8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilin işletmeciliğini yürüttüğü ... ... Hidroelektrik Santrallerinin Hizmet Alım Sözleşmesinin 31.07.2017 tarihi itibariyle sözleşme süresinin sona ermesi nedeniyle sonlandırıldığını, Söz konusu işin, başka bir alt işveren yüklenici tarafından devralındığını, Sözleşmede belirtilen tüm yükümlülüklerin tam olarak yerine getirildiği halde davalı tarafından son hakedişler ile teminat alacaklarının iade edilmediğini, davalı şirkete bir çok kez mail ve Noter ihtarı ile söz konusu alacakların ödenmesinin ihtar edildiğini ancak davalı tarafça olumsuz cevap verildiğini, davalının borcunu ödediğini iddia ettiğini, ancak söz konusu işyerinde müvekkili firmanın sadece yüklenici alt işveren konumunda olduğunu, işyerindeki işçilerin, işi devralan yeni firmaya devredildiğini, iş yerinin devrinde işçilerin çıkışları sözkonusu olmadan aynı yerde aynı işe devam ettikleri için iş akdinin feshine bağlı kıdem ve ihbar tazminatının ödenmesinin sözkonusu olmadığını, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin Teminata İlişkin Hükümler Başlıklı 11. Maddesi 3. Bendi, teminatın iade edilmesini düzenlendiğini, buna göre "Taahhüdün, sözleşme ve ihale dökümanı hükümlerine uygun olarak yerine getirildiği ve Yüklenici'nin bu işten dolayı şirket, SGK ve Vergi Dairesi'ne herhangi bir borcunun olmadığı tespit edildikten sonra iade edilir. Bunun için tek şart, Sosyal Güvenlik Kurumundan alınacak ilişiksizlik ve İz Belgesinin sunulmasıdır.
9.Maddenin devamında; Yüklenicinin bu iş nedeniyle şirkete ve SGK'ya olan borçları ile ücret ve ücret sayılan ödemelerden yapılan kanuni vergi kesintilerinin hizmetin kabul tarihine kadar ödenmemesi durumunda protesto çekmeye ve hüküm altına almaya gerek kalmaksızın kesin ve ek kesin teminat paraya çevrilerek borçlarına karşılık mahsup edilir...." biçiminde olduğunu, teminatın nakte çevrilerek iadesi için tek koşul: SGK'ya olan borçları ile ücret ve ücret sayılan ödemelerden yapılan kanuni vergi kesintilerinin hizmetin kabul tarihine kadar ödenmesi olduğunu, müvekkili şirketin SGK'ya, Vergi Daireine ve işçilerin ücret ve ücret niteliğinde bir alacaklarına dair borcunun bulunmadığını, bu nedenlerle, müvekkilin alt işveren yüklenici olarak İşletmeciliğini yürüttüğü ... ... Hidroelektrik Santrallerinin 31.07.2017 tarihi itibariyle Hizmet alım Sözleşmesinin sona erdirilmesi sonrasında ödenmesi gereken kesin-geçici teminat bedeline karşılık 3.000 TL ve ödenmeyen hakediş alacakları için şimdilik 3.000TL olmak üzere şimdilik 6.000TL nin temerrüt tarihinden ticari faiziyle ödenmesine, kısmi dava olması nedeniyle fazlaya dair hakların saklı tutulmasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalı cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirket ile müvekkil şirket arasında, 01.07.2015 tarihinden itibaren yürürlüğe girmiş olan "..., ... HES İşletme ve Bakım Sözleşmesi" (Ek:
1.akdedilmiş olduğunu, İşbu Sözleşmenin bitiş tarihi 30.06.2017 olarak belirlenmişse de, taraflar arasında mutabakat sağlanarak sözleşmenin süresi 31.07.2017 tarihine kadar uzatıldığını ve Sözleşmenin 31.07.2017 tarihinde sona erdiğini, müvekkili şirketin, 31.07.2017 tarihinde sona erecek olan sözleşme nedeniyle yeni sözleşme dönemi için 06.07.2017 tarihinde ihaleye çıktığını, davacı şirketin de ihaleye katıldığını, ihaleyi davacının kazanamadığını, bunun üzerine müvekkili şirket tarafından davacı şirkete gönderilmiş olan 11.07.2017 tarihli ve ... sayı numaralı yazı ile (Ek: 2), 31.07.2017 tarihi itibariyle santrallerde aktif olarak çalışan tüm personellerin ücret, fazla mesai, kıdem, izin ücreti ve benzeri nitelikteki tüm özlük hakları ödenerek işten çıkışlarının yapılması ve işçilerden ibraname alınması gerektiği hususunun ihtar edildiğini, ayrıca, bahsi geçen belgelerin sunulmaması durumunda, taraflar arasında akdedilen Sözleşme'nin 12. maddesi gereğince davacı tarafın hakediş alacaklarına bloke konulacağının da açıkça bildirildiğini, müvekkili tarafından .... Noterliği'nin 22.08.2017 tarihli ve ... sayılı ihtarnamesi ile (Ek: 4), taraflar arasında akdedilmiş olan Sözleşmenin açık hükümlerine rağmen 31.07.2017 tarihi itibariyle davacı şirket tarafından işyerinden çıkışları yapılmış olan personelin işin sona ermesi neticesinde hak etmiş oldukları özlük haklarının ödendiğine dair personellerden alınmış bir ibranamenin ibraz edilmediği, işçilerin hak ettikleri işçilik alacaklarının ödenmediği ve davacı şirket tarafından söz konusu ödemelerin yapılmayacağının bildirildiği, mükerrer ihtarlara rağmen sözleşmesel yükümlülüklerinin yerine getirilmediğini, bu nedenle Sözleşme'nin 12. ve 34. maddeleri uyarınca davacı tarafın hakediş ve teminat mektuplarının nakde çevrilmesi suretiyle personellerin kıdem tazminatlarının ödeneceği hususu davacı şirkete detaylı olarak izah ve ihtar edildiğini, davacı tarafın, işçilerin ücret ödemelerinde herhangi bir eksiklik bulunmadığı yönündeki iddiasının da gerçeği yansıtmadığını, işçilerinin 2017 yılı Haziran ve Temmuz aylarına ilişkin ücret alacaklarını ödemediğini, işçilerin bahsi geçen aylara ilişkin ücret alacakları ve neticede hak kazanmış oldukları kıdem tazminatları müvekkili şirket tarafından davacı şirket adına ödendiğini, bu nedenlerle davacı tarafın açılan haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; Taraflar arasındaki sözleşme kapsamında kesin ve geçici teminat mektuplarından ve hak edişlerden doğan alacak istemine ilişkindir. Davacı yanca, taraflar arasında akdedilen sözleşme, dava dışı kişilere ilişkin SGK kayıtları ve arabuluculuk son oturum tutanağı ibraz olunmuş; taraflara ait ticaret sicil dosyaları, BA/BS formları, ihale evrakları celbedilmiştir. Taraflarca sunulan dilekçe ve belgeler ile getirtilen kayıtlar incelenmiş, bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiştir.
Mahkememizce Bilirkişiler ... tarafından hazırlanan 29.08.2020 tarihli kök raporda özetle; Taraflar arasında davacı şirketin işveren, davacı şirketin yüklenici olduğu 01/07/2015 tarihinden itibaren yürürlüğe girmiş olan "..., ... Hes İşletme ve Bakım Sözleşmesi" 'nin 31/07/2017 tarihi itibariyle sona erdiği, yüklenici yanında sigortalı bulunan çalışanların ihale yoluyla işyerini devralan yeni yüklenici yanında çalışmalarını sürdürdükleri, İhale konusu işin sona ermesi nedeni ile davacı yükleniciye ödenmesi gereken bakiye hakkediş alacağının ödenmediği, ayrıca yükleniciye iadesi gereken işverenlik nezdindeki teminat mektuplarının iade edilmediği, Sözleşmenin 12.2. maddesiyle davalı işverenliğin, yüklenici işçisinin ödenmeyen alacaklarını dava dışı işçinin talebine gerek olmaksızın yüklenici adına ve yüklenicinin davalı işverenlikten olan alacaklarına mahsuben ödemek yetkisini haiz olduğu, Sözleşmenin 11.3 maddesinde ise davalı işverenliğe, yükleniciden olan alacaklarına karşılık, yüklenici tarafından verilen teminat mektubunu nakde çevirerek alacaklarını tahsil etme yetkisi tanındığı, Ayrıca sözleşmenin 34.8. - 34.9. maddelerinin, davalı işverenliğe, davacı yüklenici işçilerinin kıdem ve ihbar tazminatları dahil SGK primi ve vergi vb. her türlü ödemeyi yüklenici adına yüklenici alacağına mahsuben ödeme yetkisi tanındığı, Hususlarında tartışmaLI olmadığını, Taraflar arasındaki tartışmalı olan hususların, davacı yüklenicinin; Dava dışı işçilere işçi ücret alacağı kapsamında herhangi bir borcunun olup-olmadığı, Dava dışı işçilerin işyerini devralan yeni yüklenici yanında çalışmalarını devam ettirmeleri nedeniyle kıdem tazminatı alacaklarının doğup-doğmadığı, Davacının ücret ve kıdem tazminatından kaynaklanan borcu doğmuş ise bunların davacının hakediş ve teminatından mahsup yoluna gidilip gidilemeyeceği şeklinde olduğu, Bu nedenle işbu raporda yapılacak değerlendirmelerin ücret ödemeleri ve kidem tazminatı ödemeleri olmak üzere iki ayrı başlık altında yapılması gerektiğini, Ücret Ödemeleri Yönünden; Davalı işverenlikçe dava dışı işçilerin 2017 yılı Haziran ve Temmuz aylarına ait ücret alacaklarının yüklenici adına ödendiği savunması, davacı yüklenici tarafından dava dışı işçilere herhangi bir ücret borcu olmadığı gerekçesi ile reddedilmekte olduğunu, Davalı işverenlikçe dava dışı yüklenici işçilerine yapılmış aylık işçilik ücret ödemelerini ispat tahtında banka hesap dekontları dışında bir belgeye dayanılmadığını, Anılan dekont suretlerinin incelenmesinden açıklama kısmında ait olduğu ay 06/2017 ödemesi, 07/2017 ödemesi ifadesine yer verildiğinin görüldüğü, Davalı yüklenici ise dava dışı işçilere herhangi bir borcu olmadığına dair işçilerin ayrı ayrı beyanlarını içeren ibraname onaysız suretlerine dayandığını, Taraflar arasındaki sözleşmenin 12.4. maddesinin incelenmesinden ibranamelerin işçilerin banka hesabına yatan tutarı içermesi gerektiği yönünde düzenlemeye yer verildiği görülmekte olduğunu, Dosyada mübrez ibraname onaysız suretlerinin incelenmesinden davacı yüklenici tarafından sunulmuş, dava dışı işçilerin 2017 yılı 6. ve 7. Aylarına ait ücret alacaklarının ilgili aya ait maaş açıklaması ile banka hesaplarına yatırıldığına dair ücret hesap pusulasını doğrulayanı banka dekontuna rastlanmadığını, Davacı defter ve belgeleri üzerinde, davacı yüklenici tarafından dava dışı işçilerin 2017 yılı 6. ve 7. Aylarına ait ücret ödemelerinin yapılıp yapılmadığı hususunun incelenmesine karar verilmesi yetki ve görevi Sayın Mahkemeye ait olduğunu, davalı yanca sunulan banka dekontlarında yazılı tutarların, davacı yüklenici adına davacı yüklenici işçilerine yapılmış maaş ödemeleri olduğu varsayımına dayalı olarak hesaplama yapılması gerektiğini, Kıdem Tazminatı Ödemeleri Yönünden; Davacı yan, akdin sona ermesi nedeni ile davacının çıkışını verdiği işçilerin bir başka yüklenici yanında çalışmalarını sürdürmeleri nedeni ile kıdem tazminatı alacaklarının doğmadığını iddia ile işbu ödemelerin hakkediş ve teminatlarından mahsubu işlemlerinin sözleşmeye aykırılık taşıdığını iddia ile haksız kesilen tutarın iadesini talep ettiği, Davalı işverenlik yüklenicinin dava dışı işçilerine yapılmış kıdem tazminatı ödemelerinin kanuni bir zorunluluk gereğince yapıldığını öne sürdüğünü, Sözleşmenin yukarıda İncelenen maddelerinin işverenliğin yüklenici işçilerine kanunen yapmak zorunda kaldığı ödemeleri yükleniciye rücu yetkisi bulunduğu hususu açık olduğunu, Davacı yanca dayanılan 1475 sayılı Kanun'un halen yürürlükte olan 14. maddesi;“İşçilerin kıdemleri, hizmet akdinin devam etmiş veya fasılalarla yeniden akdedilmiş olmasına bakılmaksızın aynı işverenin bir veya değişik işyerlerinde çalıştıkları süreler göz önüne alınarak hesaplanır. İşyerlerinin devir veya intikali yahut herhangi bir suretle bir işverenden başka bir işverene geçmesi veya başka bir yere nakli halinde işçinin kıdemi, işyeri veya işyerlerindeki hizmet akitleri sürelerinin toplamı üzerinden hesaplanır. 12/7/1975 tarihinden itibaren işyerinin devri veya herhangi bir suretle el değiştirmesi halinde işlemiş kıdem tazminatlarından her iki işveren sorumludur. Ancak, işyerini devreden işverenlerin bu sorumlulukları işçiyi çalıştırdıkları sürelerle ve devir esnasındaki işçinin aldığı ücret seviyesiyle sınırlıdır" düzenlemesini içerdiğini, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 6. maddesinin 5. fıkrası, “Devreden veya devralan işveren iş sözleşmesini sırf işyerinin veya işyerinin bir bölümünün devrinden dolayı feshedemez ve devir işçi yönünden fesih için haklı sebep oluşturmaz. Devreden veya devralan işverenin ekonomik ve teknolojik sebeplerin yahut iş organizasyonu değişikliğinin gerekli kıldığı fesih hakları veya İşçi ve işverenlerin haklı sebeplerden derhal fesih hakları saklıdır” düzenlemesine yer verdiğini, Taraflar arasında 01.07.2015 tarihinden itibaren yürürlüğe girmiş olan "..., ... HES İşletme ve Bakım Sözleşmesi” “nin 31.07.2017 tarihi itibariyle sona ermesi nedeni ile davacı yüklenicinin dava dışı işçilerle arasındaki iş sözleşmesinin de sona erdiği ve işçilerin ihaleyi alan yeni yüklenici yanında çalışmalarını sürdürdükleri, davalı işverenlikçe, yüklenici ile aralarındaki iş akdi sona erdiği gerekçesi ile kıdem tazminatı ödemesine hak kazandıkları kabul edilen dava dışı işçilere kıdem tazminatı ödemelerinin yapıldığı hususunda tartışma olmadığını, bu bağlamda işyerini devralan yeni yüklenici ile iş sözleşmeleri devam eden dava dışı işçilerin salt işyeri devri nedeni ile kıdem tazminatın talep etmek hakları da doğmayacağından davalı yüklenici tarafından yapılmış kıdem tazminatın ödemeleri kıdem tazminatı avansı niteliği taşıdığı yani ileride muaccel hale gelecek bir borca mahsuben kanunen sorumlu sıfatıyla yapılmış ödeme niteliği taşıdığının düşünüldüğü, İş Kanunlarındaki düzenlemelerin işçiyi korumaya, haklarını güvence altına almaya yönelik düzenlemeler olduğunu, hangi işveren tarafından ödenirse ödensin asıl olan işçinin kıdem tazminatına kavuşmasını sağladıktan sonra, kıdem tazminatı ödenmesinden dolayı dönemsel veya sözleşmesel olarak ödeme yükümlülüğü altında olmamasına rağmen ödemek durumunda kalan işverenin diğer sorumlu işverenlere rücu hak ve imkanının bulunduğunu,
Davalı taraf davacı ile aralarındaki sözleşmenin yürürlükte olduğu dönemde davacı işverenin işçilerine sözleşme sona erdikten sonra kıdem tazminatı ödemesi yapmış olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin gerek 12. Gerekse diğer maddelerinde sözleşme döneminde çalışan işçilerin kıdem tazminatından yüklenici davacının sorumlu olmayacağına dair bir istisnanın yer almadığını, bu durumda davalı tarafından işçilere ödenen kıdem tazminatı toplamı için davalının davacıya rücu hakkı olduğunda duraksama olmaması gerektiğini, Davalının da davacı yükleniciye ödemesi gereken son hakediş ile davacının verdiği kesin teminat mektubunu paraya çevirmek suretiyle bu alacağını mahsup ettiği iddiasında olduğunu, davacının iddia ettiği şekilde taraflar arasındaki sözleşme ilişkisine Kamu İhale Kanunu hükümlerinin uygulanamayacağını, uygulansa bile davacının işçilere karşı ücret ve kıdem tazminatı ödeme yükümlülüğünde bir değişiklik yaratmayacağını, bu ödemeleri davalının yaptığının ispatlandığı varsayımında davacıya rücu hakkının bulunduğunun düşünüldüğünü,takdiri mahkemeye ait olmak üzere hesaplamaların, davalı tarafından ödemelerin kanuni zorunluluk kapsamında yapıldığı savunmasını ispatladığı varsayımına göre bu ihtimal gözetilerek yapıldığını, dava dışı işçilere yapılan ücret ödemelerinin rücu edilebilir toplamının 38.165,20 TL olarak hesaplandığını, kıdem tazminatı ödemelerinin rücu edilebilir toplamının 131.170,85 TL olarak hesaplandığını, bakiye alacağın belirlenmesi noktasında davacı taraf ticari defter ve kayıtlarında inceleme yaptırılması yetkisinin mahkemeye ait olduğu, davalı işverenliği .... Noterliğinin 22.08.2017 tarihli ihtarnamesinin son sayfasında davacıya yükleniciye borçlu olduğu beyan edilen 64.012,31 TL hakediş alacağı ile nakde çevrileceği beyan edilen 53.000,00 TL toplamı olan 117.012,31 TL baz alınarak hesaplama yapılarak takdire bırakıldığını, Delillerin değerlendirilmesi ve hukuki nitelendirme yetki ve görevi münhasıran Sayın Mahkemeye ait olmak kaydıyla, tarafların iddia ve savunmaları ve dosya kapsamına sunuları bilgi ve belgelere ilişkin görüş ve kanaatlerimiz çerçevesinde; Davalının yaptığı ücret ve kıdem tazminatı ödemelerinin Davacı yüklenicinin işçilere karşı yükümlülüğünün gereği olduğu ve davacıya rücu etme hakkına sahip olduğu, bu miktarlar bakımından taraflar arasındaki sözleşme hükümleri gereğince davacı yükleniciye olan hakediş ve teminat mektubu ödeme borcuna mahsup edebileceği, şayet Sayın Mahkemenin kanaati aksi yönde ve davacının davasını ispatladığı, davalının işçilere yaptığı ücret ve kıdem tazminatı ödemelerinin davacının yükümlüğü kapsamında olmadığı kanaatinde ise davacının alacağının 117.012,31 TL olacağı, Davacı yüklenicinin, davalı işverenlikçe banka dekontlarına dayanılarak yüklenicinin dava dışı işçilerine ödediğini beyan ettiği 2017 yılı Haziran ve Temmuz aylarına ait aylık ücretleri ödediğini ispat edemediği kanaatine varılması ihtimalinde davacının bakiye teminat alacağının: 117.012,31 TL Teminat Tutarı- 38.165,20 TL İşçi Aylık Ücret Ödemeleri= 78.847,11 TL'ye düşeceği; Davalı işverenliğin, dava dışı işçilere yapmış olduğu kıdem tazminatı ödemelerinin kanuni bir zorunluluk olduğu yolundaki iddiasını ispatladığı ve Mahkemece de bu kanaate varıldığı ihtimalinde (ücret ödemeleri dahil edilmese dahi); 117.012,31TL Teminat Tutarı - 131.170,85 TL Kıdem Tazminatı Yükü- 14.158,54 TL'ye düşeceğinden davacının bakiye bir alacağının kalmayacağı hususlarının tespit edildiği bildirilmiştir.
Bilirkişi heyetince düzenlenen 31/03/2021 tarihli ek raporda özetle; Davalının yaptığı ücret ve kıdem tazminatı ödemelerinin davacı yüklenicinin işçilere karşı yükümlülüğünün gereği olduğu ve davacıya rücu etme hakkına sahip olduğu, bu miktarlar bakımından taraflar arasındaki sözleşme hükümleri gereğince davacı yükleniciye olan hakediş ve teminat mektubu ödeme borcuna mahsup edebileceği, şayet sayın mahkemenin kanaati aksi yönde ve davacının davasını ispatladığı, davalının işçilere yaptığı ücret ve kıdem tazminatı ödemelerinin davacının yükümlüğü kapsamında olmadığı kanaatinde ise davacının alacağının 117.012,31 TL olacağı, davacı yüklenicinin, davalı işverenlikçe banka dekontlarına dayanılarak yüklenicinin dava dışı işçilerine ödediğini beyan ettiği 2017 haziran ve temmuz aylarına ait aylık ücretleri ödediğini ispat edemediği kanaatine varılması ihtimalinde davacının bakiye teminat alacağının ; 117.012,31 TL teminat tutarı-38.165,20 TL işçi aylık ücret ödemeleri=78847,11 TL düşeceği; davalı işverenliğin, dava dışı işçilere yapmış olduğu kıdem tazminatı ödemelerinin kanuni bir zorunluluk olduğu yolundaki iddiasını ispatladığı ve mahkemece de bu kanaate varıldığı ihtimalinde; davacı yanın işyeri devri kuralları çerçevesinde son işveren olarak arasında hizmet ilişkisi sona eren işçilerin hak kazandıkları tüm kıdem tazminatı ödemesinden sorumlu olduğu kabul edilir ise: 117.012,31 TL , Teminat tutarı-131.170,85 TL kıdem tazminatı yükü = -14.158,54 TL'ye düşeceğinden davacının bakiye bir alacağının kalmayacağı, davacı yanın iş yeri devri kuralları çerçevesinde son işverin olarak arasında hizmet ilişkisi sona eren işçilerin hak kazandıkları kıdem tazminatı ödemesinden sorumlu olacağı ancak bu sorumluluğu işçileri çalıştırdığı dönemle sınırlı olacağı kabul edilirse; işçilere ödenen ücretler mahsup edilmeden: 117.012,31 TL teminat tutarı -50.729,08 TL kıst dönem kıdem tazminatı = 66.283,23 TL bakiye alacağının doğacağı; işçilere ödenen ücretler mahsup edilirse; 117.012,31 TL teminat tutarı- 50.729,08 TL kıst dönem kıdem tazminatı -38.165,20 tL işçi aylık ücret ödemeleri= 28.118,03 TL bakiye alacağının doğacağı hususlarının tespit edildiği bildirilmiştir.
Davacı şirketin ticari defterleri ile dosya kapsamında inceleme yapılması suretiyle rapor tanzimi bakımından görevlendirilen bilirkişi tarafından talimat yoluyla alınan bilirkişi raporunda özetle; Davacının 2017/06 ve 2017/07 aylarına ait hakkediş nedeniyle davalıdan alacağı 138.163,95 TL, nakte çevrilen kesin teminat mektubu ile birlikte 138.163,95 + 53.000,00 = 191.163,95 TL alacağının olduğu, davalının bu alacaklara karşılık 30.145,44 TL ödeme yaptığı ödeme sonrası kalan alacak tutarının 161.018,51 TL olduğu, Davacı defter kayıtlarına göre 2017/06 ve 2017/07 aylarına ait ihtilaf konusu şantiyelerdeki işçilerin tahakkuk eden ücret alacaklarının 48.336,71 TL olduğu, davacının bu ücretlere karşılık işçilere 10.171,51 TL ödeme yaptığı ve davalının kesinti yapabileceği işçi ücret borcu kalanının 38.165,20 TL olduğu, Sayın mahkemeniz davalının işçilere yaptığı ücret ve kıdem tazminatı ödemelerinin davacının yükümlülüğü kapsamında olmadığı kanaatinde ise davacının alacağının 161.018,51 TL olacağı, Sayın mahkemeniz davalının işçilere yaptığı ücret ödemelerinin davacının yükümlülüğünde olduğu, kıdem tazminatı ödemesinin davacının yükümlülüğü kapsamında olmadığı kanaatinde ise 161.018,51 TL davacı alacağından davalı tarafından ödenmesi gereken 38.165,20 TL ücret ödemesinin mahsubu sonrasında kalan 122.853,31. TL nin davacının alacağı olacağı, Sayın mahkemeniz davalının işçilere yaptığı ücret ve kıdem tazminatı ödemelerinin davacının yükümlülüğü kapsamında olduğu kanaatinde ise 161.018,51 TL olan davacının alacağından davalı tarafından işçilere ödenmesi gereken 38.165,20 TL ücret ve kıst dönem için hesaplanan 50.729,08 TL kıdem tazminatının mahsubu sonrası kalan 72.124,23 TL nin davacı alacağı olacağı şeklinde görüş bildirilmiştir.
Bilirkişi heyetince düzenlenen 02.01.2023 tarihli ikinci ek raporda özetle; Kök raporda davalı işverenliğin TC .... Noterliğinin 22/08/2017 tarihli ihtarnamesinin son sayfasında davacı yükleniciye borçlu olduğu beyan edilen 64.012,31 TL hakkediş alacağı ile nakde çevrileceği beyan edilen 53.000,00 TL toplamı olan 117.012,31 TL baz alınarak hesaplama yapıldığını, davacı defter ve belgeleri üzerinde talimat yoluyla aldırılan bilirkişi raporunda ise davacının bakiye alacağı : 138.163,95 TL Hakediş tahakkuklar toplamı +53.000,00 TL nakde çevrilen teminat mektubu-30.145,44 TL davalı yanca ödenen = 161.018,31 TL olarak hesaplandığı, bu tutardan davalı yanca alacaklısına haricen ödendiğine dair fatura ve dekont sureti sunulan 5.841,00 TL işgüvenlik firması alacağı ile davalı yanca davacı yüklenicinin dava dışı işçilerine yapılmış ücret ödemelerinin rücu edilebilir tutarı olan 38.165,20 TL düşüldüğünde, bakiye hakediş alacağı: 161.0108,51 TL -5.841,00 TL -38.165,20 TL = 117.012,31 TL olarak belirlendiği ve kök rapordaki tutarın doğrulandığını, davacının davasını ispatladığı, davalının işçilere yaptığı ücret ve kıdem tazminatı ödemelerinin davanın yükümlülüğü kapsamında olmadığı kanaatine varılması ihtimalinde davacı alacağının 117.012,31 TL olacağı, davacının davasını ispatladığı, davalının işçilere yaptığı ücret ve kıdem tazminatı ödemelerinin davacının yükümlülüğü kapsamında olduğu kanaatine varılması ihtimalinde davacı alacağının 66.283,23 TL olacağı hususlarının tespit edilmiş olduğu bildirilmiştir.
Bilirkişi heyetinden alınan 07/07/2023 tarihli ek raporda özetle;
2.Ek raporda ulaşılan davacının kıdem tazminatından sorumlu tutulamayacağı savunmasını ispat etmiş sayılması ihtimalinde bakiye alacağının 117.012,31 TL olacağı, ispat edememiş sayılması ihtimalinde bakiye alacağının 66.283,23 TL olacağı görüş ve kanaatlerinde değişikliği gerektirecek bir hususun bulunmadığı yönünde görüş bildirmişlerdir.
Davacı vekili 20/06/2022 tarihli dilekçesi ile dava değerini 122.853,31 TL olarak ıslah etmiş, harcını tamamlamıştır. İddia, savunma, dosya kapsamında toplanan deliller ve alınan bilirkişi rapor ve ek raporları bir bütün olarak değerlendirilmiştir. Buna göre;
Davacı vekilince dava dilekçesi ile taraflar arasındaki sözleşmenin sona ermesi sonrasında müvekkiline ödenmesi gereken kesin-geçici teminat bedeline karşılık 3.000 TL ve ödenmeyen hakediş alacakları için şimdilik 3.000TL olmak üzere şimdilik 6.000TL nin temerrüt tarihinden ticari faiziyle davalıdan tahsili talep edilmiş, 20/06/2022 tarihli dilekçesi ile dava değeri 122.853,31 TL olarak ıslah edilmiş, harcı tamamlamıştır.
Davalı vekilince cevap dilekçesi ve müteakip beyanları ile, davacı tarafın ödemekle yükümlü olduğu ancak ödemediği davacı uhdesinde çalışan işçilerin ücret alacakları ve kıdem tazminatı alacakları gibi bir kısım alacakların davalı şirket tarafından ödenerek, ödenen bedellerin davacının teminat bedelinden ve hakediş alacaklarından mahsup edildiği, davacı tarafın davasında haksız olduğu savunularak davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
Dosya kapsamında toplanan deliller ve alınan bilirkişi rapor ve ek raporlarına göre; Taraflar arasında davacı şirketin işveren, davacı şirketin yüklenici olduğu 01/07/2015 tarihinden itibaren yürürlüğe girmiş olan "..., ... Hes İşletme ve Bakım Sözleşmesi" 'nin imzalandığı, sözleşmenin 31/07/2017 tarihi itibariyle sona erdiği, yüklenici yanında sigortalı bulunan çalışanların ihale yoluyla işyerini devralan yeni yüklenici yanında çalışmalarını sürdürdükleri, İhale konusu işin sona ermesi nedeni ile davacı yükleniciye ödenmesi gereken bakiye hakkediş alacağının ödenmediği, ayrıca yükleniciye iadesi gereken işverenlik nezdindeki teminat mektuplarının iade edilmediği; Sözleşmenin 12.2. maddesiyle davalı işverenliğin, yüklenici işçisinin ödenmeyen alacaklarını dava dışı işçinin talebine gerek olmaksızın yüklenici adına ve yüklenicinin davalı işverenlikten olan alacaklarına mahsuben ödemek yetkisini haiz olduğu, Sözleşmenin 11.3 maddesinde ise davalı işverenliğe, yükleniciden olan alacaklarına karşılık, yüklenici tarafından verilen teminat mektubunu nakde çevirerek alacaklarını tahsil etme yetkisi tanındığı, Ayrıca sözleşmenin 34.8. - 34.9. maddelerinin, davalı işverenliğe, davacı yüklenici işçilerinin kıdem ve ihbar tazminatları dahil SGK primi ve vergi vb. her türlü ödemeyi yüklenici adına yüklenici alacağına mahsuben ödeme yetkisi tanındığı; Taraflar arasındaki tartışmalı olan hususların, davacı yüklenicinin, dava dışı işçilere işçi ücret alacağı kapsamında herhangi bir borcunun olup-olmadığı, dava dışı işçilerin işyerini devralan yeni yüklenici yanında çalışmalarını devam ettirmeleri nedeniyle kıdem tazminatı alacaklarının doğup-doğmadığı, davacının ücret ve kıdem tazminatından kaynaklanan veya başkaca bir borcu doğmuş ise bunların davacının hakediş ve teminatından mahsup yoluna gidilip gidilemeyeceği hususları olduğu; Ücret Ödemeleri Yönünden, davalı işverenlikçe dava dışı işçilerin 2017 yılı Haziran ve Temmuz aylarına ait ücret alacaklarının yüklenici adına ödendiği savunması, davacı yüklenici tarafından dava dışı işçilere herhangi bir ücret borcu olmadığı gerekçesi ile reddedilmekte olduğu, davalı işverenlikçe dava dışı yüklenici işçilerine yapılmış aylık işçilik ücret ödemelerini ispat tahtında banka hesap dekontları dışında bir belgeye dayanılmadığı, anılan dekont suretlerinin incelenmesinden açıklama kısmında ait olduğu ay 06/2017 ödemesi, 07/2017 ödemesi ifadesine yer verildiğinin görüldüğü, davalı yüklenicinin ise dava dışı işçilere herhangi bir borcu olmadığına dair işçilerin ayrı ayrı beyanlarını içeren ibraname onaysız suretlerine dayandığı, taraflar arasındaki sözleşmenin 12.4. maddesinin incelenmesinden ibranamelerin işçilerin banka hesabına yatan tutarı içermesi gerektiği yönünde düzenlemeye yer verildiğinin görülmekte olduğu, dosyada mübrez ibraname onaysız suretlerinin incelenmesinden davacı yüklenici tarafından sunulmuş, dava dışı işçilerin 2017 yılı 6. ve 7. Aylarına ait ücret alacaklarının ilgili aya ait maaş açıklaması ile banka hesaplarına yatırıldığına dair ücret hesap pusulasını doğrulayan banka dekontuna rastlanmadığı; Kıdem Tazminatı Ödemeleri Yönünden, davacı yan, akdin sona ermesi nedeni ile davacının çıkışını verdiği işçilerin bir başka yüklenici yanında çalışmalarını sürdürmeleri nedeni ile kıdem tazminatı alacaklarının doğmadığını iddia ile işbu ödemelerin hakkediş ve teminatlarından mahsubu işlemlerinin sözleşmeye aykırılık taşıdığını iddia ile haksız kesilen tutarın iadesini talep ettiği, davalı işverenlik tarafından, yüklenicinin dava dışı işçilerine yapılmış kıdem tazminatı ödemelerinin kanuni bir zorunluluk gereğince yapıldığının öne sürdüğü, sözleşmenin yukarıda incelenen maddelerine göre, işverenliğin yüklenici işçilerine kanunen yapmak zorunda kaldığı ödemeleri yükleniciye rücu yetkisi bulunduğu hususunun açık olduğu, davacı yanca dayanılan 1475 sayılı Kanun'un halen yürürlükte olan 14. maddesi;“İşçilerin kıdemleri, hizmet akdinin devam etmiş veya fasılalarla yeniden akdedilmiş olmasına bakılmaksızın aynı işverenin bir veya değişik işyerlerinde çalıştıkları süreler göz önüne alınarak hesaplanır. İşyerlerinin devir veya intikali yahut herhangi bir suretle bir işverenden başka bir işverene geçmesi veya başka bir yere nakli halinde işçinin kıdemi, işyeri veya işyerlerindeki hizmet akitleri sürelerinin toplamı üzerinden hesaplanır. 12/7/1975 tarihinden itibaren işyerinin devri veya herhangi bir suretle el değiştirmesi halinde işlemiş kıdem tazminatlarından her iki işveren sorumludur. Ancak, işyerini devreden işverenlerin bu sorumlulukları işçiyi çalıştırdıkları sürelerle ve devir esnasındaki işçinin aldığı ücret seviyesiyle sınırlıdır" düzenlemesini içerdiği, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 6. maddesinin 5. fıkrası, “Devreden veya devralan işveren iş sözleşmesini sırf işyerinin veya işyerinin bir bölümünün devrinden dolayı feshedemez ve devir işçi yönünden fesih için haklı sebep oluşturmaz. Devreden veya devralan işverenin ekonomik ve teknolojik sebeplerin yahut iş organizasyonu değişikliğinin gerekli kıldığı fesih hakları veya İşçi ve işverenlerin haklı sebeplerden derhal fesih hakları saklıdır” düzenlemesine yer verdiği, taraflar arasında 01.07.2015 tarihinden itibaren yürürlüğe girmiş olan "..., ... HES İşletme ve Bakım Sözleşmesi” “nin 31.07.2017 tarihi itibariyle sona ermesi nedeni ile davacı yüklenicinin dava dışı işçilerle arasındaki iş sözleşmesinin de sona erdiği ve işçilerin ihaleyi alan yeni yüklenici yanında çalışmalarını sürdürdükleri, davalı işverenlikçe, yüklenici ile aralarındaki iş akdi sona erdiği gerekçesi ile kıdem tazminatı ödemesine hak kazandıkları kabul edilen dava dışı işçilere kıdem tazminatı ödemelerinin yapıldığı, bu bağlamda işyerini devralan yeni yüklenici ile iş sözleşmeleri devam eden dava dışı işçilerin salt işyeri devri nedeni ile kıdem tazminatını talep etmek hakları da doğmayacağından davalı yüklenici tarafından yapılmış kıdem tazminatın ödemelerinin kıdem tazminatı avansı niteliği taşıdığı yani ileride muaccel hale gelecek bir borca mahsuben kanunen sorumlu sıfatıyla yapılmış ödeme niteliği taşıdığı, İş Kanunlarındaki düzenlemelerin işçiyi korumaya, haklarını güvence altına almaya yönelik düzenlemeler olduğu, hangi işveren tarafından ödenirse ödensin asıl olan işçinin kıdem tazminatına kavuşmasını sağladıktan sonra, kıdem tazminatı ödenmesinden dolayı dönemsel veya sözleşmesel olarak ödeme yükümlülüğü altında olmamasına rağmen ödemek durumunda kalan işverenin diğer sorumlu işverenlere rücu hak ve imkanının bulunduğu, davalı tarafın, davacı ile aralarındaki sözleşmenin yürürlükte olduğu dönemde davacı işverenin işçilerine sözleşme sona erdikten sonra kıdem tazminatı ödemesi yapmış olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin gerek 12. gerekse diğer maddelerinde sözleşme döneminde çalışan işçilerin kıdem tazminatından yüklenici davacının sorumlu olmayacağına dair bir istisnanın yer almadığı, bu durumda davalı tarafından işçilere ödenen kıdem tazminatı için davalının davacıya rücu hakkı olduğu, davalının da davacı yükleniciye ödemesi gereken son hakediş ile davacının verdiği kesin teminat mektubunu paraya çevirmek suretiyle bu alacağını mahsup ettiği iddiasında olduğu, davacının iddia ettiği şekilde taraflar arasındaki sözleşme ilişkisine Kamu İhale Kanunu hükümlerinin uygulanamayacağı, uygulansa bile davacının işçilere karşı ücret ve kıdem tazminatı ödeme yükümlülüğünde bir değişiklik yaratmayacağı; Davalı işverenliğin .... Noterliğinin 22.08.2017 tarihli ihtarnamesinin son sayfasında davacı yükleniciye borçlu olduğu beyan edilen 64.012,31 TL hakediş alacağı ile nakde çevrileceği beyan edilen 53.000,00 TL toplamının 117.012,31 TL olduğu;
Davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu, davacının 2017/06 ve 2017/07 aylarına ait hakkediş nedeniyle davalıdan alacağının 138.163,95 TL, nakte çevrilen kesin teminat mektubu ile birlikte 138.163,95 + 53.000,00 = 191.163,95 TL alacağının olduğu, davalının bu alacaklara karşılık 30.145,44 TL ödeme yaptığı ödeme sonrası kalan alacak tutarının 161.018,51 TL olduğu, davacı defter kayıtlarına göre 2017/06 ve 2017/07 aylarına ait ihtilaf konusu şantiyelerdeki işçilerin tahakkuk eden ücret alacaklarının 48.336,71 TL olduğu, davacının bu ücretlere karşılık işçilere 10.171,51 TL ödeme yaptığı ve davalının kesinti yapabileceği işçi ücret borcu kalanının 38.165,20 TL olduğu;
Davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarına göre davacının bakiye alacağının 138.163,95 TL Hakediş tahakkuklar toplamı +53.000,00 TL nakde çevrilen teminat mektubu-30.145,44 TL davalı yanca ödenen = 161.018,31 TL olarak hesaplandığı, bu tutardan davalı yanca alacaklısına haricen ödendiğine dair fatura ve dekont sureti sunulan 5.841,00 TL işgüvenlik firması alacağı ile davalı yanca davacı yüklenicinin dava dışı işçilerine yapılmış ücret ödemelerinin rücu edilebilir tutarı olan 38.165,20 TL düşüldüğünde, bakiye hakediş alacağının 161.0108,51 TL -5.841,00 TL -38.165,20 TL = 117.012,31 TL olarak belirlendiği ve bu tutarın davalının .... Noterliğinin 22.08.2017 tarihli ihtarnamesindeki tutarla aynı olduğu; Davalının dava dışı işçilerin kıdem tazminatından bu işçilerin kendi uhdesinde çalıştığı dönemle sınırlı olarak sorumlu olduğu, davalının sorumlu olduğu kıdem tazminatı tutarının 50.729,08 TL olduğu, bu bedelin 117.012,31 TL davacı alacağından mahsubu sonrası davacının bakiye alacağının 66.283,23 TL olacağı anlaşılmakla ve değerlendirilmekle; Davacının davalıdan 66.283,23 TL alacaklı olduğu, davalının bu miktar yönüyle savunmalarının yerinde olmadığı, 66.283,23 TL alacağın, 6.000,00 TL'si için dava tarihi olan 30.04.2018 tarihinden, 60.283,23 TL'si için ıslah tarihi olan 22.06.2022 tarihinden, itibaren işleyecek avans faizi ile talep edilebileceği sonuç ve kanaatine ulaşılarak davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.DAVACI TARAFÇA AÇILAN DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE; 66.283,23 TL alacağın, 6.000,00 TL'si için dava tarihi olan 30.04.2018 tarihinden, 60.283,23 TL'si için ıslah tarihi olan 22.06.2022 tarihinden, itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE, Fazlaya dair isteminin REDDİNE,
2.Alınması gereken 4.527,81 TL nispi karar ve ilam harcından peşin ve tamamlama harcı olarak alınan toplam, 2.098,47 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.429,34TL harcın davalıdan alınıp HAZİNEYE GELİR YAZILMASINA,
3.Davacı tarafından yatırılan 2.098,47 TL harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4.Davacının yaptığı yargılama giderlerinden 34,50 TL başvuru harcı, 394,00 TL posta ve müzekkere 3.054 TL bilirkişi ücreti gideri olmak üzere toplam: 3.482,50 TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre yapılan hesaplamaya göre 1.878,92 TL'sinin davalıdan alınıp, davacıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın oranlamaya göre davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
5.Davacı yan davada kendisini vekille temsil ettirmiş olmakla; karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp, davacıya VERİLMESİNE,
6.Davalı yan davada kendisini vekille temsil ettirmiş olmakla; karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2. maddesine göre taktir olunan 17.900 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp, davalıya VERİLMESİNE,
7.HMK 333. maddesi gereğince; taraflarca yatırılan gider avansı ile varsa delil avansının arta kalan kısmının karar kesinleştiğinde taraflara İADESİNE,
8.Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere her hangi bir Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/12/2023 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)