3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda :
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Dava dilekçesi özetle şöyledir : "Müvekkilimiz ... A.Ş. (... / Müvekkil Şirket olarak anılacaktır) ile davalı... (... olarak anılacaktır) arasında tüm ... (... / halkla ilişkiler) çalışmaları ve medya ilişkileri ve marka iletişim danışmanlığı hizmetlerine ilişkin anlaşmaya varılmıştır. Bu anlaşma çerçevesinde Müvekkil Şirket, ... Sigorta için; çeşitli pazarlarda (online mecralar dahil) yurtiçinde ve yurt dışında iş hedefleri ve pazarlama planları çerçevesinde, hedef kitlelerine yönelik iletişim stratejileri oluşturması, kurumsal kimlik çalışmalarının tamamlanması, pazarlama aktivitelerinin planlaması, yeni projeler üretilmesi, yeni pazarlara açılımın sağlanması, yurt içinde ve yurt dışında paydaş analizi, yurtiçi ve yurtdışı konumlandırma, kurumsal ve paydaş iletişimi, açılışlar, iletişim stratejilerinin oluşturulması, iletişim planlarının hazırlanması ve uygulamaları, lider, konu-gündem takip ve içerik yönetimi, pazarlama iletişimi, ulusal ve uluslararası ödül danışmanlığı, düzenli haftalık değerlendirme toplantıları, basın süreçlerinin yönetilmesi, yönlendirilmesi, kriz yönetimi, etkinlik ve proje yönetimi, periyodik iş ve medya raporlamaları hizmetlerini gerçekleştirecektir. Buna karşılık ... Sigorta, halkla ilişkiler ve planlama faaliyetleri karşılığında ...'a planlama ve halkla ilişkiler faaliyetleri kaşılığında aylık net 8.000 TL + KDV ödeyecektir.
Bu danışmanlık hizmeti karşılığında müvekkil Şirket tarafından tüm yükümlülükler yerine getirilmiş 2 ay süre ile davalı şirketin ... etkiliğinin ... Çalışmaları ve medya ilişkileri hizmetleri yerine getirilmiştir. Bu hizmete karşılık, taraflar arasındaki anlaşmaya gereği 2 (iki) aylık hizmet bedeline ilişkin 22.01.2021 tarihli 18.880,00 TL tutarında fatura kesilmiştir....Sigorta tarafından borcun ifa edilmemesi neticesinde alacağın tahsiline ilişkin ...
27.Noterliğinden ... tarihinde ... yevmiye numaralı ihtarname çekilerek borcun 3 (üç) iş günü içerisinde ödenmesi ihtar edilmiştir. Borcun ihtarnamenin tebliğine rağmen ödenmemesi üzerine ...
8.İcra Müdürlüğü nezdinde ... Esas numaralı dosya ile 19.970,84 TL tutarında icra takibi başlatılmıştır. Ancak borçlu ... Sigorta, kötü niyetli ve haksız olarak ödeme emrine itiraz etmiştir ve takip durdurulmuştur. İşbu itiraz nedeniyle duran icra takibini devam ettirmek için huzurda görülen davanın açılması zorunluluğu doğmuştur. 6102 sayılı Kanun uyarınca huzurdaki dava açılmadan önce zorunlu arabulucuya başvurulmuş ancak anlaşma sağlanamamıştırAncak Davalı Şirket, fesih ihbar süresine uymaksızın, sözleşmenin fiziken imzalanmamış olmasına güvenerek Müvekkil Şirket'i zarara uğratmış ve sözleşmesel yükümlülüklerini yerine getirmemiştir. Müvekkil Şirket tarafından birçok kez sözleşmenin fiziken de imzalanması hususu teklif edilse de bir takım bahaneler ileri sürülerek bu tutum sürdürülmüştür. Bu mailin üzerine Müvekkil Şirket yetkilisi ... tarafından çalışma deteyları ve saat bilgileri ... ile paylaşılmıştır. Yukarda arz ve izah olunan nedenlerle mahkemenize müracaatla davalının ...
8.İcra Müdürlüğü’nün... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı tarafın % 20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesi sayın mahkemeden talep ederiz..."
CEVAP
Cevap dilekçesi özetle şöyledir: " Davacı taraf, dilekçesi ekinde imzasız ve taslak bir sözleşme metni eklemiş olup işbu taslak sözleşmenin incelenmesinde davacı ... A.Ş’ nin adının/açık unvanının sözleşmede taraf olarak veya başka bir sıfatla yer almadığı görülmüştür. Davacı, akdedildiğini ancak imzaları tamamlanmadığını iddia ettiği sözleşmede hizmet veren taraf değildir, tamamen farklı bir tüzel kişilik olan ... Şirketi taraftır.davacı ile ilgisi olmayan bu şirket (...) adına müvekkile fatura düzenlenmesi gereklidir. Oysa ki davaya konu faturalar ... firması tarafından değil davacı ... firması tarafından kesilmiş ve müvekkile gönderilmiştir. Nitekim müvekkil tarafından da böyle bir hizmet alınmadığı için ilgili faturalar iade faturası olarak davacı tarafa iade edilmiştir. bu e-posta yazışmaların incelenmesinde davacı adına hizmet verdiği iddia edilen çalışan kişilerin mail adreslerinin “ ... “ ve “...” olduğu yani ... firması mail uzantıları kullanan ... firması çalışanları olduğu görülmüştür. Müvekkil şirket açısından ise belirtmek isteriz ki gerek şirket yönetimine ilişkin iç yönerge gerek ana sözleşme gerekse imza sirküleri gereği yazılı bir sözleşme olmaksızın hizmet alınması-bedel ödenmesi mümkün değildir. Davacı dava dilekçesine müvekkil ile kendisinin taraf olduğu yazılı bir hizmet sözleşmesi eklememiştir. Davacı ... şirketi ile müvekkil şirket arasında ne yazılı bir sözleşme ne de karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanı bulunmamaktadır. ... şirketinin ne adı ne unvanı ne logosu ne çalışanı ne maili hiçbir yerde ve şekilde müvekkil şirket ile karşılıklı ve birbirine uygun iradeleri uyuşmamıştır. Müvekkil şirket fatura kendisine ulaştığında davacının unvanını görmüştür.Bu ilkeye göre, borç altına girecek kişinin özgür iradesinin varlığının aranıyor olmasının sonucu olarak üçüncü kişiler herhangi bir irade açıklamasında bulunmaksızın başkalarınca yapılan bir sözleşme gereği borç altıma sokulamazlar. ilgili Yargıtay kararında hizmeti kabul eden bir taraf bulunmakta ve bu kabul sebebiyle yazılı sözleşme gerekmediğine vurgu yapılmaktadır. Oysa ki müvekkil şirket tarafından hizmetin verildiği hiçbir şekilde kabul edilmemektedir. Bu sebeple bu olaya uygun nitelikte emsal bir karar değildir. Davacının verdiği hizmeti ispatlaması ve cevap dilekçemizde belirttiğimiz hususların hepsi yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı taleplerine itiraz ediyor ve reddine karar verilmesini talep ediyoruz..."
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Mahkememizce ...
8.İcra Dairesinin ... takip sayılı dosyası getirtilmiş olup incelenmesinde; alacaklısı ... tarafından, borçlu ... aleyhine 18.880,00TL asıl alacak, 1.090,84TL faiz olmak üzere toplam 19.970,84 TL'nin icra takip tarihinden itibaren asıl alacağa yıllık %10 oranında faiz işletilmek kaydı ile tahsili talebi ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, yasal süresinde borçlu vekilinin borca ve fer'ilerine itiraz ettiği, itiraz sonucunda icra takibinin durduğu, iş bu itirazın iptali davasının mahkememize İİK.m.67 hükmü uyarınca 1 yıllık yasal süresi içerisinde açılmış olduğu anlaşılmıştır. 29/09/2022 tarihli bilirkişi kök raporu özetle şöyledir: "Huzurdaki davada davacı şirket davalı şirket arasında yazılı bir sözleşme bulunmamaktadır. Davacı yan yasal defterlerine göre davalının 18.880.-TL davacıya borcu olduğu, davalı yan defterlerinde borç ya da alacak bulunmadığı, her iki şirket yasal defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal süresi içinde yapılmış ve sahipleri lehine delil olma özelliğine haiz oldukları, davacı vekili tarafından ibraz edilen faturalar, yasal defterler ile mail ve yazışmalar incelendiğinde; özetle; taraflarca imzalanMAdığı görülen sözleşmenin taraflarının davacı ve davalı olduğu, davalı adına verilen hizmetin kabulü halinde, maillerde dava dışı “... Şirketi” şirketinin uzantısına sahip mailler ile davalı arasında yazışmalar gerçekleştirildiği, dava dışı şirket ile davacı şirket arasında ortaklık yapılarının, adreslerinin ve iştigal konularının aynı olduğu, davalı tarafından hizmetin alındığının kabulü halinde 25.11.2019 tarihinde hizmetin sonlandırılmak istendiği, bu durumun iletilmesi ardından davacı tarafından 02.12.2019 tarihinde gönderilen e-mail içeriğinde fatura bedelinden davalının haberdar edildiği, davacı tarafından 12.12.2019 tarihinde bu hizmete yönelik düzenlenen faturanın davalıya tebliği ile davalının 16.12.2019 tarihinde mail ile faturaya itiraz ettiği, ancak yasal süresinden sonra 10.02.2020 tarihinde iade faturası düzenlediği, fatura içeriğinden haberdar olan davalının bu tarihe kadar itirazına yönelik başka bir bilginin dosya içeriğinde yer almadığı, itirazın yasal süresi içinde mail yolu ile yapılmış olmasına rağmen iade faturasının yasal süresinden sonra yapılmış olmasının takdirinin Sayın Mahkemenize ait olduğu, davalı tarafından düzenlenen iade faturasına davacının, ...
27.Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile yasal süresinden sonra itirazda bulunduğu, aynı ihtarname ekinde 22.01.2020 tarihinde düzenlenen ... nolu yeni bir faturayı da davalı adına düzenlediği belirterek ödenmesi yönünde yaptığı ihtar ile davalıyı temerrüde düşürdüğü, davalının ise bu faturayı kayıtlarına almadığı anlaşılmaktadır. Tüm bu anlatılanlar ışığında Sayın Mahkemenizin kanaati davacının haklı olduğu yönünde ise takipte talebi olan faize yönelik olarak yapılacak inceleme sonucu; Davalının, 25.02.2020 tarihinde temerrüde düşürüldüğü anlaşıldığından takip tarihi olan 27.08.2020 tarihine kadar, 18.880.-TL asıl alacak için 1.179,34.-TL faiz talep edebileceği, takipte faiz miktarının davacı tarafından 1.090,84.-TL olarak talep edilmiş olmasından dolayı taleple bağlılık ilkesine göre en fazla bu bedelin 18.880.-TL asıl alacak için 1.090,84.-TL faiz olabileceği düşünülmekte olup; Takip Sayın Mahkemenizindir. Kanaatlerimi içerir iş bu raporumuzu takdir Sayın Mahkemenin olmak üzere saygı ile arz ederim..." 23/02/2022 tarihli bilirkişi ek raporu özetle şöyledir: "Davacı yan yasal defterlerine göre davalının 18.880.-TL davacıya borcu olduğu, 1-Davalı yan defterlerinde borç ya da alacak bulunmadığı, her iki şirket yasal defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal süresi içinde yapılmış ve sahipleri lehine delil olma özelliğine haiz oldukları, davacı vekili tarafından ibraz edilen faturalar, yasal defterler ile mail ve yazışmalar incelendiğinde; taraflarca imzalanMAdığı görülen sözleşmenin taraflarının davacı ve davalı olduğu, davalı adına verilen hizmetin kabulü halinde, maillerde dava dışı “...Şirketi” şirketinin uzantısına sahip mailler ile davalı arasında yazışmalar gerçekleştirildiği, Dava dışı şirket ile davacı şirket arasında ortaklık yapılarının, adreslerinin ve iştigal konularının aynı olduğu, -bu şirketlerin farklı tüzel kişiliklere sahip 2 farklı şirket ancak ilişkili şirket oldukları- bu durumda dava dışı şirketin davalıya kabulü halinde aslında faturaların da dava dışı şirket olan ... tarafından kesilmesi gerektiği Ve fakat olayımızda davaya konu faturanın davacı ... tarafından düzenlendiği, davacı tarafından 12.12.2019 tarihinde bu hizmete yönelik düzenlenen faturanın davalıya tebliği ile davalının 16.12.2019 tarihinde mail ile faturaya itiraz ettiği, ancak yasal süresinden sonra 10.02.2020 tarihinde iade faturası düzenlediği, fatura içeriğinden haberdar olan davalının bu tarihe kadar itirazına yönelik başka bir bilginin dosya içeriğinde yer almadığı, itirazın yasal süresi içinde mail yolu ile yapılmış olmasına rağmen iade faturasının yasal süresinden sonra yapılmış olmasının takdirinin Sayın Mahkemenize ait olduğu, davalı tarafından düzenlenen iade faturasına davacının, ...
27.Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile yasal süresinden sonra itirazda bulunduğu, aynı ihtarname ekinde 22.01.2020 tarihinde düzenlenen ... nolu yeni bir faturayı da davalı adına düzenlediği belirterek ödenmesi yönünde yaptığı ihtar ile davalıyı temerrüde düşürdüğü, davalının ise bu faturayı kayıtlarına almadığı raporlanmıştır..."
Yapılan yargılama ve toplanan deliller neticesinde, davacının ...
8.İcra Müdürlüğü nezdinde...Esas numaralı dosyası ile 19.970,84 TL tutarında fatura alacağından kaynaklı olarak takip başlattığı anlaşılmaktadır. Takibe dayanak olarak gösterilen fatura incelendiğinde, takip dayanağı faturanın dava dışı “... Şirketi” adına düzenlenmiş olduğu, her ne kadar davacı tarafından söz konusu şirketlerin birlikte faaliyet gösterdiği ve hizmetin davalıya sağlandığı ileri sürülmüş ise de takip dayanağı faturanın dava dışı farklı bir tüzel kişiliği olan şirkete düzenlendiği, davanın İİK'nın 67. maddesi uyarınca itirazın iptali davası mahiyetinde olduğu hususu gözetilerek husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
1.Davanın usulden Reddine,
2.Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereği alınması gereken 269,85 TL harçtan başlangıçta alınan 241,21-TL harcın mahsubu ile bakiye 28,60-TL'nin davacıdan alınıp hazineye gelir kaydına,
3.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2 maddesi uyarınca gereği takdir ve tayin olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
4.Davalı tarafından yapılan 750,00-TL bilirkişi ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
5.6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
6.Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine, Gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davacının/davalının yüzüne karşı karar verildi. 12/12/2023 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)