Esas No
E. 2023/7713
Karar No
K. 2023/6842
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Cinsel Suçlar

9. Ceza Dairesi         2023/7713 E.  ,  2023/6842 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2022/436 E., 2023/85 K.
SUÇ: Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.İzmir (Kapatılan) 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.09.2014 tarihli ve 2014/48 Esas, 2014/285 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk ...'ın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2.İzmir (Kapatılan) 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.09.2014 tarihli ve 2014/48 Esas, 2014/285 Karar sayılı kararının suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 12.09.2022 tarihli ve 2021/2360 Esas, 2022/7609 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı tartışıldıktan sonra hükme varılması gerekirken bu konuda herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın eksik gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

3.İzmir 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.02.2023 tarihli ve 2022/436 Esas, 2023/85 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk ...'ın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İstemi

Mahkumiyet hükmünün hakkaniyet içermeyip usul ve kanuna aykırı olduğunu, suça sürüklenen çocuk ve mağdurenin içinde bulundukları sosyo-kültürel çevresi, suça sürüklenen çocuğun cinsel arzularını tatmin amacıyla değil bu çevresel sosyal konum içinde evlenmek maksadıyla hareket ettiğini, olay tarihinde mağdurenin yaşını on altı olarak söylediğine dair beyanının aksine delil olmadığını, yapılan yargılamada suça sürüklenen çocuğun suç tarihinde on beş - on sekiz yaş grubunda olduğunu, bireysel özellikleri, aile, eğitim, iş ve çevresel şartları ile ilgili olarak hakkında sosyal inceleme raporu düzenlettirilmesine yer olmadığına karar verilmiş olmasının da kanuna aykırı olduğunu, mağdure hakkında Mahkemenin kendi gözlemini tespit ederek zapta geçirmesi yanında suç tarihindeki fiziki görünümü itibarıyla on beş yaşını doldurmuş olup olmadığının suça sürüklenen çocuk tarafından anlaşılıp anlaşılamayacağının tespiti açısından düğün videoları, fotoğrafları olup olmadığı, sosyal medya kullanıp kullanmadığının araştırıp temin edilmemiş olmasının eksiklik oluşturduğunu, mağdurenin yaşı konusunda Adli Tıp Kurumundan rapor aldırılması gerektiğini, yargılama aşamasında ne mağdure ne de suça sürüklenen çocuğun birden çok kez ilişkiye girdiklerine dair bir beyanda bulunmadıklarını, tarafların 14.10.2013 tarihinde resmî olarak evlendiklerini, bu nedenle soyut varsayımla zincirleme suçun işlendiği kabulünün usule ve kanuna aykırı olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

İlk Derece Mahkemesince; "Somut olayda bozma ilamı doğrultusunda hata hükümlerinin uygulanma şartlarının oluşup oluşmadığı değerlendirildiğinde; SSÇ'nin 15 yaşında küçük mağdur ile tanışıp sevgili oldukları, aynı mahallede ikamet ettikleri, cinsel birliktelik öncesi 2009 yılı ekim ayında evlenmek amacıyla kaçtıkları ancak ailelerinin izin vermemesi ve kabul etmemesi nedeniyle mağdurenin ailesinin evine geri döndüğü, 03/01/2010 tarihinde mağdurenin 14 yaş doğum gününde kaçarak SSÇ'nin evinde mağdurenin rızası ile suça sürüklenen çocuk ile cinsel ilişkiye girdiği, mağdurun savcılık beyanında; ilk kez 2009 yılı ekim ayında birlikte kaçtıklarını, ancak ailesininin yanına aynı gün geri götürdüğünü, daha sonra 03/01/2010 tarihinde doğum gününde SSÇ ile kaçarak evlerini gittiğini, burada ilk kez cinsel birliktelik yaşadıklarını, sonrasında 2010 yılı nisan ayında düğün yaptıklarını, daha sonra birlikte yaşamaya devam ettiklerini beyan ettiği, mağdurun bozma öncesi kovuşturma beyanının da benzer nitelikte olduğu, mağdurun hem hazırlık hem de bozma öncesi kovuşturma sırasında alınan ifadesinde yaşını büyük söylediği yönünde bir anlatımının bulunmadığı, mağdurun babası ... ...'ın kollukta; kızı ile mahalleden tanıkları SSÇ'nin birbirlerini sevdiklerini, 2010 yılında nisan ayında kendi aralarında düğün yapıp evlendiklerini beyan ederek tarafların olay öncesinde mahalleden tanıdıklarını beyan ettiği, SSÇ'nin hazırlık savunmasında; mağdure ile 2010 yılında arkadaşlık yaptıklarını, aileler karşı çıkınca mağdureyi kaçırdığını, mağdurun anne ve babasının "kızın yaşı küçük bir süre bekledikten sonra evlenirsiniz "demesi üzerine mağduru evine bıraktığını, ancak mağduru istemesine rağmen vermediklerini, bu sebeple mağduru 03/01/2010 tarihinde kaçırdığını ve mağdurun rızası ile ilk kez o tarihte cinsel ilişkiye girdiklerini beyan ettiği, bozma öncesi mahkememiz savunmasında ise; mağdur ... ...'ın yaşını tam olarak bilmediğini iddia ederek nüfus kayıtlarına göre 15 gibi görünüyor olsa da; gerçekte 18 yaşında olduğunu savunduğu, bu yaş iddiasının ilk kez 29/05/2014 tarihli celsede ileri sürüldüğü, mağdurun evde ebe yardımıyla doğduğu, doğum raporunun onaylı bir suretinin dosyamız arasına alındığı, mağdurun ailesinin de mağdurun 03/01/1996 tarihinde evde ebe marifetiyle doğduğunu söyledikleri, mağdurun aşamalardaki beyanları, SSÇ savunmaları, tarafların önceden mahalleden tanışmaları, mağdurun 14 yaş doğum gününde kaçmaları, yine ailenin mağdurun yaşının küçük olduğundan bahisle evlenmelerine karşı çıkmalarına rağmen mağduru kaçırması nazara alındığında; SSÇ'nin mağdurun yaşını kolayca öğrenme imkanının bulunduğu, suça sürüklenen çocuğun, mağdureyi on beş yaşından büyük bildiği yönündeki savunmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, SSÇ'nin yaş konusunda hata hükümlerinden yararlanmasının mümkün olmadığı, SSÇ'nin bu yöndeki savunmasına itibar edilmeyerek suça sürüklenen çocuk hakkında TCK nın 30. madde hükümleri tatbik edilmemiştir.'' şeklindeki gerekçeyle hüküm kurulmuştur.

IV. GEREKÇE

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.02.2023 tarihli ve 2022/436 Esas, 2023/85 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

30.10.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.