4. Ceza Dairesi
4. Ceza Dairesi 2013/794 E. , 2013/21978 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanık ...'a yükletilen 6136 sayılı Kanuna muhalefet ve genel güvenliğin tehlikeye sokulması, sanık ...'na yükletilen 6136 sayılı Kanuna muhalefet ve tehdit, sanık ...'e yükletilen tehdit eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanıklar tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, Sanık ...'ın katılanın bulunduğu araca doğru ateş etmesi eyleminin TCK'nın 44. maddesi uyarınca tehdit suçunu oluşturduğu gözetilmeden tehdit suçundan beraat kararı verilerek TCK'nın 170/1-c maddesi ile hüküm kurulmuşsa da karşı temyiz olmadığından bozmayı gerektirmediği, Eleştiri dışında eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunlarda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
1.Sanık ...'e yükletilen tehdit suçuna ilişkin cezanın kanuni bağlamda uygulandığı, Anlaşıldığından sanık ...'in ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
2.Sanık ...'a yükletilen 6136 sayılı Kanuna muhalefet ve genel güvenliğin tehlikeye sokulması, sanık ...'na yükletilen 6136 sayılı Kanuna muhalefet ve tehdit eylemlerinden kurulan hükümlerde ise, 5237 sayılı TCK'nın 53/1-(c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun süresi ve kapsamı açısından anılan Kanun maddesinin 3. fıkrası hükmünün gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanıklar ... ve ...'ın temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası tebliğnameye aykırı olarak, 5237 sayılı TCK'nın 53/1-(c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun sanıkların kendi altsoyu üzerindekilerle sınırlı olmak üzere koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanması biçiminde DÜZELTİLMEK ve başkaca yönleri Kanuna uygun bulunan hükümler, bu bağlamda ONANMAK suretiyle 5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesi uyarınca davanın esasına, 11/09/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.