12. Hukuk Dairesi
12. Hukuk Dairesi 2022/11881 E. , 2023/7857 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
...
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Ceza muhakemesinin amacının hukuken geçerli kanıtlarla hiç bir duraksamaya yer vermeden maddi gerçeğin ortaya çıkarılması olması ve temyiz kanun yolundaki hukuki denetimin maddi gerçeğin tespitinde muhakeme ve mantık kurallarına, bilimsel gerçeklik ve bulgulara uyulup uyulmadığını da kapsadığı gözetilerek yapılan incelemede,
1.Sanık ...’in üzerine atılı Alacaklıyı zarara uğratmak için mevcudu azaltmak suçu yönünden yapılan değerlendirmede ; 5271 sayılı CMK'nun, temyiz edilemeyecek kararları düzenleyen, 286/2-d maddesinin Anayasa Mahkemesinin 27/12/2018 tarihli ve 2018/71 E. 2018/118 K. sayılı kararıyla iptal edilmeden önceki hali; "...d) (Değişik : 6545 - 18.6.2014 / m.78) İlk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adli para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararları,...temyiz edilemez." şeklinde iken, 15.02.2019 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 27/12/2018 tarihli ve 2018/71 E. 2018/118 K. sayılı kararıyla;
CMK'nun 286/2-d maddesi; Bölge Adliye Mahkemelerince sanık hakkında ilk defa verilecek mahkumiyet kararlarına karşı üst derece yargı denetimi (temyiz) yolunun kapatılmasının, AİHS'ye ek 7. nolu protokole ve Anayasa'nın 36. maddesine aykırı olması gerekçesiyle iptal edilmiştir. İptal kararı üzerine, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanunun 7. maddesiyle yeniden düzenlenen CMK'nun 286/2-d maddesinin son hali; "...d) İlk defa bölge adliye mahkemesince verilen ve 272. maddenin üçüncü fıkrası kapsamı dışında kalan mahkûmiyet kararları hariç olmak üzere, ilk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adlî para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararları,...temyiz edilemez." şeklinde düzenlenmiştir. 5271 sayılı CMK'nun 286/2-e maddesi ise; "...e) Adlî para cezasını gerektiren suçlarda ilk derece mahkemelerinden verilen hükümlere ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararları, temyiz edilemez." hükmünü içermektedir.
Buna göre; 7165 sayılı Kanunla yapılan değişiklik sonrasında 5271 sayılı CMK'nun 286/2-e maddesinde yer alan; adlî para cezasını gerektiren suçlarda ilk derece mahkemelerinden verilen hükümlere ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararlarına karşı temyiz yolunun kapalı olduğuna ilişkin düzenleme; kanunlarda sadece adli para cezası gerektiren suçlarla ilgili olarak ilk derece mahkemelerince kurulan her türlü hükme karşı istinaf yoluna başvurulması sonucu; Bölge Adliye Mahkemelerince sanık hakkında ilk kez mahkumiyet hükmü kurulmaksızın verilecek diğer kararlar (esastan reddi, düzeltilerek esastan reddi vb.) için uygulanma kabiliyeti olan bir hükümdür. 7165 sayılı kanunla yeniden düzenlenen CMK'nun 286/2-d maddesinde yer alan; sanık hakkında İlk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adli para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararları,...temyiz edilemez.
Somut olayda; temyiz incelemesine konu edilen suçun 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 331 inci maddesi kapsamında kalan ve kanunda üst sınırı üç yıla kadar hapis ve bin güne kadar adli para cezası öngören, "Alacaklısını zarara sokmak kastıyla mevcudunu eksiltmek" suçunu oluşturduğu gözetildiğinde; 5271 sayılı CMK'nun 286/2-d maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yılın üzerinde hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adli para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkündür. Temyize konu edilen hükme esas somut uyuşmazlıkta;
İlk derece mahkemesi tarafından, sanığın üzerine atılı alacaklısını zarara uğratmak kastıyla mevcudu azaltmak suçunun unsurlarının oluşmaması nedeniyle beraatine dair karar verildiği, müşteki vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması sonucu; Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince, yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 04/07/2022 tarihinde istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine dair kesin olarak karar verildiği, hükmün müşteki vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince bu kez temyiz isteminin reddine karar verildiği ve asıl kararın temyiz edildiği görülmekle,
CMK'nun 286/2-d maddesi gereği temyiz yolunun açık olduğu anlaşılmakla, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, yasal dayanaktan yoksun olan 07/09/2022 tarihli temyiz isteminin reddine dair "ek kararı"nın KALDIRILMASINA oybirliğiyle karar verilerek; aynı dairenin 04/07/2022 tarih ve aynı sayılı asıl kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine geçildi: 5271 sayılı CMK'nın 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp aynı Kanunun 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ile müşteki vekilinin temyiz dilekçesinde belirttiği sebepler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesi tarafından yapılan inceleme sonucunda; ilk derece mahkemesince verilen beraat kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair vermiş olduğu hüküm hukuka uygun bulunmakla, müşteki vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı CMK'nın 302/1. madde gereğince tebliğnameye uygun olarak ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
2.Sanıklar ..., ...’ın üzerlerine atılı Alacaklıyı zarara uğratmak için mevcudu azaltmak suçu yönünden yapılan değerlendirmede ; 5271 sayılı CMK'nın 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp aynı Kanunun 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ile müşteki vekilinin temyiz dilekçesinde belirttiği sebepler de gözetilerek yapılan değerlendirmede,Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesi tarafından yapılan inceleme sonucunda; ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet kararları kaldırılarak, sanıkların beraatlerine dair vermiş olduğu hükümler hukuka uygun bulunmakla, müşteki vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı CMK'nın 302/1. madde gereğince tebliğnameye uygun olarak ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
3...., ..., ...’ın üzerlerine atılı Ticari İşletme Yöneticisinin Kasten Alacaklıları Zarara Sokmak Kastı ile Borcu Ödememesi suçu yönünden yapılan değerlendirmede ise ; Müşteki vekilince şikayet dilekçesinde ticari işletme yöneticisinin kasten alacaklıları zarara sokmak kastı ile borcu ödememesi suçu hakkında da şikayette bulunulmuş olmasına karşın bu suç hakkında hüküm kurulmamış olduğu anlaşılmakla, bu suç yönünden olumlu ya da olumsuz karar verilmemiş olması,
Bozmayı gerektirmiş ve müşteki vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 04/07/2022 tarihli, 2021/1049 Esas ve 2022/3154 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nin 302/2 ve 28.02.2019 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Yasa ile değişik CMK'nin 304. maddeleri gereğince KALDIRILMASINA, Ankara 15. İcra Ceza Mahkemesi’nin 24/11/2020 tarih, 2018/689 Esas ve 2020/453 Karar sayılı kararının BOZULMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. ...