Esas No
E. 2021/8780
Karar No
K. 2023/2538
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

8. Hukuk Dairesi         2021/8780 E.  ,  2023/2538 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2015/96 E., 2018/825 K.
KARAR: Davanın kısmen kabulüne

Taraflar arasındaki tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili, 05.12.2011 tarihli dava dilekçesinde sınırları yazılı, Yumurtatepe Köyünde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, zilyetlikle kazanma koşullarının müvekkili yararına oluştuğunu ileri sürerek, taşınmazın müvekkili adına tescilini istemiştir. II. CEVAP

1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı yararına zilyetlikte kazanma koşullarının oluşmadığını ileri sürerek davanın reddi ile taşınmazın Hazine adına tescilini istemiştir.

2.Diğer davalılar davaya cevap vermedikleri gibi duruşmalara da katılmamışlardır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 08.05.2014 tarihli ve 2011/661 Esas, 2014/129 Karar ... kararı ile; davanın kısmen kabulüne, fen bilirkişi raporunda (B) harfi ile işaretli 5454 m2 yüzölçümündeki taşınmazın davacı adına tesciline, (A) harfi ile işaretli 10262 m2 bölüme ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı

1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 20.01.2015 tarihli ve 2014/7807 Esas, 2015/125 Karar ... kararıyla ; "İlk Derece Mahkemesince, yapılan araştırma ve incelemenin hükme yeterli olmadığı, 26.04.2013 günlü keşif sonunda hazırlanan uzman bilirkişi raporlarında taşınmazın (A) ve (B) harfi ile işaretli bölümlerinin 1957 tarihli memleket haritasında aynı konumda ve açık alanda yeralmasına rağmen; (B) bölümünün amenajman planında ziraat alanında kaldığı açıklanarak, amenajman planına göre karar verildiği, hava fotoğraflarının da incelenmediği, bundan ayrı, idari tahkikat tutanağında, taşınmaz üzerinde 40 adet yabani armut ağacı olduğu açıklanmasına rağmen, ziraat bilirkişi raporunda hiçbir ağaç varlığından sözedilmediği, yörede orman ve arazi kadastrosunun ne zaman yapıldığının araştırılmadığı, yine komşu parseller ile ilgili herhangi bir araştırma yapılmadığı açıklanarak, usulüne uygun şekilde orman araştırması yapılması, taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğunun tespit edilmesi halinde davacı kişi yararına 3402 ... Kanunun 14 ve 17 inci maddeleri ve zilyetlikle edinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin belirlenmesi, mahkemece kurulan hükmün davacı tarafından temyiz edilmemiş olması nedeniyle Hazine lehine oluşan usûli kazanılmış hakkın da dikkate alınacağının düşünülmesi; bu şekilde yapılan araştırma sonucunda orman sayılan yer olarak belirlenen bir yer varsa, ya da orman olmamakla birlikte zilyedlik koşullarının davacı yararına oluşmadığı yer varsa Hazinenin de tescil talebi bulunduğundan talebi konusunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi" gereğine değinilerek ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu taşınmazın 1955 yılındaki kadastro çalışmaları sırasında taşlık arazi olması nedeniyle tescil harici bırakıldığı, fen bilirkişi raporunda B harfi ile gösterilen kısmın orman sayılmayan alanlardan olduğu, davacı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğu, A harfi ile gösterilen taşınmaz kısmının ise imar ihyasının tamamlanmadığı, davalı ... tarafından tescil talebinde bulunulmuş ise de A harfi ile gösterilen alanın taşlık olması ve tarım arazisi niteliğinde olmaması nedeniyle 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) 18 inci maddesi uyarınca ekonomik yarar sağlamayacağı gerekçesi ile, fen bilirkişi tarafından hazırlanan 25.06.2018 havale tarihli raporda "B" ile gösterilen 5.454,64 m²'lik bölümün tarla vasfı ile davacı adına tesciline, "A" ile gösterilen kısım yönünden davanın reddine, davalı Hazinenin tescil talebinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ...

vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın imar-ihya edilerek kültür arazisi haline getirilmediğini, bozma ilamından sonra aldırılan ve orman mühendisi bilirkişiler tarafından düzenlenen raporları çelişkili olup taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunu, yine tescil talebinin reddedilmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu öne sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava 4721 ... Türk Medenî Kanunu'nun (4721 ... Kanun) 713 üncü maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, taşınmazın orman olup olmadığı, davacı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.

2.İlgili Hukuk

6100... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 4721 ... Türk Medeni Kanunu'nun (4721 ... Kanun) 713 üncü maddesi ve 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) 14 ve 17 nci maddeleri,

3.Değerlendirme

1.Dava, 4721 ... Kanun'un 713/1, 3402 ... Kanun'un 14 ve 17 nci maddelerine dayalı olarak açılan tapusuz taşınmazın tescili isteğine ilişkindir. TMK'nin 713/3 üncü maddesi uyarınca, bu nitelikteki davalarda Hazine ve ilgili Kamu Tüzel Kişiliğine birlikte husumet yöneltilmesi zorunludur. Yasal hasım konumundaki tüzel kişiler davaya dahil edilmeden yargılamaya devamla hüküm kurulması mümkün değildir.

Somut olayda dava, Hazine, ... ve Orman İdaresi aleyhine görülüp sonuçlandırılmıştır. Ancak, Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü parsel sorgu uygulaması üzerinden yapılan incelemede, taşınmazın Merkez ilçe, Beşminare Mahallesi sınırları içerisinde kaldığı tespit edildiğinden ... Belediye Başkanlığının da davada taraf olması gerektiği İlk Derece Mahkemesince göz ardı edilerek, usulünce taraf teşkili sağlanmaksızın işin esası hakkında karar verilmesi doğru olmamıştır.

Ayrıca, hemen belirtmek gerekir ki, bozmaya uyulmakla tarafların leh ve aleyhine usuli kazanılmış hak doğar. Ayrıca, mahkemece bozma kapsamı çerçevesinde araştırma ve inceleme yapılarak hüküm kurma yükümlülüğü ortaya çıkar. Mahkemece bozma ilamına uyulduğu halde bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir.

Şöyle ki, bozma ilamında ayrıntılı şekilde açıklanmasına rağmen, 1957 tarihli memleket haritası dayanağı hava fotoğrafı bilirkişilerce incelenmemiş, yine komşu taşınmazlara ilişkin tedavüllü tapu kayıtları ve dayanağı belgeler eksiksiz olarak getirtilmemiş, (güncel tapu kayıtlarının celbi ile yetinilmiş), dosya içerisinde bulunan komşu taşınmazlara ilişkin bir kısım belge içeriğine göre taşınmazın çevresinde eski mera bulunduğu anlaşılmış olmasına, yine eldeki dava uyarınca davalı ... tarafından yaptırılan idari tahkikatta köy muhtarı ve diğer ilgililerin taşınmazın kadim mera olduğunu beyan etmesine rağmen mera araştırılması yapılmamış, davacı ... murisi adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz mal tesbit ya da tescil edilip edilmediği araştırılmamış, taşınmazın öğretmen evine 300, Kredi Yurtlar Kurumu yurduna 100, karayoluna ise 150 metre mesafede olduğu gözlemlenmiş olmasına rağmen imar planı kapsamında kalıp kalmadığı sorulmamış, tüm bunlardan ayrı olarak uyulmasına karar verilen bozma ilamı uyarınca 2017 yılında yapılan keşifte taşınmazın çevresinde Orman İdaresi tarafından ağaçlandırma çalışması yapıldığı, ağaçlandırma çalışması yapılan alan üzerinde geven otunun bulunduğu, taşınmazın ise ağaçlandırma sahasından farklı bitki örtüsüne sahip olduğu gözlem olarak tutanağa geçmiş ise de taşınmaz ve çevresinde Orman İdaresince ağaçlandırma çalışması yapılıp yapılmadığı, taşınmazın ağaçlandırmaya ayrılmış alan içerisinde kalıp kalmadığı araştırılmadığı gibi 2017 tarihli keşfe iştirak eden orman mühendisi bilirkişi raporunda taşınmazın emek harcanarak tarım alanına dönüştürülmediği, komşu parsellerle yapısının benzer özellik gösterdiği, taşınmazın eğiminin %20-40 olup, toprak bütünlüğü, arazinin eğimi ve %25 ten fazla taşlık ve çevresi dikkate alındığında toprağın işlenmesi durumunda erozyona maruz kalacağından toprak muhafaza ve orman muhafaza karakteri taşıdığı, bozma ilamında değinilen yabani armut ağaçlarının taşınmazın içerisinde olmadığı rapor edilmiş, 2018 yılında yapılan ikinci keşfe iştirak eden orman mühendisi bilirkişi raporunda ise taşınmazın eğiminin %20 olup sınırlarının belirgin olduğu, orman ve toprak muhafaza karakteri taşımadığı, ziraat mühendisi raporunda ise taşınmaz üzerinde 10 adet 25 yaşlarında yabani armut ağacı olduğu rapor edilmiş, mahkemece bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeden hüküm kurulmuştur.

Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için İlk Derece Mahkemesince öncelikle, TMK'nin 713/3 üncü maddesi uyarınca, ... Belediye Başkanlığı'nın yöntemince davaya dahil edilerek taraf teşkili sağlanmalı, tarafların iddia ve savunmalarına ilişkin tüm deliller toplanmalı, yöreye ait en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafları ile dava tarihinden 15-20 yıl öncesine ait hava fotoğraflarının tamamı ile varsa amenajman planı ile komşu parsellere ait kadastro tutanakları, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri ve tapu kayıtları mahkeme kararı sonucu oluşmuş ise karar örnekleri ile yapılmış ise taşınmazın bulunduğu yöreye ilişkin imar planıyla ilgili tüm bilgi ve belgeler dosya arasına getirildikten sonra mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı üçer kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç kişilik orman mühendisi bilirkişi kurulu, bir ziraat mühendisi, bir fen elemanı ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalı ve bu keşifte, getirtilen belgeler çekişmeli taşınmaz bölümleriyle birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmaz bölümlerinin öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116 ... Orman Kanunu (3116 ... Kanun), 4785 ... Orman Kanununa Bazı Hükümler Eklenmesine Ve Bu Kanunun Birinci Maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (4785 ... Kanun) ve 5658 ... Orman Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine Ve Bu Kanuna Bazı Maddeler Eklenmesine Dair Kanun (5658 ... Kanun) karşısındaki durumu saptanmalı; zilyedlikle veya hukuki değeri kalmamış olan tapu kayıtlarıyla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; taşınmaz bölümlerinin toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi ile uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp, orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra, komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli taşınmaz bölümleri, çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli; taşınmaz bölümlerinin gerçek eğimleri klizimetre aletiyle ölçülerek, memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak, temyize konu taşınmaz bölümlerinin niteliği ve kullanım durumu ile tasarruf sınırlarının belirgin olarak görünüp görünmediği belirlenmeli; taşınmaz bölümlerinin üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranı ile taşınmazın imar-ihyaya konu olup olmadığı, olmuş ise imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığı ve imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığı, taşınmazın ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığı, dava konusu taşınmazların 6831 ... Kanun'un 17/2 nci maddesinde belirtilen orman içi açıklık vasfında olup olmadığı hususlarını belirten, müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalıdır.

Bundan sonra, çekişme konusu taşınmaza ilişkin yöntemine uygun tahsisli ve kadim mera araştırması yapılmalı, keşif sırasında dava konusu taşınmazın öncesinin geleneksel biçimde kullanılan kadim mera olup olmadığı araştırılmalı, mahkemece yapılacak gözlem tutanağa geçirilmeli, ziraat mühendisi bilirkişiden dava konusu taşınmazın öncesinin geleneksel biçimde kullanılan kadim mera olup olmadığını, taşınmazın toprak yapısı, eğimi, bitki deseni ve diğer yönlerden mera parselinden nasıl ayrıldığını, aralarında doğal ya da yapay ayırt edici bir sınır bulunup bulunmadığını, taşınmazın meradan açılan bir yer olup olmadığını, meranın devamı niteliğinde olup olmadığını, taşınmazın toprak yapısını, önceki ve halen mevcut niteliğini ve zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup olmadığını, imar-ihyaya konu edilip edilmediğini, edilmiş ise imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığını ve taşınmaz üzerindeki zilyetliğin hangi tasarruflarla sürdürüldüğünü komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde açıklayan, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli, taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş, fen bilirkişisinden ise, keşfi takibe ve denetlemeye olanak verir rapor ve kroki düzenlemesi istenilmeli; jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişiye yukarıda belirtilen tarihlerde çekilmiş stereoskopik çift hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle incelemesi yaptırılarak dava konusu taşınmazın önceki ve şimdiki niteliğinin ne olduğu hususunda ayrıntılı rapor aldırılmalıdır.

Ayrıca keşifte dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazın öncesinin ne olduğu, kim veya kimler tarafından, hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı, imar-ihya gerektiren yerlerden olup olmadığı, böyle yerlerden ise imar-ihyaya konu edilip edilmediği ve edilmiş ise imar-ihyasının hangi tarihte tamamlandığı, taşınmazın öncesinin mera olup olmadığı, zaman içinde sınırlarında genişleme olup olmadığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı; komşu parsellere ait tespit tutanağı ve dayanağı kayıtlar uygulanarak çekişmeli taşınmaz yönünü ne olarak gösterdikleri tespit edilmeli ve bu yolla yerel bilirkişi ve tanık sözleri denetlenmeli; yerel bilirkişiler ve tanıkların sözleri arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak giderilmeye çalışılmalı; tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli; dava tarihine ya da imar planı kapsamına alınma tarihine (hangisi daha önce ise) kadar zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı ve 20 yıllık zilyetlik süresinin dolup dolmadığı gözetilmeli; yine 3402 ... Kanun'un 14 üncü maddesi uyarınca, adına tescil kararı verilecek kişi ya da kişiler ile diğer mirasçılar ve onların miras bırakanları adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz mal tesbit ya da tescil edilip edilmediği tapu müdürlüğü ve ilgili kadastro müdürlüğü ile hukuk mahkemeleri yazı işleri müdürlüğünden sorulup, aynı Kanun'un 03.07.2005 tarihli ve 5403 ... Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile değiştirilen 14/2 nci maddesi hükmü gözetilerek sulu ve ... olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, Kanunun getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre usuli kazanılmış haklara da riayet edilerek bir hüküm kurulmalıdır. Mahkemece, belirtilen hususlar gözardı edilerek, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi isabetsiz olduğundan hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

2.Kabule göre de, 4721 ... Kanun'un 713 üncü maddesinin 6 ncı bendinde "Davalılar ve itiraz edenler aynı davada kendi adlarına tesciline karar verilmesini isteyebilirler" hümkü getirilmiş olup eldeki davada uyulmasına karar verilen bozma ilamında, belirtilen şekilde yapılacak araştırma sonucunda orman sayılan yer olarak belirlenen bir yer varsa, ya da orman olmamakla birlikte zilyedlik koşullarının davacı yararına oluşmadığı yer varsa Hazinenin de tescil talebi bulunduğundan talebi konusunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gereğine değinilmiş olmasına rağmen İlk Derece Mahkemesince ret kararı verilen taşınmaz kısmının taşlık olması ve tarım arazisi niteliğinde olmaması, 3402 ... Kanun'un 18 inci maddesi uyarınca ekonomik yarar sağlamayacağı gerekçesi ile Hazinenin tescil talebinin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 ... Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,

1086... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

26.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Gayrimenkul Hukuku
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog