Esas No
E. 2022/4965
Karar No
K. 2023/6742
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Cinsel Suçlar

9. Ceza Dairesi         2022/4965 E.  ,  2023/6742 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI: 2020/791 E., 2020/969 K.
SUÇLAR: Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret

İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen beraat hükmü ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı dikkate alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi uyarınca hükmün temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.

İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında, çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Antalya 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.01.2020 tarihli ve 2019/454 Esas, 2020/29 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından açılan kamu davasının yapılan yargılamasında, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca atılı suçlardan beraat kararı verilmiştir.

2.Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 30.06.2020 tarihli ve 2020/791 Esas, 2020/969 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Suçun vasfı ve mahiyeti ile mağdurun yaşı göz önünde bulundurularak, eylemlerin mağdurun yaşamı üzerindeki etkisi göze alındığında sanığın üst hadden cezalandırılması gerektiğine yöneliktir.

III. OLAY VE OLGULAR

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Mağdurun aşamalardaki beyanlarında, sanığın motosiklet üzerinde ellerinde bira ve bıçak bulunur iken kendisinden makas aldığı, kendisine motosiklete binmesini aksi halde ormana götürüp tecavüz edeceği gibi sözlerle tehdit ettiği, göğüs ve karın bölgesine dokunduğu, kendisinin de özel bölgesine dokunmasını istediği, marketten kendisini zorla götürmeye çalıştığından bahisle şikayetçi olduğu, sanığın atılı suçlamaları kabul etmediği, mağduru sadece motosikletiyle markete bıraktığını belirttiği, market sahibi tanık ...'ın beyanında mağdur ile sanığın markete geldiklerini, sanığın kendisine mağdurun nesi olduğunu sorduğunu, mağdurun sanıktan korkmuş vaziyette bulunduğunu lakin kendisine sanık tarafından zorla motorsiklete bindirildiğine veya tacize uğradığına ilişkin bir şey söylemediğini belirttiği, mağdurun, market sahibine durumu anlattığı ve kendisinin yakını olduğunu sanığa söylemesini tembihlediği yönündeki beyanlarına karşın tanığın bu hususu doğrular bir açıklamasının bulunmadığı, yine mağdurun marketten sanık tarafından zorla götürülmeye çalışılması, bunu engellemek için marketteki demirlere tutunmasına ilişkin beyanının tanık beyanı ile örtüşmediği, tanığın mağdura yapılan zorlama ve tehdit içeren eylemlere bu haliyle şahit olmadığı, markette sanık ve market sahibi arasında gerçekleşen konuşmalardan bir kısmının CD inceleme tutanağı ile dosya kapsamına alındığı, CD inceleme tutanağına da mağdurun sanıkla gitmemek için direndiğine ilişkin bir görüntünün yansımadığı, kaldı ki sanığın elinde bıçak ve bira şişesi olacak şekilde motosiklet kullanması ve mağduru tehdit zoruyla aracına bindirmesi şeklinde gerçekleştiği iddia edilen eylemin hayatın olağan akışı ile bağdaşmadığı, bu anlamda sanığın mağduru markete götürmek üzere aracına aldığı ve markete geldiklerinde de indirdiği şeklindeki savunmasına oluş ve kabul itibariyle Mahkemece itibar edildiği, sanığın atılı suçlardan mahkumiyetine yeter, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, aksine tek delilin mağdurun "Soyut iddia" niteliğinde ve tanık beyanı ile de örtüşmeyen beyanları olduğu, bu haliyle sanığın atılı cinsel istismar ve hürriyeti tahdit suçlarından eylemi sabit görülmeyerek beraatine karar verildiği anlaşılmıştır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE
A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinde yer verilen;

“On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak (…) istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılan Bakanlık vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

B. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı anlaşılmakla, yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR

A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle katılan Bakanlık vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye değişik gerekçeyle uygun olarak, Üye ...'ün karşı oyu ve oy çokluğuyla REDDİNE,

B. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 30.06.2020 tarihli ve 2020/791 Esas, 2020/969 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Antalya 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.10.2023 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Dairemizin sayın çoğunluğu ile ihtilafa düştüğümüz husus, katılan Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin temyiz dilekçesinde temyiz nedeni olup olmadığına hususuna ilişkindir. 5271 sayılı CMK'nın 294/1. maddesinde yer alan “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.” şeklindeki düzenleme gözetilerek yapılan değerlendirmede, katılan vekilinin " sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından verilen beraat kararının hukuka aykırı olduğu, suçun vasfı ve mahiyeti ile mağdurun yaşı göz önünde bulundurularak mağdurun yaşamındaki etkisi dikkate alındığında üst sınırdan cezalandırılma yoluna gidilmesi gerektiği anlaşılacaktır. Bu husus nazara alınmadan hüküm kurulması hukuka aykırıdır." şeklindeki 20.07.2020 tarihli dilekçesindeki anlatımın dosyaya özgülenebilecek temyiz sebebi niteliğinde olmadığı ve dilekçenin herhangi bir temyiz sebebi içermediği bu nedenle katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin temyiz talebinin CMK'nın 298. maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği görüşünde olduğumdan aksi yöndeki sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog