10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2023/8211 E. , 2023/9123 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda,Yargıtay 10. Hukuk Dairesince Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili, davacının davalı apartmanda 01.11.1998- 08.10.2010 tarihleri arasında ara vermeksizin kapıcı olarak çalıştığını, iş veren tarafından Kuruma eksik bildirimde bulunulduğunu, 01.11.1998-02.06.2003 tarihleri arası bildirimde bulunulmadığını, dava edilen döneme ilişkin Dizayn Asansörlerine ait değişim malzeme ve bakım tutanaklarından işe giriş tarihinin Adana 5. İş Mahkemesinin 2015/232-2015/1017 E.K. sayılı ilamı ile kabul edilen 02.06.2003 tarihinden önceki olan 01.11.1998 tarihi olduğunun açık olduğunu davacının davalı apartmanda 02.12.1998 tarihinde oturmaya başladığı muhtarlık kayıtlarında sabit olduğunu belirterek davacının davalı apartmanda 01.11.1998-02.06.2003 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesi sunmamış, vekili duruşmada davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Fer'i müdahil SGK vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, davacının dava döneminde davalı iş yerinde çalışmasına ilişkin herhangi bir kayıt bulunmadığını, davacının çalışma olgusunu yazılı belge ile ispat etmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 22.01.2019 tarihli ve 2017/465 E., 2019/9 K., sayılı kararıyla; "... SGK'nın vermiş olduğu cevapta davalı apartman iş yerinin her ne kadar 02.06.2003-08.10.2010 tarihleri arasında Kanun kapsamında olduğu belirtilmiş ise de, dosya içinde bulunan asansör bakım makbuzları ve dinlenen tanık beyanları doğrultusunda dava dönemi itibariyle geçerli iş yeri olduğu kabul edildi. Mahkememizce taraf tanıkları ve kamu tanıkları dinlendi. Dinlenen davacı tanıkları davacının söz konusu iş yerinde devamlı ve sürekli çalıştığını beyan ettikleri, yine kamu tanıkları ... ve ... beyanlarında davacının kapıcılık yaptığını beyan etmeleri, dava dönemi itibariyle apartman adına tutulan asansör bakım makbuzları da davacının mal sahibi olarak adının bulunması, 13.06.2003 denetim raporunda davacının sürekli çalıştığına ilişkin rapor edilmesi, her ne kadar davacının bir dönem Bağ-Kur'lu gözükmüş ise de, primlerinin yatırılmadığı dönemde sağlıktan yararlanmak amacıyla bu uygulamaya gidildiği dikkate alınarak davacının söz konusu apartman iş yerinde 01.11.1998-02.06.2003 tarihleri arasında devamlı ve sürekli olarak asgari ücret ile çalıştığı, Kuruma 1651 eksik gün bildirimi olduğu ..." gerekçesiyle "1-Davanın kabulü ile, davacının davalı iş yerinde 01.11.1998-02.06.2003 tarihleri arasında toplam 1.651 gün süre ile asgari ücret ile çalıştığının tespitine, bu dönemde 1.651 günün Kuruma eksik bildirildiğinin tespitine, ... " karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 29.04.2021 tarihli ve 2019/1504 E., 2021/860 K., sayılı kararıyla;
davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A
. Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve feri müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizin, 23.02.2022 tarihli ve 2021/11231 E., 2022/2396 K. sayılı kararıyla; "mahkemece dava konusu dönem olan 01.11.1998- 02.06.2003 tarihleri arası dönem açısından hak düşürücü sürenin değerlendirilmesi bakımından, davalı işveren tarafından davacı için 01.11.1998 tarihinde veya öncesinde Kuruma işe giriş bildirgesinin verilip verilmediği veya bildirimin yapılıp yapılmadığı yahut buna ilişkin Kurum tarafından bir tespitin yapılıp yapılmadığı araştırılmalı ve çalışma olgusuna dair karar verilmeli, hak düşürücü süreyi kesecek bir durumun olmadığı sonucuna varıldığı takdirde ise işbu davanın, hizmetin sona erdiği 02.06.2010 tarihini izleyen yılın sonundan başlayan hak düşürücü sürenin fazlasıyla geçmesinden sonra yani 15.12.2017 tarihinde açıldığı gözetilerek; 01.11.1998- 02.06.2003 arası döneme ilişkin istemi hak düşürücü süre nedeniyle reddedilmelidir." gerekçeleri ile İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "tespiti istenen döneme ilişkin herhangi bir işe giriş bildirgesinin verilmediği, prim yatırılmadığı ve denetim yapıldığının da tespit edilemediği anlaşılmıştır. Her ne kadar davalı iş yerinde davacının hizmeti varsa da bildirilen hizmetin başlangıcından önceki dönem hizmetinin hüküm altına alınabilmesi için bildirilmiş hizmetin sona ermesini takip eden yılbaşından itibaren 5 yıllık hak düşürücü süre içinde talepte bulunulması gerekir. 3395 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesi ile getirilen bu süre hak düşürücü süre olup resen nazara alınması zorunludur.
Davacının, bildirilen hizmeti 02.06.2010 tarihinde sonra ermiş, eldeki bu dava da yasal 5 yıllık sürenin fazlasıyla geçtiği 15.12.2017 tarihinde açıldığından davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilerek aşağıda belirtildiği şekilde hüküm kurmak gerekmiştir." gerekçesiyle davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; çalışmaların kesintili bildirilmesi halinde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği, dinlenen tanıkların davacının ara vermeksizin çalıştığını doğruladıklarından kararın bozulmasını talep etmişlerdir. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanun 79 uncu maddesi hükümleridir.
3.Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve Kanun'a uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,
03.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.