4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
K A R A R
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davacı şirket, uzun yıllar tekstil işi ile iştigal olduğunu, bu alanda sevilen sayılan ve itibar sahibi bir şirket olduğunu, tüm müşterileri ile ilgili alışverişlerini ticari ahlaka uygun olmak kaydıyla harfiyen yerine getirdiğini, tekstil alanında her türlü alım - satım ve pazarlama işlemlerini yerine getirdiğini, bu zamana kadar da hiçbir müşterisiyle herhangi bir konuda anlaşmazlık yaşamadığını ve bu konuda davaya sebebiyet verilebilecek bir durumla karşılaşmadığını, davacı, davalı şirket ile girişilmiş olan ticari alışverişlerinde sürekli sorun yaşamakta olduğunu ve satışı yapılan ürünlerin karşılığını hiçbir şekilde alamadığını, davacı şirket ile davalı şirket arasında gerçekleşen ticari ilişkin neticesinde, davacı şirket, söz konusu ticari ilişkide üzerine düşen tüm edimleri ifa ettiğini, faturalandırarak davalı tarafa göndermesine rağmen davalı şirket kendi edimlerini ifa etmekten imtina ederek fatura bedelini ödemediğini, davalı şirket, her ne kadar alacağını tahsil edebilmek için çabalaşmışsa da davalı şirket tarafından çok uzun bir süre ödeme yapılmadığını ve davacıyı mağdur ettiğini, davalı aleyhine bugüne kadar ödenmeyen alacağın tahsili amacıyla Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız takiplerde haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, başlatılan davaya konu icra takip dosyasına davalı tarafından, 14/06/2022 tarihinde borcun tamamına ile faize, haksız ve kötüniyetli olarak itiraz edildiğini bunun üzerine takibin durdurulduğunu, haksız, mesnetsiz ve kötü niyetli olarak yapılan itirazın iptalinin gerektiğini, itiraz üzerine durdurulan takibinin devam edebilmesi için davacı şirketçe dava şartı arabuluculuk yoluna gidildiğini ancak 28/06/2022 tarihinde yapılan arabuluculuk toplantısında anlaşma sağlanamadığını akabinde davalı tarafından yapılan söz konusu itirazın, alacağı sürüncemede bırakmak ve mal kaçırmak yahut adres değiştirmek amacına matuf olması sebebiyle ve alacağın tahsilinin imkansız hale gelmemesi adına davalı tarafın borca yeter miktarda tespit edilecek mal varlığının teminatsız olarak ihtiyaten haczini, hukuka aykırı ve haksız itirazın iptali ile icra takibinin devamını ve asıl alacağa reeskont avans faizinin işletilmesini,
davalı tarafça; açık ve net olan mevzuat ve sözleşme hükümlerine aykırı olarak, süresinde itiraz edilmemiş olan faturalardan kaynaklı alacağa haksız ve kötüniyetli şekilde itiraz edilmiş olduğundan ve alacağın likit olması dolayı %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına, tüm yargılama gideri, masraf, arabuluculuk vekalet ücreti ve dava vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini istemiş ve dava etmiştir.
Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır. Yapılan açık yargılamada taraf teşkili sağlanmış, tarafların bağlı bulundukları Vergi Dairesi Müdürlüklerinden B formları getirtilmiş, bilirkişi raporu aldırılmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılama süreci ve değerlendirmede; dava, açık hesaba dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali ile davacının icra inkar tazminatı, davalının kötü niyet tazminatı istemlerine ilişkindir.
Bakırköy .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takip dosyasının incelemesinde; alacaklısının dosyamız davacısı, borçlusunun dosyamız davalısı olduğu, icra takibinin 370.930,65-TL alacağa ilişkin olduğu, icra takibinin cari hesap ve faturaya dayandığı, davalı borçlunun icra takibine 14/06/2022 tarihinde itiraz ettiği, davacı alacaklının davalı borçlunun itirazının iptali için süresinde dava açtığı anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının icra takibindeki tutar kadar davalıdan alacaklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Uyuşmazlık noktasında tarafların B formları getirtilmiş, ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Davacının düzenlediği faturalar yönünden tarafların B formlarının uyumlu oldukları görülmektedir. Yine davalının düzenlediği 2 adet iade faturası davacının BA formunda görülmektedir.
Davalı taraf beyan dilekçesi ile, faturaya konu malların hiçbir zaman ayıptan ari ve eksiksiz bir şekilde teslim edilmediği, davacı ile yapılan anlaşmanın kilo fiyatı üzerineyken davacının anlaşmaya uygun davranmayarak faturayı adet üzerinden düzenlediğini savunmuştur.
Bu beyan karşısında faturaya konu ürünlerin teslimi noktasında bir uyuşmazlık olmadığı sonucuna varılmakla birlikte, davalının cevap dilekçesi sunmadığı da gözetildiğinde, ayıp iddiasına konu dosyaya yansıyan bir kanıt olmadığı gibi, süresinde ayıp bildirimine ilişkin bir kanıtı da rastlanmadığından davalının bu iddiasına itibar edilmemiştir. Diğer yandan davalı taraf anlaşmalarının kilo fiyatı üzerine olduğunu, fakat davacının adet üzerinden faturalama yaptığı iddiasına bakıldığında ise, davalı beyanına göre taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığından, bu iddia yönünden taraf defterleri üzerinden önceki fiyatlamaların ne şekilde yapıldığının belirlenmesi ile sonuca gidilecektir. TTK'nin21/2 maddesi uyarınca, bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.
Dava konusu icra takibi 12/06/2022 tarihinde başlatılmış, davacının iade faturalarının 19/06/2022 tarihinde düzenlendiği görülmektedir. Yukarıdaki hüküm gözetildiğinde, fatura içeriğine süresinde itiraz edilmezse fatura içeriği kabul edilmiş sayılmaktadır. Davalının iade faturalarının takip tarihinden sonra düzenlenmesine göre, fatura içeriklerine süresinde itiraz edilmediğinden fatura içeriklerinin kabul edildiği sonucuna varılmıştır. Ayrıca davacı tarafından düzenlenen fatura ve faturalara ait irsaliyelere bakıldığında, ürün adet sayısı karşılığı ürün kilogramlarının da gösterildiği görülmekle, faturaların bu hususlar gözetilerek düzenlendiği anlaşılmaktadır. Buna göre, davalı tarafından aksi kanıtlamadığından taraflar arasındaki anlaşmaların faturalarda yazılan adet fiyatları üzerinden yapıldığının kabulü gerekmiştir. Bu durumda davalının 17/05/2022 tarihinde fiyat farkı açıklamasıyla iade ettiği faturalar yönünden de, tarafların önceki fatura dönemlerine ilişkin ticari ilişkilerinin devamı niteliğinde olduğundan, aksi dosyadan anlaşılamadığından taraflar arasındaki ticari ilişkinin adet birim fiyatı üzerinden olduğu sonucuna varıldığından davalının bu savunmasına da itibar edilmemiştir.
Taraflar arasında mevcut ticari ilişki kapsamında davacı tarafın bilirkişi raporunda belirtildiği üzere davalıdan takip tarihi itibariyle 370.930,65-TL alacağı bulunduğu, işbu alacağın davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, bu alacağa ilişkin faturaların davalının ticari defterlerinde de kayıtlı olduğu, bilirkişi raporundaki saptamaya göre tarafların ticari defterlerinin yöntemine uygun olarak tutulduğu, açılış ve kapanış onaylarının yaptırıldığı, davacının ticari defter kayıtlarıyla ortaya konulan alacağının aksini ispat yönünden dosyaya yansıyan bir kanıt da bulunmadığı, bu bağlamda davacının ticari defterleri lehine kanıt niteliğinde olmakla, davalı tarafından davacının ticari defter kayıtlarının aksi yöntemine uygun kesin kanıtlarla ispatlanamadığından HMK'nin 222/3 maddesi gereğince davacı tarafın alacağının varlığını kanıtladığı değerlendirilerek, davacının davasının kabulüyle, davalı açısından bilinebilir ve belirlenebilir nitelikte olan alacağa davalı tarafından yapılan haksız itiraz nedeniyle davacı lehine alacak tutarının %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmetmek gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davanın KABULÜ ile; davalının Bakırköy .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takip dosyasının itirazının iptali ile takibin kaldığı yerden aynı koşullarla devamına, İİK'nin 67/2 maddesi hükmü uyarınca 74.186,13-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalının kötü niyet tazminatı isteminin reddine,
2.Alınması gereken 25.338,27-TL karar harcından davacı tarafından yatırılan 4.479,92-TL peşin harcın indirilmesi ile eksik kalan 20.858,35-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3.Davacı tarafından yatırılan 4.479,92-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4.Davacı tarafından yapılan 80,70-TL başvurma harcı, 118,00-TL posta ve davetiye gideri, 3.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.198,70-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5.Arabuluculuk ücreti olan 1.560,00-TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
6.Davacı yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca 57.639,60-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7.Kullanılmayan avansın karar kesinleştikten sonra yatıran tarafa geri verilmesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf yasa yolu açık olmak üzere davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.23/11/2023 Katip ... ☪ e-imzalıdır. ☪ Hakim ... ☪ e-imzalıdır. ☪