14. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- İSTANBUL Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- 14. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2020/1813
- Karar No
- 2023/1957
- Karar Tarihi
- 30.11.2023
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Ticaret Hukuku
- Karar Sonucu
- REDDİNE
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2020/1813
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 07/07/2020
NUMARASI: 2018/754 E. - 2020/333 K.
DAVANIN KONUSU: Tespit
Taraflar arasındaki tespit davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalının tasfiye aşamasında olan ... Tic. A.Ş'nin ortağı olduklarını, ... A.Ş'ye ait 4 adet göz lazer cihazından iki adetinin müvekkiline, diğer ikisinin ise davalıya ait olacağına ilişkin fikrinin ortaklarca benimsendiğini, buna göre 4 adet lazer cihazından Almanya'da kullanım izni olan iki adetinin her birinin bir ortağa fatura edileceğini, tasfiye memuru ve mali müşavirin bu durum bilinmesine rağmen 04.04.2016 tarihli ... sıra nolu fatura ile müvekkiline fatura edilen cihazların her ikisinin de Almanya'da kullanım izninin bulunmayan cihazlardan seçildiğini, müvekkilinin bu durumu sonradan öğrendiğini, taraflar arasında varılan mutabakat gereği ... seri numaralı lazer cihazının müvekkiline verilmesi gerektiğini, bu cihazın müvekkilinin kullanımı ve tasarrufunda olduğunu, bu nedenle cihazın 24.02.2017 tarihli yazılı kira sözleşmesi ile dava dışı bir firmaya kiralandığını, taraflar arasındaki sözlü mutabakatın aksine başka cihazın fatura edildiğinin kiracının cihazlara ait fatura ve seri numarasını talep etmesi üzerine öğrendiğini, tasfiye halindeki ... A.Ş'nin müşaviri tarafından müvekkili adına düzenlenen fatura suretinin "..." cihazına ait olarak belirtilen ... seri numarasının üzerinin çizilerek, maddi gerçekliğe uygun olarak dava konusu cihaza ait olan ... seri numarasının yazıldığını, mali müşavirin fatura düzenlerken yaptığı hatayı elle düzelterek paraf etmediğini, tarafların mali müşavirinin, ... AŞ'nin kurucu ortağı ve tasfiye memuru olan ... ile işbirliği yaparak müvekkilini zarara uğratmaya çalıştığını, müvekkili şirket temsilcisinin fatura aslını görmek istediğini, mali müşavir ile yapılan incelemede iki adet lazer cihazının davacı şirketin mizanına kaydedilmediğini, mali müşavirin bu durumu unutkanlıkla yapıldığının belirtildiğini, müvekkilince 04.04.2016 tarihli faturanın incelenmesinde fatura suretinde düzeltme yapılmasına rağmen aslında düzeltme yapılmadığının görüldüğünü, mali müşavirin ise bu durumu fatura aslı üzerinde düzeltme yaparak düzeltmeye çalışmasına rağmen tasfiye memurunun fatura aslındaki düzeltmeyi onaylamadığını, müvekkili şirketi zarara uğratmaya çalışan tasfiye memurunun azli için İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/270 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, davalının, tasfiye memuru ve mali müşaviri yanına çekerek tasfiye sürecini lehine çevirmeye çalıştığını, cihazın ... AŞ tarafından 04.04.2016 tarihli sözleşme ve fatura ile davalıya satıldığı iddiasının doğru olmadığını, ... şirketinin tasfiye süreci nedeniyle lazer cihazlarının ortaklara devir edildiğini, davalı adına yapılmış bir satış bulunmadığını, tasfiye sebebiyle yapılmış bir devir ve faturalandırma bulunduğunu, önceki kiracının kira bedelini davacı ve davalıya eşit ödediğini, fiilen müvekkilinin elinde bulunan cihazın 24.07.2017 tarihli yazılı kira sözleşmesi ile ... şirketine kiralandığını ve kira bedelinin müvekkilince tahsil edildiğini ileri sürerek, ... seri numaralı ... cihazının mülkiyetinin aidiyetinin tespitini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle; dava konusu ... seri numaralı ... cihazın mülkiyetinin dava dışı ... A.Ş'ye ait olduğunu, ... A.Ş'nin %50 payının davacı şirket yetkilisi ... %50 payının ise davalı şirket yetkilisi ... ait olduğunu, daha sonradan ... hisselerinin tamamının davacı şirkete, ... hisselerinin tamamının müvekkili şirkete devredildiğini, dava konusu cihaz da dahil olmak üzere 4 adet lazer cihazının Almanya'da mukim dava dışı ... firmasından satın alındığını, bu şirketin de ... ve ... tarafından kurulduğunu, cihazların satışı yapıldıktan sonra ... firmasına kiralama yolu ile kullandırıldığını, ... AŞ. tarafından 03.06.2016 tarihinde tasfiye kararı alındığını, tasfiye sürecinin halen devam ettiğini, ... AŞ'nin tasfiyeye girmeden önce, satın aldığı lazer cihazlarını 04.04.2016 tarihlinde ... ve ... seri numaralı faturalar ile 80.000 er Euro karşılığında ortaklara fatura ettiğini, ... ve ... seri numaralı ... cihazından 2 tane ve ...-... ve ...-... seri numaralı Intralese ... cihazından 2 tane olduğunu, ... seri numaralı cihazların davacıya ... ve ...-... seri numaralı cihazların müvekkiline fatura edildiğini, davacı şirket yetkilisi tarafından ... seri numaralı cihazın kimseye haber verilmeksizin kiracıdan alındığını, ihtarname ile iadesi istenilen cihazın henüz iade edilmediğini, bu hususta Almanya'da dava açıldığını, bu davanınise Almanya'da görülen davayı uzatmak amacıyla açıldığını, fatura tarihinden bir yıl sonra ... seri numaralı cihazın mizanına kaydedilmediğinin öğrenilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, düzenlenen faturaya süresinde itiraz edilmediğini, davacının tek dayanağının mali müşavirin parafsız düzeltmesi olduğunu ve mali müşavirin yetkisi bulunmadığını, yapılan düzeltmenin herhangi bir bağlayıcılığının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...dava dışı firma tarafından düzenlenen faturanın davacı defterlerinde de kayıtlı olduğu, faturaya süresi içerisinde itiraz edilmediği, fatura üzerinde el yazısı ile yapılan düzeltmenin dava dışı ... A.Ş. tarafından onaylanmadığı, bu hali ile fatura üzerinde yer alan kaydın geçerliliğinin bulunmadığı, davacı şirketin aynı zamanda dava dışı ... A.Ş'nin ortağı olduğu, tasfiye halinde olan dava dışı firma tarafından yapılan iş ve işlemlerden davacı yanın basiretli bir tacir olarak haberdar olması gerektiği, kendi ticari defterlerindeki kayıtlardan sonradan haberdar olunduğu iddiasına itibar edilemeyeceği, davacının basiretli bir tacir olarak hareket etmemenin sonuçlarına katlanması gerektiği, tasfiyeye veya paylaşıma ilişkin olarak taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığı, davacı tarafça neden dava konusu cihazın kendisine verilmesi gerektiğine ilişkin somut herhangi bir delilin dosyaya ibraz edilmediği, davacı tarafça iddialarının kanıtlanamadığı kanaatine varılarak; dosya kapsamından tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda açıklandığı üzere Yasa ve Yargıtay İçtihatları gereğince ayrıntılı, detaylı inceleme yapılmış olup, " gerekçesiyle davanın reddine, karar verilmiştir.
Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; 9089 seri numaralı lazer cihazının mülkiyetinin davacıya aidiyetinin tespiti istemli davada mahkemece hatalı gerekçeyle davanın reddine karar verildiğini, karar ve gerekçesinin somut olay ve dosya kapsamına uygun olmadığını, sunulan tüm beyanlarda belirtildiği üzere, tarafların dava dışı ... A.Şnin ortak ve kurucuları olduğunu ve bir birlerini yakından tanıdıklarını, dava konusu faturadan haberdar olunan tarihe kadar arkadaş olan şirket ortaklarının güven duygusu nedeniyle bu şekilde bir işlem yapılabileceğinin akla gelmediğini, bu nedenle müvekkilinin basiretli davranmadığı sonucuna varılamayacağını, her üç şirketin mali müşavirini aynı olduğunu, müvekkilinin defterlerinin 2019 tarihine kadar aynı mali müşavirde olduğunu, bunun dahi müvekkilinin cihaz ve fatura konusunda aldatıldığını gösterdiğini, dosyaya sunulan teslim belgesi gibi bir yazılı delil ile davacının ticari defterlerinin kontrolünün 2019 yılının 11. ayına kadar her üç firmanın mali müşaviri olan ... Firmasında olduğunun tespitine rağmen mahkemece, davacının kendi defterindeki kayıtlardan sonradan haberdar olduğu iddiasına itibar edilemeyeceği şeklindeki kabulünün hatalı olduğunu, zira davacının ticari defterlerinin 2019 yılı sonuna kadar davalı ve ... AŞ ile kötü niyetli şekilde iş birliğinde olan ... Şirketince tutulduğunu, buna rağmen basiretli tacir kavramı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, davalı ile dava dışı ... Şirketi yetkililerinin TMK'nın 2. düzenlenen iyi niyet kurallarına açıkça aykırı davrandığını; Tarafların ortağı olduğu dava dışı ... Tic. A.Ş'nin mal varlığı arasında bulunan 4 adet lazer cihazından ikisinin Almanya'da kullanım izni bulunduğunu, diğer ikisinin ise Almanya'da kullanım izni bulunmadığını, ... A.Ş'nin tasfiye aşamasına girmesinden önce tarafların Almanya'da kullanım izni olan lazer cihazlarının her birinin bir ortağa verilmek suretiyle her bir ortağa 2 adet lazer cihazının tasfiye sebebiyle fatura edilmesi konusunda mutabakata vardıklarını, müvekkilinin faturalandırma işlemi konusunda ... AŞ yetkililerinden ve ... Firmasından haber beklediğini, müvekkiline teslim edilen ... seri numaralı cihazın taraflar arasındaki sözlü mutabakata göre fiilen davacının zilyetliğinde olduğunu, bunun da mülkiyetinin müvekkiline ait olduğunu gösterdiğini, müvekkili ile dava dışı ... Şirketi arasında düzenlenen ... seri nolu lazer cihazının kiralanmasına dair sözleşme ile kira bedelinin müvekkiline ödendiğini, ancak mutabakata aykırı şekilde müvekkiline Almanya'da kullanım izni olmayan ... seri nolu cihaz ile ... seri nolu cihazın verildiğini, bu durumun anlaşılmaması için dava adına düzenlenen ... seri nolu ve 04.04.2016 tarihli faturanın davacıya tebliğ edilmediğini, bu nedenle faturaya itiraz edilemediğini, sonradan faturanın iptali davası açıldığını, buna rağmen faturaya itiraz edilmediğine ilişkin gerekçe ile davanın reddinin hatalı olduğunu, davacının defterlerinde gerçekte kayıtlı olan ... seri nolu fatura içeriğinde ... seri nolu cihazın değil, ... seri nolu cihazın kayıtlı olduğunu, fatura içeriğindeki hatanın fark edilmesi üzerine bu durumu mali müşavirce fatura sureti üzerinde değiştirildiğini, ancak tasfiye memurunun fatura aslındaki değişikliği onaylamadığını, fatura içeriğindeki farklılıkların mali müşavir ve tasfiye memuru ile davalı şirket yetkililerinin kötü niyetinden kaynaklandığını, uzun süre davacıya tebliğ edilmeyen faturadan, kiracının talep etmesi ile haberdar olduğunu ve bu durumun araştırılması ile müvekkili aleyhine işlemler yapıldığının ortaya çıktığını, bu nedenle tasfiye memurunun azlinin talep edildiğini, faturadaki düzeltilmesi sırasında müvekkilinin hataya düşürüldüğünü, bir süre sonra düzenlenen iade faturasının ... AŞ tarafından tebliğ alınmadığını, gerçeğe aykırı olan ... seri nolu, 04.04.2016 tarihli faturanın iptali istemiyle İstanbul Anadolu 12.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/812 Esas sayılı dosyasıyla dava açıldığını, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne , karar verilmesini istemiştir.