Esas No
E. 2021/16545
Karar No
K. 2023/23248
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

4. Ceza Dairesi         2021/16545 E.  ,  2023/23248 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2015/1761 E., 2016/566 K.
SUÇ: Görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Yerel Mahkemenin 20.06.2011 tarih ve 2010/1007 E. - 2011/638 K. sayılı kararıyla; sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 6 ay 20 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.

2.Yukarıda esas ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararıyla; sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlemesi nedeniyle yapılan ihbar üzerine dosya yeniden ele alınarak sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hükmün aynen açıklanmasına karar verilmiştir.

3.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.03.2021 tarih ve 2016/167662 sayılı Tebliğnamesiyle hükmün onanması yönünde görüş bildirilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyizinin; hükmün usul ve Yasa'ya aykırı olduğu, sanığın üzerine atılı suçu işlemediği, Yerel Mahkemece eksik araştırma yapıldığı, suçun sübutuna yönelik maddi delil bulunmadığı, tanıkların beyanlarının göz ardı edildiği, suçun unsurlarının olayda oluşmadığı, sanık hakkında lehe hükümlerin uygulanmadığı, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği, bu nedenle ve re'sen tespit edilecek nedenlerle sanık hakkında verilen hükmün bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

Şikayetçilerin polis olarak görevli oldukları, olay tarihinde başka bir soruşturma nedeniyle sanığın yakını hakkında yasal işlem yapmak istedikleri sırada, sanığın olay yerine geldiği ve olay nedeniyle orada bulunan temyiz dışı sanıklar ... ve ... ile birlikte görevli polislere cebir uyguladıkları ve tehdit sözleriyle görevlerini yapmalarına engel olacak şekilde direndikleri iddiasıyla açılan kamu davasında, Yerel Mahkemece sanığın tehdide yönelik sözlerle ve cebir kullanarak görevi yaptırmamak için direnme suçunu işlediği kabul olunarak mahkumiyeti yönünde hüküm kurulmuştur.

IV. GEREKÇE

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler de yerinde görülmemiştir. Ancak;

1.5237 sayılı Kanun'un 265 inci maddesinin birinci fıkrasında tanımlanan görevi yaptırmamak için direnme suçunun oluşması için, kamu görevlisine karşı görevini gerçekleştirmeden veya görevini gerçekleştirdiği sırada cebir ve tehdit fiillerinin işlenmesi gerekir. Bu eylemlerin görevin yerine getirilmesini engellemeye veya güçleştirmeye elverişli olması gerekir. İncelemeye konu olayda; Yerel Mahkemece sanığın tehdide yönelik sözlerle, cebir ve şiddet kullanarak görevi yaptırmamak için direnme suçunu işlediği kabul olunmuş ise de, görevliye direnme suçunun cebir veya tehdit unsurunun olayda ne şekilde gerçekleştiği, kanıtlara dayalı olarak gösterilmeden, yetersiz gerekçe ile mahkumiyet kararı verilmesi,

2.Sanık hakkında iddianamede 5237 sayılı Kanun'un 265 inci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanmasının talep edilmemesi karşısında, sanığa 5271 sayılı Kanun'un 226 ncı maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınmadan anılan Kanun maddesinin uygulanması,

3.Sanığın, birden fazla görevliye karşı bir suç işleme kararı kapsamında direndiğinin kabulüne karşın, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasının uygulanmaması, Nedenleriyle hüküm hukuka aykırı bulunmuş ve yukarıda açıklanan nedenlerle Tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanun'un sekizinci maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca cezayı aleyhe değiştirme yasağının gözetilmesine, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

26.10.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog