10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2019/545 Esas - 2023/64
T.C.
ANKARA
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
Dr ...
Av. ...
Mahkememize açılan Alacak Davası ( Bankacılık Hukukundan kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle, davalı banka şubesi yetkilisinin 10.07.2019 tarihli e-mailde internetten yapacakları EFT ve havale işlemleri, hesaba gelecek yabancı para havaleler ve tahsile verecekleri TL çekler için yıl sonuna kadar masraf muafiyeti tanımlanmış olduğunu bildirmelerine rağmen, 19.07.2019 tarihinde müvekkil firma hesabından her hangi bir bildirim yapılmadan " 5.250,00 TL Periyodik Hizmet Komisyonu" adı altında kesinti yapılmış olduğunu, müvekkili firmaya her hangi bir bildirim yapılmadan ve müvekkili firmanın onayı alınmadan, hangi hizmete karşılık kesildiği ve neye göre hesaplandığı belli olmayan, %10,50 gibi bir oranda para kesilmesinin hiç bir hukuki dayanağı olmadığını, sözleşmede masraf alınacağına dair hüküm bulunsa dahi, bu hükmü ortadan kaldıran davalı bankanın açık iradesinin yanısıra, sözleşme hükmünün genel işlem şartı olması nedeni ile de haksız kesintinin iadesinin gerekmekte olduğunu, ayrıca müvekkili mevduat talep edilmiş olması nedeni ile mevduat olarak yatırılan bir meblağdan, müvekkili bilgisi dışında her ne ad altında olursa olsun kesinti yapılmasının hukuken kabul edilemeyeceğini belirterek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 5.250,00 TL alacağın haksız kesintini yapıldığı tarih olan 30.07.2019 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte tahsiline, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle, davacı şirket ile müvekkili Banka arasında imza edilmiş Genel Kredi Sözleşmesinin 8.1inci içeriğine göre müvekkil Bankanın tahsis edilen krediler üzerinden komisyon alma hak ve yetkisi bulunmakta olduğunu, müvekkili Bankanın bu hükme istinaden davacı firmaya yönelik olarak yapmış olduğu kredi limiti yenilemesi ve tahsisine istinaden davacı taraftan komisyon tahsil etmiş olduğunu, 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 144. Maddesi, 16 Ekim 2006 tarih ve ... Sayılı Bakanlar Kurulu Kararı, 2006/1 Sayılı ...ı Tebliği paralelinde davacı ile müvekkili Banka arasında imza edilmiş olan Genel Kredi Sözleşmesinin Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabi bir sözleşme olduğunu; sözleşme serbestliği ilkesi ve ahde vefa kuralları kapsamında ele alınması gerektiğini, senelerdir faaliyet gösteren müddebir bir tacir olan davacının; imzaladığ'ı sözleşmenin muhteviyatını bilen, şartlarını tartışabilen bir tacir olduğunu dolayısıyla taraflar arasındaki Sözleşmeye 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunun genel işlem koşullarının uygulanmasının mümkün olmadığını, davacıya Genel Kredi Sözleşmesinin imza tarihinden önce "Sözleşme Öncesi Bilgi Formu" verildiğini ve kendisi tarafından okunarak, teslim alınmış olduğunu, periyodik hizmet komisyonunun, risk merkezi bildirimleri, sistem kayıtlarının arşivlenmesi, şube ve alternatif dağıtım kanallarından hizmet verilebilmesi ve bunun yanı sıra kredili müşterilerin nakit akış ve kredi ödeme döngüsünün takibi ve oluşturulan risk modelleme çalışmalarına göre müşteri kredi portföyündeki risklilik derecesinin düzenli olarak analiz edilerek verimli bir şekilde yönetilmesi ve diğer hizmetler için ayrılan kaynakların karşılığı olarak tahsil edildiğini, periyodik hizmet komisyonu belirlenirken müşterilere verilen finansal olmayan hizmetlerin yanı sıra, ilgili dönem içerisinde yapılan istisnalar ve özel nitelikli diğer hizmetlerin dikkate alındığını, değişen hizmetler ve istisnalar dikkate alınarak farklılaştığını, periyodik hizmet komisyonunun, bankaları tarafından üçer aylık dönemlerdeki ortalama kredi bakiyesine göre belirlenmekte olduğunu, Türk Ticaret Kanun'unun "Ücret İsteme Hakkına" ilişkin 20. maddesi ile Borçlar Kanunu'nun "Sözleşme Özgürlüğü"ne ilişkin 26. maddesinin yasal dayanaklar olduğunu, müşteri ile Banka arasında imzalanan Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesinin (BHS) 13. maddesinde yer alan "Ücret, Masraf, Komisyon, Sigorta Giderleri ve Diğer Yükümlülükler" düzenlemesi ile Genel Kredi Sözleşmesinin (GKS) 8. maddesinde yer alan "Faiz, Komisyon,Vergi, Fon ve Masraflar" düzenlemesi ilgili komisyona ilişkin sözleşme maddeleri olduğunu, aynca ilgili ücret kaleminin, Türkiye Bankalar Birliği nezdinde yapılan Ticari Ücret Ve Komisyonları Sadeleştirme Çalışması kapsamında oluşturulan ticari ücret, komisyon tablosundaki ücret kalemlerinden birisi olduğunu, Bankaca bu ücret kaleminin belirtilen ticari ücret/masraf tablosuna paralel şekilde dizayn edilmiş olduğunu, ... web sitesinde yayınlanmış olduğunu, dolayısıyla tahsil edilen periyodik hizmet komisyonunun mevzuata uygun olduğunu, ....adresi ile de Bankanın web sitesinde masraf komisyon listelerinin duyurulmuş olduğunu, ücret uygulamasından önce müşteri bilgilendirmesi yapılmış olduğunu, müşteriye bildirimin ulaştığının ilgili ekipten teyit edildiğini belirterek, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Davalı bankadan; 21/04/2017 tarihli 1.500.000,00 TL limitli ve 02/11/2017 tarihli 2.750.000,00 TL limitli, Genel Kredi Sözleşmelerinin okunaklı birer sureti, 13/02/2018 tarihli Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesinin okunaklı birer sureti, davacı şirkete 2019 yılında tahsis edilmiş olan kredilerin tahsis talimatlarının/kredi tebliğlerinin birer sureti istenilerek dosyaya kazandırılmıştır.
Davalı bankadan; davacı .... ile davalı Banka arasında akdedilmiş olan Genel Kredi Sözleşmelerinin ekleri (Sözleşme Öncesi Bilgi Formu vb) ile birlikte, davacı şirket ile davalı Banka arasında akdedilmiş olan Bankacılık Hizmetleri Sözleşmeleri, davacı şirketin davalı Banka nezdinde açılmış olan BCH şeklinde çalışan kredilerinin 01.01.2019 - 20.07.2019 tarihleri arasındaki hesap hareketleri, bu kredilerden 01.01.2019 - 20.07.2019 arasında tahsil edilen masraf ve komisyonların dekontları, davacı şirketin davalı Banka nezdinde açılmış olan ticari mevduat hesaplarının 01.01.2019 - 20.07.2019 tarihleri arasındaki hesap hareketleri, davalı Bankanın web sitesinde yayınlamış 19.07.2019 tarihi itibariyle geçerli olan masraf komisyon listeleri, BDDK web sitesinde davalı Bankaya ait yayınlamış 19.07.2019 tarihi itibariyle geçerli olan masraf komisyon listeleri, davalı Bankaca 2019 yılında uygulanacak olan ve ...na bildirilen Kredi İşlemlerinde Faiz Ve Kar Payı Dışında Sağlanacak Ücret Komisyon ve Masraflar İle Bankacılık Hizmet Komisyonları Bildirim Formu istenilerek dosyaya kazandırılmıştır.
Tüm dosya kapsamı ve ön inceleme duruşmasında belirlenen uyuşmazlık konuları hakkında bankacı bilirkişisinden alınan bilirkişi raporunda özetle, davacı şirket ile davalı Banka arasında akdedilmiş olan Genel Kredi Sözleşmelerinin ekleri (Sözleşme Öncesi Bilgi Formu vb) ile birlikte, davacı şirket ile davalı Banka arasında akdedilmiş olan Bankacılık Hizmetleri Sözleşmelerinin, davacı şirketin davalı Banka nezdinde açılmış olan ... şeklinde çalışan kredilerinin 01.01.2019 - 20.07.2019 tarihleri arasındaki hesap hareketlerinin, bu kredilerden 01.01.2019 - 20.07.2019 arasında tahsil edilen masraf ve komisyonların dekontlarının, davacı şirketin davalı Banka nezdinde açılmış olan ticari mevduat hesaplarının 01.01.2019 - 20.07.2019 tarihleri arasındaki hesap hareketlerinin, davalı Bankanın web sitesinde yayınlamış 19.07.2019 tarihi itibariyle geçerli olan masraf komisyon listelerinin, ...web sitesinde davalı Bankaya ait yayınlamış 19.07.2019 tarihi itibariyle geçerli olan masraf komisyon listelerinin, davalı Bankaca 2019 yılında uygulanacak olan ve ...'na bildirilen Kredi İşlemlerinde Faiz Ve Kar Payı Dışında Sağlanacak Ücret Komisyon Ve Masraflar İle Bankacılık Hizmet Komisyonları Bildirim Formunun, davalı Bankadan istenilerek dosya kapsamına getirtilmesi, ayrıca diğer Bankalardan, kredi müşterilerinden; "Müşterilere verilen finansal olmayan hizmetlerinin yanı sıra, ilgili dönem içerisinde yapılan istisnalar ve özel nitelikli diğer hizmetler dikkate alınarak, risk merkezi bildirimleri, sistem kayıtlarının arşivlenmesi, şube ve alternatif dağıtım kanallarından hizmet verilebilmesi ve bunun yanı sıra kredili müşterilerin nakit akış ve kredi ödeme döngüsünün takibi ve oluşturulan risk modelleme çalışmalarına göre müşteri kredi portföyündeki risklilik derecesinin düzenli olarak analiz edilerek verimli bir şekilde yönetilmesi ve diğer hizmetler için ayrılan kaynakların karşılığı olarak" ve "Periyodik Hizmet Bedeli" adı altında veya aynı mahiyette olup, başka bir ad altında 01.01.2019 - 20.07.2019 tarihleri arasında komisyon ve ücret alınıp alınmadığının, alınmakta ise hangi bedel üzerinden ve hangi oran ve tutarlarda tespit edildiğinin dosya kapsamına getirtilmesi durumunda rapor düzenlenmesinin mümkün olabileceği yönünde görüş ve kanaatini bildirmiştir.
