4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
K A R A R
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davacı taraf ile davalı taraf arasında 16.04.2021 tarihli ... Yurdu Kaba Yapı İşleri Sözleşmesi akdedilmiş olduğunu, sözleşmede davacı yüklenici davalı taraf ise iş sahibi olduğunu, davacı sözleşme gereği edimlerini yerine getirmiş sunmuş olduğu hizmete ilişkin davalı tarafa faturalar kesmiş olduğunu, netice olarak sunulan hizmete ilişkin kesilmiş son faturanın ekte sunmuş olduklarını, davalı taraf, kendisine sunulmuş olan ticari hizmete ilişkin son faturaya istinaden, usulüne uygun herhangi bir itiraz veya iadede bulunmamış ve faturayı ticari defterlerine de işlemiş olduğu halde davacıya alacağını ödememiş olduğunu, davacı tarafından faturaya ilişkin hizmet davalı tarafa eksiksiz olarak sunulmuş olduğunu, işbu sebeple davalı tarafça içeriği kabul ve ikrar edilen fatura alacağı konusunda herhangi bir itiraz sebebi de söz konusu olmadığını, fatura alacağı zamanında ödenmediği için davacının mağdur olduğunu aradan geçen zamanda paranın alım gücü de ciddi oranda düşmüş olduğunu, işbu sebeple fazlaya ilişkin her türlü zararımıza ilişkin talep ve dava haklarının saklı olduğunu, alacağın tahsili için Bakırköy .... İcra Müdürlüğü’nün ...
E. Sayılı dosyası ile ilamsız takip başlatılmış olduğunu, borçlu davalı haksız ve kötüniyetli olarak takibe itiraz ettiğini, söz konusu itiraza ilişkin ticari dava şartı arabuluculuk başvurusunda bulunulmuş ancak görüşmelerden herhangi bir olumlu netice alınamamış olduğunu, tarafların kayıt ve ticari defterleri incelendiğinde davacı alacağının davalı tarafça ödenmemiş olduğu, davacı tarafından kesilen faturaların davalı şirketin kayıtlarında mevcut olduğu ve itiraz edilmeden kesinleşmiş olduğu ve faturalar kapsamında başkaca araştırılacak husus bulunmadığından davanın kabulü ile itirazın iptali ve takibin devamına karar verilmesini, 1. ve 2. Hakediş raporları ve faturalar da davalı tarafça onay ve kabul edilmiş olduğunu ancak huzurdaki davaya konu son fatura borcu ödenmediğini, teminat altına alınmamış olan alacakları için İİK’nın 257. maddesinin aradığı şartlar gerçekleşmiş olduğunu, tüm bu sebeplerle alacak rehinle de temin edilemediğinden BA-BS kayıtları ile de sabit olduğu üzere borçlunun menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini sağlamak amacıyla mahkemeye başvurmak zorunluluğu doğduğunu, davalının mal kaçırma ihtimali göz önüne alınarak adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul mallar ile 3.kişilerdeki hak ve alacaklarının dava değeri miktarınca gerekirse yatırılması teminat mukabilinde ihtiyaten haczine kararı verilmesini, davalı tarafından icra takibine yönelik yapılan haksız ve hukuka aykırı itirazın iptaline ve takibin devamını, takip konusu alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle takibin devamına karar verilmesini,
davalı tarafından icra takibine yönelik yapılan haksız ve hukuka aykırı itiraz nedeniyle uğranılan zarar dolayısıyla takip talebindeki meblağ üzerinden İİK 67. madde uyarınca %20 icra inkâr tazminatı ödenmesini, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiş ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle, 16/04/2021 tarihinde davalı ve davacı arasında kaba yapı işleri sözleşmesi akdedilmiş olduğunu, işbu sözleşmede davalı işveren davacı ise yüklenici sıfatında olduğunu, davacı sözleşme kapsamında ... Yurdu projesi kapsamında kaba yapı işlerini yapmayı taahhüt etmişt olduğunu, ancak ilgili proje bazında davalı iş sahibi sıfatını taşımamakla beraber asıl işvereni olan ... San. Tic Ltd. İle 01.07.2021 tarihinde yüklenici sıfatıyla "İksa, Hafriyat, Temel Ve Perde Yalıtımları Ve Kaba Yapı İmalatları" konulu sözleşme imzalandığını, bu durumda davalı ilgili proje taşeron ve alt yüklenici sıfatında olduğunu, bahsi geçen iş sahibi ... San. Tic Ltd. ile davalı arasında akdedilen sözleşme feshedilmiş olduğunu 01.12.2021 tarihinde saat 19:00 da davalıca şantiye iş sahibine teslim edilmiş olduğunu, davacı ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi ile asıl iş sahibi .... San. Tic Ltd. halihazırda davalının sözleşmesi feshedildikten sonra iş yapmaya devam ettiğini, davalı aleyhine açılan Bakırköy .... İcra Müdürlüğü’nün ....
E. Numaralı takip haksız ve hukuka aykırı olduğunu, çünkü davalı şirketin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, davaya konu meblağ davacı ....
Limited Şirketine davalının işbu şantiyeden çekilmesinin akabinde ödenmiş olduğunu, davacı şirket davalının patir firması ile sözleşmesinin feshinden sonra işbu şantiyede çalışmaya devam etmiş olduğunu ve halen de devam ettiğini, söz konusu meblağ ...'nin ödeme almadan işe devam etmeyeceğini bildirmesi üzerine .... San. Tic Ltd., şirketin yetkilisi ... veya tasfiye halinde .... Limited Şirketi, aynı şirketin yetkilisi ... isimli şahıslardan biri veya bahsi geçen şirketler tarafından ...'nin yetkilileri ... ve ... 'nun şahsi hesaplarına ödenmiş olduğunu, davaya konu vakıanın çözülebilmesi ve davalıya huzurdaki davanın haksız şekilde ikame edildiğinin açıkça ortaya konabilmesi için ... San. Tic Ltd. ve ..., .... Limited Şirketi ile aynı şirketlerin yetkililerinin banka hesaplarının incelenmesi gerektiğini, ... San. Tic Ltd. İle ... Ticaret Limited Şirketi yetkililerin soy isimlerinin özdeş olduğu ortada olduğunu, bu iki şirket arasında organik bağın olduğu açıkt olduğunu, şirket defter ve hesaplarının şirket yetkililerinin şahsi hesaplarıyla birlikte incelenmesinin şart olduğunu, huzurda görülmekte olan davanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, mahkemece huzurdaki mesnetsiz ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddi gerektiğini, haklı itirazlarının kabulünü, davacının haksız ve kötü niyetle başlatmış olduğu Bakırköy .... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı takibin iptal edilmesini, davacının %20’den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminata mahkum edilmesini, yargılama masraflarıyla ücret-i vekaletin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini istemiştir.
Yapılan açık yargılamada taraf teşkili sağlanmış, Bakırköy ... . İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takip dosyası UYAP aracılığıyla dosya arasına alınmış, tarafların bağlı bulundukları Vergi Dairesi Müdürlüklerinden B formları getirtilmiş, davacı şirketi temsile yönelik Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinin ... tarihli ... sayılı 430. sayfasındaki tescil ilanı dosya arasına alınmış, bilirkişi raporu aldırılmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılama süreci ve değerlendirmede; dava, faturaya dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali ile davacının icra inkar tazminatı, davalının kötü niyet tazminatı istemlerine ilişkindir.
Bakırköy .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takip dosyasının incelemesinde; alacaklısının dosyamız davacısı, borçlusunun dosyamız davalısı olduğu, icra takibinin 407.000,92-TL asıl alacak ve 12.676,38-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 419.677,30-TL alacak için yapıldığı, icra takibinin faturaya dayandığı, davalı borçlunun icra takibine 18/03/2022 tarihinde itiraz ettiği, davacı alacaklının davalı borçlunun itirazının iptali için süresinde dava açtığı anlaşılmıştır. Taraflar arasında 16/04/2021 tarihli ... Yurdu Kaba Yapı İşleri Sözleşmesi düzenlenmiş olup, davacının yüklenici, davalının işveren olduğu anlaşılmaktadır.
Davacı taraf sözleşme gereği edimlerini yerine getirdiğini, yapılan işe ilişkin davalıya fatura kestiğini, davalı tarafın sunulan hizmete karşılık düzenlenen son faturaya ilişkin ödemeyi yapmadığını iddia etmektedir.
Davalı vekili tarafından, ilgili işin alt yüklenicisi olduğu, iş sahibi ile aralarındaki sözleşmenin sonlandığı ve 01/12/2021 tarihinde şantiyenin iş sahibine teslim edildiği, davacı ile iş sahibinin halihazırda iş yapmaya devam ettikleri, müvekkilinin davacıya borçlu olmadığı, müvekkilinin şantiyeden çekilmesinin ardından icra takibine konu tutarın davacıya ödendiği, söz konusu alacağın müvekkilinin iş sahibinden olan alacağından mahsup edilerek iş sahibi ... San. Tic. Ltd. Şti. yetkilisi ... veya Tasfiye Halinde ... Tic. Ltd. Şti. ya da şirketin yetkilisi Sultan Torlak isimli kişilerden biri veya bahsi geçen şirketler tarafından davacı şirket hesabına veya davacı şirketin yetkililerinin kişisel hesaplarına ödendiği savunulmuştur. Tarafların bağlı bulundukları Vergi Dairesi Müdürlüklerinden dosya arasına getirtilen B formlarının uyumlu oldukları, davalının icra takibine dayanak faturayı bildirdiği anlaşılmaktadır.
Davalı taraf ödeme savunmasında bulunmakla birlikte, davacıya yapıldığı savunduğu ödemenin kim tarafından yapıldığını net bir şekilde ortaya koyan savunmasını destekleyici bir kanıt sunamamıştır. Davacıya yapıldığını savunduğu ödemenin olasılıklar dahilinde ödendiğini savunmuştur. Davalının bu şekildeki savunmasına itibar etmek olanaklı bulunmamıştır.
Davalı tarafça sunulmuş olan, davalı ile iş sahibi arasında düzenlenmiş Fesihname başlıklı protokol incelendiğinde, davalının iş yaptığı alt yüklenicilerde dahil 01/12/2021 tarihinde şantiyeden el çekeceği, iş sahibi tarafından yapılan iş seviyesine göre davalıya 6.597.871,50-TL ödeme yapıldığı, yapılan ödemenin faturasının KDV dahil 6.597.871,50-TL olarak 01/12/2021 tarihinde kesilerek teslim edileceği, ilgili imalatın durumu ve seviyesi taraflarca net olarak tespit edilmediğinden protokolden sonra 10/12/2021 tarihine kadar uzman bilirkişilerce tespiti yapılacağından taraflar arasındaki net hesaplaşmanın o tarihte olacağı, çıkan sonuca göre tarafların varsa biri diğerine borcunu ifa edeceği hüküm altına alınmış, protokol ekinde ödeme ekstreleri sunulmuştur. İki ayrı ödeme ekstresi olup, biri 6.197.871,50-TL'lik, diğeri 6.597.871,50-TL'lik ödemeye ilişkin düzenlendiği, protokollerin 17/11/2021 Şişli Daire Devir 400.000,00-TL tutarlı kısmı dışında aynı oldukları görülmektedir.
Davalı ile iş sahibi arasında yapılan fesih protokolünde 01/12/2021 tarihine kadar yapılan işlerin bedelinin ödendiği açıkça yazılmakta olup, protokolde davacıya ilişkin bir hükme rastlanmadığı gibi, davalının alt yüklenicilerinin varsa alacaklarına ilişkin de bir hüküm bulunmamaktadır. Davacı ile davalı arasında faturaya konu işin yapıldığı konusunda uyuşmazlıkta bulunmadığına göre, fesi protokolüne göre 01/12/2021 tarihine kadar yapılan işlerin bedelinin tamamının davalıya ödendiği gözetildiğinde, davalının iş sahibinden olan alacağından mahsup edilerek davacının alacağının ödendiği savunması yerinde bulunmamıştır.
Davalı taraf hakedişlerine karşılık aldığı bir kısım çeki iş sahibine iade ettiğini, iade edilen bu çeklerden ... Bankası A.Ş. ... Şubesine ait 10/09/2022 düzenleme tarihli 400.000,00-TL'lik çek bedelinin davacıya ödeneceği konusunda anlaşıldığını savunmuş, ancak söz konusu edilen anlaşmaya ilişkin dosyaya yansıyan bir kanıta rastlanmamıştır. Bu nedenle davalının bu savunmasına da itibar edilmemiştir. Kaldı ki, davalı tarafından sunulan ödeme ekstresinde 01/12/2021tarihine kadar yapılan işler bedeli hesaplanırken diğer iade edilen çekler yanında 10/09/2022 düzenleme tarihli 400.000,00-TL bedelli çekin de iade edildiği belirtilmiş, o zamana kadar yapılan işler bedeli hesabında dikkate alınmamıştır.
Her ne kadar davalı tarafın ödeme savunması olasılığa dayanmakta ve soyut kalmaktaysa da sonuç olarak ödeme savunması bulunduğundan, yemin teklifinde bulunup bulunmayacağı hatırlatılmış, yemin edilmesini istediği hususlara ilişkin sonmuş olduğu dilekçesinde "... 3 nolu hakediş açıklamalı 407.000,92-TL bedelli alacağın bir kısmını ve/veya tamamını şirketimizce veya şirket yetkilileri olarak şahsen taraflarımızca banka yoluyla, elden, nakten, gayri nakdi, malen vesair herhangi bir şekilde tahsil edilmediğine, söz konusu meblağa yönelik hiçbir ödeme alınmadığına..." şeklinde beyanda bulunarak ödemenin kime, nasıl, ne şekilde yapıldığına ilişkin ortaya konulan net bir bilgi olmadığı, ödemenin olasılıklara dayalı olarak yapılmış olabileceği üzerinde durularak savunulmuş ve yemin teklifinde bulunulmuştur.
Davacı şirketin dosya arasına alınan temsile ilişkin kayıtlarına bakıldığına, davacı şirketi temsile yetkili kişilerin ... ve ... oldukları, temsil yetkilerinin münferit olduğu görülmüştür. Buna göre, davalı tarafça sunulan yemin teklifi davacı şirketi münferiden temsile yetikili kişilere tebliğ edilmiş, davacı şirketi münferiden temsile yetkili ... duruşmaya gelerek davalı tarafça teklif edilen yemini kabul etmiş ve HMK'nin 232/2 maddesi uyarınca yöntemine uygun bir şekilde eda etmiş, icra takibine konu alacağın taraflarına ödenmediğini beyan etmiştir.
Uyuşmazlık kapsamında taraf ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, davacı taraf ticari defter ve kayıtlarını sunmuş, davalı taraf ise ticari defter ve kayıtlarını incelemeye hazır etmemiş, sunmamıştır.
HMK'nin 222/3 maddesi hükmündeki düzenlemeye göre, ikinci fıkrada belirtilen koşullara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine kanıt olarak kabul edilebilmesinin koşullarından birinin diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi olduğu belirtilmiştir. HMK'nin 222/2 maddesi hükmüne göre ise, ticari defterlerin, ticari davalarda kanıt olarak kabul edilebilmesi için, yasaya göre eksiksiz ve yöntemine uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması koşuldur.
Bilirkişi tarafından hazırlanan raporda, davacının ticari defterlerinin eksiksiz, yöntemine uygun olarak açılışı ve kapanış onaylarının yaptırıldığı saptanmış, yöntemine uygun olarak tutuldukları belirlenmiş olmakla, davacının ticari defter kayıtlarının kanıt niteliğinin olduğu sonucuna varılmış, davalı tarafından verilen süreye rağmen ticari defter ve kayıtları sunulmadığından davacının ticari defter ve kayıtlarının lehine kanıt niteliğinin bulunduğunun kabulü gerekmiştir.
