Esas No
E. 2012/5943
Karar No
K. 2012/22192
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

4. Ceza Dairesi         2012/5943 E.  ,  2012/22192 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇ: Firar
HÜKÜM: Mahkumiyet

...

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,

1.5237 sayılı Türk Ceza Kanununun “zaman bakımından uygulanma” başlıklı 7.maddesinin 2.fıkrasında, “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” biçimindeki hükmün 1.6.2005 tarihinden önce kesinleşmiş hükümler açısından uygulanma yöntemine ilişkin ayrıntılar 5252 sayılı TCK'nın Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Yasanın 9.maddesinde düzenlenmiştir. Anılan maddenin 1.fıkrasında, “1.6.2005 tarihinden önce kesinleşmiş hükümlerle ilgili olarak TCK'nın lehe olan hükümlerinin derhal uygulanabileceği hallerde, duruşma yapılmaksızın da karar verilebileceği” belirtilmiş olmasına karşın, bu düzenlemenin genel kural niteliği taşımadığı açıkça anlaşılmaktadır. Bu nedenle failin lehine olan yasa hükmünün uygulanabilmesi açısından hangi durumlarda duruşma açılarak yargılama yapılması gerektiğinin belirlenmesinde zorunluluk bulunmaktadır. Önceki ve sonraki yasa hükümlerinden hangisinin fail (sanık) lehine olduğunu saptamak için her bir somut olayı YCGK'nın 4.3.2003 gün, 2003/9-24 E, 2003/20 K. sayılı kararları doğrultusunda irdeleyerek;

1.Herhangi bir inceleme ve araştırmayı,

2.Kanıt tartışmasını,

3.Takdir hakkının kullanılmasını,

4.Sonraki yasayla değiştirilen suçun öğelerinin yeniden değerlendirilmesini, gerektiren hallerde duruşma açılarak; belirtilen hallerin dışında ise, 5252 sayılı Yasanın 9/1 maddesi uyarınca lehe olan hükümlerin derhal uygulanabilmesi olanaklı bulunduğundan, evrak üzerinde yapılan inceleme sonucu karar verilmesi gerekir. 5320 sayılı CMK. Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanunun 8. maddesi ile, bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında kesinleşinceye kadar 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin dört, beş, altıncı fıkraları hariç olmak üzere, 305 ila 326. maddelerinin yürürlükte olduğu kabul edilmiştir. Bu madde hükmünün gönderme yaptığı 1412 sayılı CMUK'nın 305. maddesinde ise ceza mahkemelerinden verilen hükümlerin temyiz olunabileceği belirtildikten sonra, temyiz edilemeyecek nitelikteki hükümler sayılmıştır.

Ancak, hangi kararların hüküm niteliğinde olduğu 5271 sayılı CMK'ya göre saptanmalıdır. Anılan Yasanın 223. maddesinde, beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkumiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi ve düşmesi kararlarının hüküm olduğu belirtilmektedir. O halde, 5252 sayılı Yasanın 9.maddesinin 1. fıkrasına göre, ister genel prensip uyarınca duruşmalı yargılamada, isterse ayrıksı yöntem olarak evrak üzerinde yapılan inceleme sonunda verilmiş bulunsun, sonraki lehe yasa nedeniyle yapılan uyarlama yargılamasında verilen bu tür kararlar hüküm niteliğinde olduklarından, 1412 sayılı CMUK'nın 305. maddesinde belirtilen istisnalar dışında kalan hükümlere karşı temyiz yasa yoluna başvurulabilecektir.

Yukarıda belirtilen açıklamalara göre incelenen dosyada, mahkemece takdir hakkı kullanılarak 5237 sayılı yasanın 50 ve 51. maddelerinin uygulanmamasına karar verilmesi nedeniyle, sanıklar lehine olan yasanın, TCK'nın Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesinde öngörülen yönteme uygun ve duruşmalı olarak belirlenmesi zorunluluğu,

2.Sanık ...'nın sabıkasız olduğu anlaşılmakla, 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren ve TCK'nın 7/2. madde ve fıkrası uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Yasanın 562.maddesinin 1.fıkrası ile CMK'nın 231/5 madde ve fıkrasında öngörülen, hükmolunan cezanın geri bırakılması sınırının iki yıla çıkarılması ve anılan yasanın 2.fıkrası ile de CMK'nın 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı suç olması koşulunun kaldırılması karşısında, 6008 sayılı Yasa değişikliği de göz önünde bulundurularak mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının tartışılması zorunluluğu,

Bozmayı gerektirmiş ve sanık ... müdafii, sanıklar ... ve ...'ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle başkaca yönleri incelenmeksizin HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 01.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog