4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili 01.08.2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında ticari ilişki mevcut olduğunu, bu ilişki çerçevesinde davalı yanın davacı şirkete bildirdiği mağaza ve iş yerlerine davacı şirketçe alarm izleme hizmeti sağlandığını, davacı şirketçe bu hizmetler sunuldukça davalı yana periyodik faturalamalar yapıldığını, bunların dökümünün taraflar arasında tutulan cari hesap üzerinden takip edildiğini, 2022 yılı kasım ayı itibari ile davalının davacıya olan cari hesap borcunu ödememesi üzerine davalı yana ihtarname gönderildiğini, davalı yanın bunun üzerine de borcunu ödememesinin ardından icra takibi başlatıldığını, icra takibinin 03.04.2023 tarihinde başlatıldığını, davalının 31.03.2023 tarihinde davacı şirket hesabına 100.000,00 TL ödediğini, takipten sonrada 124.475,00 TL daha ödeme yaptığını, borçlunun takip başlatıldıktan sonra ödeme yapmasının borcu sona erdirmediğini, açıklanan bu nedenlerle; ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında ödenmeyen bakiye alacakları yönünden davalı tarafından yapılan haksız ve hukuksuz itirazın iptali ile takibin devamını, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, ihtiyati tedbir taleplerinin kabulü ile dava değeri nispetinde davalının taşınır taşınmaz malları, banka hesapları ve üçüncü kişiler nezdindeki hak ve alacaklarına tedbir konulmasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili 05.09.2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın davalı şirkete karşı ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takibine karşı davalı şirket tarafından yapılan itirazın iptali davasının icra takibinin yapıldığı yerde açılmadığını, yetkisizlik kararı verilerek dosyanın yetkili İstanbul Anadolu Mahkemesi'ne gönderilmesi gerektiğini, ilamsız icra takibine 03.04.2023 tarihinde başlandığını, ödeme emrinin davalı yana 10.04.2023 tarihinde tebliğ edildiğini, davalı şirketin hiç bir şekilde borcunu ifadan kaçınmadığını, icra takibinden habersiz bir şekilde ödemelerini 2 parça halinde davacı şirkete yaptığını, borcun bir kısmının icra takibinden önce bir kısmınında takip tarihinden sonra ancak ödeme emrinin davalı şirkete tebliğin olduğu tarihten önce ödediğini, tüm borcunu 07.04.2023 tarihinde ödediklerini, açıklanan bu nedenlerle; haksız ve hukuka aykırı davanın reddini, davacı tarafın İİK 67. Maddesi uyarınca davaya esas değerin %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Tarafların Ba/Bs formları, ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Davalı taraf 05.09.2023 tarihli cevap dilekçesinde yetki itirazında bulunduğu, davacı vekilinin 27.09.2023 tarihli dilekçesi ile davanın sehven Mahkememizde açıldığını ve yetki itirazını kabul ettiklerini beyan ettiği görüldü.
GEREKÇE
Dava, cari hesap ve faturadan kaynaklı başlatılan icra takibine itirazın iptali davasıdır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun’un (6100 sayılı Kanun) “Genel yetkili mahkeme” başlıklı 6. maddesinin birinci fıkrası şöyledir: “Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.” 6100 sayılı Kanun'un “Yetki itirazının ileri sürülmesi” başlıklı 19. maddesi şöyledir: “(1) Yetkinin kesin olduğu davalarda, mahkeme yetkili olup olmadığını, davanın sonuna kadar kendiliğinden araştırmak zorundadır; taraflar da mahkemenin yetkisiz olduğunu her zaman ileri sürebilir. (2) Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz. (3) Mahkeme, yetkisizlik kararında yetkili mahkemeyi de gösterir. (4) Yetkinin kesin olmadığı davalarda, davalı, süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hâle gelir.” 6100 sayılı Kanun'un “Yetki sözleşmesi” başlıklı 17. maddesi şöyledir: “Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır.”
Yetkili mahkeme genel yetki kuralı gereği davalının yerleşim yeri mahkemesidir. Bu yetki kuralı kesin olmadığından 6100 sayılı Kanun'un 19. maddesinde belirlenen süre ve yöntemle yetkisizlik itirazında bulunulmaz ise davanın açıldığı mahkeme yetkili hale gelir ve mahkemece kendiliğinden yetkisizlik kararı verilemez.
Bir davada, birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa, davacı bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa, o zaman seçme hakkı davalılara geçer (Yargıtay 5.Hukuk Dairesinin 10/04/2023 tarih, 2022/16524 Esas ve 2023/3600 Karar sayılı ilamı). 6100 sayılı HMK'nın 19/2. maddesine göre, yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz. Aynı maddenin son fıkrasında ise yetkinin kesin olmadığı davalarda, davalı, süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hâle gelir, hükümleri karşısında davalı yan yerleşim yeri ... olduğu, icra takibinin ... İcra Müdürlüğü'nde başlatıldığı, davalının cevap süresi içerisinde yetki itirazında bulunduğu ve davacının da yetki itirazını kabul ettiği, somut uyuşmazlıkta kesin yetki kuralının bulunmadığı anlaşılmakla, davalı şirketinin "..." adresinde mukim olduğu ve takibin "Beykoz İcra Müdürlüğünde" başlatıldığı anlaşılmakla, davada İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemelerin görevli olduğundan, yetkisizlik kararı verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm oluşturulmuştur.
1.Mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE, dosyanın talep halinde ve karar kesinleştiğinde, yetkili İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
2.Yargılama gideri, harç ve vekâlet ücreti konusunun yetkili mahkemece karara bağlanmasına,
3.HMK 20/1 maddesi gereğince, mahkememiz kararının kesinleşme tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde, dava dosyasının yetkili mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi durumunda DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,
4.Davacı tarafından, HMK 20/1 maddesi gereğince işlem yapılmaz ve davanın açılmamış sayılmasına karar verilirse; davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, alınması gerekli harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
5.Karar kesinleştiğinde ve talep halinde, davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.13/12/2023 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)