8. Ceza Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2020/18823
- Karar No
- 2023/1143
- Karar Tarihi
- 08.03.2023
- Dava Türü
- Ceza
- Hukuk Alanı
- Ceza Hukuku
- Karar Sonucu
- ONANMASINA
8. Ceza Dairesi 2020/18823 E. , 2023/1143 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ:
1.Sanık hakkında Muğla Cumhuriyet Başsavcılığının 15.02.2016 tarihli iddianamesi ile iftira suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 ... maddesi uyarınca cezalandırılması istemi ile dava açılmıştır.
2.Muğla 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.05.2016 tarihli kararı ile iftira suçundan 5237 sayılı Kanun’un 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 ... Esas No : 2020/18823 maddesi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 ... maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine hükümlerine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanığın temyiz istemi bir nedene dayanmamaktadır.
2.Cumhuriyet savcısının temyiz istemi, tekerrüre esas alman ilamın kesinleşme tarihinin suç tarihinden sonra olması nedeniyle hükme esas alınamayacağı ve ikinci kez mükerrirlik hükümlerinin bu nedenle uygulanmaması gerektiğine yöneliktir. III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanık ... 28.08.2015 tarihinde Muğla Cumhuriyet Başsavcılığında alınan ifadesinde eşi ve eşinin ailesi'nin kendisi şehir dışında bulunduğu sırada eve gelerek çocuklarını zorla kaçırdıklarını, yaşlı annesini darpettiklerini, akabinde ... kızı ile yaptığı telefon görüşmesinde çocuğun kendisini sattıklarından bahsettiğini, zaman zaman da telefonla arayıp tehditte bulunduklarını bildirerek şikayetçi olmuştur.
2.Sanığın annesi olan ... ... kollukta alman ifadesinde, oğlu ...'ın gelini ...'ı darpettiğini, ...'ın da çocuklarını alıp, babasının evine Hatay'a gittiğini, oğlu ...'in kendi talebi üzerine onları terminale bıraktığını, kimsenin kendisini darp etmediğini bildirmiştir. Yine kollukta dinlenen sanığın kardeşi ... Topel ..., ağabeyi ...’ın alkolü iken yengesi ...'ı darpettiğini ...'ın da ertesi ... ailesinin yanına dönmek istemesi nedeniyle onları terminale götürdüğünü, ... kızın satılması gibi bir durumun söz konusu olmadığını, ağabeyinin kendisini suçtan kurtarmaya yönelik bu tür suçlamalarda bulunduğunu belirtmiştir.
3.Haklarında soruşturma başlatılan ..., ..., ... ve ... suçlamaları kabul etmemişlerdir.
4.Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı sanıklar hakkında atılı suçlardan kovuşturmaya yer olmadığına karar verdikten sonra, sanık ... hakkında iftira suçundan cezalandırılması istemi ile incelemeye konu bu davayı açmıştır.
5.Sanık savunmasında önceki iddialarını tekrarlamıştır. 5237 sayılı kanunun 43 üncü maddesinin uygulanması ihtimaline binaen kendisine ek savunma hakkı verilmiştir.
6.Katılanlar sanık hakkında şikayetçi olup cezalandırılmasını talep etmişlerdir. Duruşmada dinlenilen müşterek çocukları ... ise dedesinin evinde herhangi bir kötü muameleye maruz kalmadıklarını belirtmiştir. IV. GEREKÇE
Olay ve olgular bölümünde belirtilen deliller ve tüm dosya kapsamına göre, mahkemenin sübuta ve suç niteliğinin belirlenmesine ilişkin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiş olup, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak başkaca tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında suç tarihinden sonra kesinleşen Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/10-107 Esas-Karar sayılı ilamının tekerrüre esas alınması hukuka aykırı bulunmuş, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Muğla Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.05.2016 tarihli ve 2016/148 Esas, 2016/363 Karar sayılı kararma yönelik sanık ve Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 ... maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının tekerrür uygulanmasına ilişkin 5 ... bendinin çıkarılarak yerine "Sanığın daha önceden işlemiş olduğu Muğla 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2006/482 Esas ve 2006/508 Karar sayılı ilamı ile aldığı 5 ay hapis cezasının 11.07.2013 tarihinde infaz edildiği anlaşılmakla, tekerrüre esas teşkil edeceği belirlenmekle TCK.nın 58 ... maddesi uyarınca sanığın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyanın Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.03.2023 tarihinde karar verildi.