Esas No
E. 2021/5248
Karar No
K. 2023/1030
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

8. Ceza Dairesi         2021/5248 E.  ,  2023/1030 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI: 2017/364 E., 2017/790 K.
SUÇ: Yalan tanıklık
HÜKÜM: Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Türkeli Cumhuriyet Başsavcılığının 30.06.2015 tarihli ve 2015/93 Esas sayılı iddianamesiyle sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 272 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca yalan tanıklık suçundan cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır.

2.Türkeli Asliye Ceza Mahkemesi'nin 09.02.2017 tarih ve 2015/115 Esas, 2017/13 Karar sayılı hükmü ile sanık hakkında yalan tanıklık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 272 nci maddesinin ikinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 7.300,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

3.Bu karara karşı sanık müdafii tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

4.Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi'nin 30.05.2017 tarihli hükmü ile duruşma açılarak yapılan yargılama neticesinde; sanık hakkında İlk Derece Mahkemesi'nce kurulan hükmün 5271 sayılı kanunun 280 ... maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca kaldırılmasına ve sanığın atılı suçtan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi gereğince beraatine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Katılan vekilinin temyiz sebepleri suçun sübut bulduğuna ve kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR

Dava konusu olay, katılan ile müteveffa eşinin yasal mirasçısı çocukları arasında görülmekte olan evliliğin iptali davasında; sanığın tanık sıfatıyla verdiği ifadesinde, müteveffa babasının katılan ile evlendiği tarihte akıl hastası olduğunu belirterek, davacı kardeşinin lehine olacak şekilde kasten yalan tanıklık yaptığı iddiasına ilişkindir. Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü;

İlk Derece Mahkemesi'nce sanığın üzerine atılı yalan tanıklık suçunu işlediği kabul edilmiş; 5237 sayılı Kanun'un 272 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca sanığın adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü;

Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi'nce, 5271 sayılı Kanun'un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılarak, duruşma açıldığı ve dosyanın yeniden incelenip 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraat kararı verildiği görülmüştür. IV. GEREKÇE

1.Yalan tanıklık suçunun oluşabilmesi için, mahkeme huzurunda ya da yemin ettirilerek tanık dinlemeye yetkili kişi veya kurul önünde gerçeğe aykırı olarak tanıklık yapmanın gerektiği, somut olayda; bir kişinin akıl sağlığının yerinde olup olmadığının tespiti hususunun uzmanlık gerektiren bir konu olduğu, akıl sağlığı konusunun, mahkeme huzurunda tanıklıkla ispatlanabilen bir husus olmadığı, sanık ...'ın, tanık olarak alınan beyanında, babasının akıl sağlığı konusunda somut vakalara dayalı olarak kendi duygu ve düşünceleri ile hissettiği durumu beyan ettiği ve ifadesinin yalan tanıklık suçuna vücut vermeyeceği ve bu nedenle suçun unsurlarının oluşmadığına yönelik kurulan hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.

2.Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 30.05.2017 tarihli ve 2017/364 Esas, 2017/790 Karar sayılı kararında katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Türkeli Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.03.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog