, kurumsal bir firma olan Grupgaz Ltd. Şti.’ne verildiğini, Grupgaz'ın, müvekkilinin talep ve talimatıyla hareket etmediği gibi, alt çalışanı/taşeronu da olmadığını, davacıların murisinin de müvekkilin işçisi yada emir ve talimatıyla hareket eden birisi olmadığını, hadisenin meydana gelmesinde müteveffanın, işveren ve forklift kullanıcısı ...'ın kusurlu olduğunu, müvekkilinin ise kusursuz olduğunu, dosyada muhtelif bilirkişi raporlarının mevcut olduğunu, ceza davasındaki raporda, müvekkilinin kusursuz olduğunu, ceza davası dosyasının henüz kesinleşmediğini, kesinleşmesinin beklenmesi yönündeki taleplerinin mahkemece nazara alınmadığını, SGK müfettişi raporunda ise müvekkiline kusur izafe edilmediğini, hükme esas bilirkişi raporunun afaki ve mesnetsiz gerekçelere dayalı olup, Yargıtay'ın emsal kararı ile değerlendirildiğinde kusur oran ve aidiyetinin maddi oluşa ve olayın özelliklerine uygun tespit edilmediğini, davacının PMF’ye göre yapılan hesaplamaya itiraz etmediğini, bu nedenle, davalılar ve müvekkili lehine usulü kazanılmış hak oluştuğunu, Her ne kadar TRH 2010’a göre hesaplama yapılsa da ilk rapordaki rakamları geçemeyeceğini, hesap bilirkişisinin raporunda sadece maddi zararların hesaplanması gerektiğini, mahkeme karar vermeden faiz hesaplanmasının doğru olmadığını, raporun, mahkemeye sadece zararın miktarı konusunda bilgi verdiğini, mahkemenin rapordaki rakamlara göre karar vermek zorunda olmadığını, mahkeme kararı olmaksızın maddi zararlara faiz hesabı yapılmasının hatalı olduğunu, bu itibarla rapor hükme dayanak alınamayacağını, hesaplamayı yapan ve hükme esas olan bilirkişi raporunda, raporu düzenleyen bilirkişinin ölüm sigortasından bağlanan maaş ile iş kazasında ölümden dolayı bağlanan maaşın ayrımını bilmediğini, raporunda, maaşların ölüm sigortasından bağlandığı gerekçesiyle, ilk peşin sermaye değerlerinin, hesaplanan tazminat rakamlarından indirilmediğini, rapor bu yönüyle de yanlış olduğunu, hükme esas alınan raporda, çocukların 25 yaşa dek destekten yoksun kalacaklarının varsayıldığını, erkek çocuklarının 18 yaşında, kız çocuklarının 22 yaşında evlenerek destekten çıkmakta olduğunu, bilirkişinin öğrenim görecekleri yönündeki varsayımının geçerli bir varsayım olmadığını, manevi tazminatın kabulüne dair hükmün de, hakkaniyet ölçüleri dışında olduğunu, çocukların yaşı nazara alındığında, manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacıların murisi ...'ın, davalı "Grupgaz Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti." unvanlı firma bünyesinde şoför ve yük taşıma işçisi olarak çalıştığı, 20.02.2015 tarihinde diğer davalı ... Metal Demir Çelik San. Tic. Ltd. Şti.'ne ait işyerine götürdüğü oksijen tüplerinin değişiminde görev aldığı, sırada kafasına aldığı darbe sonucu hayatını kaybettiği, forklift operatörü ...'ın dava dışı Tanair Uluslarararası Taşımacılık Ltd. Şti.'nin çalışanı olduğu, tüplerin forklift ile indirilmesi için kazalı ... tarafından çağrıldığı, tartışmalı olan hususun, davalı ... Metal Demir Çelik San. Tic. Ltd. Şti.'nin kusuru olup olmadığı, eş dışındaki davacıların destekten yararlanma süreleri ve usulü kazanılmış hak ihlali yapılıp yapılmadığı olduğu, dairece yapılan değerlendirme neticesinde; bilirkişi raporunun, gerek kusur dağılımı, gerekse oranları konusundaki tespit ve değerlendirmelerinin, oluşa uygun görülmekle davalının kusura yönelik istinaf başvurusunun yerinde görülmediği, ilk derece mahkemesince hükme esas alınan hesap raporunda, çocukların kaza tarihindeki yaşları dikkate alınarak yüksek öğrenim görme ihtimalleri bulunduğu kabul edilerek 25 yaşına kadar destekten yararlanacakları kabul edilmek suretiyle hesap yapılmış olmasında usule ve içtihatlara aykırılık olmadığı, ilk derece mahkemesince alınan 13.08.2020 tarihli hesap raporunda PMF31 yaşam tablosuna göre hesap yapılmış olsa da, birleştiren dosyanın davalısı olan ... Metal Demir Çelik San. Tic. Ltd. Şti. hakkındaki davanın daha sonraki bir tarih olan 24.09.2020 tarihinde açılmış olması sebebiyle bu davalı yönünden oluşmuş bir usulü kazanılmış haktan bahsetmek mümkün olmadığından, usulü kazanılmış haklarının ihlal edeldiğine yönelik istinaf başvurusunın yerinde görülmediği gerekçesiyle;

Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri ile kamu düzeni dikkate alındığında İlk Derece Mahkemesi kararında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı ... Metal Demir Çelik Sanayi Ticaret Ltd. Şti.'nin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 ve 355 inci maddeleri gereğince esastan reddine, karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ...

Metal Demir Çelik Sanayi Ticaret Ltd. Şti.vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı ...

Metal Demir Çelik Sanayi Ticaret Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde özetle ; istinaf dilekçesindeki sebeplerle aynı doğrultuda kararının bozulması gerektiğini belirtmiştir. C. Gerekçe

C. A. Davalı ...

Metal Demir Çelik Sanayi Ticaret Ltd. Şti. vekilinin çocuklar için hükmedilen maddi ve diğer tüm manevi tazminatlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Mülga 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 20.07.2016 tarihinden itibaren uygulanan 8. maddesinin 3 üncü fıkrasına göre, “Bölge Adliye Mahkemesinin para ile değerlendirilemeyen dava ve işler hakkındaki kararları ile miktar veya değeri beşbin lirayı geçen davalar hakkındaki nihaî kararlara karşı tebliğ tarihinden başlayarak sekiz gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir.” Bu fıkradaki “beşbin” ibaresi 6763 sayılı Kanunun 5 inci maddesi ile “kırk bin Türk Lirası” şeklinde değiştirilmiştir. Mülga 5521 sayılı Kanunun, 6763 sayılı Kanun 5 inci maddesi ile değişik beşinci fıkrasına göre parasal sınırların, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanacağı öngörülmüştür.

25.10.2017 tarihinde yürürlüğe giren 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 8. maddesinde “temyiz edilemeyen kararlar” sayılmış ancak miktar itibariyle kesinliğe bu maddede yer verilmemiş, 7/3. maddede, 6100 sayılı HMK’nın kanun yollarına ilişkin hükümlerinin, iş mahkemelerince verilen kararlar hakkında da uygulanacağı belirtilmiştir. 6100 sayılı HMK’nın 362/1-a maddesi uyarınca,

Bölge adliye mahkemelerinin miktar veya değeri kırk bin Türk Lirasını (bu tutar dâhil) geçmeyen davalara ilişkin kararların temyiz yoluna başvurulamayacağı hükme bağlanmıştır. HMK Ek madde 1 hükmüne göre de, 362 nci maddedeki parasal sınırların, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanacağı belirtilmiştir.

HMK 362/2 nci maddesine göre “Birinci fıkranın (a) bendindeki kararlarda alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda, kırk bin Türk Liralık kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir. Alacağın tamamının dava edilmiş olması hâlinde, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü kırk bin Türk Lirasını geçmeyen tarafın temyiz hakkı yoktur. Ancak, karşı taraf temyiz yoluna başvurduğu takdirde, diğer taraf da düzenleyeceği cevap dilekçesiyle kararı temyiz edebilir”

HMK 366 ncı maddenin yollaması ile temyiz yolunda da uygulanan 346. madde uyarınca, temyiz dilekçesi kesin olan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkeme temyiz dilekçesinin reddine karar verir. Ancak temyiz edilen karar kesin olduğu halde bu konuda inceleme yapılıp karar verilmeksizin dosya Yargıtay’a gönderilmiş ise, 01.06.1990 tarih, 1989/3 E. - 1990/4 K. sayılı içtihadı birleştirme kararı gereğince dosyanın mahalline çevrilmesine gerek olmaksızın Yargıtay tarafından temyiz talebinin reddine karar verebilecektir.

Yukarıda belirtildiği şekilde, iş mahkemelerinin kararlarının istinaf incelemesi sonucu Bölge adliye mahkemelerince verilen kararlarda karar tarihine göre kesinlik sınırı: 20.07.2016-01.12.2016 tarihleri arasında 5.000,00 TL; 02.12.2016 tarihi sonrası için 40.000,00 TL; 01.01.2017 sonrası için 41.530,00 TL ve 01.01.2018 tarihi sonrası için 47.530,00 TL; 01.01.2019 tarihi sonrası için 58.800,00 TL, 01.01.2020 tarihi arası için 72.070,00 TL, 01.01.2021 tarihi sonrası için 78.630,00 TL, 01.01.2022 tarihi sonrası için 107.090,00 TL, 01.01.2023 tarihi sonrası için 238.730,00 TL’dir. Bu tür davalarda, 6100 sayılı HMK’nun 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı dikkate alınmalıdır.

