14. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/2363
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 17.10.2023 tarihli ara karar
NUMARASI: 2023/903 Esas
DAVANIN KONUSU: Şirket Genel Kurul Kararının İptali
Taraflar arasındaki davanın ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen ara karara karşı, davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacılar vekili, dava ve talep dilekçesinde özetle; davaya konu genel kurul ile şirkette %67 hissedar olan müvekkillerinin yönetim yetkilerini azleden yönetim kurulu başkanının tekel yönetim ile şirketin varlıklarını eksilttiğini, kararlarının sorgulanmaması için müvekkillerine yönetimde oldukları dönemde fiili ve hukuki yollarla engellemeye çalıştığını, kararlarının sorgulanmaması için müvekkillerine yönetimde oldukları dönemde fiili ve hukuki yollarla engellemeye çalıştığını, yönetim kurulu üyeleri olan müvekkillerinin azledilerek şirketin varlıklarını devrederek şirketin içini boşaltarak kendi şirketleri yönünden ticari hayata devam etmek istendiğini, davalı şirketin yönetim kurulu başkanı ve diğer hissedarının çocukları ile şirket arasındaki yüksek meblağlı iş ve işlemler ile rekabet yasağına aykırı hareket edildiğini, 2022 yılına ilişkin karın 3 katı kadar yönetim kuruluna huzur hakkı verildiğini, 2022 yılına dair şirketin finansal tabloları ve bilançolarını gizleyerek kar dağıtmama kararı aldığını ve müvekkillerinin bilgi edinme haklarını engellediğini iddia ederek, 2, 3, 4, 5, 7, 8 ve 9 nolu maddelerin TTK'nın 449. maddesi uyarınca genel kurul kararlarının yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ İlk derece mahkemesi, ihtiyati tedbir talebini değerlendirdiği 17.10.2023 tarihli ara kararıyla; "...Somut olayda davacı vekili davalı şirketin 26/06/2023 tarihli genel kurulunda alınan kararların yürütülmesinin geri bırakılması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiş ise de ; ihtiyati tedbir kararı verebilmek için hâkimin somut sebep göstermesi ve ihtiyati tedbir kararının haklılığını ortaya koyacak delil değerlendirmesi yapması ve yaklaşık ispat ölçüsüne yaklaşması gerekli olup davacılar vekili tarafından dosyaya sunulan bilgi ve belgeler somut delil kabul edilip haklılık konusunda yaklaşık ispat ölçüsü kriterine uymaması nedeniyle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak ..." gerekçesiyle davacılar vekilinin, davalı şirketin 26/06/2023 tarihli genel kurulunda alınan 2, 3, 4, 5, 7, 8 ve 9 nolu kararların yürütülmesinin geri bırakılmasına ilişkin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar vermiştir.Bu ara karara karşı, ihtiyati tedbir talep eden davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davaya konu genel kurulda davalı şirketin imtiyazlı pay sahibi ...'ın tek taraflı kararlar alarak şirketin 2020 yılında elde ettiği yıllık karın 3 katı olmak üzere yönetim kurulu üyelerine huzur hakkı verilmesinin objektif iyi niyet kurallarına açıkça aykırı olduğunu, ...'ın imtiyazlı pay sahibi olmasından dolayı yetkisini keyfi ve kötüye kullanarak karar verdiğinin açık olduğunu, gündemin 8 numaralı kararı ile kendisine aylık net 150.000,00 TL huzur hakkı verilmesine karar verildiğini, hakkın kötüye kullanıldığını, ...'ın şirketin A Grubu hisselerinin %10, D Grubu hisselerinin %23 ne sahip olduğunu, davacı ...'ın B Grubu hisselerinin %45'ne, ...'nı B Grubu hisselerinin %22 ne sahip olduğunu, toplan hisselerinin %67 olduğunu, ...'ın sahip olduğu A Grubu hisselere tanımlanan imtiyazların müvekkillerinin iradelerinin hile ile fesada uğratılması neticesinde akdedildiğinin tespiti ile iptal talebi ile açılan davanın Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/296 Esas sayılı dosyasında verilen ara karar ile ...'ın A Grubu hisselerine tanımlanan imtiyazlarının kullanımını tedbiren durdurulmasına karar verildiğini, davaya konu genel kurul kararının tamamının oy çokluğu ile ...'ın imtiyazlı payı ile alınan kararlar olduğunu, kararların icrasının şirketin daha fazla zarara uğramaması nedeniyle öncelikle durdurulması gerektiğini, 8.maddesinde, ödemelerle ilgili alınan karar sonucunda yıllık toplamda 2.100.000,00 TL ödenmesi kararlaştırıldığını, yani 2022 yılı şirket karının 3 katı kadar huzur hakkı ödenmesine karar verildiğini,
TTK'nın 449 maddesi gereğince yürütülmesinin dava sonuna kadar geri bırakılmasının gerektiğini, 17.10.2023 tarihli ara kararın kaldırılmasını, yönetim kurulu üyeleri olan müvekkillerinin azledilerek şirketin varlıklarının devredilmesi, şirketin içinin boşaltılarak kendi şirketlerince ticari hayata devam etmek istemeleri, davalı şirketin yönetim kurulu başkanı ve davaya konu genel kuruldaki kararların imtiyazlı pay ile oy çokluğu ile alınan kararlar olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu ara kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, TTK'nın 445 vd. maddeleri uyarınca AŞ genel kurulunda alınan kararların iptali, butlanı ve dava içinde TTK'nın 449. maddesi uyarınca genel kurul karralarının yürütülmesinin geri bırakılması taleplerine ilişkindir. İlk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin reddine dair ara karar verilmiş; bu ara karara karşı, davacılar vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. Taraflar arasında, davacıların davalı şirketin B Grubu hissedarlarından olduğu konusunda herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir. Uyuşmazlık, davalı şirketin 26.06.2023 tarihinde yapılan 2022 yılına ait olağan genel kurul toplantısında alınan kararların iptalinin gerekip gerekmediği, kararların batıl olup olmadığı ve söz konusu kararların imtiyazlı pay sahibi dava dışı ...'ın oy çokluğu ile alınmış olması ve dava dışı pay sahibine karşı imtiyaz hakkına dair açılan davada Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 24.10.2023 tarihli kararı ile A Grubu hisselerine tanımlanan imtiyazların kullanımının tedbiren durdurulmasına dair kararın iş bu uyuşmazlıkta sonuca etkisi olup olmadığı , mahkeme ara kararının usul ve yasaya uygun bulunup bulunmadığına ilişkindir. Dosya kapsamından, davalı şirketin 26.06.2023 tarihinde dava konusu 2022 yılına ait olağan genel kurul toplantısının gerçekleştirildiği, genel kurul toplantısının TTK'nın 416 maddesi uyarınca çağrılı olarak yapıldığı, hazır bulunanlar cetvelinin incelenmesinde, şirketin toplam 20.000.000,00 TL sermayesine tekabül eden 2.000.000 adet A Grubu (30.000.000,00 ) oy hakkı 4.600.000 adet B Grubu hisselerine vekaleten, 13.400.000 adet B Grubu hisselerine asaleten olmak üzere temsil edildiği, asgari toplantı nisabının mevcut olduğunun belirtildiği, gündemin ertelenmesine dair hükümlerine geçilmeden önce davacıların söz aldığı, Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/217 Esas sayılı dosyasında 22.05.2023 tarihli kararı ile 2021 yılı genel kurul toplantısında alınan 2,3,4,5,7,8 ve 9 nolu gündem maddelerinin icrasının TTK 449 uyarınca geri bırakıldığı, ilan edildiğinin bildirildiği, diğer ifadelere yer verilerek pay sahibi olmalarına saygı duyulmasının istenildiğinin ifade edildiği, söz konusu talebin, davacıların olumlu oyuna karşılık , ...'ın olumsuz oyu ve oy çokluğuyla reddedildiği, ... vekilinin genel kurulda söz alarak ertelenen genel kurulun erteleme talebini ... ve ...'ın yaptığı, aynı toplantıda tüm hissedarların temsil edildiği, şirketin 3 ortaklı bir şirket olduğu ve genel kurul tarihinin birlikte belirlendiği dikkate alınarak ertelenen toplantı ilanlarının yapılmadığının hatırlatıldığı, 2 nolu gündem maddesinde, şirketin 2022 yılı hesap dönemine ilişkin yıllık faaliyet raporlarının okunarak oy çokluğuyla kabul edildiği, 3.maddesinde ,bilanço ve gelir tablosunun okunduğu, müzakere edilerek oy çokluğu ile tasdik edildiği, 4.maddede, denetim raporlarının okunarak müzakere edildiği, oy çokluğu ile kabul edildiği, 5.maddede, kar zarar hesaplarının okunduğu, oy çokluğu ile kabul edildiği, 6.maddede, yönetim kurulu üyelerinin tamamının paydaş olduğu belirtilerek yönetim kurulu üyelerinin kendi ibrasında oy kullanmadığının belirtildiği , 7.maddede de, şirket yönetim kurulu üyesi olan ..., ... ve ...'ın yönetim kurulu üyeliklerine son verilmesine, A Grubu hisse sahibi ...'ın esas sözleşmenin 7.maddesi gereğince yönetim kurulu üyeliğine önerilen ... ve ...'ın oy çokluğu ile 3 yıl için yönetim kurulu üyeliğine seçildiği, 8.maddede, yönetim kurulu başkanına aylık 150.000,00 TL ücret, yönetim kurulu başkan yardımcısına 15.000,00 TL ücret, yönetim kurulu üyesine 10.000,00 TL ücret ödenmesine oy çokluğu ile karar verildiği, genel kurulda alınan her bir karara karşı olumsuz oy kullanan davacıların muhalefetlerini gündem maddesinde yazdırdıkları, 8 gündem maddesindeki muhalif görüşlerine karşılık ... vekilinin söz alarak, yönetimde bulunan şirketin iş ve işlemleriyle ilgilenen her türlü sorumluluğu alan şirketin kredilerine şahsi kefalet veren ...'ın yönetim kurulu başkanı olarak maaş almasının hukuka ve hakkaniyete uygun olduğunu belirttiği, davacıların ise cevaben kendilerininde şahsi kefaletlerinin bulunduğunu, şimdiye kadar şirkette hiçbir zaman yönetim kurulu üyelerine ücret veya huzur hakkı ödenmediğini, tek sebebinin şirketin karlılığını düşürerek %67 hissedar olan kendilerine kar payı ödememek olduğunu, kar payı dağıtımı yönünde haksız bir karar alan şirketin ...'a bu yolla örtülü kar dağıtımı yapmasına hizmet edildiğini ve şirket adına sorumluluk davası açılacağının belirtildiği, 9.maddede, finansal tablolarının bağımsız denetimi amacıyla denetim kuruluşunun seçiminin görüşüldüğü, denetçi atanmasına oy çokluğu ile karar verildiği, davacıların söz konusu gündem maddesinede muhalif kaldıkları ve iş bu davayı açmış oldukları anlaşılmıştır. TTK'nın 445 vd. maddelerinde genel kurul kararlarının iptali ve butlanı düzenlenmiştir. aynı Kanun'un 449/1. maddesine göre; Genel kurul kararı aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı takdirde mahkeme, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebilecektir. Bu düzenleme, hukuki niteliği itibariyle ihtiyati tedbire ilişkindir. HMK'nın 389/1. maddesine göre; Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Yine aynı Kanunun 390/3 maddesine göre; Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. İhtiyati tedbir için yaklaşık ispat yeterli görülmüş olup sunulan belgelerle talep edenin, davada haklılığını yaklaşık olarak ispat etmesi ve diğer şartlarında varlığı halinde ihtiyati tedbir kararı verilebilecektir. Somut olayda, ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verildiği tarih itibariyle yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği, tedbir kararı verilmemesi hâlinde davacıların haklarının elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkansız hâle geleceğinin de yaklaşık ispat ölçüsünde kanıtlanmadığından, tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararda usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir. Kaldı ki değişen delil durumunda talep halinde ilk derece mahkemesince her zaman ihtiyati tedbir talebinin değerlendirilmesi mümkündür. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/b.1 ve 391/3. maddeleri uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, ihtiyati tedbir isteyen davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
KARAR: Yukarıda açıklanan bu gerekçelerle;
1.HMK'nın 353/1.b.1 ve 391/3 maddeleri uyarınca, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacılar vekili tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, 3-Davacılar tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerlerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 ve 391/3. maddeleri uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.14.12.2023 KANUN YOLU: HMK'nın 362/1.f ve 391/3 maddeleri uyarınca karar kesindir.