Esas No
E. 2020/2128
Karar No
K. 2023/1162
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

43. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2020/2128

KARAR NO: 2023/1162

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 12/02/2020

NUMARASI: 2018/948 Esas - 2020/126 Karar

DAVA: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/11/2023

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ..., ..., ... Mahallesinde yer alan fabrikasında, 10/02/2018 tarihinde saat 22:00 civarında hırsızlık olayı yaşandığını, müvekkili şirkete ait kasa içerisindeki bulunan çekler çalındığını, hırsızlık olayına ilişkin Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/41080 Soruşturma Numaralı dosyası kapsamında suç duyurusunda bulunulduğunu, çalınan çeklere ilişkin Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/206 Esas sayılı dava dosyası kapsamında çekin iptali talepli dava açıldığını, davalı hamil ... tarafından ... Bankası Yağcamii Adana Şubesine ait, ... çek numaralı, 31/08/2018 vade tarihli, 60.000,00-TL bedelli çekin Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile takibe konulduğunu, icra takibinde müvekkilinin borçlu olmadığını, müvekkili şirketin imza ve kaşesi bulunmadığını, davalı tarafın iyi niyetli olmadığını, Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasına yatırılacak olan borç tutarının yargılama sonuçlanıncaya kadar, İcra Müdürlüğü kasasında blokeli olarak tutulmasına ilişkin ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davalı tarafından kötü niyetli şekilde elde edilen ... Bankası Yağcamii Adana Şubesine ait, ... çek numaralı, 31/08/2018 vade tarihli, 60.000,00-TL bedelli çekin istirdadına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı tarafça davaya karşı cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "...Dava, çek istirdadı davasıdır.

TTK'nın 790. Maddesinde " cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır". hükmü düzenlenmiştir. 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesinde "Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.'' hükmü düzenlenmiştir. Dosya tüm deliler ile birlikte değerlendirildiğinde; Dava, çek istirdadı istemine ilişkin olup TTK 790-792. maddeleri kapsamında bu davada ispat yükü üzerinde olan davacı, öncelikle dava konusu çeki yedinde iken elinde olmayan sebeplerle yitirdiğini ve davalının çeki iktisabında haksız, ağır kusurlu veya kötü niyetli olduğunu ispatlamak zorundadır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi' nin 10/04/2017 tarih ve 2016/1327 E - 2017/2198 K sayılı kararı ile Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 30/06/2011 tarih ve 2011/8229 E - 2011/8844 K sayılı kararlarında da belirtildiği üzere; davacı yan, meşru hamil olduğunu ispat bakımından lehtarla arasındaki ticari ilişkiye dair ticari defterlerin ibraz etmiş olup mahkememizce 17.04.2019 havale tarihli bilirkişi raporu ile davacının dava konusu çeki dava dışı şirketten alınan mallara ilişkin verildiğinin tespit edildiği, yetkili hamil olduğunu ispat etmiş bulunduğu, davacının bu hususların yanı sıra ayrıca davalı ...'ın çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğunu veya iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu ileri sürüp kanıtlaması gerekmektedir. Dosyada mevcut Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/101597 Soruşturma 2019/6009 karar sayılı Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar verildiği, çekin mücerretlik vasfı nedeni ile davalının çeki elinde bulundurma nedenini açıklama zorunluluğu bulunmamaktadır.

Davacı taraf her ne kadar davalının ciro silsilesini kontrol etmeden çeki aldığından bahisle ağır kusur olduğunu iddia etmiş ise de, tek başına ciro silsilesinde kopukluk olması davacının ağır kusurlu veya kötü niyetli olduğunu ispat edemeyeceğinden, bu kapsamda dosyaya başkaca delil sunulmadığı ve bildirilmediği de göz önünde bulundurulduğunda açılan davanın reddine" karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu çekin müvekkili şirket fabrikasında meydana gelen hırsızlık neticesinde çalındığını, müvekkili şirkette meydana gelen hırsızlık neticesinde çalınan ve Jandarma tutanakları ile de hırsızlığa konu olduğu tespit edilen ... Bankası Yağcamii Şubesine ait ... çek numaralı, 31/08/2018 vade tarihli, 60.000,00 TL bedelli çekin davalı ... tarafından Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine konu edildiğini, ancak işbu icra takibi kapsamında müvekkilinin borçlu olarak yer almadığını, çekin arka yüzünde "V.D. ... ... LTD. ŞTİ. Emrine Ödeyiniz." ibaresi bulunmasına rağmen müvekkili şirketin imza ve kaşesinin bulunmadığını, bu nedenle müvekkili şirket adına takip başlatılamadığını, fakat hukuka aykırı şekilde müvekkili şirketin uhdesinden çalınan çek bedelinin ödenmesi durumunda müvekkilinin ciddi şekilde zarara uğrayacağının ortada olduğunu, davaya konu çekin ciro silsilesinde açıkça anlaşılan kopukluk bulunduğunu, davalı tarafın davaya konu çeki almakta ve icra takibine koymakta açıkça kötü niyetli olduğunu, çek üzerinde basit bir şekilde inceleme yapıldığı takdirde dahi "V.D. ... ... LTD. ŞTİ. Emrine Ödeyiniz." ibaresinin görüleceğini, ciro silsilesinde kopukluk olduğu hususunun da anlaşılacağını, buna rağmen müvekkili şirketin imza ve kaşesi olmaksızın ciro edilen ve ciro silsilesi devam eden çek bakımından davalının iyi niyet kurallarına uygun davrandığından bahsedilemeyeceğini, öte yandan bankaya ibrazı neticesinde Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/206 Esas sayılı dosyası kapsamında ödeme yasağı konulmuş olduğunun öğrenilmesine rağmen davalı tarafça inceleme yahut gerekli değerlendirme yapılmaksızın müvekkilinin aralarında bulunmadığı cirantalara, keşideci ve lehtara karşı icra takibi başlatmasının da kötü niyetinin bir göstergesi olduğunu, davalı elinde bulunan çek bakımından müvekkilinin ... A.Ş.'den alacağının bulunduğunu, müvekkilinin alacağına kavuşmasını engellemek ve kendi menfaat elde etmek saikiyle hareket eden davalının iyi niyetinden bahsetmenin söz konusu olamayacağını, belirtilen sebepler neticesinde yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

Davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmadığı ve istinafa cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.

GEREKÇE

Dava; yetkili hamilin elinden rızası hilafına çıkan çekin istirdatı davasıdır.İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; davalı ... dava konusu çeki kötü niyetle iktisap edip etmediği veya iktisapta ağır bir kusurunun bulunup bulunmadığı noktasındadır.Dava konusu çekin ... Ltd. Şti. tarafından keşide edildiği, lehtarı ve ilk cirantası ... olduğu, ... cirosunda ... Ltd.Şti.'ne ödeyiniz şeklinde emre tam ciro yapıldığı, bu cirodan sonra davacı ... Ltd. Şti.'nin cirosunun bulunmadığı, davacının mal sattığını bu yüzden çeki aldığının iddia ettiği ... A.Ş.'nin cirosunun bulunduğu, takiben ... Ltd. Şti, ... Ltd. Şti. ve son olarak davalı ... cirosu bulunduğu, çekin davalı tarafından ... Bankası Atrium Şubesine 06/09/2018 tarihinde ibraz edildiği, ciro silsilesindeki kopuk olduğu ve çek iptaline ilişkin Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/206 esas sayılı dosyasında verilen ödemeden men kararı gereğince çek bedeli ödenmediği anlaşılmaktadır. Dava konusu çek hakkında yapılan şikayet üzerine kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, çek iptali için Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/206 Esas dosyası ile kıymetli evrakın iptaline ilişkin dava açıldığı ve ödeme konusuna tedbir kararı verildiği anlaşılmaktadır. Her ne kadar davacının ismi mal aldığı ve çeki kendisine teslim eden ... A.Ş. den önce olsa da, bu iki şirket arasındaki ticari ilişki bulunduğu, ticari defter kayıtları ile anlaşıldığından davacının çekin hamili olduğunun kabul edilmesinde bir isabetsizlik yoktur.Davacı ciro silsilesinin kopuk olması nedeniyle davalının kötü niyetli ve ağır kusurlu olduğunu iddia etmektedir.

TTK'nın 792. maddesine göre çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790.ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.

TTK'nın 788/1. maddesinde, açıkça “emre yazılı” kaydıyla veya bu kayıt olmadan belirli bir kişi lehine ödenmesi şart kılınan bir çekin, ciro ve zilyetliğin geçirilmesiyle devredilebileceği,

TTK'nın 790. maddesinde ise, cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişinin, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılacağı düzenlenmiştir. Ayrıca çizilmiş cirolar yazılmamış hükmündedir. Bir beyaz ciroyu diğer bir ciro izlerse, bu son ciroyu imzalayan kişi çeki beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır. Dava konusu çekler, lehtar tarafına "... ltd. Şti." emrine ödenmek üzere ciro edilmiştir. Ancak, lehtardan sonraki cironun ... Ltd. Şti.'ne ait olması gerekirken onun cirosu ciro silsilesinde yer almamaktadır. Bu haliyle ciro silsilesi kopuk olup, davalı çeki düzgün bir ciro silsilesiyle devralmamıştır. Buna göre, ciro silsilesinde kopukluk söz konusu olduğundan davalının davaya konu çekleri ağır kusuruyla devraldığının kabulü gerekir. Çekleri ağır kusur ile iktisap eden ve yetkili hamil sıfatı bulunmayan davalı, dava konusu çekleri iade ile yükümlüdür. Hal böyle olunca, mahkemece davanın kabulü ile çeklerin davacıya iadesine karar verilmesi gerekirken davanını reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; Mahkemece eldeki davanın açılmasında davacının iddiasını kesin ve inandırıcı delillerle kanıtlamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce esas hakkında yeniden karar verilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,1-Davanın KABULÜNE,2-Davaya konu ... Bankası Yağcamii/Adana Şubesi nezdinde tanımlı hesaba bağlı olarak ... Ltd.Şti. tarafından 31/08/2018 tarihinde keşide edilen 60.000,00 TL bedelli, ... numaralı çekin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,3-Başlangıçta peşin olarak alınan 1.024,65 TL harçtan, alınması gerekli olan 4.098,6‬0 TL harcın mahsubu ile kalan 3.073,95 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu başvuru harcı 35,90 TL, peşin harç 1.024,65 TL, bilirkişi ücreti 700,00 TL, posta ve tebligat gideri 871,25 TL olmak üzere toplam 2.631,8‬0 TL yargılama masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca 17.900,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 6-Karar kesin olduğundan HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca artan gider avansının ilgili tarafa iadesine, 7-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak;a-Davacı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,b-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 148,60 TL ile posta ve tebligat gideri 88,00 TL toplam 236,60 TL yargılama masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda,

HMK'nın 362(1)a. maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.02/11/2023

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog