7. Ceza Dairesi
7. Ceza Dairesi 2014/12312 E. , 2014/13333 K.
"İçtihat Metni"Tebliğname No : K.Y.B.- 2014/98773
4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet suçundan sanık B.. G..’in, anılan Kanun'un 3-a-4 ve 4/3. maddeleri uyarınca 14.719,50 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair Iğdır 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 22/02/2013 tarihli ve 2006/336 esas, 2013/235 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 12.03.2014 gün ve 17912 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21.03.2014 gün ve KYB. 2014-98773 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu. Mezkür ihbarnamede; Dosya kapsamına göre;
1.Somut olayda suç tarihinin 24/02/2006 olduğu, suç tarihinden sonra 31/03/2007 tarihli ve 26479 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 21/03/2007 tarih ve 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun 25. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olup, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "Zaman Bakımından Uygulama" başlıklı 7. maddesine nazaran lehe kanunun tespit edilerek uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesinde,
2.Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25/12/2012 tarihli ve 2012/7-1404 esas, 2012/1872 sayılı kararında da açıklandığı üzere, infaz aşamasında ortaya çıkabilecek ihtimaller dikkate alınmaksızın hükmolunacak sonuç ceza miktarı bakımından lehe olan kanunu tespit etmek gerektiğinden, ulaşılan sonuca göre yalnızca adli para cezasını öngören kanuna göre, hapis cezası ile birlikte adli para cezası öngören kanunun uygulama sonucunda lehe olduğunu söylemek bazı durumlarda mümkün olabilecektir. 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu ile 5607 sayılı Kanun hükümlerinden hangisinin uygulanması gerektiği konusunda, her iki Kanun açısından ayrı ayrı hüküm kurulmalı sonuç itibariyle daha az cezayı içeren (Daha az kısıtlayıcı olan) hüküm esas alınmalıdır. Sanık hakkında, 4926 sayılı Kanunun 3/l-a-4,4/1-a-2, 4/3, 4/4. maddeleri uyarınca kamu davası açılmış olup, kaçak sigaraların ticaret maksadıyla taşınması şeklinde gerçekleştirildiği iddia olunan eylemin karşılığı, 4926 sayılı Kanunun 3/l-a-4 ve 4/3. maddeleri uyarınca fiile ilişkin olan ceza yansına kadar artırılır, hafif ise yarısına, pek hafif ise üçte birine kadar indirilir iken, 5607 sayılı Kanunun 3/5. maddesi uyarınca altı aydan iki yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezasıdır. 4926 sayılı Kanun uyarınca temel cezanın alt sınırdan tayin edilmesine ve suça konu eşyanın değerinin pek hafif kabul edilerek en üst düzeyde indirim yapılmasına rağmen, 5607 sayılı Kanun ile ulaşılan sonuçtan daha ağır bir sonuç ortaya çıkmış olduğundan, somut olayda 4926 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yapılan uygulamanın sanık aleyhine ve 5607 sayılı Kanun hükümleri uyarınca ulaşılan sonucun ise sanık lehine olduğu, bu nedenle her iki Kanunda öngörülen cezai müeyyidelerin nevinin farklı olması nedeniyle yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden Iğdır 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.02.2013 gün ve 2006/336 Esas 2013/235 Karar sayılı kararının CMK'nun 309.maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahkemesince yapılmasına, 25.06.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.