Esas No
E. 2023/710
Karar No
K. 2024/4
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku
Aramaya Dön
İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

E. 2023/710 K. 2024/4 T.
Karar Sonucu REDDİNE
Resmî Atıf İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ, E. 2023/710, K. 2024/4, T. 03.01.2024
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Daire
9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Esas No
2023/710
Karar No
2024/4
Karar Tarihi
03.01.2024
Dava Türü
DIGER
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku
Karar Sonucu
REDDİNE
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2023/710 Esas
KARAR NO: 2024/4
DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 11/10/2023
KARAR TARİHİ: 03/01/2024

DAVA:Davacı vekili Mahkememize sunduğu 11/10/2023 havale tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle; ... ile ... emlak yatırımı için 18.03.2021 tarihinde adi ortaklık kapsamında protokol imzaladıklarını, protokol kapsamında davalının müvekkilin hesabına 1.200.000,00TL yatırdığını ve müvekkil karşılığında davalıya teminat olarak 1.200.000,00TL bedelli 08.02.2020 düzenleme, 02.03.2020 vade tarihli bono verdiğini ifade ettiğini, davalının, söz konusu bonoyu 22.06.2022 tarihinde 364.000,00TL bedelle -------- E. sayılı dosyası ile takibe konu ettiğini, müvekkil tarafından verilen bononun, teminat senedi olup protokol uyarınca davalının alacağının müvekkil tarafından ödendiğinden müvekkilin davalıya herhangi bir borcu bulunmadığını, 1.200.000,00TL bedelli 08.02.2020 düzenleme tarihli, 02.03.2020 vade tarihli bono teminat senedi olduğundan ve müvekkil protokol uyarınca davalıya borcunu ifa ettiğinden müvekkilin protokole konu bono kapsamında borçlu olmadığının tespitine, ---------E. sayılı takibinin iptaline, davalının yüzde 20 oranında kötüniyet tazminatı ödemesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA

Davalı vekili Mahkememize sunduğu 02/12/2023 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle: huzurdaki davaın zorunlu arabulucuğa tabi olup davacı yanca arabuluculuk başvurusu yapılmadan açıldığını, davanın reddine karar verilmesini; davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere tazminata hükmedilerek, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE KANAAT

6325 sayılı yasanın 18/A maddesinde;" İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." şeklinde yapılan düzenleme karşısında arabuluculuğun dava şartı olduğu uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmamış olması halinde davanın usulden reddine karar verilmesi gerekmektedir.6102 sayılı TTK'nın 7155 sayılı yasa ile eklenen 5/A maddesinin 1. Fıkrasında; " Bu kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." ifadelerine yer verilerek ticari davalar bakımından arabuluculuk özel bir dava şartı haline getirilmiştir.Davanın ticari nitelikte olduğu, davacı tarafça dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmadığı, dava tarihi itibarı ile davanın zorunlu arabuluculuğa tabi olduğu anlaşılmıştır.Davacının davayı açarken arabuluculuk tutanağının aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış örneğini dosyaya sunmadığı, bu şekilde arabuluculuk dava şartı yerine getirilmeden eldeki davanın açıldığı anlaşılmakla davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine ilişkin aşağıdaki gibi hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere;

1.Davanın dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,

2.Davacı tarafça peşin ve tamamlama harcı olarak yatırılan 8.318,78 TL harçtan alınması gerekli 427,60 TL karar ve ilam harcının mahsubu ile fazla yatan 7.891,18‬ TL'nin davacı tarafa iadesine,

3.Hüküm tarihinde yürürlükte olan avukatlık asgari ücret tarifesinin 7/1 madde hükmü uyarınca davalı yararına tayin ve takdir edilen 8.950‬,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınıp vekille temsil edilen davalıya verilmesine,

4.Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,

5.Yatırılan gider avansından kullanılan kısmın mahsubu ile bakiye kısmın kararın kesinleşmesi ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,

Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile --------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, istinaf yoluna başvurulmasının İİK'nın 36. maddesi saklı kalmak kaydıyla kararın icrasını durdurmayacağı, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesin hüküm ve kesin delil oluşturacağı açıklanmak suretiyle dosya üzerinden karar verildi. 03/01/2024

İlgili Mevzuat & Etiketler
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog