8. Ceza Dairesi
8. Ceza Dairesi 2020/19178 E. , 2023/973 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Sanık hakkında Elbistan Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 12.01.2016 tarihli iddianamesi ile iftira suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 267 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 58 ... maddesi uyarınca cezalandırılması istemi ile dava açılmıştır.
2.Elbistan 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.05.2016 tarihli kararı ile iftira suçundan 5237 sayılı Kanun'un 267 nci maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrası, 269 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 ... maddesi uyarınca 3 ay 22 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; eksik inceleme yapıldığına ,suç işleme kastının olmadığına, hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ve sair nedenlere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanık 01.09.2015 tarihinde Elbistan Cumhuriyet Başsavcılığına verdiği dilekçe ile Elbistan merkezinde bulunan ... iletişim isimli işyerinin sahibi olduğunu, ikinci el Samsung marka ...İMEİ numaralı cep telefonunun vitrinde bulunduğu sırada 28.08.2015 tarihinde çalındığını bildirerek şikayetçi olmuştur.
2.Yapılan araştırmada cep telefonunun halen ... tarafından kullanıldığı tespit edilmiştir.
3.... ifadesinde telefonu ...'den satın aldığını, hırsızlık suçunu işlemediğini, kendisi hakkında bu sekilde suçlamada bulunan ...'den şikayetçi olduğunu belirtmiştir.
4.17.11.2015 tarihinde Cumhuriyet Başsavcılığına müracaat eden sanık ifadesinde, telefonu karşılık almaksızın ...'ye verdiğini, hatta birkaç defa mesajlaştıklarını ikrar etmiştir.
5.... hakkında hırsızlık suçundan kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş, sanık hakkında iftira suçundan incelemeye konu olan bu dava açılmıştır.
IV. GEREKÇE 5237 sayılı
Kanunun 271 ... maddesinde düzenlenen suç uydurma suçunun oluşabilmesi için failin işlenmediğini bildiği bir suçu yetkili makamlara işlenmiş gibi ihbar etmesi veya işlenmeyen bir suçun delil ya da emarelerini soruşturma yapılmasını sağlayacak biçimde uydurması gerekir. Uydurulan suçun isnad edildiği kişi belli bir kimse veya basit bir araştırma ile belirlenebilir bir kişi ise, eylem iftira suçunu oluşur. Somut olayda sanık çalındığını iddia ettiği telefonun İMEİ numarasını da bildirmek suretiyle kullanıcısının kolayca tespit edileceğini bilerek suç isnadında bulunduğundan, eylemi 5237 sayılı kanunun 267 ... maddesinde düzenlenen iftira suçu kapsamında kalır.
Olay ve olgular bölümünde belirtilen deliller ve tüm dosya kapsamına göre, mahkemenin sübuta ve suç niteliğinin belirlenmesine ilişkin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiş olup, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Elbistan 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.05.2016 tarihli ve 2016/57 Esas, 2016/723 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.03.2023 tarihinde karar verildi.