Belirtilen açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde, temyize konu tutarın yukarıda değinilen temyiz (kesinlik) sınırının altında bulunduğu anlaşılmakla davalı ... Metal Demir Çelik Sanayi Ticaret Ltd. Şti. vekilinin bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.

C. B. Davalı ...

Metal Demir Çelik Sanayi Ticaret Ltd. Şti. vekilinin eş için hükmedilen maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazası nedeniyle vefat eden sigortalının yakınlarının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 nci, 36 ncı, 40/4 ncü maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 55 inci, 74 üncü ve 417 nci maddesi, 5510 sayılı Kanunun 13 üncü maddesi, 4857 sayılı İş Kanunun 77 nci maddesi ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunun 4 üncü maddeleri.

3.Değerlendirme

1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle, kanuni gerektirici sebeplere, temyiz kapsam ve nedenlerine göre davalı ... Metal Demir Çelik Sanayi Ticaret Ltd. Şti. vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.

2.İş kazasından kaynaklanan maddi tazminat davaları nitelikçe Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanmayan zararın tahsiline ilişkindir. Bu nedenle haksız zenginleşmenin ve mükerrer ödemenin önüne geçmek için ilk peşin sermaye değerinin rücuya tabi kısmının hesaplanan tazminattan düşülmesi gerekir.

3.Davanın yasal dayanağını, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu oluşturmaktadır. Kanunun 55 inci maddesinde, “ Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır. Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez.” hükmüne yer verilmiştir.

4.Adalet Komisyonu'nun 55 inci maddesinin gerekçesinde; “sosyal güvenlik ödemelerinin, denkleştirme (indirim) işlevi görebilmesi, onun sorumluluğu doğuran olaya sebebiyet verenlere rücu edilebilmesine bağlıdır. Bu kural gereği, rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri; teknik arıza, tam kaçınılmazlık hallerindeki ödemeler, bu tazminatlardan indirilemez. Bağlanan gelirlerin, işçinin kusuru ve kaçınılmazlık gibi nedenlerle rücu edilemeyen kısmı da indirilemez. Bir kısmı rücu edilemeyen miktar dahi denkleştirilemeyeceği gibi, zarar görenin kusuruna (müterafik kusura) yansıyan sosyal güvenlik ödemeleri, tahsis tarihinden sonra meydana gelen sosyal güvenlik ödemelerindeki artışlar, kısmi kaçınılmazlık ve teknik arıza halindeki ödemeler ve benzerleri rücu edilemediğinden bu miktarlar dahi denkleştirilemez.” düzenlemesi mevcuttur.

5.Öte yandan, 6101 sayılı Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Kanunun 2 nci maddesinde; “Türk Borçlar Kanununun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kuralları, gerçekleştirildikleri tarihe bakılmaksızın bütün fiil ve işlemlere uygulanır” düzenlemesi yer almıştır. Dairemizin ve giderek Yargıtay'ın yerleşmiş görüşleri, Kurumca bağlanan gelirlerin peşin sermaye değerinin ve geçici iş göremezlik ödeneklerinin hesaplanan zarardan indirilmesi, Kurumun rücu hakkının korunması ve mükerrer ödemeyi önleme ilkesine dayandığından, kamu düzenine ilişkin olarak kabul edilmiştir. Kaldı ki, 6098 sayılı Kanunun 55. maddesi de emredici bir hükme yer verdiğinden gerçekleştiği tarihe bakılmaksızın tüm fiil ve işlemlere uygulanmalıdır.

6.Dosya kapsamından davacı eşe bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin rücu edilebilir kısmının tenzil edilmediği anlaşılmaktadır.

7.Bu açıklamalar doğrultusunda mahkemece yapılacak iş, Kurum'un 19.07.2018 tarihli yazısı ile gönderilen davacı eşe bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin rücu edilebilir kısmının - usulü müktesep hakkın gözetilmesi ile birlikte - 31.03.2022 tarihli hesap raporunda belirlenen maddi tazminat alacağından tenzil ederek yapılacak hesabı hükme esas almaktan ibarettir.

8.Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

9.O halde, davalı ... Metal Demir Çelik Sanayi Ticaret Ltd. Şti. vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve ... Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle;

1.Davalı ... Metal Demir Çelik Sanayi Ticaret Ltd. Şti. vekilinin çocuklar için hükmedilen maddi ve diğer tüm manevi tazminatlara yönelik temyiz isteminin miktardan REDDİNE,

2.Davalı ... Metal Demir Çelik Sanayi Ticaret Ltd. Şti. vekilinin eş için hükmedilen maddi tazminata yönelik temyiz itirazının kabulü ile, temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

3.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

20.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.