Bilirkişi raporuyla davacının davalıdan icra takibine dayanak faturadan dolayı 407.000,92-TL alacaklı olduğu belirlenmiştir. HMK'nin 222/3 maddesi uyarınca davacının bu alacağını kanıtladığı değerlendirilmiştir.
Bilirkişi tarafından faiz hesabı yanılgılı olarak takip tarihi 14/02/2022 şeklinde alınarak yapılmış, bu yanılgı yeniden rapor alınmasını gerektirmediğinden resen yapılmış, diğer yandan taraflar tacir olmakla ve davacı tarafın istemine göre, TTK'nin 1530 maddesi uyarınca alacak tutarına faiz uygulanmış olup, bilirkişinin bu belirlemesi yerinde bulunmuştur. Bu durumda, davacının alacağına TTK'nin 1530 maddesi uyarınca yapılan temerrüt ve faiz oranı ile 11/02/2022 takip tarihine göre (407.000,92-TL x 35 x 17,25 / 365 x 100) 6.732,24-TL işlemiş faiz alacağı hesaplanmıştır.
Açıklanan nedenlerle, dosya kapsamından davalının savunmasını destekler nitelikte kanıt bulunmadığından, bilirkişi raporu, resen yapılan faiz hesabı, tarafların bağlı bulundukları Vergi Dairesine bildirdikleri B formları, taraflar arasındaki sözleşme, fesih protokolü, ödeme ekstresi hep birlikte değerlendirilerek davacının davalıdan 407.000,92-TL fatura alacağı bulunduğu ve davacının bu alacağı ödenmediğinden TTK'nin 1530 maddesi uyarınca 6.732,24-TL işlemiş faiz alacağı bulunduğu sonucuna varılmakla davanın kısmen kabulüne ilişkin, davalı açısından bilinebilir ve belirlenebilir nitelikte olan asıl alacağa karşı itirazın haksız olduğu anlaşıldığından asıl alacak tutarının %20'si oranında davacı lehine davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilerek, davacının davalıya karşı icra takibi başlatmasında kötü niyetli olduğunu gösterir bir kanıt bulunmadığından davalının kötü niyet tazminatı isteminin reddi ile aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
1.Davanın KISMEN KABULÜ ile; davalının Bakırköy .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takip dosyasına itirazının 407.000,92-TL asıl alacak ve 6.732,24-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 413.733,16-TL alacak yönünden iptaline, takibin bu tutar üzerinden asıl alacağı takip tarihinden itibaren, TTK'nin 1530/7 maddesinde belirtilen ticari temerrüt faizi uygulanmak suretiyle devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, İİK'nin 67/2 maddesi hükmü uyarınca 81.400,18-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalının kötü niyet tazminatı isteminin reddine,
2.Alınması gereken 28.262,11-TL karar harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 5.068,65-TL harcın indirilmesi ile geriye kalan 23.193,46-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3.Davacı tarafından yatırılan 5.068,65-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4.Davacı tarafından yatırılan 80,70-TL başvurma harcı, 280,50-TL posta ve davetiye gideri, 4,50-TL dosya sarf gideri, 2.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.365,70-TL yargılama giderinin kabul ret oranına göre 2.332,19-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geriye kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,
5.Arabuluculuk gideri olan 1.560,00-TL'nin kabul ret oranına göre 1.537,90-TL'sinin davalıdan alınarak, geriye kalan 22,10-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
6.Davacı yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca takdir edilen 63.922,64-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7.Davalı yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca takdir edilen 5.944,14-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8.Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesinden sonra yatırana geri verilmesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf yasa yolu açık olmak üzere davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/11/2023 Katip ... ☪ e-imzalıdır. ☪ Hakim ... ☪ e-imzalıdır. ☪