20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili tarafından sunulan 19/01/2021 tarihli dava dilekçesinde özetle; 25.09.2006 tarihinde meydana gelen kazaya karışan araç ... ... adına kayıtlı olduğunu, araç sürücüsü ... ... olduğunu, müvekkilinin 26.04.2017 yılında kurulduğunu, kuruluş tarihinden yaklaşık 11 yıl önce meydana gelmiş bir kaza sebebiyle sorumlu olmadığını, şirkete ilişkin pay devri açılan icra takibinden önce gerçekleştiğini, davaya konu takipte, davalı tarafından yapılan ödeme 03.10.2011 tarihinde yapıldığını, konu trafik kazasına ilişkin tazminat ödemesi olması sebebiyle de, rücu edebileceği kişileri fiili ödeme tarihinden daha önce öğrenmiş olduğunun kabulü gerektiğini, davaya konu icra takibinin, ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/ ...
D. İş Numaralı dosyasından alınan ihtiyati haciz kararı ile başlatıldığını, müvekkili şirkete tebligat yapılmadan önce hacizler konulduğunu ve müvekkili şirket haciz tehdidi altında bırakılmak suretiyle önce köşeye sıkıştırıldığını, akabinde şirket kuruluş tarihi itibariyle borçlu olamayacağı işlemin yanlış olduğu ve düzeltileceği şeklinde beyanlarla bugüne kadar oyalandığını, davaya konu takip uyarınca, müvekkilinin tüm hesaplarına ve şirkete kayıtlı, ... Plakalı araçları üzerine haciz konulduğunu, bu nedenlerden dolayı; davanın kabulü ile birlikte karşı yana borcu olmadığının tespitine ve %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, davaya konu ... İcra Müdürlüğü'nün 2018/...
E. Sayılı dosyasının yargılama sonuna kadar tedbiren durdurulmasına ve dava sonunda iptaline, 29.05.2013 yılında yürürlüğe giren Özel Motorlu Taşıt Sürücüleri Kursu Yönetmeliği uyarınca, müvekkili bünyesinde bulunan araçların değiştirilmesi zaruri olduğundan, davaya konu icra dosyasında, müvekkiline ait araç ve mevduat hesapları üzerine konulan hacizlerinin tedbiren kaldırılmasına, yargılama gideri ile birlikte vekalet ücretin karşı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
CEVAP
Davalı vekili tarafından sunulan 03/02/2021 tarihli cevap dilekçesinde özetle;25/09/2006 tarihinde ... ilçesinde meydana gelen yaralamalı trafik kazasında ... sürücü kursunun eğitim aracı olarak kullandığı midibüsün kaza yaptığını, kazada midibüsün plakasının aynı renk marka başka bir midibüsün plakası olduğu anlaşıldığını, ... Asliye ceza mahkemesi 2012/... E. sayılı dosyasıyla ve ... Asliye Hukuk mahkemesi 2017/... E. sayılı itirazın iptali dosyasında aracın maliki gözüken ... A.Ş hakkında husumet yönünden red kararı verildiğini, kaza yapan midibüsün trafik sigortası bulunmaması nedeniyle sahte plaka takan o tarihte sürücü kursunun sahibi ... ... ve midibüsü eğitim aracı olarak kullanan ... sürücü kursuna karşı İhtiyati haciz kararı aldığını ve ... icra müdürlüğü 2018/... E.sayılı dosyasından ilamsız icra takibi yaptığını, ödeme emri davacı borçluya ve diğer borçluya tebliğ edildiğini ve yasal sürede itiraz edilmediğinden icra takibinin kesinleştiğini, bu nedenlerden dolayı davının reddini talep etmişlerdir.
DELİLLER
... İcra Müdürlüğü'nün 2018/...
E. Numaralı dosyası, ...
Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2011/...
