3. Ceza Dairesi
3. Ceza Dairesi 2021/16174 E. , 2023/2306 K.
"İçtihat Metni"
¸
T. C.
Y A R G I T A Y
3. C E Z A D A İ R E S İ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L Â M I
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiş,
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İzmir 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.03.2018 tarihli ve 2017/62 Esas, 2018/186 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314. maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5. maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkrası, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 18.02.2019 tarihli ve 2018/2668 Esas, 2019/200 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
3.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 17.10.2021 tarihli ve düzeltilerek onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; Alt sınırdan ayrılınarak teşdiden ceza tayininin hukuka aykırı olduğuna, Delillerin hukuka aykırı biçimde elde edildiğine, Bylock programının örgütsel amaçla kullanıldığının ispat edilemediğine, Müvekkilinin etkin pişmanlık hükümlerinden yararlandırılmamasının hukuka aykırı olduğuna, Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın duruşmada etkin pişmanlık kapsamında beyanlarda bulunduğu görülmüş, üniversite sürecinde 4 ay kadar örgüt evinde kaldığını ve sohbetlere katıldığını, sanığın kullanımında olan hat üzerinden ByLock programını kullandığını ikrar etmesi, ByLock programını yükleyen kişi ve ByLock programının bu kişi tarafından nasıl bir yöntem izlenerek aktifleştirildiğini anlattığı, Alim(kod) isimli kişinin İzmir Adliyesinde çalıştığını ve kendisini zaman zaman ankesörlü hatlardan aradığını, program üzerinden yapılan yazışmaları da kabul etmesi, tespit değerlendirme tutanağında irtibat listesinde bulunan Alim(kod) hakkında bilgiler vermesi, Alim'in kendisini meslektaşlarının olduğu grupla tanıştırdığını bu gruptan Faruk(kod) isimli kişi hakkında beyanlarda bulunması dikkate alındığında, sanığın FETÖ/FDY terör örgütü içerisinde kendisine verilen talimatlara uymak suretiyle örgüt amaçları ve talimatları doğrultusunda hareket ettiği ve örgütün üyesi olduğunun kabul edildiği, sanığın eylemine uyan TCK'nın 314/2 maddesi gereğince Türk Ceza Kanununun 61 inci maddesi gözetilerek suçun işleniş şekli ve sanığın amaç ve saiki, kasta dayanan sorumluluğu, kamu çalışanı olması göz önüne alınarak üzerine atılı suçtan alt hadden uzaklaşılarak cezalandırılmış, cezası 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5/1 inci maddesi gereğince yarı oranında artırılmış,
TCK'nın 62/1 inci maddesindeki takdiri indirim maddesi uygularak neticeten 6 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırıldığı görülmüştür.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE
1.Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre,
Kovuşturma aşamasında etkin pişmanlıktan faydalanma istemiyle alınan ikrara yönelik beyanında, örgüt ile tanışmasını ve örgüt evine yerleştirilme sürecini, kendisini eve yerleştiren Gökmen(kod) isimli kişiyi, Şakran cezaevinde memurluk sınavını kazandıktan sonra Gökmen'in kendisini Alim(kod) isimli kişiyle tanıştırdığını Alim'in telefonuna ByLock yükleyen kişi olduğunu, Alim'in İzmir Adliyesinde çalıştığını ve kendisini zaman zaman ankesörlü hatlardan aradığını, program üzerinden yapılan yazışmalar yaptıklarını anlatan, tespit değerlendirme tutanağında irtibat listesinde bulunan Alim(kod) hakkında bilgiler veren ve teşhiste bulunan, Alim'in kendisini meslektaşlarının olduğu grupla tanıştırdığını anlatarak bu gruptan Faruk(kod) isimli kişi hakkında beyanlarda bulunan sanığın FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü'nün organik ve hiyerarşik yapısına dahil olduğu, örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle örgüt üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
2.Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiş ancak;
Anayasanın 138/1 inci maddesi hükmüne göre,
TCK'nın 61 inci maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle 3/1 inci maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi çerçevesinde, suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, konusunun önem ve değeri, meydana getirdiği zarar ve tehlikenin ağırlığı ile sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı, güttüğü amaç ve saik, örgüt içindeki konumu ve kaldığı süre, faaliyetlerinin nitelik süreklilik ve çeşitliliği gözetilerek işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde hakkaniyete uygun bir cezaya hükmedilmesi gerekirken; dosya içerisinde bulunan deliller dikkate alındığında yetersiz gerekçe ile suçun unsurları ayrıca teşdit sebebi kabul edilerek temel cezanın belirlenmesinde TCK’nın 61/3 üncü maddesine aykırı olarak sanık hakkında fazla ceza tayin edilmesi,
3.Kovuşturma aşamasında savunmalarında etkin pişmanlıktan yararlanmak istediğini bildirerek bu kapsamda bilgiler veren sanık hakkında; incelenen dosya kapsamı ve delillere göre, kovuşturma aşamasında örgütte kaldığı süre ve konumu itibarıyla, örgütün yapısı, faaliyetleri ve diğer örgüt mensupları ile ilgili verdiği bilgilerin, niteliği ve faydalılık derecesi ile yargılama sürecinde etkin pişmanlıkta bulunulan aşama gözetilerek TCK'nın 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun bir indirim yapılması gerekirken yeterli ve hukuki gerekçe gösterilmeksizin etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığının kabulü ile yazılı şekilde hükmedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiin temyiz talebi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 18.02.2019 tarihli ve 2018/2668 Esas, 2019/200 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle, BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 15. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.04.2023 tarihinde karar verildi.