8. Ceza Dairesi
8. Ceza Dairesi 2021/12870 E. , 2023/1645 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
İNCELEME KONUSU
KANUN YARARINA
Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.02.2012 tarihli 2012/1559 İddianame numaralı iddianamesiyle sanık hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 245 ... maddesinin ikinci ve üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesi uyarınca cezalandırılmasına ve aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
Antalya 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.01.2020 tarihli kararı ile sanık hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 245 ... maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları, 62 nci maddesi uyarınca 3 yıl 4 ay ve 4 ... adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, söz konusu kararın, sanığın mernis adresine 05.08.2020 tarihinde tebliğ edildiği, mahkemesince kesinleştirme şerhi düzenlenmeden 24.09.2020 tarihli müzekkere ile kanun yararına bozma yoluna gidilmesi için Antalya Cumhuriyet Başsavcılığına ihbarda bulunduğu anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 26.04.2021 tarihli ve 2020/17716 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2021 tarihli ve KYB-2021/66682 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21.06.2021 tarihli ve KYB-2021/66682 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "1-Antalya 11. Asliye Ceza Mahkemesince sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 245/2-3 maddesi gereğince hükmolunan ... ceza 4 yıl hapis cezası olarak belirlendiği halde aynı Kanunun 62. maddesi uygulanırken "hapis cezası" ibaresinin yazılmayarak 3 yıl 4 ay şeklinde cezaya hükmedilmesinde,
2.5237 sayılı Kanun'un 52. maddesinin 1 ve 2. fıkralarında yer ... “Adlî para cezası, beş günden az ve kanunda aksine hüküm bulunmayan hâllerde yediyüzotuz günden fazla olmamak üzere belirlenen tam ... sayısının, bir ... karşılığı olarak takdir edilen miktar ile çarpılması suretiyle hesaplanan meblağın hükümlü tarafından Devlet Hazinesine ödenmesinden ibarettir. En az yirmi ve en fazla yüz Türk lirası olan bir ... karşılığı adlî para cezasının miktarı, kişinin ekonomik ve diğer şahsi hâlleri göz önünde bulundurularak takdir edilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, mahkemece 4 ... adli para cezasına hükmedildikten sonra, takdir edilen ... adli para cezasının bir ... karşılığı olarak takdir edilecek miktar ile çarpılması suretiyle para cezasının hesaplanması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde,” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1.5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen hüküm ve kararlar aleyhine gidilebilir.
2.7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun (7201 sayılı Kanun) “Bilinen adreste tebligat” başlıklı 10 uncu maddesinin ilgili bölümü söyledir; “Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır... Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” şeklinde hüküm içermektedir.
3.Somut olayda; sanığın bilinen en son adresi 05.12.2014 tarihli duruşmada da beyan ettiği adres olup, inceleme konusu Mahkeme kararının sanık yokluğunda verildiği, 7201 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca gerekçeli kararın öncelikle sanığın bilinen en son adresine tebliğ yapılması gerekirken, mezkûr düzenlemeye aykırı olacak şekilde sanığın 04.05.2012 tarihinde bildirdiği adrese tebliğ çıkartılıp iade gelmesi nedeniyle mernis adresine 7201 sayılı Kanun’un 21 ... maddesinin ikinci fıkrasına göre tebliğ edildiği, bu şekilde yapılan tebligatın usûlsüz olduğu ve inceleme konusu hükmün kesinleşmediği anlaşılmıştır.
4.Henüz kesinleşmediği belirlenen inceleme konusu hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 272 vd. maddeleri uyarınca istinaf yoluna tabi olduğu, olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.03.2023 tarihinde karar verildi.