31. Hukuk Dairesi
T. C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31.
HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/129 - 2023/1315 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 04/11/2021
NUMARASI : 2018/684 Esas-2021/700 Karar
Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasında mahkemece davanın taraf ehliyetine ilişkin dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine diğer davalı ... İnş. San ve Tic. A.Ş. aleyhine açılan davanın ise kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, dairemize gönderilen dosyanın yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İSTEM;
Davacı vekili tarafından verilen 01/10/2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkili davacı İle davalı ... .... Şti. Adi Ortaklığı arasında " İstanbul / Sarıyer 350 Yataklı Devlet Hastanesi İnşaat Yapım işi" için 20.04.2015 tarihinde taşeron sözleşmesi akdedildiğini, müvekkilinin sözleşme uyarınca elektrik işlerinin ifasını üstlendiğini, davacı müvekkili tarafından sözleşme uyarınca yapılan işlere ilişkin olarak dilekçesi ekinde sunulan faturaların tanzim edildiğini, müvekkilinin taşeron sıfatı ile edimini ifa ettiğini ve davalı tarafa teslim ettiğini, buna rağmen davalı ... .... Şti. Adi Ortaklığı tarafından dava dilekçesi ekinde sunulan faturalara ilişkin cari hesap bakiye borç miktarı olan 200.079,92 TL alacaklarının müvekkiline ödenmediğini, davalıların aleyhine başlattıkları icra takibine de haksız yere itiraz ettiklerini beyanla davalıların dava konusu Ankara 23. İcra Müdürlüğü’nün 2018/9400 E. sayılı takip dosyasına vâki haksız itirazlarının iptaline, %20 oranında ica-inkâr tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
YANIT:
Davalı ... İnş. San ve Tic. A.Ş. vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde özetle; Davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, ayrıca adi ortaklığın tüzel kişiliği bulunmadığından icra takibinin ve davanın ortaklığı oluşturan şirketlere ayrı ayrı taraf gösterilmek suretiyle yöneltilmesi gerekirken sadece müvekkili şirkete husumet yöneltilmiş olması nedeniyle davanın husumet ve zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini,
Davacı taşeron şirket tarafından müvekkili şirketin ortağı olduğu adi ortaklık adına düzenlenen faturaların dayanağı hak edişlerde yapıldığı belirtilen imalatların gerçekte yapılmadığını, davacı yanın hak edişlerde belirtilen imalatların yapıldığını ortaya koymadan adi ortaklıktan ve müvekkili şirketten bir alacak talebinde bulunmasının mümkün olmadığını, düzenlenen hak ediş raporlarında davacı yan tarafından adi ortaklık adına hangi elektrik işlerinin ne miktarda yapıldığının açıkça belirtilmediğini, şantiye mahallinde yapılan tespitlerde davacı şirket tarafından adi ortaklık adına düzenlenen hak ediş raporlarında belirtilen tutarda işin yapılmadığının görüldüğünü, davacı şirketin sözleşme konusu işi tamamlamadan işyerini terk etmiş olmasından dolayı hak edişlerden kesilmiş nakdi teminatların iadesi mümkün olmamasına karşın sanki nakdi teminatların iadesi için şartlar oluşmuşçasına kesintilerin icra takibine konu edildiğini, 2008 yılı Ocak ayında davacı taşeron şirkete adi ortaklık tarafından 140.707,34 TL ödeme yapıldığını, dolayısıyla davacı taşeron şirkete fazla ödeme yapıldığını, buna karşın davacı taşeron şirket tarafından adi ortaklık adına düzenlenmiş hak edişlerden kaynaklanan %5 nakit teminat borçları gözardı edilerek son hak edişlerden kesilmiş olan 71.387,53 TL %5 nakdi teminat kesintisinin cari hesaba aktarılarak sanki bir cari hesap alacağı gibi icra takibine konu edildiğinin görülmekte olduğunu beyanla haksız davanın reddine ve ret edilen tutarın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/11/2021 tarihli 2018/684 Esas 2021/700 Karar sayılı kararında özetle; Dava, alt yüklenici sözleşmesinden kaynaklanan fatura konusu bakiye hak ediş bedeli alacağına ilişkin icra takibine vâki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı vekili duruşmada dava dilekçesini aynen tekrar ile istemi gibi karar verilmesini talep etmiştir.
Dava konusu isteme dayanak ihale konusu işe ait hak ediş raporları dava dışı iş sahibi konumundaki TOKİ Başkanlığından celp edilmiş, dosyamıza gönderilen cevabi müzekkereden dosyamız davacısı alt yüklenici şirketin üstlendiği sözleşme konusu işin geçiçi kabulünün 17/08/2018 tarihinde onaylandığı, yüklenici firma konumundaki davalıların alt yüklenici çalıştırdıklarına ilişkin herhangi bir belgeyi onay için anılan kuruma sunmadıkları, bu nedenle davacının onaylanmış alt yüklenici olduğuna dair belgenin mevcut olmadığı, davacı şirket tarafından hangi imalatların yapıldığı ve bu imalatlar için ödeme yapılıp yapılmadığının bilinmediği belirtilerek kesin kabul sürecinde bulunan sözkonusu iş için yüklenici şirkete ödemesi yapılan son hak ediş (Elektrik imalat pursantajları ve yüzdeleri gösteren) örneği dosyamıza gönderilmiştir.
Taraf delilleri toplandıktan sonra alınan bilirkişi heyeti asıl ve ek raporunda ise özetle; taraf şirketlerin incelemeye konu somut uyuşmazlık ile ilgili ticari defterlerinin kanuna ve usulüne uygun olarak tutulduğu, davalı ... İnşaat Şirketinin ticari defter kayıtlarında 80.177,28-TL borç bakiyesine karşılık davacının ticari defter kayıtlarına göre davacının davalılardan 200.079,92-TL alacak kaydının mevcut olduğu, davacı tarafından tanzim edilen 119.902,64-TL bedelli, 18/04/2018 tarihli ve 212422 no’lu faturanın davalının ticari defter kayıtlarında yer almadığı, aynı faturanın davalıya teslimine ilişkin dosya kapsamında bir belgenin de mevcut olmadığı, işin tamamının yapılıp yapılmadığı bilinmemekte olup, davacının onaylı imzalı hak edişlerini, cari hesabını, kesin hesabını mahkemeye sunması gerektiği, işverenin de alt taşeronu olan davacının da fesih hakkedişini sunması gerektiği mütalaa edilmiştir. Dosyamıza bilirkişi heyeti asıl raporunun sunulmasından sonra taraf vekillerine ihtaratlı kesin süre verilmesine rağmen bilirkişi raporunda dosyaya kazandırılması talep edilen hak ediş tutanakları ve diğer belgeler dosyamıza sunulmamıştır. Dosyamızda SGK Sarıyer Sosyal Güvenlik Merkezine müzekkere yazılarak bilirkişi ek raporunda bahse konu ve davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı belirtilen 119.902,64-TL bedelli faturanın dava dışı ...’a teslimi savunması araştırılmıştır.
Dosyamıza celp edilen ...’a ait hizmet döküm cetveli ve işyeri unvan listesi incelendiğinde; ...’ın anılan faturanın tanzim tarihini de kapsayacak şekilde İşyerinde; 28.01.2014 Tarihinden 31.12.2015 Tarihine kadar; (2412.02) Finansman Sorumlusu,01.02,2016 Tarihinden 30.06.2018 Tarihine kadar; (2412.02) Finansman Sorumlusu olarak çalışmakta olduğu tespit edilmiştir.
Dava dilekçesi ekinde sunulan faturalardan 119.902,64-TL bedelli, 18/04/2018 tarihli ve 212422 no’lu faturanın incelenmesinde; faturanın teslim alan kısmında ...’ın teslim alan olarak imzasının mevcut olduğu, yine dava dilekçesi ekindeki mutabakat ibaresini de içeren cari hesap ekstresinde sözkonusu fatura alacağı ve fatura bilgilerine yer verilmeksizin davacının davalı adi ortaklıktan 200.177,28-TL alacağının mevcut olduğu belirtilmiştir.
Bu bağlamda, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında “Sarıyer 350 Yataklı Devlet Hastanesi İnşaatı Elektrik İsleri Yapımı” işinin yapımına ilişkin olarak adi ortaklığı oluşturan davalı şirketler ile davacı taşeron şirket arasında taşeron sözleşmesi imzalandığı, davacı taşeron tarafından davalı adi ortaklığa dava konusu icra takibine dayanak fatura konusu bakiye hak ediş alacağının davalılar tarafından ödenmediği iddiasına dayalı olarak icra takibi başlatıldığı, davalı ... İnşaat Şirketi vekilinin cevap dilekçesinde davacının edimini tam olarak ifa etmediği ve şantiye sahasını terk ettiği dikkate alındıığında; ispat yükü kendisine düşen davacı taşeron şirketin imzaladığı taşeron sözleşmesine konu edimini tam ve gereği gibi ifa etmekle yükümlü olduğu, ancak davacı tarafından dava konusu işe ait hak ediş rapor ve tutanaklarının bilirkişi heyeti asıl ve ek raporlarında talep edilmesine rağmen dosyamıza sunulmadığı için davacının edimini tam olarak yerine getirip getirmediğinin dosya kapsamında denetlenemediği, bu durumda davacı ile davalı ... İnşaat ve San.
Tic. A.Ş.’nin ticari defter kayıtları dikkate alındığında; anılan davalının kayıtlarına göre davacının davalıdan 80.177,28-TL faturanın kendi ticari defterlerinde kayıtlı olması ve davalı tarafından fatura bedelinin ödendiği veya davacıya iade edildiğine dair delil sunulmadığı gözetildiğinde; 80.177,28-TL alacaklı olduğu, diğer taraftan dava konusu 119.902,64-TL bedelli, 18/04/2018 tarihli ve 212422 no’lu faturanın ise; davalının ticari defter kayıtlarında yer almadığı, her ne kadar faturayı teslim alan olarak görünen dava dışı ... dosyaya celp edilen sigorta kayıtlarına göre teslim tarihi itibariyle davalı ... İnş. San. ve Tic. A.Ş.’nin sigortalı işçisi olarak görünmekte ise de; anılan fatura konusu işin ifa edildiğine dair davacı tarafından dosyamıza herhangi bir delil sunulmadığı, diğer taraftan dava dilekçesi ekinde sunulan ve aynı çalışanın imzasını içeren cari hesap mutabakatında da aynı fatura konusu alacağın yer alıp almadığının tespit edilemediği dikkate alındığında; davalı ... İnş. Şirketinin ticari defterlerinde kayıtlı fatura konusu 80.177,28-TL ile sınırlı olarak davalılardan ... İnş. Şirketi aleyhine açılan davanın kısmen kabulü gerektiği kanaatine varılmakla; açıklanan gerekçelerle anılan davalının dava konusu icra takibine vâki itirazının 80.177,28 TL asıl alacak yönünden iptaline, takibin anılan asıl alacak ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren takip talebindeki koşullarda işleyecek faizi ile devamına, likit nitelikteki alacak nedeni ile davacı lehine icra-inkar tazminatına hükmedilmesine, dava konusu icra takibinde kötüniyeti sabit olmadığından davalı ... İnşaat Şirketinin yasal koşulları oluşmayan kötüniyet tazminatı isteminin reddine, tüzel kişiliği ve taraf ehliyeti bulunmadığı halde ... İnş. San. ve Tic. A.Ş.-... İnş. Tic. Ltd. Şirketi adi ortaklığı aleyhine açılan davanın ise;
HMK 114/1-d ve 115/2.m. gereğince taraf ehliyetine ilişkin dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine dair karar verildiği görülmüştür. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili tarafından verilen 15/12/2021 tarihli istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin davalılar aleyhine Ankara 23. İcra Müdürlüğü’nün 2018/9400 E Sayılı dosyası ile 200.079,92 TL alacak talebiyle icra takibi başlattığını, davalıların itirazı üzerine iş bu davanın açıldığını, davacı müvekkili ile ... İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. - ... İnş. Tic. Ltd Şti Adi Ortaklığı arasında İstanbul /Sarıyer 350 yataklı Devlet Hastanesi İnşaat Yapım İşi için 20.04.2015 tarihinde taşeron sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin sözleşme gereğince elektrik işlerini yerine getirdiğini, işin davalı tarafa teslim edildiğini ve yapılan işlere ilişkin dava dilekçesinde ekli olan faturaların tanzim edildiğini, davalıların, cari hesap borç miktarı olan ve icra takibi konusu fatura miktarı olan 200.079,92 TL'yi ödemediğini, bu nedenle icra takibi başlatıldığını, davalıların icra takibine itiraz ettiğini, dosyanın bilirkişi heyetine tevdi edilerek defter ve belgeler incelenerek rapor tanzim edilmesi istendiğini, alınan kök rapor yeterli görülmediğinden ek rapor alınması istendiğini, rapora itiraz ederek yeniden başka bir heyetten rapor alınması taleplerinin reddedilerek davanın kısmen kabul edildiğini, reddedilen kısmın 119.902,64 TL bedelli 18.04.2018 tarihli faturaya ilişkin olduğunu, yeni bir heyetten rapor alınmasını aksi takdirde davalarının kabulü gerekeceğini, müvekkilinin sözleşmeyi davalının da ortak olduğu adi ortaklıkla yaptığını, davalının ortağı ile iç anlaşmazlığının üçüncü kişileri bağlamadığını, davalı tarafın gerek ticari defterlerle ilgili gerekse ortaklık finansman sorumlusu ... ile ilgili ortağı ile olan yazışmaları sunduğunu, davalı ortaklığın yükümlülüklerinden müşterek ve müteselsil sorumlu olduğunu, ortaklığın defterlerine ulaşamadıklarını, ortaklığın çalışan muhasebe sorumlusunu işten çıkardıklarını ya da bu konuda diğer ortağa ihtarname keşide ettiklerini söyleyerek sorumluluktan kurtulamayacağını, taraflar arasında yazılı sözleşme konusu olan alt taşeron sözleşmesi bulunduğunu, taraflar arasında sözleşme veya sözleşmenin varlığının kabul edilmişse faturanın ispat kuvvetine ilişkin olarak TTK 21 de düzenlemenin bulunduğunu, alacağın likit olmadığından icra inkar tazminatı taleplerinin reddedildiğini, bunun da hukuka aykırı olduğunu, icra inkar tazminatı taleplerinin kabulünün gerektiğini, bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... İnş. A.Ş. vekili tarafından verilen 18.12.2021 tarihli istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde özetle; Davacı - taşeron şirketin sözleşme konusu işi tamamlamadan işyerini terk etmiş olmasından dolayı hakedişlerinden kesilmiş nakdi teminatların iadesinin mümkün olmamasına karşın yerel mahkemece, sanki nakdi teminat iadesi şartları oluşmuşcasına takibin 80.177,28 TL üzerinden devam edilmesine karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacı-taşeron şirket tarafından adi ortaklık adına düzenlenen hakkediş tutarları üzerinden kesilen %5 nakit teminat kesintisi yapılacağı ve bu kesintilerin davacı-taşeron şirket tarafından üstlenilen işin tamamen bitirilip SGK'dan ilişik kesme belgesi getirilmesi üzerine kendisine ödeneceğinin taraflarca peşinen kabul beyan ve taahhüt edildiğini, önceki hakkediş bedelleri üzerinden kesilmesi gereken %5 teminat kesinti alacakları ve bir kısım hakkediş bedelleri üzerinden kesilmiş olan 71.387,53 TL %5 nakdi teminat kesintisi hariç; 129.497,09 TL cari hesap borcu olduğunu, buna karşılık 2008 yılı Ocak ayında davacı taşeron şirkete adi ortaklık tarafından 140.707,34 TL ödeme yapıldığı, dolayısıyla davacı taşeron şirkete fazla ödeme yapıldığını, buna karşın davacı taşeron şirket tarafından adi ortaklık adına düzenlenmiş hakkedişlerden kaynaklanan %5 nakit teminat borçları göz ardı edilerek son hakkedişlerden kesilmiş olan 71.387,53 TL %5 nakdi teminat kesintisi cari hesaba aktarılarak sanki bir cari hesap alacağı gibi icra takibine konu edildiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı yanın müvekkili kayıtlarında gözüken alacağı davacı şirketin fatura kesmek ve hakekediş yapmak sureti ile oluşan alacaklarından kesilen nakdi %5 teminat kesintilerine isabet etmekte ve bu nakdi %5 teminat kesintilerinin iadesinin de taraflar arasındaki sözleşmede bazı şartların oluşmasına bağlandığını, oysa ki, taraflarınca davacı yanın müvekkili şirketten olan alacaklarının, hakkedişlerinden kesilen nakdi teminat alacaklarından oluştuğunun ısrarla belirtilmesine karşın mahkeme tarafından hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı yanın alacaklarının nakdi teminat kesintilerinden oluşan tutarlar olup olmadığının irdelenmediğini, sadece bu alacakların davacı tarafından düzenlenen faturalardan kaynaklanan alacakları olduğu ve bu bedellerin ödendiğinin müvekkili şirketce ispatlanamadığına vurgu yapıldığını, davacı yanın müvekkili adına yaptığı hakkedişlere binaen müvekkili nezdinde alacağının oluşması için bu hakkediş bedellerinin davacı şirket tarafından müvekkili şirkete fatura edilmesi ve müvekkili şirket tarafından da kendisine fatura edilen hakkediş bedelleri üzerinden davacı ile aralarında yapılan sözleşme gereği %5 teminat kesintisi yapıldıktan sonra kalan %95'lik kısmın davacı şirkete ödenmesi ve taraflar arasındaki sözleşme şartları uyarınca; davacı şirket tarafından işin sözleşme hükümlerine uygun olarak bitirilerek kesin hakkediş yapılması, vergi ve SGK borcu yoktur yazısının getirilmesini müteakip bu teminat kesintilerinin davacı şirkete ödenmesi gerektiğini, bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda;
Dava, taraflar arasındaki 20/04/2015 tarihli ve konusu "İstanbul/ Sarıyer 350 Yataklı Devlet Hastanesi İnşaatının Yapım İşi" olan davalı ortaklığın yüklenicisi olduğu işin taşeron sıfatıyla davacı tarafından elektrik işlerinin yapımını konu alan taşeron sözleşmesinden kaynaklanmakta olup davacı taşeron, davalı ortaklık ile diğer davalı şirket ise adi ortaklığı oluşturan yüklenici şirketlerdir.
Davacı vekili eldeki davada, müvekkili taşeron tarafından sözleşmeye konu işin yapımının, sözleşme şartlarına uygun olarak tamamlanarak davalıya teslim edildiğini, hak ediş bedelleri karşılığı düzenlenen faturaların davalıya tebliğ edildiğini ancak fatura bedellerinin ödenmediğini, bu sebeple faturalara dayalı bakiye iş bedeli alacağının ödenmesi için davalı ortaklık hakkında yapılan icra takibine davalıların yaptığı itirazın iptaline ve %20 oranında inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılardan ... İnş. A.Ş. Vekili verdiği cevap dilekçesinde, adi ortaklığın tüzel kişiliğinin bulunmadığını, bu nedenle adi ortaklığa yöneltilen davanın dava şartı yönünden reddi gerektiğini, davanın zamanaşımına uğradığını ve davacıya yapılan ödemeler dışında davacının bakiye hak ediş alacağının bulunmadığını, nakit teminat kesintilerinden dolayı kalan alacaklarının ise henüz talep koşullarının oluşmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece adi ortaklığı oluşturduğu anlaşılan diğer davalı ... İnş. Tic. Ltd. Şti'ye tebligat yapılmadan sadece adi ortaklık adına diğer davalı şirket ... İnş. San ve Tic. A.Ş'ye yapılan tebligat ve davaya bu davalı tarafından verilen cevap dilekçesinden sonra yargılamaya devam edilerek ve taraf delilleri toplandıktan sonra yukarıda belirtilen gerekçelerle davalı adi ortaklık yönünden davanın taraf ehliyetine ilişkin dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine, diğer davalı ... İnş. San ve Tic aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile davalının, dava konusu Ankara 23. İcra Müdürlüğünün 2018/9400 Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptaline, takibin, 80.177,28 TL asıl alacak üzerinden asıl alacağa takip tarihinden itibaren takip talebindeki koşullarda işleyecek faizi ile birlikte devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, tarafların icra inkar tazminatı istemlerinin ve kötü niyet tazminatı istemlerinin ise koşulları oluşmadığından reddine karar verilmiş, bu karara karşı taraf vekillerinin yukarıda belirtilen gerekçelerle istinaf kanun yoluna başvurdukları anlaşılmıştır. Dava sözleşme tarihine göre uygulanması gereken 6098 sayılı TBK'nın 470 ve devamı maddelerde düzenlenen ve konusu Elektrik İşlerinin Yapımını konu alan eser sözleşmesine dayalı olarak açılmış bakiye iş bedeli alacağının tahsili için yapılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır.
Kanundaki tanıma göre; adi ortaklık sözleşmesi, iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir (818 sayılı BK 520). Kanun veya kanunda öngörülen sözleşmeler uyarınca oluşan topluluk dolayısıyla mallara birlikte malik olanların mülkiyeti, elbirliği mülkiyetidir. Elbirliği mülkiyetinde ortakların belirlenmiş payları olmayıp her birinin hakkı, ortaklığa giren malların tamamına yaygındır. (4721 sayılı TMK 701.) Adi ortaklık, Türk Ticaret Kanunu kapsamında yer alan ortaklıkların aksine tüzel kişiliği haiz değildir. Tüzel kişiliği olmadığından, adi ortaklık, üçüncü kişilerle ilişkilerinde bağımsız bir varlığa sahip değildir. Dolayısıyla adi ortaklık kendi adına hak ve borç iltizam edemez, davacı veya davalı olamaz. Ortaklık aleyhine açılmak istenen davalar tüm ortaklar aleyhine, ortaklık lehine açılacak davalar da tüm ortakların katılımı ile açılmalıdır. Adi ortaklığa karşı açılan dava ve yöneltilen icra takipleri diğer ortakların tümüne karşı yöneltilmiş demektir. Başka bir anlatımla, aktif ve pasif taraf ehliyeti tüm ortaklara aittir. Bu açıdan ortaklar arasında mecburi dava arkadaşlığı vardır. Dava dilekçesinde adi ortaklığın ismi yazılarak her iki ortağın isminin gösterilmiş olması durumunda Hukuk Genel Kurulu'nun 08.10.2003 tarih ve 2003/12-574-564 sayılı kararında vurgulandığı üzere dava dilekçesinin adi ortaklığı oluşturan kişilere ayrı ayrı tebliğ edilmesi, taraf teşkilinin sağlanması gerekir. (Yargıtay Kapatılan 15. Hukuk Dairesinin 2015/5222 Esas 2017/61 Karar sayılı ilamı).
Yukarıda yapılan açıklama ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; dava dilekçesinde, "... İnş. San ve Tic A.Ş. Ve ... İnş. Tic. Ltd. Şti. Adi Ortaklığı" hasım gösterilerek dava açılmış olup adi ortaklığın tüzel kişiliği olmadığından ortaklığı oluşturan tüzel kişi şirketlere ayrı ayrı dava dilekçesi tebliği edilip taraf teşkili tamamlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekirken iş ortaklarındanAyık İnş. Tic. Ltd. Şti.'ye tebligat yapılmaksızın ve kendisine savunma hakkı tanınmaksızın ortaklığı oluşturan ... İnş. San ve Tic. A.Ş'ye tebligat yapılarak davanın sonuçlandırılması yanlış olduğundan kamu düzeni kapsamında yapılan istinaf değerlendirmesi sebebi ile bu husus dairemizce, kararın resen kaldırılma sebeplerinden birisi olarak değerlendirilmiştir.
Yine, adi ortaklığı oluşturan şirketlerden ... İnş. Tic. Ltd. Şti'nin mahkemece yapılan yazışmalar sonucunda iflasına karar verildiği ve henüz birinci alacaklılar toplantısının yapıldığı anlaşılmaktadır.
İİK'nın 194. Maddesinde iflasın açılması ile kural olarak müflisin taraf olduğu hukuk davalarının duracağı ve ancak ikinci alacaklılar toplantısından 10 gün sonra devam olunabileceği, hükme bağlanmıştır. İkinci alacaklılar toplantısında dava konusu alacağın iflas masasına kabul edilmesi halinde itirazın iptali davasının konusu kalmayacaktır. İkinci alacaklılar toplantısında alacağın kısmen veya tamamen reddi halinde ise iflas idaresine tebligat yapılarak davaya kayıt kabul davası olarak devam edilip sonucuna göre bir karar verilmelidir. Müflisin tasarruf yetkisinin kısıtlanmış olması, müflisin iflas masasına giren mal ve haklarına ilişkin davaları takip etme yetkisini de etkiler. Müflis, nasıl iflasın açılması ile hak ehliyetini kaybetmiyorsa, dava ehliyetini de kaybetmez. Ancak müflisin, masa malları üzerindeki tasarruf yetkisi kısıtlandığından, masa ile ilgili davalar hakkındaki dava takip yetkisi ve taraf sıfatı artık müflise değil iflas idaresine aittir. (Yargıtay Kapatılan 23. Hukuk Dairesinin 2017/467 Esas 2017/2424 Karar sayılı ilamı)
Somut olayda yukarıda anlatıldığı şekli ile davalı adi ortaklığı oluşturan şirketlerden ... İnş. Tic. Ltd. Şti.'nin iflasına karar verilmiş olup olmadığının ilgili mahkemeden sorulmak suretiyle tespitinden sonra kararın kesinleşmiş olduğunun anlaşılması halinde ikinci alacaklılar toplantısının yapılıp yapılmadığı da araştırılarak, ikinci alacaklılar toplantısının henüz yapılmadığının anlaşılması halinde ikinci alacaklılar toplantısının yapılması ve bundan 10 gün sonra davaya devam edilerek iflas idaresine tebligat yapılarak taraf teşkili sağlandıktan sonra yukarıda belirtildiği şekilde davaya devam edilerek uyuşmazlığın sonuçlandırılması gerekirken mahkemece, bu hususlar gözetilmeden ve taraf teşkili usulüne uygun olarak sağlanmadan yargılamaya devamla davalı adi ortaklık yönünden usulden reddine karar verilmiş olması, diğer davalı ... İnş. A.Ş. yönünden ise davanın esastan sonuçlandırılmış olması sebebi ile de taraf vekillerinin istinaf başvurularının, esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne, mahkeme kararının, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-4 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın dairemiz kararına uygun şekilde taraf teşkili sağlandıktan sonra esastan sonuçlandırılması için kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
1.Taraf vekillerinin istinaf başvurularının, esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin AYRI AYRI KABULÜNE,
2.Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/11/2021 tarihli ve 2018/684 Esas 2021/700 Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK’nun 353/1-a-4 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
3.Dosyanın dairemiz kararına uygun şekilde taraf teşkili sağlandıktan sonra yeniden inceleme ve araştırma yapılarak esasa ilişkin yeniden bir karar verilmek üzere ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4.Kararın mahiyeti gereği istinaf karar harcı alınmasına yer olmadığına, davacı tarafından yatırılan 59,30 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,
5.Kararın mahiyeti gereği istinaf karar harcı alınmasına yer olmadığına, davalı ... İnş. San ve Tic. A.Ş. tarafından yatırılan 1.437,00 TL istinaf karar harcının talep halinde bu davalıya iadesine,
6.Taraflarca yatırılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek kararda dikkate alınmasına,
7.Talep halinde inceleme konusu kararın icrasının geri bırakılması için İİK'nın 36/1 maddesi gereğince varsa taraflarca yatırılan nakit teminatların veya sunulan banka teminat mektuplarının dosya kapsamı ve kararın niteliğine göre aynı maddenin 5. fıkrası gereğince yatıran/sunan tarafa İADESİNE,
8.Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1.a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 19/12/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan Üye Üye Katip