Bilirkişi kök raporunda belirtilen hususlar tamamlanarak ve tarafların itiraz ve beyanları da dikkate alınarak önceki bilirkişiden ek rapor alınmak üzere dosya tevdi edilmiş olup, alınan bilirkişi ek raporunda özetle; davalı bankanın sayın mahkemenin müzekkeresine istinaden dosya kapsamına en son 22.07.2022 tarihli yazısı ekinde gönderdiği CD içeriğinde bulunan belgelerin incelenmesi sonucunda; davalı Banka vekilinin, davacı şirketten tahsil edilen komisyona dayanak gösterdiği Genel Kredi Sözleşmelerinin ve Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesinin tüm sayfalarının sunulmadığı, tahsil edilen komisyonun bu yönden dayanaksız olduğunu, davalı tarafın tahsil edilen komisyonun üçer aylık dönemlerdeki ortalama kredi bakiyesine göre belirlenmekte olduğu yönündeki beyanının, davacı şirketin 2019 yılında rotatif kredi riski bulunmaması dolayısıyla, tahsil edilen komisyonun bu yönden de nedensiz hale geldiğini, Mahkemenin müzekkeresine istinaden diğer Bankalarca davalı Bankanın davacıdan tahsil etmiş olduğu "Periyodik Hizmet Bedeli" adı altında bir komisyon ve ücret tahsil etmediklerinin bildirilmiş olması karşısında, tahsil edilen davaya konu komisyonun bu yönden de Bankacılık teamülleri ile uyumlu olmadığı sonucuna varıldığını, davacı şirketin hesabından 19.07.2019 tarihinde "Periyodik Hizmet Komisyonu" adı altında 5.250,00 TL tahsil edilmiş olduğunu, davaya konu komisyon her ne kadar 19.07.2019 tarihinde kesilmiş ise de davacı vekilince 30.07.2019 tarihinden itibaren en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte tahsilinin istenilmekte olduğunu, davacının istemde bulunabileceği faiz türünün Mahkemenin takdirinde olduğu yönünde görüş ve kanaatini bildirmiştir. , DELİL DEĞERLENDİRME VE HUKUKİ NİTELENDİRME: Dava, davalı banka tarafından haksız tahsil edildiği iddia edilen periyodik hizmet komisyonu adı altında alınan bedelin iadesi istemine ilişkin açılan alacak davasıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; alınan komisyon bedelinin davalı tarafından haksız tahsil edilip edilmediği , bedelin iadesinin gerekip gerekmediği hususlarına ilişkindir.
Dosya kapsamında bankacı bilirkişiden alınan raporlarda incelendiğinde davacı şirketin davalı banka nezdinde bulunan hesabının 19/07/2019 tarihlerini kapsayan hesap hareketlerinde 19/07/2019 tarihinde davacının hesabından periyodik hizmet komisyonu altında 5.250,00 TL çıkış olduğu, davalı şirket yetkililerince davacıya gönderilen e posta ile internetten yapılacak EFT havale işlemleri ile hesaba gelecek yabancı para havaleleri ve tahsile verilecek TL çekler için yıl sonuna kadar masraf muafiyeti tanındığının bildirildiği, davalı şirket tarafından kesilen komisyona dayanak olarak genel kredi sözleşmeleri ve Bankacılık Hizmetleri sözleşmesi gösterilmiş ise de; davalı tarafından ilgili sözleşmelerin tüm sayfalarının sunulmadığı, davalı tarafından tahsil edilen komisyonun üçer aylık dönemlerdeki ortalama kredi bakiyesine göre belirlenmekte olduğu yönündeki beyanının davacı şirketin 2019 yılında rotatif kredi riski bulunmaması nedeni ile tahsil edilen komisyonun bu yönden nedensiz hale geldiği, ve dava konusu kesilen komisyonun bankacılık teamülleri ile uyumlu olmadığının tespit edildiği, alınan raporun itirazları karşılar denetime elverişli bulunmakla hükme esas alınmakla, davacı tarafından kesilen periyodik hizmet bedelinin haksız bankacılık teamüllerine aykırı olması nedeni ile haklı davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlere, kararın dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, dosyadaki kanıtlara göre;
1.Davanın KABULÜNE; 5.250,00 TL'nin 30/07/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalı bankadan alınarak davacıya ödenmesine,
2.492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince, alınması gereken 358,63 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 89,66 TL harcın mahsubu ile noksan olan 268,97 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3.Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davacı yararına hesaplanan 5.250,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak, kendisini vekil ile temsil ettiren davacıya verilmesine,
3.Arabuluculuk aşamasında harcanan 564,75 TL giderin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4.Davacı tarafça yatırılan 44,40 TL başvurma harcı, 89,66 TL peşin harç olmak üzere toplamı 134,06 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
5.Davacı tarafından yapılan 662,00 TL tebligat/posta/müzekkere masrafı ve bilirkişi ücreti yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6.Taraflarca yatırılan gider ve delil avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, dava değeri istinaf kesinlik sınırı altında kaldığından kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 31/01/2023 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)
*Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.