E. Numaralı Dosyası, ...
Asliye Ceza Mahkemesi 2012/... Esas sayılı dosyası, Trafik kazasına ilişkin tutanaklar, ... Arabuluculuk Bürosu'nun 2020/... Dosya Numaralı Arabuluculuk Anlaşamama Son Tutanağı, Ticaret Sicil Gazetesi'nin şirket kuruluşuna ilişkin ilan sayfaları, devralma işlem kayıtları, ... Asliye Hukuk Mahkemesi 2017/ ... Esas sayılı dosyası, bilirkişi ve tüm dosya kapsamı. ... İcra Müdürlüğü'nün 2018/ ... esas sayılı takip dosyası celp edilmiş, incelenmesinde, davalı borçlu hakkında 03/08/2018 tarihinde 57.500,00TL rücudan kaynaklı asıl alacak ve 35.348,12TL işlemiş faiz alacağının tahsili amacıyla ilamsız icra takibi yapıldığı anlaşılmıştır. ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; Yargıtay ... H.D.nin 24/05/2016 tarih ve 2014/... E-2016/... K sayılı ilamında belirtildiği şekilde ... Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/ ...Esas 2013/... Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere davalının maliki olduğu ... plakalı aracın satış için galeriye bırakıldığı, galeride davalının aracı ile aynı tip, aynı renk ve özellikteki ... plakalı aracın ... ... isimli şahsa satıldığı, ancak plakanın bu araca takıldığı sabittir. Araç plakalarının değişmiş olması nedeniyle kaza yapan aracın ... plakalı araç olarak kayıtlara geçtiği ancak davalıya ait aracın davacının trafik sigortasının bulunmaması nedeniyle ödeme yaptığı araçla hiçbir ilgisi bulunmadığından davalı ... A.Ş hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verildiği ve kararın kesinleştiği görülmüştür.
Bilirkişi ... tarafından hazırlanan 15/06/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davalı ... tarafından 25/09/2006 tarihli trafik kazasına istinaden kazada yaralanan dava dışı ... 'a 03/10/2011 tarihinde 57.500 TL tazminat ödendiği ve kazaya sebebiyet veren aracın Zorunlu Mali Mesuliyet Poliçesi'nin mevcut olmaması nedeniyle araç işleteni ve maliki ... Sürücü Kursu ile ... ... aleyhine ... İcra Müdürlüğü'nün 2018/ ... E sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, ... Ltd. Şti.'nin 25/09/2006 tarihli trafik kazasından dolayı ...'na karşı sorumluluğunun bulunduğunun sonuç ve kanaatine varmıştır.
HUKUKİ NİTELENDİRME VE GEREKÇE: Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. Davacı vekili mahkememize açtığı dava ile ... İcra Müdürlüğü'nün 2018/ ... esas sayılı dosyasında borçlu olmadıklarının tespitini talep etmiştir. İncelenen icra dosyasından tarafların dava ve taraf ehliyeti vardır.
Öncelikle, menfi tespit davası ile ilgili genel bir açıklama yapılmasında ve ilgili yasal düzenlemelerin irdelenmesinde yarar vardır: Gerçekte var olmayan bir borç ya da geçersiz bir hukuki ilişki nedeniyle icra takibine maruz kalması muhtemel olan veya icra takibine maruz kalan bir kimsenin (borçlunun) gerçekte borçlu bulunmadığını ispat için açacağı dava, menfi tespit olarak adlandırılmaktadır.
Menfi tespit davası, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu (İİK)'nun 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir.
Bu düzenlemeden de anlaşılacağı üzere menfi tespit davasında amaç bir hukuki ilişkinin veya bir hakkın gerçekten mevcut olmadığının tespitine yöneliktir. Başka bir deyişle hukuki bir yarar bulunması koşuluyla sonuçta alacak-borç ilişkisi doğuracak bir durumun olmadığının tespiti amaçlanır. Dayanılan hukuki ilişkinin gerçekten mevcut olmadığı icra takibine maruz kalmadan önce ileri sürülebileceği gibi icra takibinden sonrada ileri sürülebilir. Borçlunun icra takibinden önce veya sonra menfi tespit davası açabilmesi için borçlu olmadığının tespitinde hukuki yararının bulunması şarttır. Buna rağmen, borçlunun, alacaklının harekete geçmesini beklemeden borçlu olmadığının tespitinde korunmaya değer bir yararı bulunabilir. Bu tür bir yararının bulunması halinde borçlu, borçlu olmadığının tespiti için dava açabilir. Bunun dışında, icra takibi taraflar arasındaki maddi ilişkiyi tespit edecek nitelikte olmadığından, alacaklının takibe girişmesinden sonra, hatta takip kesinleştikten sonra da borçlunun, borçlu olmadığının tespitini mahkemeden istemesi mümkündür. Borçlu, belirtilen şekilde takipten önce veya sonra alacaklıya karşı bir menfi tespit davası açar; bu davayı kazanırsa, hakkındaki icra takibi iptal edilir ve borcu ödemekten kurtulur. 2918 sayılı yasanın 109. Maddesinde: Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir. Zamanaşımı, tazminat yükümlüsüne karşı kesilirse, sigortacıya karşı da kesilmiş olur. Sigortacı bakımından kesilen zamanaşımı, tazminat yükümlüsü bakımından da kesilmiş sayılır. Motorlu araç kazalarında tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu hakları, kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kimseyi öğrendikleri günden başlayarak iki yılda zamanaşımına uğrar. Şeklinde yasal düzenleme bulunmaktadır.
Dosya kapsamında toplanan delillerden somut olayda, davacı taraf savunmalarında, 25.09.2006 tarihinde meydana gelen kazaya karışan araç ... ... adına kayıtlı ve araç sürücüsü ... ... olduğunu, aracın ... Sürücü Kursu ile ilişkilendirilebilmesi hukuken mümkün olmadığını, ... Ltd. Şti. 26.04.2017 yılında kurulduğunu, 11 yıl önce meydana gelmiş bir kaza sebebiyle sorumlu tutulamayacağını, şirkete ilişkin pay devri açılan icra takibinden önce gerçekleştiğini ve taleplerin zamanaşımına uğradığından bahisle borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep etmiş olup öncelikle davalı ...nın tarafı olduğu ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası ile durumdan haberdar olduğu ve 2018 yılında icra takibine geçtiği anlaşılmakla 2918 sayılı KTK 109 maddesi gereğince zamanaşımının söz konusu olmadığı anlaşılmıştır. Müzekkere cevaplarından davacı ... Ltd. Şti. 26/04/2017 tarihinde tescil edilmek suretiyle Hasan Körük ve ... ... tarafından kurulduğu ve ... ...'ün şirket hissesini 12/07/2017 tarihinde devrederek ortaklıktan ayrıldığı, ... ..., ... Sürücü Kursu adı altında işletme sahibi 24.12.2003 tarihinde öğretime başladığı, daha sonra kendisinin ortaklığında limited şirket kurmak suretiyle sürücü kursu işletmeciliğine devam ettiği ve ortaklıktan 12/07/2017 tarihinde ayrıldığı görülmüştür. TTK m.11/3 gereği bir ticari işletmenin bir bütün halinde devredileceği ve TBK m.202 gereği bir malvarlığını veya bir işletmeyi aktif ve pasifleri ile birlikte devralan, bunu alacaklılara bildirdiği veya ticari işletmeler için Ticaret Sicili Gazetesinde, diğerleri için Türkiye genelinde dağıtımı yapılan gazetelerden birinde yayımlanacak ilanla duyurduğu tarihten başlayarak, onlara karşı malvarlığındaki veya işletmedeki borçlardan sorumlu olur. Şeklinde yasal düzenlemeler bulunmakta olup ... Sürücü Kursu sahibi ... ..., şahıs işletmeciliğinden limited şirket işletmeciliğine geçmek suretiyle sürücü kursu faaliyetine devam etmiş ve akabinde şahıs şirketi olarak yürüttüğü faaliyetini limited şirketi kurmak suretiyle devam ettirdiği, ... Sürücü Kursunun 05.05.2017 tarihinde davacı ... Tic. Ltd. Şti ne devrettiği anlaşılmakla anılan yasal düzenlemeler gereği devralan şirket olan davacı ... Ltd. Şti nin trafik kazasından dolayı ...na karşı sorumlu olduğu anlaşıldığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki gibi karar verilmiştir.
1.Davanın REDDİNE,
2.Alınması gereken harç 269,85TL olmakla peşin alınan harçtan mahsubu ile artan 1.315,77TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,
3.Davacı tarafından yapılan yargılama gideri ve vekalet ücretinin üzerinde bırakılmasına,
4.Davalı yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 17.900,00TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
5.Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa re'sen iadesine,
6.Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.320,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine, Dair, tarafların yokluğunda HMK 345 maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar usulen okundu, anlatıldı. 15/12/2023 Katip ... E-İmzalıdır Hakim ... E-İmzalıdır Bu belge 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İmza ile imzalanmıştır.