6. Ceza Dairesi
6. Ceza Dairesi 2023/5257 E. , 2023/15515 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 15.10.2015 tarihli 2015/7319 soruşturma sayılı iddianamesi ile sanık ... hakkında silahla tehdit suçundan mağdurlar ... ve ...'a karşı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106/2-a, 43 ve 53 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır.
2.... Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.06.2016 tarihli ve 2015/476 Esas, 2016/364 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında silahla tehdit suçundan mağdur ...'a karşı 5237 sayılı Kanun'un 106/2-a, 43/1, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Temyiz Sebepleri Atılı suçlamaları kabul etmediği, kararın bozulması gerektiğine, Vesaire, İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın olay tarihinde elindeki bıçak ile mağdur ...'ün iş yerine giderek "yanlarına koymayacağın onların, öldüreceğim onları, sizi yaşatmayacağım, evinizi yakacağım" şeklinde mağdura yönelik sözle ve mağdur ...'ün telefonuna gönderdiği mesajlarla sanığı tehdit ettiği maddi vakıa olarak kabul edilmiştir.
2.Dosya arasında 16.06.2015 tarihli olaya ilişkin polis tutanağı ve mesaj tespit tutanakları mevcuttur.
3.Tanık S.Y.'nin beyanları dosya arasında mevcut olduğu anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE
1.Olay günü sanığın kayınvalidesi olan mağdur ...'ün çalıştığı işyerine elinde bıçakla giderek mağduru kasdeterek tehdit ettiği sırada, sanığın sesini duyan mağdurun işyerinin üst katına çıkarak saklandığı, sanığı elinde bıçakla görmediği, işyerinde bulunan arkadaşlarından sanığın elinde bıçak olduğunu öğrendiği, sanığın işyerinden ayrıldıktan yarım saat sonra ikinci sefer işyerine tekrar geldiğini duyan mağdurun yine sanığı görmeden üst kata saklandığı ve yine işyerindeki arkadaşlarından sanığın elinde bıçak olduğunu öğrendiği ve devamında sanık tarafından mağdura iddianamede anlatıldığı şekilde tehdit mesajlar attıldığı olayda; mağdurun sanığı elinde bıçakla bizzat görmeden sadece sesini duyması üzerine ve mesajlar ile gerçekleşen zincirleme olarak gerçekleşen tehdit eyleminde, tehdit suçunun oluşumunda bıçağın etkisi olmadığı anlaşılmakla eylemin 5237 sayılı Kanun'un 106/1, 43 üncü maddelerinde düzenlenen tehdit suçunu oluşturduğu anlaşılmıştır.
2.Hükümden sonra 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren ve 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde düzenlenen tehdit suçunun uzlaştırma kapsamına alındığı anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Kanun'un 2 ve 7 nci maddeleri de gözetilip, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle hukuka aykırılık bulunmuştur.
3.Uzlaşma sağlanamaması halinde; 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanunun 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun'a 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa'nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 7 ve 5271 sayılı Kanun'un 251 ve devamı maddeleri gereğince sanık hakkında yeniden hukuki değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması nedeniyle, hukuka aykırılık bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.06.2016 tarihli ve 2015/476 Esas, 2016/364 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi geregi, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
21.12.2023 tarihinde karar verildi.